Sosyalist Evrensel ve Liberal Çizgideki Gazete Duvar Ortak Yazarından Sosyalist Çin Üzerine İnciler

Cem Kızılçeç

Yazar, sosyalist Çin'de genel seçim yok diye yazıyor. Peki Çin Ulusal Halk Meclisi, 27 eyaletteki halk meclisleri, Çin Politik Danışma Meclisleri… bunların on binlerce üyeleri atama ile mi geliyor? Herhalde Sovyetler Birliği ve diğer sosyalist ülkelerde de otoriter diktatörlükler olduğu için genel seçimler yoktu. Yazarın sosyalist demokrasiyi otoriter rejim olarak gördüğü açık. O kadar ki, Parti Merkez Komitesi üyelerinin kapalı oyla seçildiğini yazıyor… El kaldırma yöntemi ile mi yapılacaktı?

Yazara göre, Marksist komünist Xi Jinping de, Modi, Orban, Erdoğan, Duterte ve Trump gibi otoriter bir milliyetçi lider. Çin'deki partinin meşruiyeti sosyalizmin inşasındaki başarılardan değil, Çin milliyetçiliğinden geliyormuş… Yazar yazıyor: "ÇKP, yirminci yüzyıldaki tüm ulus-devletlerde olduğu gibi… ulus- kurucu rol üstlenen bütün partiler gibi milliyetçi."[1] Peki soralım, bu milliyetçilik dış politikaya ve uluslararası sorunlara nasıl yansıyor? Çin'in kalkınmasını diğer ülkelerle paylaşmak, insanlığın ortak kader topluluğunu inşa etmek, adil bir dünya ekonomik düzenini savunmak ve gelişmekte olan ülkelerin yanında kararlı bir şekilde durmak, bunların milliyetçilikle ne alakası var? Çin'in Batılı sağ popülist liderler gibi, (Trump'ın Önce Amerika sloganını hatırlayın) önce Çin dediği görülmüş mü?

Çin neoliberal kalkınma modeli uyguluyormuş, neoliberal kalkınma modeli nasıl oluyor da 20 yılda mutlak yoksulluğu sınırlıyor. 400 milyonluk bir orta gelir grubu yaratıyor, işsizliğe son veriyor, çalışanların net harcanabilir gelirlerini ülkenin kalkınma oranının çok daha üstünde oranlarla arttırıyor, Çin halkının alım gücü nasıl dünya birincisi olabiliyor? 

Çin gelir dağılımında ortaya çıkan bozulmaları aşmak için sürekli başarılı devrimci önlemler alıyor. Neoliberalizm buysa ne kadar güzelmiş!

Yazar, sosyalist ülkelerde kapitalizme dönüş talep eden liberal karşı devrimci ayaklanmaların hayranı, Amerikan bayrakları ile yapılan ünlü 1989 Tian An Men "direnişine" hayranlığını gizlemiyor: yürüyen tankları tek başına durduran cesur "Tank Adam"… Bu direnişin gençlik önderlerinden ve şu anda ABD'de yaşayan Minqi'nin özeleştirisine bakılmasını tavsiye ederim. Ayrıca meraklılar için Çin karşıtı sosyalist Haber Sol'da 2021 yılında yayınlanan 'Tiananmen Katliamı' masalı: Gerçekte neler oldu? Yazısında Batılı gazetecilerin bu olay hakkında yaptığı itiraflar okunmalı. (Yazıya buradan ulaşabilirsiniz.)

Yazarın kapitalist büyük tekeller ve istihbarat servisleri için Çin'deki politik liderlik araştırması yapan Batılı düşünce kuruluşlarının spekülatif teorilerine dayalı hayali varsayımları var.[2]

Yazarın Çok Kuvvetli İstihbaratları Var

Yazarın çok kuvvetli siyasi lider istihbaratları var, fakat bunların kaynaklarını açıkça belirtmiyor; çünkü belirtirse bunların Batılı tekellerin düşünce kuruluşlarına dayandığı açığa çıkacak. Yazarın tezleri:  

Tez bir: Hu Jintao zorla salondan çıkarıldı… parti içindeki muhalefetin lideri Hu Jintao imiş, Hu Jintao'nun başbakanlık için önerdiği lider başbakan olamamış… Xi Jinping'in adamı olan Li Qiang Başbakan seçilmesi kesinleşmiş, Xi Jinping'in ordu, polis ve istihbarat üzerinde tam kontrolünün olduğu bir gerçek. 

Tez iki: Başbakan Li Keqiang, Xi Jinping ile aynı hizipten değil, farklı bir hizipten geliyor. Li Keqiang yeni Başbakanın da kendisi gibi Xi Jinping'in hizbinden değil başka bir hizipten birisinin olmasını istiyormuş…

Xi Jinping, parti içindeki seçkinlerin mensup olduğu Şanghay hizbinden gelirken, Başbakan Li Keqiang, halkın arasından çıkmış ve parti tarafından yetiştirilmiş bir lider ve Parti Gençlik Örgütünden geliyor. Xi Jinping prensmiş, tepeden paraşütle gelmiş, Xi Jinping'in biyografisini okuyan aklı selim birinin onun nasıl başarılı çalışma ile adım adım yükseldiğini görebilir. (Güzel bir biyografiye buradan ulaşabilirsiniz.)

Bir başka görüş: Xi Jinping, iktidara geldiği günden itibaren rakiplerini yolsuzluk soruşturmalarıyla tasfiye etti.

Xi Jinping hem muhalefeti hem de kendisini temsil edecek olan orta yolcu bir başbakan adayını da tasfiye etmiş. Muhalefetin adayı da beklenmedik bir şekilde son gün tasfiye edilmiş. Wang Yang, Hu Chunhua ve Şincan-Uygur politikalarının mimarı Chen Quanguo emeklilik yoluyla tasfiye edilmiş. Yazar okuyucuyu nasıl da aldatıyor, bunların iki dönem aynı göreve seçilmeme kuralına takıldıklarını bilmiyor mu? Yazar bunu biliyor ama, bir tasfiye masalı uydurması gerekiyor… Kaynak ABD mali sermayesinin dış politika yayın organı Foreign Policy dergisinden alınmış…[3]

Böylece Parti yönetiminde Xi Jinping diktatörlüğü kurulmuş oluyor. Tam da Batılı tekellerin sözcülerinin son 6 yıldır sürekli iddia ettikleri gibi Çin Xi Jinping ile birlikte Mao döneminin diktatörlüğü dönemine geri dönmüş oluyor. Yazar bu görüşü de destekliyor şöyle yazmış: "hukukun üstünlüğünün ilkesinin yerini hukuka dayalı yönetimin aldığı kesinleşti….  Bunun bir delili de, artık Maoizm gibi "Xiizm" denilen ideolojinin partinin programına bu son Kongrede girmiş olması…[4]"

İşte yazardan bir tahrifat daha, ÇKP programında partinin eylemlerinin yol gösterici ideolojisi Marksizm-Leninizm, Mao Zedung düşüncesi olarak geçiyor. Parti programında tek başına Maoizm diye bir şey yok.

Ayrıca, Xiizm diye bir ideoloji yok. Xi Jinping'in Yeni Dönemde Çine Özgü Sosyalizm Düşüncesi bu kongrede değil 5 yıl önceki Parti kongresinde Parti Programına ilave edildi. Yazar işçileri "izmlerin", büyük meta ideolojilerin dehşetinden korumak istiyor. Aman Maoizm ve Xiizm gibi "izmlere" ve doktrinlere kapılamayın. Çini bu kadar yakından takip eden birinin bunu bilmemesi olanaksız, ama yazar büyük resmi görmek istemediği için bunları göremez. 

Tez üç: Çin'de Parti Kongresi öncesi darbe söylentisini yayan Falung Gong tarikatıymış… Peki yazar bu tarikatın aynen FETÖ gibi CIA tarafından yönetildiğini bilmiyor mu? Neden bunu yazmıyor?

Büyük Resme Dikkatle Bakmak

Yazar, Çin Komünist Partisi gibi son 40 yıl içinde genellikle sağlıklı bir gelişme yolu içinde olan, sosyalist demokrasiyi ve halkın yönetime katılım araçlarını ve kanallarını sürekli genişleten, parti içi demokrasiyi sürekli reformlarla daha derinleştiren bir partiyi, düşmanlaştırmaya ve hizip çatışmaları ve tasfiyelerle, saray entrikaları ile boğuşan gerici, halktan kopuk bir partiye dönüştürmeye çalışıyor.

Batılı tekellerin sözcülerinin yaptığı gibi Çin'de sosyalist demokrasiyi gizleyip Çin'in otoriter bir tek parti dikta rejimi olduğu ve genel seçimlerin olmadığı propagandasını yapıyor. Ekim Devriminden bu yana 100 yıldır bu anti-komünist propaganda ile işçileri aldatmaya çalıştılar, ABD ve Batı Avrupa'nın demokrasinin kalesi olduğunu yazdılar. Çin'de sosyalist demokrasi gerçeği ve halkın ülkenin efendisi olduğu gerçeği her geçen gün daha net ortaya çıkıyor, güneş balçıkla sıvanamaz… Sosyalist Evrensel'in İngiltere'den yazan yeni köşe yazarına başarılar diliyoruz.    


[1] https://www.gazeteduvar.com.tr/cinin-super-guc-olmasinda-ckpnin-rolu-makale-1527981

[2] https://www.evrensel.net/yazi/91843/ckp-kongresi-tarihi-bir-donum-noktasi

[3] https://foreignpolicy.com/2022/10/22/china-xi-jinping-hu-jintao-ccp-congress/

[4] https://www.evrensel.net/yazi/91843/ckp-kongresi-tarihi-bir-donum-noktasi

Yorum Bırakınız

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir