Xi Jinping: Marksist Tutum, Marksist Bakış açısı, Marksist Yöntem Üçlüsünün Diyalektik Birliği

Xi Jinping'in Önemli Felsefi Görüşü: Marksizm Yöntemden İbaret Değildir

Marksist Tutum, Marksist Bakış açısı, Marksist Yöntem Üçlüsünün Diyalektik Birliği

Çeviren Aziz Erkan ve Deniz Kızılçeç

Bu yazı 2010 yılında ÇKP teorik organı Quishi (Hakikati Keşftemek) Dergisinde Yayınlanmıştır.

1. Marksist tutum, Marksist bakış açısı, Marksist yöntem üçlüsünü incelemek-öğrenmek,  ideolojik ve teorik düzeyimizi yükseltmek ve Çine özgü Sosyalizmin teorik sistemini kavramak için en temel gerekliliklerden biridir.

17. Ulusal Parti Kongresinde (2007) Marksist tutumu, Marksist bakış açısını ve Marksist yöntemi inceleme gereği vurgulanmış ve aynı zamanda bütün partiyi Marksizmi Çin'in koşullarına uyarlamada—son günlerde– elde ettiğimiz teorik başarılarla donatmamız gereği ifade edilmişti.  17. Parti Merkez Komitesinin 4. genel oturumunda (2010), bu ihtiyaç yeniden vurgulandı: Partinin yönetici konumdaki kadrolarının bu teorinin hakiki anlamda incelenmesinde, kavranmasında, inanmada ve pratiğe geçirmede örnek olmak zorunda olduklarına vurgu yapıldı. Marksist tutum, Marksist bakış açısı ve Marksist yöntem bir yandan Marksizm- Leninizm, Mao Zedung düşüncesine, diğer yandan Çin özgü Sosyalizmin teorik sistemine nüfuz etmiştir ve Marksist tutum, Marksist bakış açısı ve Marksist yöntem Marksizmin bilimsel ideolojik sisteminin özüdür.

 Yönetici konumdaki Parti kadrolarının kendi ideolojik ve teorik seviyelerini sürekli olarak arttırmak için, yanlış ile doğru arasındaki farkı daha iyi seçebilmek için, dünyayı anlayıp değiştirmek için, Çin özgü sosyalizme ve komünizm idealine olan inançlarını güçlendirmek için—her şeyden önce ve mutlaka—  Marksist tutumu, Marksist bakış açısını ve Marksist yöntemi sıkı bir biçimde hakkını vererek inceleme yoluna ve bunları tamamen kavrama yoluna başvurmaları gerekiyor.  Yönetici konumdaki Parti kadrolarının partinin temel teorilerini, temel çizgisini ve temel platformunu doğru anlayabilmeleri ve uygulamaları için, tecrübelerimizden öğrenilen temel dersleri kavrayabilmek için, partinin bütün ilke ve politikalarını uygulayabilmeleri için, aynı zamanda zihinlerini özgürleştirmeye devam etmeleri için, reform ve dış dünyaya açılma politikasını yürütmek için, bilimsel kalkınma çabasını sürdürmek için,  toplumsal uyumu teşvik etmek için, ve bütün bakımlardan orta halli refah toplumunu oluşturmada sürekli ilerleme sağlamak için— Marksist tutumu, Marksist bakış açısını ve Marksist yöntemi sıkı bir biçimde hakkını vererek incelemeli ve tam olarak kavramalıdırlar.

Yönetici konumdaki Parti önderleri ve kadroları aynı şekilde yalnızca Marksist tutumu, Marksist bakış açısını ve Marksist yöntemi sıkı bir biçimde hakkını vererek inceleme ve tam olarak kavrama yoluyla görevlerinde başarılı olabilirler— çalışma tarzlarını ve çalışma yöntemlerini geliştirebilir, kendi çalışmalarını ilkelerle daha bağdaşır ve daha sistematik hale getirebilir, çalışmalarını daha ileri görüşlü ve yaratıcı kılabilir, geriye doğru savrulmaları önleyebilir, çalışmalarını daha da iyileştirmek için tek yanlılıktan kaçınabilir ve çalışma içinde zihinlerindeki kendilerini kısıtlayan kör noktaları ortadan kaldırabilirler.  Yalnızca bu tutumu benimseyen önde gelen parti kadroları çalışma tarzlarını ve Marksist yöntemlerle çalışmayı durmadan geliştirebilecek, çalışmalarını ilkelerle daha bağdaşır ve sistematik, ileri görüşlü ve yaratıcı kılabilecek, savrulmaları önleyebilecek, tek yanlılıktan kaçınabilecek, Marksist tutumu, bakış açısı ve yöntemi özenle tam olarak araştırmak ve Kavramak üzere çalışmalarını geliştirmek için ondaki kör noktaları ortadan kaldırabilecektir.

Bu nedenle Partimiz, tüm yönetici konumdaki Parti önderleri ve kadrolarına , Çin'e Özgü sosyalizm teorisini gerçek anlamda araştırmaya, kavramaya, bu teoriye inanmaya ve hayata geçirmeye çağırmıştır..Bizler bir yandan Çin'e Özgü sosyalizm teorisinin temel içeriğini diğer yandan bu teorinin tamamına nüfuz etmiş olan Marksist tutumu, Marksist bakış açısı ve Marksist yöntemi gerçek anlamda araştırmamız, kavramamız, bunlara inanmamız ve uygulamamız gerekiyor.  Önümüze çıkan pratik sorunları incelemede ve çözmede ustalıklı bir biçimde Marksist tutum, bakış açısı ve Marksist yöntemi kullanmak bize Mao Zedung önderliğindeki Çin Komünistlerinden kalan bir gelenektir. Örneğin: "Çin Toplumda Sınıfların Analizi", "Hunan Bölgesindeki Köylü Hareketi İncelemesi Raporu", Çin Devrimci Savaşı'ndaki Stratejik Problemler", "Çin Komünist Partisi'nin Ulusal Savaştaki Rolü", "Çin Devrimi ve Çin Komünist Partisi", "Koalisyon Hükümeti Üzerine" ve Mao Zedung'un diğer yazıları –kapsamlı inceleme yoluyla ve Marksist tutum, bakış açısı ve Marksist yönteme bağlı kalınarak yazılmıştır ve bu yazılar Çin Devrimi'ne yol göstermek için kullanılmıştır.

Ekim 1938'de 6. Parti Merkez Komitesinin 6. oturumunda Mao yoldaş, Çin'in o günkü güncel durumunda Marksizmin Çin'e nasıl doğru bir şekilde uygulanabileceği hakkındaki konuşmasında açıkça belirtmişti:  " Mesele sadece Marx'ın, Engels'in, Lenin'in ve Stalin'in engin hayat ve devrim tecrübelerini oluşturduğu genel yasaları öğrenmek değil, onların sorunları inceleme ve çözme yolundaki bakış açılarını ve Marksist yöntemlerini araştırmaktır". Mao 1941'de yazdığı "Araştırma Tarzımızda Reform Yapmalıyız" başlıklı yazısında Mao Zedung, partideki bazı yoldaşların Marksist teorisinin dogmatikleşmesi ve gerçeklikten kopması gibi ciddi bir problemi saptamıştı, Mao bu yoldaşları için Marksizm- Leninizmin araştırılması ve uygulamasından anladıkları "Marx, Engels, Lenin ve Stalin'den tek taraflı bakış açısı ile sadece bazı garip alıntılar yapabilen fakat onların Marksist tutumlarını, Marksist bakış açılarını ve Marksist yöntemlerini güncel Çin'in durumu üzerine araştırmak ve uygulamaktan uzak ve Çin Devrimi'nin problemlerinin çözümü için somut analizler yapmaktan acizdirler." tespitinde bulunmuştur.

1941'de yani aynı yıl içinde, Merkez komitesi bir karar yayınlayarak "yoldaşların Marksist tutumu, Marksist bakış açısı ve Marksist yöntemi araştırmak ve Çin tarihine, ekonomisine, politikasına, askeri meselelerine, kültürüne uygulamak, karşılaşılan her sorun için detaylı bilgi alarak teorik sonuca ulaşmadan önce analiz yapmaya çağırdı". Mao'nun Marksist tutum, Marksist bakış açısı ve Marksist yöntem üzerine önemli araştırmaları ve uzmanlığı Mao Zedung Düşüncesinin önemli bir bileşenidir ve parti kadrolarına rehberlik eden ve yaptıkları işlerde takip ettikleri önemli bir kılavuzdur. Reformun ve açılma politikasının ilk yıllarında Deng Xiaoping, sosyalist inşa sırasında öğrenilen tecrübe ve dersleri gözden geçirmiş ve şöyle demişti: "Kilit nokta, sorunları analiz etmek ve çözmek üzere Marksist tutumu, Marksist bakış açısı ve Marksist yöntemi kullanmaktır. Somut koşulların somut analizi, Marksizm'in yaşayan ruhudur. Marksizm-Leninizm ve Mao Zedung Düşüncesi, eğer gerçek koşullara uyarlanmazsa, canlılığını kaybedecektir".

Marksist Bakış tutum, Marksist bakış açısı ve Marksist yöntemi sorunları gözlemlemek ve çözmek için nasıl kullanabiliriz?

Jiang Zemin " teoriyi araştırırken, kilit nokta Marksist tutum, Marksist bakış açısı ve Marksist yöntemi problemleri gözlemlemek ve çözmek için nasıl kullanılabileceğimizi iyi öğrenmek ve diyalektik sorgulama yetimizi geliştirerek metafizikten uzaklaşmak ve tek taraflı bakış açısını aşmak olmalıdır," ifadesini kullanmıştı. Hu Jintao "Marksizmin yaşayan ruhu olan Marksizmin bilimsel ideolojik sistemi olarak Marksist tutum, Marksist bakış açısı ve Marksist yöntemi savunmak Mao Zedung'un Düşüncesini, Deng Xiaoping Teorisini  ve Önemli Üç  Temsil düşüncesini yüksekte tutmak açısından en önemli şeydir ve aynı zamanda Marksist tutum, Marksist bakış açısı ve Marksist yöntemi savunmak Çine özgü sosyalizm davamızda sürekli yeni ufuklar açma ve Çin'de Marksizmi geliştirme bayrağını yüksekte tutmak açısından en önemli şeydir", ifadesini kullanmıştı.    Partimizin önderlerinin sürekli olarak Marksist tutumu, Marksist bakış açısını ve Marksist yöntemi araştırma-inceleme ve ustalaşma üzerine durmalarının sebebi bu hususun Marksizme temel yaklaşım ile ilgili olmasıdır.

Deng Xiaoping şu değerlendirmeyi yapmıştı: "ne Marx'ın öldükten yüzyıl sonra veya birkaç yüzyıl sonra ortaya çıkabilecek bütün sorunlara ne de Lenin'in kendisi öldükten elli veya yüzyıl sonra ortaya çıkmış sorunlara hazır bir cevaplarının olmasını bekleyemeyiz." Marksizmi incelemek-araştırmak demek Marksist tutumu, Marksist bakış açısını ve Marksist yöntemi incelemek ve iyice kavramak demektir. Bunun için bir yandan "Marksizmin köhnemiş ve çağının geçmiş olduğu" düşüncesini ve Marksizmi inkâr eden bütün hatalı düşüncelere kararlı bir şekilde karşı çıkmalı, diğer yandan kendimizi belirli durum ve belirli koşullarda ortaya atılmış belirli Marksist görüşlerle ve belirli Marksist yargılarla kısıtlamaktan kaçınmamızı gerektirir.

Tam da bu nedenle, yani Partimiz Marksizmi bu bilimsel yaklaşımla ele aldığı için,  azimle Marksizmin temel doktrinlerine bağlı kalarak Çin'in güncel gerçek durumunu değerlendirdiği ve çağın spesifik değişen niteliklerini dikkate aldığı için, aynı zamanda  ülkemizin devrim, inşa ve reform dönemlerinde karşımıza çıkan pratik sorunları incelemede ve çözümlemede ısrarla Marksist tutumu, Marksist bakış açısını ve Marksist yöntemi uyguladığımız için, ve Marksizmi Çin'in koşullarına uyarlamada sürekli bir biçimde ilerlemeler yapabildiğimiz için—tüm bu nedenlerle— Mao Zedung'un Düşüncesi, Deng Xiaoping Teorisi  ve Önemli Üç  Temsil düşüncesinde ve Kalkınmaya Bilimsel Bakış doktrininde içerilen önemli stratejik düşünceleri ortaya çıkarmayı başardık, böylece, devrim, inşa ve reform çabalarımızda zaferden zafere koşabildik.  Marksist tutum, Marksist bakış açısı ve Marksist yöntemi incelemek ve derinlemesine kavramak Kalkınmada Bilimsel Bakış doktrinini derinlikli bir biçimde incelemek ve pratikte uygulamak şeklindeki parti kampanyamız için çok önemlidir ve aynı zamanda bu kampanyanın başarılarını pekiştirmek ve daha da geliştirmek için büyük öneme sahiptir. Kalkınmada Bilimsel bakış açısı Marksizmi Çin koşullarına adapte etmede elde ettiğimiz bugünkü en güncel başarımızdır ve Kalkınmada Bilimsel bakış açısı Marksist tutumu, Marksist bakış açısını ve Marksist yöntemi  kalkınma sorununda kullanmanın yoğunlaşmış  ifadesidir.

Kalkınma "Kalkınmada Bilimsel bakış açısının" özü, halkı merkeze almak "Kalkınmada Bilimsel bakış açısının" çekirdeği, kapsamlı, dengeli ve sürdürülebilir kalkınma ve "Kalkınmada Bilimsel bakış açısının"  temel gereksinimi ve bütün faktörleri hesaba katması "Kalkınmada Bilimsel bakış açısının"  temel yaklaşımıdır.  "Kalkınmada Bilimsel bakış açısının"  özü, çekirdeği, temel gereksinimi ve "Kalkınmada Bilimsel bakış açısının"  temel yaklaşımı, Marksist tutumu, Marksist bakış açısı ve Marksist yöntemi yansıtır ve ifade etmektedir.  Bütün parti üyelerinin Kalkınmada Bilimsel Bakış Açısı teorisini derinlikli bir biçimde araştırması ve uygulaması kampanyamız 17. Parti Kongresi'nde (2007) alınan karar ve yapılan düzenlemelere bağlı olarak başlatılmıştır. Bu kampanya partinin en üst kadrolarından alt kadrolarına kadar 2008 Mart ayında başlatılmış, 3 aşamalı olarak yürütülmüş ve Eylül 2008'de topyekûn yürütülen bir kampanyaya geçilmiş ve 2010 Şubat ayında bitirilmiştir.

Bu kampanyanın bir çok özgün niteliği bulunmaktadır ve bu sebeple bütün yerellerde ve departmanlarda bir çok yenilik ile sonuçlanmış, bir çok değerli tecrübe ortaya çıkarmış ve başarılı sonuçlara ulaşmıştır. Kampanya sürecindeki olgular, bu kampanyanın Marksizm'in Çin koşullarına uyarlanmasında son kazanımlarımıza dair parti üyeleri arasındaki farkındalığın artmasında başarılı olduğunu ve aynı zamanda bu kampanyanın Kalkınma Üzerine Bilimsel Bakışın uygulanmasında ve büyük Çine Özgü sosyalizm davamızı ve aynı zamanda partimizin inşası ile ilgili yeni büyük projemizi ileri taşımada başarılı bir deney olduğunu göstermektedir. Bu kampanya, ülkemizin 2008 küresel finans krizinin etkileriyle başa çıkma, ekonomik kalkınma modelinin dönüşümünü hızlandırma, istikrarlı ve hızlı ekonomik büyümeyi sürdürme çabalarımızda büyük rol oynamıştır.

II.Çine Özgü sosyalizmin teorik sistemini nüfuz etmiş olan Marksist tutuma kesinlikle bağlı kalmalı, her zaman halkın çıkarlarını temsil etmeli, partiyi toplumun iyiliği için geliştirme ilkesinde ısrar etmeli, hükümeti insanların yararı amacıyla yönetmeli ve bu yönetim felsefesini halka hizmet etmede  ve onlara fayda sağlamada en büyük sorumluluk olarak görmeliyiz.

Marksizmin tutum kavramı sorunlara bakarken üzerine bastığımız zemini, sorunun hangi zeminden kavranacağı ve sorunun hangi zeminden ele alınacağını ifade eder. Bir kişinin tutumu temel olarak onun ekonomik çıkarları, politik, toplumsal çıkarları ve toplumsal statüsü tarafından belirlenir. Marx ve Engels Komünist Manifesto'da açıkça belirttikleri gibi komünistler her zaman proletaryanın ve işçi kitlelerinin ezici çoğunluğunun çıkarları için çalışmalıdır. Lenin komünist partinin proletaryanın öncüsü olduğunu vurgulamış, partinin halka hizmet etmesi ve onların çıkarlarını koruması gerektiğini vurgulamıştır. Mao Zedung ise halka tüm kalbimizle cansiperane bir şekilde hizmet etme düşüncesini getirmiştir.

Deng Xiaoping, reformları ve diğer tüm reform girişimlerin değerlendirirken temel kıstasın, halkın onları onaylayıp onaylamaması, destekleyip desteklememesi, onlardan memnun olup olmaması ve halkın onlara müsaade edip etmemesi olduğunu söylemişti. Jiang Zemin, Çin Komünist Partisi'nin daima halkın ezici çoğunluğunun temel çıkarlarını temsil etmesi gerektiğini söylemiştir. Hu Jintao, Kalkınma Üzerine Bilimsel Bakış teorisini uygulamada, halkın ezici çoğunluğunun temel çıkarlarını başlangıç noktası ve nihai hedef olarak almamız gerektiğini söylemiştir.

Bu önemli fikirlerde, komünistlere özgü düşünce sisteminin ruhunu ve zamana uygun halini görebiliyoruz. Bizler daima halkın çıkarlarını temsil etmeli, her şeyi onların çıkarları için yapmalı, onlara güvenmeli, bütün çabamızda halka dayanmalı ve onların çıkarları için canla başla çalışmalıyız. Bu görüşler hem Marksizm-Leninizm hem Mao Zedung Düşüncesi, hem de Deng Xiaoping Teorisi'nin, Üç Temsil Düşüncesinin ve Kalkınma Üzerine Bilimsel Bakış düşüncesinin başlangıç noktası ve nihai hedefleridir. Marksist dünya görüşünü tam olarak kavramak komünistler için son derece önemlidir ve bu sebeple Marksist dünya görüşü halkın çıkarlarını korumak için Çine özgü sosyalizmin teorik sistemini kavramada ve uygulamada bütün parti üyeleri ve kadroları için önemlidir.

Halkın çıkarlarını canı gönülden korumak için, parti üyeleri ve partinin öncü kadroların halk için derin duygular beslemeli ve onlara sadık kalmalıdır. Reformların ve açılım politikalarının derinleşmesi ile birlikte toplumdaki çıkarların ve değerlerin farklılaşması ve çeşitlenmesi durumu ortaya çıkmıştır; bu yeni durum karşısında bazı öncü kadrolar sorunlar yaşamakta ve hatta bazen Marksist tutumdan sapmaktadırlar.

Kimileri halka yabancılaşmış ve halka karşı kayıtsızlaşmıştır. Hatta kimileri ise şahsi kazançları için halkla sırtını dönmektedir. Bu tür kimseler parti ile halk arasındaki yakın bağları zayıflatmaktadır. Pek çok olgu, Partimiz uzun bir zamandır iktidarda olduğundan dolayı ve Partimiz reform ve açılım politikasının yarattığı yeni tarihsel koşullarla karşı karşıya olduğundan dolayı, tüm kademelerdeki öncü parti kadrolarımızı yeni koşullarda halkla olan bağlarını nasıl daha fazla ilerletebilecekleri, sağlamlaştırabilecekleri ve geliştirebilecekleri meselesiyle karşı karşıya bulunuyorlar. Bizler Partinin asli amacını yola ilk çıkış misyonunu kuvvetle aklımızda tutmalı, halka biz kadroların efendisi ve öğretmenlerimiz gibi davranmalı, kendimizi onların kamu hizmetlileri ve öğrencileri olarak görmeli ve ısrarlı bir biçimde partinin kitle çizgisi politikasını izlemeliyiz. Halk bizler için sınırsız bir bilgelik ve yaratıcılık kaynağıdır. Bizler, politik bilgeliğimizi, yönetişim ve önderlik becerilerimizi arttırmak ve halktan kendimize sürekli besin ve güç katmak için, mütevazı bir şekilde halktan öğrenmeliyiz.

Mao Zedung "eğer halkı öğretmenimiz olarak kabul edersek, başarılı işler yapabiliriz" demişti, bu sözlerde bizim açımızdan kapsamlı bir ilke söz konusudur. Halk tarihin ilerlemesinin arkasındaki itici güçtür. Biz komünistler olarak tarihsel materyalizmin bu temel prensibini asla unutmamalıyız. Halkın çıkarlarını gerçekten temsil etmek için parti üyeleri ve öncü kadrolar, son tahlilde, iktidarı halkın çıkarlarını gerçekleştirmek için ellerinde tuttuklarının ve kullandıklarının tam anlamda bilincinde olmalıdır.  Çin Komünist Partisi, Çin'deki iktidar partisidir fakat bütün iktidar halka aittir ve iktidar halka hizmet eder.  Önder konumdaki kadroların kullandığı yetki ve iktidar onlara halk tarafından verilmiştir ve bu yetki ve iktidar sadece ve sadece halkın çıkarlarını geliştirmek için kullanılmalıdır. Önder kadroların halka, Parti örgütlerine ve kendilerine karşı doğru bir tutum içinde olmaları gerektiğini sık sık söylüyoruz ve bunun nedeni de onlara ellerindeki güç ve yetkilerin doğasını doğru bir şekilde kavramaları ve bu güç ve yetkileri doğru bir şekilde kullanmaları gerektiğini, görevlerini halka sadakatle yerine getirmeleri ve halkın beklentilerini karşılamaları gerektiğini söylemektir. Bizler iktidarı kullanma konumumuzu kesinlikle kişisel kazanç ya da birkaç bireyin çıkarlarını arttırmak için kullanmamalıyız. Öncü kadroların halka, parti örgütlerine ve kendilerine karşı doğru bir tutum sergilemeleri gerektiğini sık sık söylüyoruz ve bunun sebebi, ellerindeki iktidarın doğası hakkında doğru bir kavrayışına sahip olmaları ve iktidarı layıkıyla düzgün bir biçimde kullanmaları gerektiğini, görevlerini sadakat ile yerine getirmeleri ve halkın beklentilerini karşılamaları gerektiğini onlara anlatmaktır.

Her düzeydeki önder kadrolar için, yetki ve güç sorumluluk demektir. Yetkileri ne kadar büyük olursa sorumlulukları da o kadar büyüktür.  Her düzeydeki önder kadrolar Partiye neden katıldıkları, neden önder oldukları ve geride nasıl bir miras bırakmak istedikleri konusunda gerçekten net olmalıdırlar. Her zaman ve her koşulda halkın çıkarlarını ön planda tutmalı, halkın çıkarları doğrultusunda cansiperane çalışmalı, devleti yönetmenin ve halkın yararına yetki ve güç kullanmanın gerektirdiği temel niteliklere sahip olmalı, insanların mesleklerini sürdürmeleri bakımından temel görevlerini her zaman göz önünde bulundurmalı, devlet işleriyle uğraşırken her zaman halka hizmet etmeli ve asla yetkilerini kaldıraç olarak kullanarak kişisel kazançlar peşinde koşmamalıdırlar. Yetki konusunda doğru bir bakış açısına sahip olmak yetkimizi Parti'nin çizgisini, ilkelerini ve politikalarını uygulamak için kullanmamız ve yetkimizi ve elimizdeki gücü her zaman adil ve tarafsız bir şekilde yetkimizin sınırımızı aşmadan kullanmamız gerektiği anlamına gelir.

Herkesin yasa önünde eşit olduğunu, hiç kimsenin yasaların üzerinde ayrıcalıkları olmadığını ve istisnasız herkesin yasalar karşısında aynı davranış kurallarına bağlı olması gerektiğini kabul etmeliyiz. Yetkilerimizi yasa tarafından belirlenmiş yetki sınırları içinde kullanmalı ve yetkimizi aşmamalıyız, yetkimizi keyfi davranmadan aşağıdaki doğru prosedürleri ve usulleri izleyerek kullanmalıyız. Yetkilerimizi yasal sınırlamaları çiğnemeden yasal sorumluluklarımıza dayanarak kullanmalıyız ve yetkimizi her zaman yasa ve yönetmeliklere uygun olarak kullanmalıyız. Vicdanımıza dayanarak, gönüllü bir şekilde ve isteyerek halk ve kamuoyu tarafından yapılan denetimi kabul etmeli ve herhangi bir kaynaktan gelebilecek baştan çıkarıcı etkilere kararlılıkla direnmeliyiz.

ÇKP'nin "Önder Kadrolar için Resmi Görevlerin Güvenilir Bir Şekilde Yerine Getirilmesi Yönergesine" kesinkes uymalıyız, temiz bir yaşam sürdürüp görevlerimizi dürüstçe yapmalıyız, ayrıca her zaman Parti'nin kamu yararı ve kamunun iyiliği için çalışması ilkesini geliştirmeye çalışmalı ve hükümetin devletin gücünün halkın yararı için düzgün bir şekilde kullanılmasını güvence altına almalıyız.

III. Çine Özgü sosyalizmin teorik sistemine nüfuz etmiş olan Marksist bakış açısına bağlı kalmalı ve nesnel ve öznel dünyayı yeniden şekillendirmek için diyalektik materyalizmi ve tarihsel materyalizmi ideolojik aracımız olarak özenle kullanmalıyız.

Bakış açısı kişinin gerçeklik hakkındaki düşüncesini yansıtır. Marksist bakış açısı doğayı, toplumu ve insan düşüncesini yöneten yasalara ilişkin Marksizm'in bilimsel kavrayışını yansıtır. Marksist bakış açısı doğa yasalarının bilimsel bir özeti ve insan toplumunun deneyimlerinin bilimsel bir özetidir. Marksist bakış açısı unun üç temel bileşeni olan Marksist felsefe, ekonomi-politik ve bilimsel sosyalizmde ifadesini bulur ve ilaveten başka birçok başka boyutlarda ifadesini bulur. Örneğin, Marksist bakış açısı şu temel görüşleri de kapsar: 1) dünya görüşü, 2) hayat görüşü, 3) değerler, 4) diyalektik materyalizm ve tarihsel materyalizm üzerine görüş, 5) toplumsal yapıların ve temel toplumsal çelişkilerin hareketini yönlendiren yasalarla ilgili görüş, 6) sosyalizmin kaçınılmaz olarak kapitalizmin yerini alması üzerine görüş, 7) sosyalist devrim ve proletarya diktatörlüğü üzerine görüş, 8) proletarya partileri üzerine görüş 9) sosyalizmin niteliği ve sosyalizmin nasıl geliştirileceğine ilişkin görüş.

Bu temel görüşler Marksizm'in bilimsel ideolojik sistemine nüfuz etmiştir ve bu görüşlerin içeriği çok geniş kapsamlı ve çok derindir, bu temel görüşleri derinlemesine kavramak için bu temel görüşleri usanmadan incelemeli ve gerçekten Kavramak için çaba sarf etmeli ve klasik Marksist eserleri özenle okuyup incelemeliyiz.

Son zamanlarda ÇKP'nin ideolojik ve teorik gelişmesindeki ana sorumluluğun yerine getirilmesine damgasını vuran Marx ve Engels'in Toplu Eserleri ile Belirli Temalar Bazında Lenin'in Toplu Eserleri yayımlandı. Bu eserler Parti üyelerinin ve önder kadroların Marksizm'in klasik eserlerini okuyup incelemeleri için ve aynı zamanda pratik çalışmalarını yönlendirmek için Marksizm'i daha iyi kullanmalarında ve Çine özgü sosyalizmi kararlılıkla savunmalarında çok önemli bir rol oynayacaktır.  Bugün için hayati görevimiz çağdaş Çin koşullarındaki Marksizm'i sistemli olarak incelemek ve Kavramaktır, bunun içeriği Deng Xiaoping Teorisi'ni, Önemli Üç Temsil düşüncesini ve Gelişme üzerine Bilimsel Bakış Açısı'nı incelemek ve Kavramaktır; yani hayati görevimiz Çine özgü sosyalizmin teorik sisteminin bu temel görüşlerini incelemektir. Bu temel görüşleri reform ve dışa açılma ve sosyalist modernleşme yolculuğumuzda karşımıza çıkan pratik sorunların gözlemlenmesi, incelenmesi ve çözümlenmesi için ve nesnel ve öznel dünyayı yeniden şekillendirirken bize yol göstermeleri için kullanmalıyız.

Çine özgü sosyalizmin teorik sistemine nüfuz etmiş olan Marksist bakış açısını inceleyip kavramak için Marksizmin insan toplumunun gelişmesini ve tarihsel yönelimlerini yönlendiren yasalarla ilgili temel görüşlerini incelemeli ve tam olarak kavramalı ve Çine Özgü sosyalizme ve komünizmin ideallerine sarsılmaz bir inanç beslemeliyiz. Marksizm materyalizmin ilkelerini toplumsal ve tarihi meselelere uygulama yoluyla insan toplumunun gelişmesinin bir doğal-tarihsel süreç olduğunu ve temel toplumsal çelişkilerin deviniminin sosyalizmin kaçınılmaz olarak kapitalizmin yerini alacağı anlamına geldiğini savunur.

Sosyalizmin kaçınılmaz olarak kapitalizmin yerini alacağına dair bu bilimsel ideal, komünistlere kuşaklar boyunca bu idealin gerçekleşmesi amacıyla mücadele etmeleri, kanlarını akıtmaları ve canlarını feda etmeleri için ilham verip onları cesaretlendirmiştir. Son zamanlarda sorunlar karşısında yollarına devam etmekten korkan bazı Parti üyeleri, zorluklar karşısında kötümserliğe kapılmış ve hayal kırıklığına uğramış durumdalar ve ideoloji ve bakış açılarında saflıklarını koruyamadılar, hatta baştan çıktılar ve yozlaştılar. Bütün bunların en temeli onların ideallerinde ve inançlarında sorunlar olduğu anlamına gelir. Tecrübeler komünistlerin sarsılmaz ideallere ve sarsılmaz inançlara sahip olmalarını güvence altına almaları için komünistlerin sürekli olarak güçlü diyalektik materyalizm ve tarihi materyalizm ideolojik aracını inceleyip-araştırıp kavramaları ve kendi ideallerini ve inançlarını bilimsel analizin rasyonel temelleri üzerine inşa etmeleri gerektiğini göstermiştir.  

Kapitalist ülkelerdeki güncel ekonomik ve bilimsel gelişmeleri doğru bir biçimde kavramalıyız, hatta kapitalist toplumun temel çelişkisini ve onun kaçınılmaz olarak inişe geçmesi ve çökmesi trendini doğru kavramamız bizim için daha da fazla önemlidir.  Sosyalizmin gelişme yolculuğundaki inişli çıkışlı, ileri ve geri durumları doğru Kavramalıyız, fakat hatta sosyalizmin gelişmesinin parlak bir geleceğe sahip olduğunu doğru kavramamız daha da fazla önemlidir. Sosyalizmin gelişmesinin uzun, çetin ve karmaşık bir süreç olduğunu doğru Kavramalıyız, fakat hatta sosyalizmin kapitalizme kıyasla sahip olduğu güçlü yaşam ve canlılık gücünün ve sosyalizmin kapitalizme kıyasla büyük üstünlüğünün bilincinde olmak daha da fazla önemlidir. Bir başka deyişle, bugünün dünyasındaki değişiklikleri ve trendleri Marksizm'in insan toplumunun gelişmesini yönlendiren yasalarının üstün perspektifinden kavramalı ve sarsılmaz idealleri ve inançlarımızı daima beslemeli ve sürdürmeliyiz.

Bugünkü Çin'deki Marksizmi temsil eden, hem bilimsel sosyalizmin temel ilkelerini savunan hem de Çin'in mevcut koşullarına ve zamanın özelliklerine uygun olarak Çin'in özelliklerini açıkça yansıtan Çine özgü sosyalizmin teorik sistemini ve onun çağdaş Çin toplumunun sürekli gelişmesine ve kalkınmasına önderlik eden ve büyük yenilenme amacına giden yolda Çin ulusuna rehberlik eden bir bilimsel teori olduğunu derinlemesine kavramalıyız. Bu nedenle, her türlü riske korkmadan göğüs germeli, her türlü hatalı ideolojik müdahaleyi önlemeli ve Çine Özgü sosyalizm doğrultusunda cesaretle ilerlemeliyiz. Çine özgü sosyalizmin teorik sistemine nüfuz etmiş olan Marksist bakış açısını inceleyip kavramak için üretime ilişkin Marksist bakış açısını kavramalı ve kararlılıkla savunmalıyız: Bu bakış açısına göre insan toplumunun var olması ve gelişmesi için temel önkoşul üretimdir, dolayısıyla bizler Parti'nin yönetişimini mükemmelleştirmek ve ülkenin gençleşmesini ve yenilenmesini teşvik etmek için kararlı bir biçimde kalkınmaya en yüksek önceliği vermeliyiz. 

Marksizm topluma her zaman maddi üretim süreci üzerinden, özellikle üretici güçler ile üretim ilişkileri arasındaki çelişkinin devinimi yönünden bakar. Bu durum üretici güçlerin her zaman toplumsal ilerlemeyi ileriye iten en aktif ve en devrimci güç olduğunu ortaya koyar, bu nedenle sosyalizmin en temel görevinin üretici güçleri geliştirmek olduğunu savunur. Bu temel ilke sosyalizmin inşasının tarihsel süreci boyunca, her zaman daima üretici güçleri geliştirmeyi birinci öncelik olarak görmemiz, ekonomik gelişmeyi Parti'nin ve devletin en öncelikli merkezi görevi olarak ele almamız ve kalkınma üzerinde yoğunlaşmamız gerektiği anlamına gelir.

Deng Xiaoping Çin'de kalkınma sorununu merkeze almanın biz Çin komünistleri için mutlak ve en önemli bir ilke olduğunu defalarca vurgulamıştır. Çin hala sosyalizmin birincil aşamasındadır ve uzun bir süre böyle kalacaktır ve bugün Çin toplumundaki baş çelişki halkın durmadan büyüyen maddi ve kültürel ihtiyaçları ile üretimin geri kalmış durumu arasındaki çelişkidir.  Bu nedenle, gelişmeyi/kalkınmayı her zaman en yüksek öncelik olarak ve özellikle ekonomik gelişmeyi merkezi görev olarak kabul etmeliyiz ve hangi koşullar olursa olsun ekonomik gelişmeye odaklanmada hiçbir zaman duraksamamalıyız. Her düzeydeki önder kadrolar bu ilkeyi kesinlikle akıllarında tutmalıdırlar. Kalkınmadan söz ederken, nüfusumuzdaki, çevre ve kaynaklardaki değişikliklerle uyumlu sürdürebilir gelişmeyi ve ekonomik yapıdaki ve ekonominin kalitesindeki ve ekonominin performansındaki iyileşmelere dayalı sağlıklı ve hızlı gelişmeyi kastediyoruz. 

Reform ve dışa açılma politikasının benimsenmesinden bu yana, sosyalist modernleşmede dünya çapında dikkatleri üzerinde toplayan büyük başarılar elde ettik. Aynı zamanda, hala uzun süredir devam eden, kökleşmiş meseleler ve genel gelişmeyi sınırlandıran sorunlar olduğunun açıkça farkında olmalıyız. Bunlar daha çok uygun olmayan ekonomik gelişme modelinde ortaya çıkar. Küresel mali kriz Çin'in ekonomik büyümesini kötü etkiliyor gibi görünüyor fakat esasen gelişme modelini etkiliyor.

Kalkınma modelimizi dönüştürmeliyiz

Etkin olmayan ekonomik büyüme modeli sürdürülebilir değildir. Çin ekonomisi şimdi görece hızlı ve sürdürülebilir ekonomik büyümeyi güvence altına almak için kalkınma modelimizi dönüştürülmesini ve ekonomik yapının yeniden ayarlanması çabalarımızı hızlandırmamızı gerektiren çok önemli bir döneme girmiş bulunuyor. Ülkemizdeki ve uluslararası durumu kapsamlı olarak değerlendiren Hu Jintao'nun tam da vurguladığı gibi ekonomik kalkınma modelimizi acilen değiştirmemiz gerekiyor. Her düzeydeki önder kadrolar ufkunu genişletmeli, stratejik olarak düşünmeli ve Kalkınma modelimizi dönüştürme ihtiyacının önemini ve aciliyetini tam olarak kavramalıdırlar. Sorumluluk ve görev duygumuzu geliştirmeli ve Parti Merkez Komitesi'nin Bilimsel Kalkınma görüşünün desteklenmesine ilişkin önemli kararını ısrarla uygulamalı ve kalkınma modelinin dönüştürme yolumuzdan sapmadan tamamlamalıyız.

Çine özgü sosyalizmin teorik sistemine nüfuz eden Marksist görüşü inceleyip kavramak için sosyalist ekonomi, politik ve toplumsal gelişmenin dengelenmesiyle ilgili Marksist bakış açısını inceleyip Kavramalıyız, bu da dolayısıyla Çine özgü sosyalizm davasının tüm yönlerini geliştirmemizi sağlayacaktır. Bir toplum için en yüksek Marksist amaç bol maddi zenginliğin olduğu, halkın yüksek kültürel, entelektüel ve ideolojik standartlara sahip olduğu ve herkesin çok yönlü ve kapsamlı kişisel gelişmesini gerçekleştirmeye çalışmakta özgür olduğu bir komünist toplumdur. Sosyalist bir toplum ekonomik gelişmeye odaklanması ve aynı zamanda bütün gelişme ve ilerlemeyi başarması gereken bir toplumdur. Ekonomik gelişme olmadan, diğer alanlarda gelişme için hiç maddi temel olmayacaktır. Diğer alanlarda ekonomik gelişme ve ilerleme olmadan, maddi uygarlık ilerleme için gerekli güvencelerden ve yönlendirmeden yoksun olur, bu durum ekonomik gelişmeyi çok zorlaştırır.

1980'lerde Reform ve dışa açılma politikasının benimsenmesinden bu yana, Partimiz sürdürülebilir ekonomik gelişmeyle birlikte bütün toplumsal gelişmeyi teşvik etmek amacıyla "iki aşamalı" bir yaklaşımı teşvik etmek için bir dizi ekonomik politikayı uygulamaya koydu böylece sosyalist sistemin üstünlüğünü tam olarak kanıtlayarak bundan yararlandı. Bu kesinlikle Marksizmin çok derin bir şekilde kavranmasına ve Çin'deki koşulların ve zamanın özelliklerinin doğru bir şekilde anlaşılmasına dayanıyordu; 2017'deki 19.Parti Kongresi'nde Çine özgü sosyalizm yolunun izlenmesinin ekonomik gelişmeye odaklanma, Dört Temel İlke'ye bağlı olma, reform ve dışa açılmayı yürütme, üretici güçleri özgürleştirme ve üretici güçleri geliştirme, sosyalist sistemi birleştirip iyileştirme ve Çin'i gönençli, güçlü, demokratik, kültürel olarak gelişmiş ve uyumlu modern bir sosyalist ülke yapmak için ÇKP'nin önderliğinde Çin'in temel koşullarını göz önünde bulundurarak sosyalist piyasa ekonomisini, sosyalist demokratik politikaları, ileri sosyalist kültürü ve uyumlu bir sosyalist ülkeyi geliştirme anlamına geldiği açıkça belirtilmişti.

Her düzeydeki önder kadrolar bu bilimsel özeti derinlemesine kavramalı kendilerini ülkeyi gençleştirme ve canlandırma ve halkı ortaklaşa refaha kavuşturma görevine adamalı ve sosyalist ekonomik, politik, kültürel ve toplumsal gelişmeye ve ekolojik uygarlaşmaya büyük önem verirken aynı zamanda ekonomik kalkınmaya odaklanmalıdırlar.

Marksizmin Bireylerin Çok Yünlü ve Kapsamlı Gelişmesi Düşüncesi

Çine özgü sosyalizmin teorik sistemine nüfuz eden Marksist görüşü inceleyip kavramak için Marksizmin bireylerin Çok Yünlü ve Kapsamlı Gelişmesi Düşüncesi ile ilgili Marksist bakış açısını inceleyip kavramalı ve kalkınmayı teşvik ederken daima halkı merkezi konumda görmeliyiz.  Marksizme göre, bireylerin özgür ve tam kapsamlı gelişimi komünizmin zorunlu bir tanımlamasıdır ve sosyalizmin gelişmesinde önemli bir görevdir. Parti'nin Onaltıncı Ulusal Kongresi sonrasında, Hu Jintao önemli bir kavram olan halkı merkeze alma kavramını ileri sürdü. Bu kavramın çağrıştırdığı temel anlamın halka cansiperane hizmet etmek, Parti'yi halkın yararını gözeterek idare etmek ve devleti halkın çıkarını gözeterek yönetmek, her zaman halkın ezici çoğunluğunun temel çıkarlarını Parti'nin ve devletin çalışmasının başlangıç noktası ve nihai amacı olarak kabul etmek ve gelişmenin halkın yararına olmasını ve halka dayanmasını ve halkın tümünün gelişmenin meyvelerini paylaşmasını sağlamak olduğuna işaret etmiştir.

Kalkınmayı teşvik ederken hem maddi ilerlemeye hem de bireylerin kişisel gelişmesine odaklanmak hem maddi üretimi hem de halkın yaşam kalitesini iyileştirmek ve hem ekonomik endekslere hem de insani gelişme göstergelerine ve de kaynakların ve ekolojik çevrenin korunmasına eşit önem vermek zorundayız. Bu genel gelişme ve ilerlemeye dayanan başarılarımızın doğru bir değerlendirmesini yapmak zorunda olduğumuz anlamına gelir. Sadece bu tür değerlendirmeyi tam anlamıyla benimseyerek zamana yenik düşmeyiz ve halkı memnun edebiliriz.

IV. Partinin önderlik düzeyini sürekli yükseltmek amacıyla Çine özgü sosyalizmin teorik sistemine nüfuz eden Marksist bakış açısına bağlı kalmalı ve a) kendimizi materyalist diyalektiğin düşünme ve çalışma yöntemleriyle, b) gerçeği olgularda arayan düşünme ve çalışma yöntemleriyle ve c) Parti'nin kitle çizgisi politikasının düşünme ve çalışma yöntemleriyle donatmalıyız.

Buradaki üç yöntem Marksist dünya görüşü ile tam uygunluk içinde olan bir metodoloji oluşturur. Bunlar bizi yönlendiren temel düşünme ve çalışma yöntemleridir, böylece öznel ve nesnel dünyayı doğru bir şekilde anlayıp yeniden biçimlendirebiliriz. Marksist dünya görüşü ile Marksist metodoloji (bu ikisi) sıkı bir biçimde entegre ve bütünleşik haldedir. Doğru dünya görüşünü ve doğru yöntemi incelemek ve kavramak Marksist bir partinin kendi ideolojisini geliştirme çabasında her zaman önemli bir görevi olmuştur. Marksist yöntemi öğrenip ona hâkim olmak için materyalist diyalektiği öğrenip ona hakim olmak gerekir. Sorunları öznel olarak değil nesnel olarak, statik olarak değil dinamik olarak, tek taraflı değil ayrıntılı olarak, gelişigüzel değil sistematik olarak ve yalıtılmış olarak değil bir kapsamlı bir bağlam içinde gözlemlemek, analiz etmek ve çözüme kavuşturmak zorundayız. Materyalist diyalektik düşünce yöntemini öğrenip ona hâkim olmak için gerekli olan en temel şey bir çelişmenin iki karşıt yönü arasındaki (karşıtların birliği sürecindeki) şeylerin gelişim yasasını kavramaktır.

Materyalist diyalektik düşünce yöntemine bağlı kalmak önderlikte başarı sağlamak için çok önemlidir. Örneğin, yeni fikirler üretmek ve doğru personel seçmek bir önderin ana sorumluluğudur. Bir önderin iyi fikirler üretmesi için durumu bilimsel ve doğru olarak Kavraması gerekir. İyi önderler sadece ve sadece yerel/kısmi ve genel gelişme sürecini ve şu andaki ve uzun vadedeki gelişme sürecini diyalektik olarak analiz edip karşılaştırmayı öğrenerek, Çin'in ve diğer ülkelerin ekonomilerindeki, politikalarındaki ve kültürlerindeki gelişme eğilimlerini diyalektik olarak anlayıp karşılaştırmayı öğrenerek ve geçmişteki ve şu andaki gelişmeyi diyalektik olarak değerlendirip karşılaştırmayı öğrenerek, kısmi ve genel, kısa vadeli ve uzun vadeli, yerel ve uluslararası ve tarihi ve şimdiki durumları ve trendleri aklımızdan çıkarmadan kendi bölgemizin, çalışma bölümümüzün veya örgütümüzün çalışmasını etkin bir şekilde değerlendirebilir, inceleyebilir ve sorunları doğru olarak değerlendirip karar verebiliriz.

Aynı şey kadroların seçilmesi atanmasında uygulanmalıdır. Kadroların güçlü ve zayıf yanlarını göz önünde bulundurup onları uygun görevlere yerleştirmek ve potansiyellerinden faydalanmak için onların güçlü yanlarını kullanmak ve zayıf yanlarını önlemek veya dengelemek zorundayız. Kalkınma ile ilgili Bilimsel Bakış Açısı Marksist materyalist diyalektiği tam olarak uygulayan ve ifade eden bir bakış açısıdır. Bu bakış açısı azınlığın çıkarları ile çoğunluğun çıkarlarının, nicelik ile niteliğin ve hız ile sonuçların doğru dengelenmesi temelinde sağlıklı ve hızlı gelişmeyi savunur.

Farklı bireylerin çıkarlarının, bireyler ile toplum arasındaki ve insan ile doğa arasındaki çıkarların doğru dengelenmesi temelinde dengeli gelişmeyi gerekli görür. Kentler ile kırsal bölgeler, gelişmiş bölgeler ile az gelişmiş bölgeler ve yurt içi gelişme ile dış dünyaya açılma ilgili işlerin doğru bir şekilde dengelenmesi yoluyla dengeli kalkınmayı gerekli görür. Kalkınma ile ilgili Bilimsel Bakış Açısı, ekonomik, politik, kültürel, toplumsal ve ekolojik işlerin doğru ve eşgüdümlü götürülüp, dengelenmesi temelinde geniş kapsamlı gelişmeyi ve kısa vadeli çıkarlar ile uzun vadeli çıkarların ve bugünün işleri ile geleceğin işlerinin doğru bir şekilde dengelenmesi temelinde sürdürülebilir gelişmeyi savunur.

Kalkınma ile ilgili Bilimsel Bakış Açısını inceleyip kavramaya çalışırken onun temelini oluşturan diyalektik düşünceyi kavramaya çalışmalıyız. Eğer bunu tam olarak ve derinlemesine kavrarsak, ekonomik ve toplumsal gelişmeyi yönlendiren yasaları daha iyi anlayabiliriz, Kalkınma ile ilgili Bilimsel Bakış Açısının teorisini ve pratiğini daha iyi anlayabilir, görevlerimizi daha kararlı bir şekilde yerine getirebilir ve bilimsel gelişmeyi ve toplumsal uyumu teşvik ederken daha başarılı olabiliriz.

Hakikati olguların arkasında arama yöntemi

Marksist yöntemi inceleyip kavramak için hakikati olguların arkasında arama yöntemini iyi inceleyip Kavramalıyız. Bu yöntem Marksist materyalist ve diyalektik bilgi teorisinin (Marksist bilgi teorisinin) yoğunlaşmış bir ifadesi ve Partinin her zaman bağlı kaldığı temel bir düşünce yöntemidir. Zihinlerimizin özgürleşmesi hakikati olguların arkasında arama yönteminin doğasında var olan bir gereksinimdir. Sadece Zihinlerimizi özgürleştirerek, sürekli olarak yeni durumları inceleyerek ve yeni sorunları çözerek ve Zihinlerimizi her türlü uygun olmayan kavramların, uygulamaların ve sistemlerin prangalarından kurtararak sürekli değişmekte olan nesnel koşulları doğru bir şekilde anlayabilir, düşüncemizi nesnel dünya ile uyumlu hale getirebilir ve böylece olguların arkasındaki hakikati keşfedebiliriz.

Düşüncemizde Zamana ve çağa ayak uydurma İlkesi

Zamana ve çağa ayak uydurmak olguların ardındaki hakikati keşfetmenin bir önkoşulu ve kaçınılmaz bir sonucudur. Nesnel dünya zaman içinde birlikte değişir, bu nedenle düşüncemizin ve kavrayışımızın da zamana göre değişmesi ve gelişmesi zorunludur. Olguların ardındaki hakikati bulmanın anlamı budur. Bu nedenle, olguların ardındaki gerçeği keşfetme, zihinlerimizi özgürleştirme ve zamana uyum sağlama—bu üç ilke birleştirilmelidir. Bu şekilde gerçeği savunabilir, hataları düzeltebilir, kitaplara ve üstümüzde bulunan önderlerimize körü körüne bağlı kalmaktan kurtulabilir ve her zaman gerçeklere göre davranabiliriz.

Fiili pratik deneyimler olgulardan gerçeği bulma hakkında konuşmanın kolay olduğunu fakat yapmanın zor olduğunu göstermiştir, çünkü nesnel gerçeklik karmaşıktır ve çabuk değişir ve genel yasalar (bir şeyin gelişmesinin yasaları) olguların ardına gizlidir ve bu hakikatin keşfedilmesini zorlaştırır. Olguların ardındaki hakikati keşfetmeyi tam olarak başarmak için incelemeler ve araştırmalar yapmak zorundayız. Her düzeydeki önder kadrolarımız için inceleme ve araştırma yürütmek uzmanlaşmaları gereken temel bir beceridir. Günümüzde, bilgi toplama araçları son derece ileri düzeydedir ve bilgi edinme araçlarını kullanma bilgiyi toplamanın ve bir meseleyi kavramanın bir yoludur ve bunun önemi gittikçe artmaktadır. Bu tür araçlar ne kadar gelişirse gelişsin, bunlar gerçek durumu ortaya çıkarmak için yerel örgütleri ve yöre sakinlerini ziyaret ederek olay yerinde araştırma yapmanın yerini tutamaz.

Olguların ardındaki hakikati keşfetmek için gerekli olan önemli bir şey de ne düşündüğünü açıkça söylemek ve doğru olanı söylemektir. Her düzeydeki önder kadroların eleştiri ve özeleştiri yapmaya cesareti olmalı, gerçeği söylemede öne çıkmalı, gerçekleri çekinmeden ortaya çıkarmalı, hiçbir şey saklamadan ne düşündüklerini açıkça söylemeli ve hiçbir zaman övgü alma peşinde olmamalı veya sorunlardan kaçınmamalı veya sorunların üzerini örtmemelidirler. Gerçekleri dinlemede iyi olmalıyız ve emrimiz altındakileri ve sıradan halkı ne düşündüklerini açıkça söylemeye ve gerçek durumu bildirmeye cesaretlendirmeliyiz. Diğer yoldaşların savunularını ve yorumlarını doğru bir şekilde ele almak ve candan bir ilgi ile dinlemek zorundayız. Konuşan kişiyi suçlamaktan kaçınmak ve onun yerine sözlerdeki uyarıları, yanlışların düzeltilmesini ve yapılmamış olan şeylere karşı gözümüzü dört açmayı kabul etmek zorundayız. Bu Parti yoldaşları arasında daha içten ve uyumlu ilişkiler kurmamıza yardımcı olacaktır ve Parti-içi faaliyetlerin bayağılaştırılmasına şiddetle karşı koymamıza yardım edecektir.

Kitle çizgisi çalışma yöntemi

Marksist yöntemi incelemek ve kavramak için kitle çizgisi çalışma yöntemini incelemeli ve kavramalıyız. "Her şeyin halk için yapılması ve yaptığımız her şeyde halka dayanma" ve "kitlelerden kitlelere" kitle çizgisi hem Marksizmin tarihsel materyalizm ile ilgili temel ilkesinin spesifik bir ifadesi, hem de Parti'nin temel çalışma çizgisinin ve temel çalışma yönteminin spesifik bir ifadesidir. Bazı parti kadroları kitle çizgisini unutmuş görünüyor. Birçok Parti üyesi ve sıradan halktan insanlar ulaşımdaki bugünkü ileri gelişmelere rağmen kadroların halka daha mesafeli durduklarından şikayet ediyorlar.  Internet ve Bilgi Teknolojilerindeki ilerlemelere rağmen kadrolarla iletişim kurmakta daha çok zorluk yaşanıyor ve kadroların okul eğitimleri daha üst düzeyde olmasına rağmen, kadrolar daha yetersiz kitle çalışması yapıyorlar. Bu tür şikayetler Parti'nin kitle çalışmasındaki ve Parti ile halk arasındaki ilişkilerdeki sorunları ve kadrolar ile halk arasındaki sorunları yansıtmaktadır.

  Bu sorun hem kadroların tutumları ve duygu dünyalarıyla ilgili bir sorundur hem de bir çalışma yöntemi sorunu ve onların yeterlilik düzeyi ile ilgili sorundur. Her düzeydeki önderlik organları ve önder kadrolar, politik bir perspektiften bakarak halkla yakın bağları sürdürmenin önemini kabul etmelidir. Hava atmaktan kaçınmalı, bürokratik eğilimlerden kurtulmalı, gerçek durumu kabul etmeli ve kitlelerden görüşler almak için kitlelerle olan yakın bağları güçlendirmeli sorunları çözmek amacıyla çalışma yöntemlerimizi geliştirmeliyiz, işte böylece aldığımız politik kararlar halkın talep ve ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte olacaktır.

Mevcut koşullardaki kitle çalışmasının kurallarını ve niteliklerini tam olarak incelemeli ve kitle çalışmamızın daha iyi odaklanmış (hedefli) ve daha etkili olmasını sağlamak için çaba göstermeliyiz. Reform ve gelişmeyi sürdürürken eşitlik ile verimliliği doğru bir şekilde dengelemeli, halkın inisiyatifini ve yaratıcılığını tümüyle harekete geçirmeli, zenginliğin ve gelirin bölüşüm modelini ayarlarken toplumun farklı kesimlerinin çıkar beklentilerini dikkate almalı ve farklı kesimlerden halkın çıkar kaygılarını doğru bir şekilde dengelemeli ve ele almalıyız.

Düşünce ve kavramların değiştiği ve geliştiği bugünkü koşullarda kitlelerle iletişim kurarken doğru sözcükleri bulmamız gerekiyor, Parti ile kitleler arasındaki duygusal mesafeyi kapatmamız gerekiyor, halka hizmet etmek amacıyla bilimsel çalışma yöntemine hakim olmak için çok çalışmamız gerekiyor, halka hizmet etme yeteneklerimizi geliştirmemiz gerekiyor, halkı gerçek anlamda Parti'nin ve hükümetin çevresinde birleştirmemiz ve bilimsel kalkınmayı ve toplumsal uyumu teşvik etmek için tüm partililer olarak birlikte çalışmamız gerekiyor.

Yorum Bırakınız

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir