tkp bayrak

TKP Lideri Okuyan: AKP Krizi Muhalefetin Yardımı ile Yönetiyor

“Muhalefet de Erdoğan da Aynı Stratejiyi Kullanıyor: Sermayeye Güven, Batı’ya Güven”

"Muhalefet de Erdoğan da Aynı Stratejiyi Kullanıyor: Sermayeye Güven, Batı'ya Güven"

TKP lideri Okuyan, eleştrilerinde iktidar ve muhalefet arasında eşitlik ve dengeyi sağlamaya büyük özen gösteriyor. İki taraftan hiçbiri kayırılmamalı, eleştiride adalet bozulmamalı. Okuyan'ın denkleminde sadece 4 aktör var: Dışarıda Batı, içerdeki sermaye, içerde iktidar ve muhalefet… Okuyan, bu dört aktör arasındaki ilişkileri kendi ideolojisine göre denge mantığı ile biçimlendirmeye çalışıyor. Okuyan'a göre Hükümet krizi yönetiyor Türkiye'de hükümete karşı bir toplumsal hareket olmadığını savunuyor.

Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan'la Bakış programında Okuyan'a soruları bu hafta soruları gazeteci Ceyda Karan sordu. Türkiye'de bugün yaşanan ekonomik krize dair değerlendirmelerle başlayan programda, Okuyan şöyle söyledi: Erdoğan tabii ki "Dünya'da ekonomik durum kötü, bize de yansıması oldu, ama biz daha iyiyiz onlara göre" diyecek. Biz Batılı kapitalist ülkeleri örnek almak durumunda değiliz. (Bizim için önemli olan Türkiye'deki durum demek istiyor herhalde). Evet doğru, Batıda ciddi krizler var. Ekonomi tartışılıyor, bugün Türkiye'de ekonomi tartışmasının merkezinde durması gereken tek bir şey var. Yoksul kesimlerin hali. Bir kesim feryat dahi edemez hâlde, şaşkınlık içerisinde bakıyorlar dünyaya. Asgari ücretin artırılmasıyla "acaba kurtarır mıyız" dendi, memura, emekliye yapılan zam yerlerde sürünüyor.

İktidarın da muhalefetin de çok sevdiği bir "üretim ekonomisi" kavramı var. Üretim ekonomisinde gözetilen şey, üretici olarak "sanayicimiz", "büyük ihracatçı şirketler" … Muhalefet de yoksulluğu dile getiriyor, ancak öyle bir dile getiriyorlar ki halkın şu andaki bu çaresizliğinin öfkeye dönüşmesini engelliyor.

Halk tepkili ama bu tepkinin sokağa yansıması muhalefet tarafından engelleniyor: Türkiye'de bir toplumsal hareket yok, bir potansiyel var

Dolayısıyla muhalefet iktidara şu fırsatı vermiş oluyor: "Sen AKP olarak ekonomi politikalarınla asıl muhatabımız olan iş çevrelerini tatmin et. Zaten biz muhalefet olarak halkı hareketsiz kılıyoruz."  Nitekim bu gerçekleşiyor şu an Türkiye'de. İnsanlar aslında çok tepkili, ancak bu tepkiler sokağa yansımıyor, çünkü sokağı boşaltmış olan bir muhalefet var.  İktidar da sokaklar boş, bu sayede "Halk nasıl olsa hareketsiz, ben de patronları, sermayeyi biraz daha ihya edeyim" diyerek bu kriz sürecini yönetiyor."

"Toplumsal tepkileri yanına almaktan ve kontrollü bir şekilde Erdoğan'ın karşısına çıkarmaktan bile korkan bir muhalefet var. Çünkü o muhalefet bir yerlere huzurlu ve normal bir geçiş sağlama sözü vermiş belli ki. Ne böyle bir dünya ne böyle bir Türkiye var ne de Erdoğan bu şekilde geri adım atacak bir siyasetçi.  Türkiye'de muhalefetin kafasındaki strateji şu: Batı Erdoğan'dan mutsuz, dolayısıyla biz Batı'ya bir alternatif olduğumuzu hissettirirsek Batının desteğini alırız, Erdoğan'dan desteği çekerler, seçim gelir Erdoğan gider. Bunu yaparken şunu unutuyorlar;

Batılı ülkeler ne demokrasi ne özgürlük ne Erdoğan karşıtlığıyla ilgilenir. Onlar da kendi stratejik hesapları ve kârlarıyla ilgilenirler. 

Halk da izliyor bunu. Bu yoksullukta her ülkede büyük toplumsal patlamalar olurdu. Sermaye muhalefetin desteğini arka cebine koyuyor, Erdoğan'la pazarlık yapıyor.  İbrahim Kalın da bugün dış politika hakkında konuştu, "Normalleşiyoruz" dedi. Baktıkları şey, sistemin devamlılığı, uluslararası tekellerin Türkiye'deki varlığını korumak ve Türkiye'de sermaye sınıfının onayını almak.

Tüm bunlara baktığınız zaman Erdoğan seçimle gider beklentisi ve tahmini sorgulanmalı. Türkiye'de bir toplumsal hareket yok, bir potansiyel var, herkes öfkeli. Bize sürekli muhalefetle uğraşıyorsunuz diyorlar. Siyasi iktidarla halk arasına (yatıştırıcı unsur demek istiyor, herhalde) girmiş bir muhalefet var. Erdoğan'ı halkın öfkesinden koruyan bugün muhalefettir. Sürekli sandık… Sabah akşam sandık diyen bir muhalefet olur mu? Ben Erdoğan'ın yerinde olsam koymam o sandığı"

Yorum Bırakınız