Sosyalist Kore'de Gıda Sorunu ve Sosyalizm

Sosyalist Ülkeler Ekolojik Tarıma Geçmeli

Zhun Xu

Yazar, ABD'deki John Jay College, City University of New York'ta Konuk Profesör

Çeviren: Ferdi Bekir

Monthly Review Dergisi Mart 2024Volume 75, Sayı 10

1990'lardaki krizin ardından Sosyalist Kore gıda sıkıntısı sorunlarını çözmek için çaba sarf etmiştir. Bu önlemler arasında serbest piyasanın daha aktif bir rol oynaması, özel girişimciliğe daha fazla teşvik, daha fazla özel tarım arazisi ve daha az düzenlenmiş ve sübvanse edilmiş bir gıda dağıtım sistemi yer almaktadır. 60

Diğer bir deyişle, Sosyalist Kore belli ölçüde burjuva yazarların önerilerinin çoğunu uygulamıştır. Ancak, bu uygulamalara karşın Sosyalist Kore'nin endüstriyel tarım modeli hala değişmemiş görünmektedir ve bu nedenle tarımın temelleri gerçek bir iyileşme göstermemiştir. Grafik 3'e göre, tahıl üretimi 1990'ların ortalarına kıyasla genel olarak daha iyi olsa da, gübre kullanımı düşük kaldığı için tahıl üretimi hala 1980'ler ve 90'ların başındaki seviyenin oldukça altındadır.

Sosyalist Kore'de günümüzde gübre ve yakıta erişimin olmaması sadece dış ödemeler (döviz) dengesi sorunlarından değil, aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşmiş Milletler tarafından uygulanan acımasız yaptırımlardan da kaynaklanmaktadır.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Gıda Programı (WFP) tarafından Sosyalist Kore'deki gıda açığına ilişkin yakın bir zamanda yapılan ortak bir değerlendirmede, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından 2017 yılında uygulanan yaptırımların "şimdiye kadarki en katı yaptırımlar" olduğu yazılıyor.61

Raporda, yakıt, makine ve ekipman yedek parçalarının ithalatına getirilen kısıtlamaların Sosyalist Kore'nin tarımına zarar verdiği, çünkü bu malzemelerdeki  yetersizliğin tarımda sulama kabiliyetini sınırladığı, verimi düşürdüğü ve mahsulleri aşırı hava koşulları değişimlerine karşı hassas hale getirdiği savunuldu.

Raporda ayrıca Sosyalist Kore'nin tarımının makineleşmesinde ciddi bir bozulma olduğu da kaydedildi: " Tarım Makinelerinin eskimiş olması…. yedek ve değiştirilebilir parçaların bulunamaması ve yakıt sıkıntısı nedeniyle…. ülkedeki tarımın makineleşme düzeyi belirgin bir şekilde azalmıştır. Tarımsal faaliyetlerde gecikmeler yaşanmaktadır çünkü el emeği ve hayvanlar makinelerin yerini almaktadır. "62

Yani, endüstriyel tarımın en önemli dayanaklarından bazıları, yüksek makineleşme döneminden onlarca yıl sonra Kore'de çözülmeden kalıyor.

Neyse ki sosyalist geleneğin bir parçası olan kamucu bölüşüm sistemi hâlâ yürürlükte. Ulusal düzeyde merkezi olarak planlanan bu sistem, kayıtlı tüm hanelere düşük fiyatlarla ayda iki kez gıda karnesi sağlıyor.63

Örneğin 2018 ve 2019 yıllarında, kamunun yönettiği karne sistemindeki gıda maddeleri fiyatları piyasa fiyatlarından yaklaşık on beş kat daha düşüktü.64

Böylesine eşitlikçi bir gıda karne dağıtım sistemi olmasaydı Sosyalist Kore'deki gıda sorunu muhtemelen daha kötü olurdu.

Buna karşın, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı'nın eski yöneticisi Natsios, piyasa mekanizmasının tek doğru çözüm yolu olduğunu savunurken, "Kore'de çalışan bazı Kalkınma Ajansı çalışanlarının eşitlikçi kamu dağıtım sistemine hayranlık duyduğunu" kabul ediyor. Natsios, bu çalışanların sadece saf olduklarını ve kendilerini kandırıldıklarını da öne sürmüştür.65

Bununla birlikte, eşitlikçi bir dağıtım sistemi tek başına gıda sorununun tamamını çözmemektedir. Kamusal karneli gıda dağıtım sistemi gıdaya temel erişimi sağlasa da 2012'den bu yana sunulan ürün miktarı azalmakta ve hükümetin koyduğu hedeflerin oldukça altında kalmaktadır.66

Sosyalist Kore'nin diğer hedeflerinin yanı sıra gıdaya erişimi artırmak için hala birçok zorluğun üstesinden gelmesi ve yeni bir kalkınma yolu inşa etmesi gerekmektedir.

Yukarıda da belirtildiği üzere, Sosyalist Kore'nin önündeki temel zorluk gelir ya da teknoloji eksikliğinden ziyade, özellikle Kore yarımadasındaki jeopolitik çatışmanın kısıtlamaları altında endüstriyel tarımın geri kalmışlığı ile ilgilidir.

Endüstriyel tarımın aşılması ve çağdaş bir alternatif tarım sistemine geçilmesi

Siyasi açıdan bakıldığında, endüstriyel tarımın aşılması ve çağdaş bir alternatif tarım sistemine geçilmesi birçok zengin ülkeye kıyasla Sosyalist Kore'de daha az itirazla karşılaşabilir.

Sosyalist Kore'nin karşı karşıya olduğu zorluklarla birlikte, Kore liderlerinin alternatif bir tarım inşa etmek için gerçek bir isteği var.

Sosyalist Kore liderlerine romantik yaklaşmaya gerek yok, ancak ülkenin ekonomi politiğini anlamakta fayda var. Yıllarca süren zorluklara rağmen Sosyalist Kore Yeltsin dönemi Sovyetler Birliği'ndeki şok terapisi ekonomi modelini ya da Çin'de olduğu gibi piyasa ekonomisine doğru kademeli bir geçiş yolunu seçmedi. Sosyalist Kore hükümeti daha küçük ölçeklerde piyasalaşma adımları uyguladı, ancak bunların hiçbiri köklü değişikliklere neden olmadı.

Daha da önemlisi, bu çıkmaz 1990'lardaki krizden önce ulaşılan yüksek sanayileşmenin bir sonucudur. Çin tipi kademeli olarak piyasa ekonomisine geçiş  özünde kırsal kesimde büyük bir potansiyel yedek işçi ordusunun varlığına dayanmaktadır.

 Böyle büyük bir potansiyel yedek işçi ordusu olmayan bir ülked, piyasaya geçiş mevcut işçiler arasında bir yedek işçi ordusu yaratmak zorunda kalacaktır. Sovyetler Birliği tipi şok terapisi ekonomisinde böyle oldu. .

Sosyalist Kore uzun yıllar boyunca başarılı bir sanayileşme süreci geçirmiş ve 1980'lere gelindiğinde oldukça ileri düzeyde kentleşmişti.

Köylerde kayda değer bir potansiyel yedek ordusu olmadığından, Pazar ekonomisine kademeli geçiş modeli uygulanabilir değildi.

Aynı zamanda, şok terapisi Sovyetler Birliği'nin yıkılmasının ardından ortaya çıkan korkunç bir modeldi ve feci sonuçları göz önüne alındığında Sosyalist Kore işçi sınıfı ya da toplumun geneli için pek de ikna edici olmazdı.

Bu nedenle Sosyalist Kore, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından on yıllar sonra bile, piyasa ekonomisini benimsemeye yönelik tekrarlanan girişimlere rağmen, en azından kısmen Sovyet modelinin bazı temel unsurlarını hala korumaktadır.

Benzer bir şekilde, nesnel koşullar göz önüne alındığında Yeşil Devrim çağında inşa edilen eski ve olumsuz endüstriyel tarımdan çok daha faydacı, etkili ve ekolojik bir tarım tarzına geçiş yapmak çok mantıklı olacaktır. Sosyalist Kore'deki elitlerin bu konuda ne düşündüğünü tam bilemiyorum.

Yeşil devrim Nedir? 1950'lerden itibaren büyük ölçüde yeni, yüksek verimli tahıl tohum türlerinin gelişmekte olan ülkelere girmesiyle birlikte ortaya çıkan gıda tahılları (özellikle buğday ve pirinç) üretimindeki büyük artış. İlk büyük başarılar Meksika ve Hindistan alt kıtasında olmuştur. Yeni tahıl tohum türleri yüksek verim elde etmek için büyük miktarlarda kimyasal gübre ve tarım ilacı gerektirmekte, bu da maliyet ve potansiyel olarak zararlı çevresel etkiler konusunda büyük sorunlara yol açmaktadır.

Ukrayna savaşından bu yana Avrupa'da son dönemde yaşanan jeopolitik kırılmalar, dolayısıyla yüksek petrol ve gübre fiyatları durumu Avrupalıları fosil yakıtlardan uzaklaşmaya zorlayacaktır.

Eski Endüstriyel tarımın yarattığı sorunlar Sosyalist Kore ile sınırlı değildir. Aynı bölgede olan, çok daha yüksek gelirlere sahip olan Güney Kore ve Japonya da kendilerini beslemede pek başarılı olamamıştır.

SOSYALİST KORE GÜBRE KULLANIM YOĞUNLUĞUNU DÜŞÜK TUTTUĞU HALDE NASIL BAŞARILI OLUYOR

Birinci olarak, Sosyalist Kore ve Sosyalist Küba diğer tüm ülkelerden daha düşük bir gübre kullanım yoğunluğuna sahiptir.

Sosyalist Kore, Güney Kore, Japonya ve Çin'in elde ettiği ürünün yarısından fazlasını, bu saydığım ülkelerin gübre kullanım yoğunluğunun 15'te birinden daha azıyla elde etmeyi başarmıştır.

Eğer Sosyalist Kore veya Küba gübre kullanım yoğunluklarını ABD seviyelerine yükseltselerdi tahıl ürünü verimleri büyük olasılıkla önemli ölçüde artar ve hatta ABD'deki ürün seviyelerinden daha yüksek olabilir.

İkinci olarak, Güney Kore yirmi kat daha fazla gübre kullanımına sahip olmasına rağmen Sosyalist Kore ile hemen hemen aynı miktarda tahıl üretmektedir. Ayrıca hem Güney Kore hem de Japonya dışarıdan gıda ithalatına büyük ölçüde bağımlıdır. Başka bir deyişle, son derece yoğun endüstriyel tarıma sahip bu zengin Doğu Asyalı kapitalist ülkeler, küresel pazardan büyük miktarlarda gıda satın alabildikleri için büyük bir gıda sıkıntısı yaşamıyor.

Çok daha geniş topraklara sahip bir komşu olarak Çin, büyük ölçüde kendi kendine yeterlilik düzeyine sahiptir, ancak Yeşil Devrim politikasının bazı yönlerini uygulamasından onlarca yıl sonra muazzam sorunlara sahiptir.  

Kısmen endüstriyel tarımın hızla gelişmesi ve tarımsal kimyasallarının aşırı kullanımı nedeniyle Çin, tarımda aile sorumluk sistemine (dekolektivizasyon) geçmesinden sonraki 40 yılda önemli ölçüde toprak asitlenmesi, toprak bozulması ve toprak kirliliğine tanık olmuştur.

 Çin liderlerinin ekolojik üretim ve ekolojik bir uygarlık kurulması çağrısında bulunması en azından kısmen bu sorunlarla bağlantılıdır.

Tablo 1' e baktığınıza ayrıca Küba'nın gıda sorununun hala büyük olduğunu göstermektedir.

Sosyalist Kore gibi Küba'nın ekonomisi de Sovyetler Birliği merkezli ekonomik ticaret ağının sona ermesinden bu yana büyük zarar gördü ve Küba benzer şekilde ABD tarafından uzun süreli bir ablukaya maruz kaldı. Küba'daki 1990'ların başındaki "özel dönem "den bu yana Küba halkı, oldukça etkili olan sürdürülebilir tarımsal ekoloji modellerini keşfetti.

 Küba ayrıca Sosyalist Kore'ye kıyasla daha fazla gıda ve gübre ithal edebilmiş, bu da gıda sorununun bir kısmını hafifletmeye yardımcı olmuştur.

Küba'nın tahıl üretimi 1990 ve 1993 yılları arasında yarıdan fazla düşmüş, ancak üretim hızla 1997 yılındaki hızla tarihi seviyeye yükselmiştir.71

Aynı zamanda Küba "iki çok farklı gıda üretim modeli geliştirmiştir: birincisi, yüksek girdili yoğun bir model ve ikincisi "özel dönemin" başlangıcından itibaren düşük girdiye dayalı tarımsal ekolojiye yönelik başka bir model. "72

Bu durum, Küba'nın fosil yakıtlara ve kimyasallara olan bağımlılığını sistematik olarak azaltamadığı anlamına gelmektedir.

Küba'da gıda üretimi, 2020'de başlayan en son ekonomik krize kadar içinde bulunduğumuz yüzyıl boyunca sabit kalmıştır. Şimdiye kadarki raporlar, gıda kıtlığının temel nedeni olarak fosil yakıt ve gübre eksikliğine işaret ediyor.

Endüstriyel tarım krizlere yol açıyor

 Eğer sorun buysa, mevcut kriz yine endüstriyel tarımla ilgili olan bir krizdir ve hem Küba'nın hem de Sosyalist Kore'nin 1990'larda karşılaştığı zorluklarla aynı niteliktedir.

Sosyalist Kore, Küba ve diğer ülkelerin tarım uygulamalarından alınan dersler, endüstriyel tarımın -görünüşte verimli ve hatta "bilimsel" olsa bile- güvenilmez ve sürdürülemez olduğunu güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.

20. yüzyıl sosyalistlerinin maalesef genellikle endüstriyel tarım modelini doğal kabul ettiklerini kabul etmeliyiz. Kim İl Sung da sosyalizmin tarımını böyle düşünmüştü.

Bizce, sosyalizm veya da çalışan insanları sürdürülebilir bir şekilde beslemeye yönelik her türlü girişim, endüstriyel tarım modelini aşıp onun ötesine geçmelidir.

Bence, Sosyalist Kore'nin deneyimlerinin nesnel bir şekilde incelenmesi atılması gereken ilk adım olmalı. Bu ülkenin deneyimi diğer sosyalist ülkelerin deneyimlerinden olumlu anlamda farklıdır. Ayrıca, Sosyalizm olmadan ekolojik tarım mümkün değildir.

Eğer bir toplum fosil yakıtları ve yoğun kimyasal uygulamaları aşamalı olarak ortadan kaldırmak istiyorsa tarım ve diğer faaliyetlerde kayda değer düzeyde kol emeğini ve güçlü ve kalabalık bir kırsal kesim nüfusunu koruması gerekir.

Bu ise, kapitalizm tarihinde gördüğümüz genel eğilime aykırıdır. İnsanlar hem kol ve kafa emeğin bölünmesine hem de kent ve kırın birbirinden ayrılmasına son verecek etkili ekonomik araçları geliştirmelidir. Bu sosyalizmi tanımlamanın bir başka yoludur.

 Kaynaklar

         Tim Beal, "Ateş Hattı," Monthly Review Dergisi 73, no. 3 (temmuz–Agustos 2021): sayfa 92–111.

 Beal, "In Line of Fire"; Martin Hart-Landsberg, "The Need for A New U.S. Foreign Policy Toward Socialist Korea," The Bullet, June 13, 2017.

 John Halliday, "Socialist Kore Bulmacası," New Left Review Dergisi, I/127 (May–June 1981): 18–52

Joseph S. Nye Jr., "Sosyalist Kore Bulmacası," Korea Times, December 6, 2010.

 Maddison Project Database, version 2018; Jutta Bolt, Robert Inklaar, Herman de Jong, and Jan Luiten van Zanden, "Rebasing 'Maddison': New Income Comparisons and the Shape of Long-Run Economic Development," GGDC Research Memorandum No. 174, Groningen Growth and Development Centre, Groningen University, Groningen, Hollanda, 2018, ggdc.net/maddison.

 Gavan McCormack, "Sosyalist Kore: Kimilsungizmin Sosyalizm Yolu?," Bulletin of Concerned Asian Scholars 13, no. 4 (1981): 50–60.

 McCormack, Socialist Kore: Kimilsungizmin Sosyalizm Yolu?

Yorum Bırakınız

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir