Suriye lideri Esad, Partisinin Sosyalizmi Uygulama Görüşlerini Açıkladı

Suriye'de Esad Önderliğinde Yurtsever-sosyalist Koalisyon

Komünist Partiler:  Suriye'nin Sorunları—Kürt Azınlığı Dahil—Suriyelilerin Önderliği ile Çözülmeli

Derleyen Ferdi Bekir

Kaynak:  Sana Haber Ajansı ve Lübnan KP organı Al-Nida

Mayıs 2024

Mayıs başında düzenlenen Arap Sosyalist Baas Partisi Merkez Komitesi'nin genişletilmiş toplantısında uuzn bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Esad yaklaşık 1000 parti liderine, ülkedeki ve dünyadaki durum ve Partisinin sosyalizmi uygulama görüşlerini tartıştı.

Parti Lideri Esad Neler Konuştu: Pazarı Yücelten Kapitalist bir Parti Olamayız

Esad'ın konuşmasından bazı parçalar aktaralım: 'tüm dünyanın kültürel nitelik kazanan savaşlara tanık olduğu küresel koşullar altında, ideolojik partiler eskisine göre çok daha önemli hale" … "30 yıl önce İdeolojiler çağının sona erdiği söylemi pazarlandı. İdeolojik partiler döneminin sona erdiği iddiası doğru değil. Dolayısıyla ideolojik partilerin, özellikle de Suriye'deki Baas Partisi'nde ideolojinin rolü bugün çok daha daha önemli."  "Maddi bir şey kaybettiğinizde onu yeniden inşa edersiniz ama entelektüel ve kültürel olarak bir şey kaybettiğinizde o gider ve geri gelmez. Şimdi bölgemiz bu savaşla birlikte iki tür tehlikeyle karşı karşıya: Amerika'da ortaya çıkan modern Batı liberalizmi tehlikesi ve aşırıcılık (özellikle dini aşırıcılık) tehlikesi…"

 "Hepimiz için ve Suriye'deki tüm vatandaşlar için ilk ve en önemli konu Halkın yaşam durumudur.

 Sosyalizmin nasıl anlaşılacağı ve nasıl uygulanacağı partimiz için net olmak gereken bir sorundur".  

 Sosyalizmi sosyal adalet olarak anlıyoruz

"Eğer yaşam durumundan başlamak istiyorsak, Baas Partisi olarak bizim için temel başlık olan sosyalizmden başlayabiliriz". Bugün biz sosyalizmi sosyal adalet olarak anlıyoruz". "Sosyalizmin tamamen kamu mülkiyeti sektöründen ibaret olduğu ve özel sektörün ortadan kaldırılmasını savunan akademik tanımlara ve eski teorilere artık geri dönemeyiz….."  "Suriye de dahil olmak üzere dünyanın farklı yerlerinde ve farklı biçimlerde yüzyılı aşkın bir süredir sosyalizm uygulanıyor". "Sosyalizm, 1960'ların ikinci yarısında aşırıcılık ve Marksizm'den 1991 sonrası açıklığa ve şu anda deneyimlediğimiz açıklık yaklaşımına kadar geniş bir yelpazede var oldu….. Biz açık bir sosyalizm modelini benimsiyoruz…"  "Dünyada bugün çok sayıda sosyalizm örneği var. Sosyal adaleti sağlama ve içinde yaşadığımız mevcut sorun ve koşullarla yüzleşme kabiliyeti açısından bize uygun olan modeli belirlemeliyiz…Sosyalizmin ilerlemeyi ilerletme yeteneğini kullanacağız. Tabii ki, burada şimdi teori konuşmuyoruz, gerçekçi konuşuyoruz, Suriye'de bizim için özellikle ekonomik alandaki öncelikleri göz önünde bulundurmalıyız".

Önümüzdeki soru şu: Baas Partisi'nin ekonomi politikası ne zaman ideolojiden yola çıkmalı ve ekonomi politikamız ne zaman ekonominin kanunlarından başlamalı? İdeolojimizden sapmadan aynı zamanda kendimizi ekonominin bilimsel kanunlarına dayandırabilir miyiz? Başka bir soru daha sorabiliriz: Ekonominin, bu ekonomiyi iflas ettirmeden veya tüketmeden ideolojinin ilkelerini taşıma yeteneği nedir? 

Sorunun çözümü ideolojimiz ile ekonominin yasaları arasında dengeyi bulmaktır.

İdeoloji Baas Partimizin yaklaşımının temelidir ve terk edilemez. İdeoloji dediğimiz zaman sosyalizm, yani toplumsal yönü kastediyoruz. Doğrusunu söylemem gerekirse bu konudaki vizyonumuz basit ve nettir. Piyasa rekabettir ve süreç sosyalizmi geliştirme sürecidir, ne fazlası ne de eksiği. Ancak tek başına Pazar kavramına bel bağlarsak, bu vahşi bir piyasa ekonomisine dönüştüğümüz anlamına gelir ki bu yanlıştır.

"Sosyal" kavramı ekonomide, sosyalist yaklaşımı koruyan şeydir ve aynı zamanda rekabeti piyasa ile ilişkili olarak kullanmaya devam edebiliriz.

Çin Modelinden Öğrenebiliriz

Piyasa ve sosyalizmin bir arada olamayacağını söyleyenler var. Bu yanlıştır, çünkü Çin modeli tüm dünyanın başarılı gördüğü bir örnek. Bu model tüm dünyaya açık.  

Çin 1978'den bu yana piyasa ekonomisi uygulayan ve merkezi sosyalist komünist bir devlet olmaya devam etmektedir. Halkın yaşam koşullarından bahsedecek olursak, partimiz başından beri emekçilerden yana bir tavır benimsemiştir.

Yoksul halk ekonomik krizlerden en çok etkilenen kesimdir. Dinlerin bile yoksulun yanında olduğunu biliyoruz, çünkü İslami zekat sistemi de zenginden fakire veren bir sistemdir. Vergiler bile bir yönüyle adaleti sağlamak ve parayı en zengin ile en fakir arasında bölüştürmek içindir. Baas Partimizin yönettiği devlet tüm halkın devletidir. Tüm kesimlerin birbirini destekleyerek birlikte kazandığı, bir kesimin diğerinin aleyhine kazanç elde etmediği bir dengeyi nasıl sağlayabiliriz? Biliyoruz ki, fakir halk pratikte satın alma gücü peşinde koşuyor. Yoksul kesimin ve halkın orta kesimlerinin durumu iyi olmazsa ekonomi ilerleyemez ve biliyoruz ki ülkede insanlara iş imkanı yaratabilecek olanlar hali vakti yerinde olanlar ve sermaye sahipleridir.

Dolayısıyla işçi sınıfına ya da yoksul insanlara sosyal bir perspektiften bakmadan önce ekonomik bir perspektiften bakmalıyız. Çünkü tek başına sosyal perspektif partiyi hayır işleri yapan bir hayırsever örgüte dönüştürür, aksine ekonomik perspektifi benimsersek, hem bu işçi sınıfı kesiminin çıkarlarını karşılarız, hem de toplumun genelinin çıkarlarını karşılarız ve aynı zamanda devletin çıkarlarını karşılayan bir ekonomik çalışma yapmış oluruz.  

Ülke İçinde En Büyük Sorun Halkın Refahı

Suriye'de 14 yıllık savaş sona yaklaşırken, geriye toparlanmaya çalışan bir Suriye ekonomisi ve yoksullukla mücadele eden geniş halk kitleleri var. Aynı zamanda ülke topraklarının % 65'i ve ülkenin petrol kaynakları ABD, Türkiye ve çeşitli diğer güçlerin kontrolü altında..

Baas Partisi lideri ve Devlet Başkanı Beşar Esad'ın halk içinde desteği büyük ve bu parti ülkedeki komünist partileri ve diğer ilerici partilerle bir yurtsever-sosyalist koalisyon kurmuş durumda. Arap ülkelerindeki biriken sorunlar fitili ateşlemiş ve halk ayaklanmalarına yol açmıştı. Bölgede etkili olan ABD, Batılı güçler ve bölgenin güçlü ülkeleri, Türkiye, İran, İsrail ve İran bu durumu kendi çıkarlarına göre değerlendirmeye çalıştılar ve birçok ülkede ciddi iç çatışma ve savaşlar ortaya çıkmıştı.

Suriye hükümeti başta halkın desteği olmak üzere, Suriye'nin yakın dostları Rusya ve İran'ın desteği ile dış müdahalelere ve çeşitli olumsuzluklara karşı direndi. Ve Suriye hükümeti ayakta kalmayı başardı. Suriye'nin geleceği ve siyasi çözüm hala belirsizliklerle dolu.  Bunun temel nedeni başta ABD ve Türkiye olmak üzere çeşitli ülke dışı güçlerin bu ülkenin geleceğinde söz sahibi olmaya çalışması.

Türkiye hala mevcut hükümeti meşru hükümet olarak kabul etmiyor ve "özgür seçimler" yapılması baskısını arttırıyor. Ayrıca, Türkiye Suriye'deki önemli bir azınlık olan Kürtlerin sorunlarının çözümü üzerine kendisini "doğal bir taraf" olarak görüyor ve bu sorunda kendi önceliklerini merkeze alan ve ilgili diğer taraflarla müzakereye yanaşmayan bir tutum içinde…. Sosyalist-komünist partilerin bu konuda görüşü, Suriye'nin tüm sorunlarının—Kürt azınlığının talepleri dahil—Suriyelilerin önderliği ile çözülmeli…   

Yorum Bırakınız

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir