Bir Sendikacıdan Sınıf Bilinçli Sendikacıları ve Sınıf Bilinçli İşçileri Koşullara Boyun Eğmeye İkna Etme Çabası; Tuzak Soru: Dünya İşçi Sınıfları Günümüzde Enternasyonalist mi? Yoksa Millici Mi?

Cem Kızılçeç

İşçi sınıfı enternasyonalizmi.. Marksist sosyalist akımın değerli ve olmazsa olmaz bir ilkesidir, Lenin'in dediği gibi işçiler kendiliğinden bu yüksek bilince ulaşamaz.. İşçilerin kendiliğinden sosyalist bilinci, liberal burjuva sosyalizminin (Bernstein) ve devlet eliyle sosyalizm inşası bilincinin (Lasalle) sınırlarını aşamaz.. İşçilerin ileri kesimleri içinde belli belirsiz uluslararası işçi dayanışması fikirleri vardır, fakat bunun daha yüksel düzeye çıkarılması gerekir.

Aşağıdaki yazardan yaptığımız alıntılarda kabaca, emperyalizm çağında ve bugün "nesnel" koşulların Marksist sosyalizmin işçi sınıfları arasında enternasyonalist dayanışma ve işbirliği ilkesinin propaganda edilmesinin geçersiz olduğu savunuluyor.

Marksizmi koşullara boyun eğmek olarak yorumlayan bu pozitivist Marksist yaklaşım, sınıf bilinçli işçiler ve sendikacılar arasında Marksist sosyalizmin enternasyonalizm ilkesinin ideolojik ve politik eğitiminin yapılmasına karşı çıkıyor. Yazar, Marx ve Engels'in işçi sınıfı enternasyonalizmi ilkesini hayata geçirmeyi başaramadığını yazıyor. Yazar mantık tuzağı ile başarılmayan bir hedefin veya "hayata geçiirilemeyen bir ilkeninyanlış olduğuna veya nesnel koşullarının olmadığı sonucuna varmamız gerektiğine inanmamızı istiyor.

Marx insanların kendi tarihlerini yazdıklarını söyleyerek, insanın tarihteki aktif devrimci rolüne vurgu yapmıştı. Devrimci insanlar bu işi keyfi bir biçimdeki diledikleri bir biçimde yapamazlar, kendilerini sınırlayan koşulları kavramak ve bu koşulların nasıl dönüştüreceklerini araştırmak ve  tasarlamak (teori) ve bu tasarımların pratik faaliyetler içinde derinleştirmek zorundadırlar. (Marx'ın pratik materyalizm teorisi)

Marx'a göre devrimci insanlar bu koşulları değiştirme sürecinde kendilerini de değiştiririler. Önce eğititicilerin eğitilmesi gerekir. (Marx Feuerbach Tezleri). Marx'a göre Marxist sosyalistler "nesnel" koşulları, "tüm mevcut toplumsal koşulları, zor yoluyla alaşağı etmeden" hedeflerine ulaşamazlar, hedeflerine ulaşmalarının tek yolu budur. "Bırakın hakim sınıflar Komünist devrimden titresin". (Komünist Manifesto)

Kapatırken, söyleyelim emperyalizm, kapitalizm ve onların emperyalizm, milliyetçilik ve liberalizm gibi çağdışı ideolojileri "kağıttan kaplandır", diyoruz. İşçi ve sendikal akım içinde ruhlarını çeşitli burjuva partilerine satmış olan küçük bir grup, bizi davamızdan döndüremez.  

Aşağıda yazarın çeşitli yazılarından bazı parçalar okuyacaksınız:  

Marx, 1872 yılı geldiğinde Avrupa işçi sınıflarından da umudunu kesmiş durumdaydı.

Gelişmiş kapitalist ülkelerde devrimin yolu, sömürgelerin bağımsızlığından geçiyordu. Marx'ın devrim stratejisinde sömürgelerin rolü belirleyici bir düzeye yükseldi.

Birinci Enternasyonal 1864 yılında kuruldu. Bu örgütün kurulmasında Marx'ın doğrudan bir katkısı olmadı, ancak davetli olarak katıldığı kuruluş toplantısında bir aydın olarak kendisine verilen görevleri yaptı…..

Kapitalizmde işçi sınıflarının enternasyonalizm eğiliminden söz edilebilir; ancak bu eğilimin hakim olduğu dönemler tarihte çok azdı……  

Cem Kızılçeç:  Enternasyonalizm komünist-sosyalist akımın ilkesidir işçiler kendiliğinden bu gelişkin bilince ulaşamaz.. İşçilerin ileri kesimleri içinde belli belirsiz uluslararası işçi dayanışması fikirleri vardır, fakat bunun daha yüksel düzeye çıkarlılması gerekir. Lenin'in dediği gibi işçiler kendiliğinden bu yüksek bilince ulaşamaz.. İşçilerin kendiliğinden sosyalist bilinci, liberal burjuva sosyalizminin (Bernstein) ve devlet eliyle sosyalizm inşası bilincinin (Lasalle) sınırlarını aşamaz..

19. yüzyılın ortalarında gerçekten Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde işçiler arasında milliyetçi duygular genellikle gelişmemişti.

Cem Kızılçeç: Yazar 20. Yüzyıl öncesi eski emperyalizmi ve 19.yüzyıl Avrupa'sının aynı zamanda eski emperyalizm ve ulusal çatışmalar ve savaşlar çağı olduğunu unutmuş görünüyor. Bu çağda Avrupa kıtası ve çevresinde 120 civarında ulusal ve etnik savaş meydana gelmişti. Hakim sınıflar halk kitleleri içinde emperyalist ve milliyetçi fikirleri yaydılar. Paris komünü devrimi de Fransa ve Prusya emperyalizmi arasındaki savaşın bir ürünüydü. (Eski emperyalizm)

19. yüzyılın ikinci yarısında, işçi sınıflarının uluslararası düzeyde birliği veya kaderlerinin ortaklaştırılmasının nesnel koşulları artık yoktu. 

Emperyalist sömürü çağında "işçi sınıfı enternasyonalizmi"nin veya çeşitli ülkelerin işçi sınıflarının kapitalizme karşı kader birliği yapması ve birlikte mücadele etmesinin nesnel koşulları yoktur…… Emperyalist ülkelerin işçi sınıfları, aldatıldıkları için değil, kısa vadeli somut çıkarları bu sömürü düzeninin devamında olduğunu kavradıklarından, bu toplumsal ve siyasal çizgiyi izledi. Kendi hakim sınıflarına emperyalist sömürüde ve baskıda yardımcı olarak hak sağlamak, onlara karşı mücadele ederek hak almaktan daha kolay ve tehlikesizdi. Bu nedenle emperyalist ülkelerde sermayedar sınıf ve işçi sınıfları, aralarındaki ilişkiyi çok doğru bir biçimde "sosyal ortaklık" olarak adlandırmaktadır.

komünistler ….. "enternasyonalist" olma çabası gösterdi; ancak komünistlerin ne zaman gerçekten enternasyonalist olduğu, ne zaman enternasyonalizm adına bazı ülkelerin dış politikalarının aracı olarak kullanıldığı tartışmalı bir konudur.

İşçi sınıfları günümüzde ve hatta çağımızda enternasyonalist mi? Yoksa millici veya milliyetçi mi? Cem Kızılçeç: MANTIK TUZAĞI ARKASINDAN BU TUZAĞA DÜŞERSENİZ CEVAP HAYIR OLACAK TABİİ Kİ!

Emperyalizm çağına geçilmesiyle birlikte emperyalist ülkelerin işçi sınıflarının, kendi ülkelerinin hükümetlerini ve sermayedarlarını destekleyerek sorunlarını önemli ölçüde çözebilmeleri mümkün oldu…… Bu süreçle birlikte enternasyonalizmin nesnel koşulları ortadan kalktı…….."İşçilerin birleşmesi" veya enternasyonalizm bir hayal oldu.

 Bu dönemde uluslararası sendikal örgütlerin "enternasyonalist dayanışma" adı altında yaptığı çalışmaların çok büyük bölümü, emperyalist ülkelerin ve sosyalist ülkelerin dış politikalarına uygun girişimlerdi. "Uluslararası dayanışma" adı altında yapılan etkinliklerin finansmanında önemli miktarda devlet parası kullanıldı.

Marx, çok farklı siyasal görüşlerden kişi ve örgütlerin oluşturduğu Enternasyonal'i bir dünya devrimci partisine dönüştürmeye çalıştı. Başarılı olamadı..….

Marx ve Engels…. sömürgecilik sona ermeden gelişmiş kapitalist ülkelerde işçi sınıflarının iktidara gelmesinin mümkün olmadığı görüşünü benimsediler.

Marx, 1872 yılı geldiğinde Avrupa işçi sınıflarından da umudunu kesmiş durumdaydı.

Bir Sosyalist İşçinin Sorularına Yanıt: Komünist Enternasyonal (1919-43) Döneminde, Komünist Partiler Arası İlişkilerin Ele Alınmasında Hatalar Yapılmadı Mı?

Cem Kızılçeç

Değerli arkadaş, haklısın bazı bildik arkadaşlar gibi Marksist sosyalizmden farklı bir çizgiye (devlet eliyle sosyalizm çizgisine) ve enternasyonalist sosyalizmden milliyetçi sosyalizme kaymış insanlara bu kadar sert bir eleştiri yapmak doğru değil.

Bu arkadaşların yapmak istediği şey toptancı bir yaklaşımla Türkiye'deki sosyalist komünist hareketi karalamak … bu tarihin toptancı bir şekilde ele alınması doğru değil

Bu toptancı yaklaşıma Stalin'den Dimitrov'dan destek sağlamaya çalışıyorlar… Dünya ve Türkiye sosyalist akımının tarihini tartışırken ölçülü olmak gerekir nihilist-inkarcı ve toptan alaşağı etme şeklinde bir tutum sosyalist akıma zarar verir. 

TKP'yi ajanlar örgütü, Sovyet parasıyla çalışan ve ulusal çıkarı yere çalan bir örgüt olarak karalamak doğru değil.

ÇKP devrim sırasında Yalta konferansına kadar Sovyetler ve Sovyet komünist partisinden milyonlarca dolarlık silah ve para desteği aldı başka lojistik vb. destekler de aldı.  1928 yılında çok önemli altıncı kongresini (1 ay sürdü) Moskova da SBKP yetkililerinin katkılarıyla yaptı. Stalin bu kongreyi yakından takip etti ve sanırım dolaylı olarak görüş ve tavsiyelerini iletti. ÇKP bu kongre ile ilgili yaptığı çok daha sonra yaptığı bir değerlendirmede bu kongrede belirlenen çizginin temel olarak doğru olduğunu fakat yine de bazı ciddi eksikler olduğu değerlendirmesi yaptı. Bu hatalar için Stalin ve ÇKP'yi suçlama yoluna gitmedi.

Sovyetler milyonlarca dolarlık silah ve para desteğini kendi milli çıkarı için yaptı demek, ÇKP milli çıkarlardan taviz verip destek aldı demek doğru değil.

Che Guevara Bolivya ve Afrika'da devrimi yaymak için mücadele etti, bu devrimci romantizmin işçi sınıfı enternasyonalizmi ile iç içe geçtiği bir olgudur. Küba bu çizgiyi 1990lara kadar sürdürdü.   

Bu olgular çeşitli açılardan değerlendirilebilir … Stalin ve Dimitrov, "Komünist enternasyonal tümüyle hatalıydı …. Komünist enternasyonalin yaptığı her şey yanlıştı" demiyor. Kapsamlı bir değerlendirme yapmıyor. Stalin o günlerde dünya komünist akımı içinde çok yüksek bir prestije sahipti. Ama bu kararı tel başına aldığını sanmıyorum. Bu deneyimli komünist lider Gelebilecek tepki ve sorgulamaları dikkate almış ve mutlaka diğer ülkelerin liderleri ile görüşmüştür. Mao'nun bu günlerde bu konuda onaylayıcı ve Stalin'i destekleyen bir yazısı var.. Seçme Eserlerde… Benim şahsi görüşüm bu kapatılama kararda İngiltere ve Amerika'nın baskısı önemli ve doğrudan etkili olan bir dışsal faktör. Bu ülkeler Faşizme Karşı Dünya Birleşik Cephesi ne katılmak için ve Sovyetler'e destek vermek için 3 yıl boyunca Komünist Enternasyonali kapatın diye baskı yapıyorlardı. Stalin Komintern'in kapatılmasında belirleyici rol oynadı denilebilir fakat 4 yıl sonra yine aynı Syalin Kominform'u kurdu. Yani komünist partiler arasında işbirliği, dayanışma ve deneyim alışverişi ve çeşitli yardımlaşmalar devam etti. Ondan sonraki dönemde de 1953- 1991 SBKP, ÇKP ve Yugoslavya KP'leri ve başkaları komünist partiler arası ilişkilerin ele alınmasında ciddi hatalar yaptılar. Bugün onlardan bir çok ders çıkarıldı…  

Daha sonra Stalin in komintern dağıtıldıktan sonra diğer partilere birçok müdahalesi oldu. ÇKP başkenti ele geçirmeye hazırlanırken Yangtze nehirnde durun daha ileri gitmeyin diye ÇKP'ye baskı yaptı. ÇKP bu konuda deneyimli olduğu için buna uymadı ve yoluna devam etti. 

Lenin, Marksizm somut koşulların somut tahlilidir demişti. Dünyada milli sınırlar var bu doğru, milli sınırlar işçi sınıfının uluslararası dayanışma ilkesinin terkedilmesini gerektirmez . Marx'ın daha 1945 yılında yazdığı gibi komünizn dünya tarihsel bir hareket olmak zorundadır. Çünkü Marx'a göre kapitalizm, her geçen gün dünyada insanlar arasında evrensel bir iletişim sistemi kurmaktaydı. Bkz Alman İdeolojisi.   

Her tarihsel koşula uygun işbirliği ve dayanışma biçimleri olmalı. Bir arkadaş bir yıl önce bir yazısında bu ilkenin geçersiz olduğunu ve işçi sınıfının enternasyonalist olmayacağını yazdı.  Bu onların hangi nereye savrulduğunu gösteriyor, burada akademik bir tarih tartışması yapmıyoruz. Burada eleştirdiğimiz ideolojik bir sorun var.

Ayrıca ülkeler arası ilişkilerde uyulacak ideal ilkeler ve politikalar (Bandung Politikaları) ile komünist partler arası ilişkilerde uyulacak ideal ilkeler ve poltikalar farklı iki düzlem… Marksizme göre hiç bir şey sabit değildir, ilkeler ve politikalar çağa uygun olarak yaratıcı bir şekilde güncellenmeli ve yenilenmelidir. Fakat öz değişmez….

Hakim sınıflar komünist partilere karşı her zaman halkın milliyetçi duygularını kullanıyor.  Putin Rusya federasyonu KP yi Çin in ve ÇKP nin uzantısı olarak suçluyan yayınları teşvik ediyor. Partinin Çin'de para aldığı yalanını yayıyor. Çeşitli partiler Perinçek ve Vatan partisini Çin ve Rusya nın ajanı olarak suçluyorlar….. Bu ideolojik siyasi baskılara göre ilkelerimizi değiştiremeyiz. İlkeleri dünya ve türkiye deki somut koşulları göz önüne alarak yaratıcı bir şekilde pratiğe geçirmek gerekir. Her tarihsel koşula uygun işbirliği ve dayanışma biçimleri olmalı.

BUGÜNKÜ ENTERNAYONALİST ÖRGÜTLENME YAPISI: Komünist ve İşçi Partileri Uluslararası Toplantıları (IMCWP)

Dünya komünist akımının bugünkü özneleri olan sosyalistler-komünistler, komünist ve işçi partileri daha 1970'lerde Komünist Enternasyonal'in yaşadığı sorunların devrimci değerlendirmesini yaptılar. Bu partiler her yıl düzenli olarak bir araya geliyorlar. Bunun somut sonucu dünya komünist ve işçi partilerinin 1998 yılında kurduğu ve her geçen gün daha da güçlenen 118 Partinin üye olduğu uluslararası dayanışma ve işbirliği örgütüdür. Yazar tarihi didiklemek ile uğraşmak yerine bugünkü komünist harekete karşı tutumunu netleştirmeli.. Bu örgütte hala sosyalizmde ısrar eden 5 ülkenin komünist partisi ve birçok prestijli komünist partisi bulunuyor. Bugünkü dünya komünist hareketi içinde enternasyonalizmin nasıl uygulanması gerektiği konusunda oldukça farklı görüşler var. Yunanistan Komünist Partisi gibi "sollar" yeniden Üçüncü Enternasyonal'e benzer daha sıkı merkeziyetçi ve bağlayıcı bir örgüt tipini savunuyor. Çoğu partiler bu görüşe karşı çıkıyor.

Yorum Bırakınız