Stalin Çin Devrimi ile Kemalist devrimi nasıl karşılaştırdı?

Erkin Öncan, 20 Aralık 2023



Stalin, 13 Mayıs 1927 tarihinde Sun Yat-Sen Üniversitesi öğrencileriyle yaptığı bir konuşmada1 Çin Devrimi ile Kemalist Devrim arasında bazı karşılaştırmalar yapıyor.

Toplantıda, öğrencilerden biri Stalin'e "Kemalist bir devrim Çin'de mümkün müdür?" sorusunu soruyor.

Stalin ise bu soruyu şu ifadelerle cevaplıyor:

"Bunun Çin'de olasılık dışı ve bu nedenle imkansız olduğunu düşünüyorum. Kemalist devrim ancak Türkiye, İran veya Afgan

istan gibi sanayi proletaryasının olmadığı ya da neredeyse hiç olmadığı ve güçlü bir tarım-köylü devriminin gerçekleşmediği ülkelerde mümkün.

Kemalist Devrim, yabancı emperyalistlere karşı mücadele süreci içinde ortaya çıkan bir üst tabaka devrimidir; ticaret burjuvazisinin devrimidir. Ve daha sonraki gelişmesi içinde esasen köylülere ve işçilere karşı yönelen, bir tarım devrimi olasılığına karşı konumlanan bir devrimdir.

Kemalist bir devrim Çin'de imkansız, çünkü Çin'de köylüler arasında muazzam bir otoriteye sahip olan, mücadeleci ve aktif ve militan belirli bir sanayi proletaryası var. Çünkü Çin'de, büyüme yolu üzerindeki feodalizmin kalıntılarını silip süpüren, gelişkin bir tarım devrimi cereyan ediyor.

Kemalistlerin partisi ve Vuhan'daki sol kanat Kuomintang'ın partisi aynı kefeye konamaz, tıpkı Türkiye ve Çin'in aynı kefeye konamayacağı gibi. Ankara Vuhan'ın çok gerisinde, aynı şekilde Kemalistlerin partisi de sol Kuomintang'ın çok gerisinde.

Türkiye ile ilgili olarak emperyalizm, Suriye, Filistin, Mezopotamya ve emperyalistler için önemli olan başka bölgeleri Türkiye'nin elinden alarak daha şimdiden tüm bir dizi temel talebini gerçekleştirmiş durumda.

Türkiye şimdi 10–12 milyon nüfuslu küçük bir devlet boyutuna indirgenmiş durumda ve emperyalizm için ne ciddi bir pazar ne de önemli bir yatırım alanı.

Bunun böyle olmasında, diğer şeylerin yanında, eski Türkiye'nin (Osmanlı) bir milliyetler konglomerası (yığışımı) olması, sınırlı bir Türk nüfusun sadece Anadolu'da bulunması etkili oldu.

Emperyalizm eski Türkiye içindeki Türkler ve Araplar arasındaki ulusal düşmanlıkları kullanarak Doğu'daki çok önemli bazı bölgeleri ondan koparmakla yetinebilirken, Çin'de eski konumunu muhafaza etmek ya da bu pozisyonların en azından bir bölümünü elde tutmak için, bıçağı Çin'in kalbinin ta orta yerine saplamak, Çin'i parça parça etmek ve koskoca eyaletleri onun elinden almak zorunda.

Çin, birkaç yüz milyon nüfusa sahip ulusal olarak kompakt bir ülke ve dünyadaki sermaye ihracatı için en önemli pazarlardan birini oluşturuyor.

Bundan dolayı, orada, Türkiye'de emperyalizme karşı mücadele, Kemalistler bakımından kısa kesilen güdük bir anti-emperyalist devrimle son bulurken, Çin'de emperyalizme karşı mücadele son derece belirgin bir şekilde ulusal bir karakter kazanmaya ve adım adım derinleşmeye mahkum.

Muhalefetin (Zinovyev, Radek, Troçki) en büyük yanılgılarından biri, Türkiye ile Çin arasındaki bu derin farkı görememesi, Kemalist devrimi bir toprak devrimi ile karıştırması ve her şeyi gelişigüzel bir şekilde bir yığın haline getirmesi.

Çin milliyetçileri arasında Kemalist fikirlere taraftar olanların bulunduğunu biliyorum. Kemal rolüne talip az insan yok şimdi Çin'de. Bunların başında Çan-Kay-şek geliyor.

Bazı Japon gazetecilerin onu Çin'in Kemal'i olarak değerlendirmeye eğilimli olduklarını biliyorum. Ama bunların hepsi bir rüya, korkmuş burjuvazinin yanılsaması."

  1. Works, Vol. 9, December 1926 — July, 1927 — Foreign Languages Publishing House, Moscow, 1954. ↩︎

https://erknoncn.substack.com/p/stalin-cin-devrimi-ile-kemalist-devrimi?utm_source=profile&utm_medium=reader2

Yorum Bırakınız

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir