Rusya Federasyonu Komünist Partisi Lideri Navikov'un Konuşması : Sovyetler Birliği'ne Son Verildi, Fakat Dünya Sosyalizm Pratiği Devam Ediyor

Rusya Federasyonu Komünist Partisi – Ana Muhalefet Partisi

Çeviren Erkin Öncan ve Ferdi Bekir

Bu konuşma 28 Kasım 2023'de, Çin'deki Uluslararası Dünya Sosyalizmi Konferansı'nda Yapılmıştır.

Rusya Federasyonu Komünist Partisi Merkez Komitesi Başkan Yardımcısı, Rusya'nın Parlamentosu olan Devlet Duması'nda Uluslararası İşler Komitesi Birinci Başkan Yardımcısı D.G. Novikov, konferansın açılışında yaptığı selamlama konuşmasının yanı sıra, bilimsel konferansın devamında düzenlenen genel oturumda da konuşma yaptı.

Konuşma metnini okuyucuların dikkatine sunuyoruz.

Değerli konferans katılımcıları!

İki günlük konferans çalışmamız çok çeşitli sorunların tartışılmasıyla geçti. Bu sorunlar arasında dünya sosyalizminin teorisi ve tarihi, Çin Halk Cumhuriyeti'nin Çin Komünist Partisi önderliğindeki gelişim deneyiminin incelenmesi, siyasi partilerin pratiği ve devrimci ve evrimci değişimlerdeki rolleri yer almaktadır.

15 Mart 2023 tarihinde, ÇKP ve dünyadaki siyasi partilerin Üst Düzey Diyaloğu sırasında Xi Jinping, insan uygarlığının mevcut gelişim aşamasının birçok küresel tehdit ve zorluğun iç içe geçmesi ve üst üste binmesiyle şekillendiğini vurguladı. Küresel ekonomik toparlanmada zorluklar devam etmekte, Kuzey-Güney ülkeleri arasında kalkınma farkları genişlemekte ve ekolojik çevre bozulmaktadır. Soğuk Savaş zihniyeti ortadan kalkmış değil.

Her komünist, insanlığın çağdaş küresel sorunlarının büyük çoğunluğunun temel nedenini iyi bilir. Tüm bu sorunlar ortak bir nedende, en büyük, ana sorun olan kapitalizmin genel krizinin derinleşmesinde birleşmektedir.

Bolşevizmin kurucusu olan Lenin de Birinci Dünya Savaşı sırasındaki çalışmalarında, emperyalizm aşamasına geçişle birlikte kapitalizmin ilerici tarihsel rolünü kaybettiğini kanıtlamıştır: Kapitalizm bir çöküş ve çürüme aşamasına, derin bir kriz aşamasına girmiştir.

Büyük Sosyalist Ekim Devrimi'nin 1917'deki zaferi kapitalizmin krizini kalıcı bir olgu haline getirdi. SSCB'nin yıkılması hiç de "tarihin sonu" değildi. Ana küresel eğilimi değiştirmedi – kapitalizmin genel krizinin sona ermesine yol açmadı.

Bu, aşağıdaki gibi üç ana durumla Kendisini göstermektedir:

1. ABD ve uydularının SSCB'ye karşı kazandığı zafer, emperyalist Batı ülkelerinin ekonomik sorunlarının şiddetini hafifletmesini sağladı. Dünya sermayesi artık, daha önce Karşılıklı Ekonomik Yardımlaşma Konseyi'ni (COMECON) oluşturan ülkelerden oluşan devasa bir pazara sahipti. Aynı zamanda, bu pazar, satışlar ve hammadde kaynakları için büyük ölçekli bir pazardı. Eski SSCB'nin önde gelen bilim merkezlerinden ABD ve Avrupa Birliği'ne aktif bir "beyin göçü" başladı. Tüm bunlar, Batı ülkelerinin ekonomilerinin güçlü bir ekonomik "doping" aldığı anlamını taşıyordu. Ancak bu bile kapitalizmin uzun vadeli istikrarına yardımcı olmadı. Bunun kanıtı 2008 mali ve ekonomik kriziydi.

2. Kapitalizmin paragöz doğası hiçbir yerde ortadan kalkmadı. Aksine, SSCB'nin yıkılmasıyla birlikte emperyalistler diğer ülkelerin işlerine çok daha aktif bir şekilde müdahale etmeye ve dünyaya kendi iradelerini dikte etmeye başladılar. Varşova Paktı'nın dağılması NATO'nun da dağılmasına yol açmadı. Aksine, NATO faaliyetlerini önemli ölçüde genişletti. Dolayısıyla SSCB'nin yıkılması Fukuyama'nın iddia ettiği gibi "tarihin sonu" değil, daha da şiddetli bir krizin başlangıcıydı. Bu kriz oligarşik sermayenin saldırganlığı tarafından kışkırtılmıştı ve dünya siyasetindeki belirtileri şunlardı: savaşların ve çatışmaların büyümesi, "renkli devrimler" kisvesi altında hükümet darbeleri ve uluslararası durumun genel istikrarsızlaşması.

3. Sovyetler Birliği'ne son veren emperyalist Batı ülkeleri, dünyanın sosyalizm pratiğine son vermeyi başaramadılar. Sosyalist inşa Çin, Vietnam, Küba, Kuzey Kore ve Laos tarafından sürdürülüyor. Dünya sahnesinde sosyalizm mücadelesinin Kızıl Bayrağı, Çin Komünist Partisi tarafından güvenle taşınmaktadır. Çin Halk Cumhuriyeti'nin dünya nüfusu ve dünya ekonomisi içindeki ağırlığı göz önüne alındığında, Çin modernleşmesinin olağanüstü başarıları aynı zamanda dünya sosyalizminin başarıları haline gelmiştir.

Bugün önde gelen burjuva partileri ve onların siyasi liderleri, büyük hayalleri olan "komünizmi sona erdirme "nin gerçekleşmediğinin çok iyi farkındalar. Çin'in yükselişi dünyadaki toplumsal güçler dengesini sosyalizm lehine değiştirmektedir. Amerika Birleşik Devletleri'nde Cumhuriyetçi ve Demokrat partiler arasında pek çok konuda yoğun tartışmalar yaşanmasına rağmen, her iki parti de büyük oligarşik sermayenin çıkarlarının sözcüsü olmaya devam etmektedir. Sosyalizm ve komünist perspektif onlar için kabul edilemezdir. Bu bağlamda, aktif anti-komünist retorik eski ABD Başkanı Donald Trump'ın siyasi sözlüğüne geri döndü. Ve doğal olarak bu söylemin Çin karşıtı propaganda ile yakından bağlantılı olduğu ortaya çıktı.

Farklı ülkelerdeki bazı uzmanlar, siyaset bilimciler ve politikacılar ABD Başkanlığına Biden'ın seçilmesiyle birlikte bu durumun değişeceğini varsaymışlardır. Ancak, anti-komünist ve Çin karşıtı tutum Washington'un politikasından kaybolmadı. Dolayısıyla, bu konuda ABD'nin tüm siyasi elitinin birleşik bir politikasını görüyoruz. Başka bir deyişle, ABD'de anti-komünist ve Çin karşıtı bir rota izlenmesi konusunda Cumhuriyetçi ve Demokrat partiler arasında bir uzlaşma söz konusudur.

ABD büyük sermayesi, Çin toplumunun sosyalist karakterinden memnun değildir. ÇKP 20. Kongresi'nin tarihsel önemi, öncelikle ülkede sosyalizmi güçlendirmek için önemli ve sağlam adımlar atmış olmasında yatmaktadır. Kongre, partiyi yeni dönemde Çin'e özgü sosyalizmi inşa etmeye ve Çin tarzı modernleşmeyi gerçekleştirmeye yönelik yeni bir yaklaşıma yöneltmiştir. 30 Haziran 2023'te ÇKP Merkez Komitesi Politbüro üyelerinin yaptığı toplu bir çalışmada Genel Sekreter Xi Jinping, partinin başarısının nedenlerinin "bilimsel Marksizm teorisinde ustalaşmak ve yeni gerçekleri dikkate alarak teorik yenilikleri sürekli teşvik etmek "te olduğunu özellikle belirtti.

2022 yazında, Çin Komünist Partisi ve Dünya Marksist Partileri Forumu gerçekleşti. Forumda bir rapor sunan Rusya Federasyonu Komünist Partisi Merkez Komitesi Başkanı Gennady Zyuganov şunları vurguladı: Çin'in kalkınma deneyimi giderek daha evrensel hale geliyor. Aynı zamanda Rusya Federasyonu Komünist Partisi, "Çin mucizesinin" ana nedeninin, temel dayanağının Çin Komünist Partisi'nin başarılı, yaratıcı devlet politikası olduğunu birçok kez vurgulamıştır.

Rusya'da küresel kalkınmayla ilgili tartışmalara katılan bazı katılımcılar, Çin'in başarısının nedeninin Çin halkının özel çalışkanlığı olduğunu savunuyor. Dolayısıyla bu "uzmanlar" bir hileye, bir tür kurnazlığa başvuruyor. Çinliler için güzel şeyler söylemek istiyorlar ama asıl meseleden, yani ÇKP'nin ülkelerinin kalkınmasındaki, Çin toplumunun gelişmesindeki özel rolünü kabul etmekten kaçınıyorlar.

Buna cevaben şunu vurgulamak zorundayım: Evet, elbette Çin halkı gerçekten de çok çalışkandır. Bu onun değişmez bir özelliğidir. Bu özellik 20. ve 21. yüzyılların başında ortaya çıkmamıştır. Çin halkı bunu yüzyıllar boyunca geliştirmiştir. Ancak bu karakteristik özellik 19. yüzyılda ve 20. yüzyılın ilk yarısında Çin'i yabancı devletlerin yarı sömürgesi olmaktan koruyamadı. Fakat ÇKP'nin politikaları Çin'i korumayı başardı. Çin halkının birçok problemi çözmesine, yeteneklerini ortaya çıkarmasına, sıkı çalışmasını ve tüm potansiyelini göstermesine izin veren parti oldu.

Bu Şubat ayında Rusya Federasyonu Komünist Partisi'nin yeniden kurulmasının üzerinden 30 yıl geçti. Rusya'da Komünist Parti 1991 yılında Devlet Başkanı Boris Yeltsin'in yasadışı bir kararnamesiyle yasaklanmıştı. Rus komünistler 1993 yılında partilerini yeniden kurmayı başardılar. Geçtiğimiz 30 yıl boyunca Rusya Federasyonu Komünist Partisi, Rusya'nın uluslararası arenada yeni bir siyasi platforma geçişinde önemli bir rol oynamıştır.

Rusya Federasyonu 30 yıldır kapitalist bir temelde gelişmeye çalışmasına rağmen, siyasetinde önemli bir dönüşüm meydana gelmiştir. Doksanlı yıllarda Rusya dünya sahnesinde, geçici olarak G8'e dönüşen G7 ülkelerinin politikalarının gerisinde kalmıştır.

2000'li yıllarda Rus politikasında ulusal egemenliğin korunması ve adil bir uluslararası ilişkiler sisteminin sürdürülmesi lehine önemli değişiklikler meydana geldi. Rusya'nın en büyük muhalefet partisi olan Rusya Federasyonu Komünist Partisi, tüm bu süre boyunca bu tür değişiklikler konusunda ısrarcı olmuştur.

Rusya'nın istekleri yavaş yavaş ABD ve uydularıyla açık bir çatışmaya yol açtı. Moskova, Batılı hükümetlerin yaptırım savaşı, NATO'nun saldırgan faaliyetlerinin yoğunlaşması, enformasyon saldırıları ve siyasi provokasyonlarla karşı karşıya kaldı. Buna karşılık Rusya, yeni sömürgeciliğe karşı muhalefetini güçlendirmekte ve adil uluslararası ilişkiler kurma politikası izlemektedir.

Bugün Moskova'nın siyasetinde, Rusya Federasyonu Komünist Partisi'nin aktif olarak savunduğu, giderek daha emin bir "Doğu'ya dönüş" var. Bu durum en açık şekilde Çin ile ekonomik işbirliğinin büyümesinde kendini göstermektedir. Ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmi her yıl yeni rekorlar kırmaktadır. Rusya Federasyonu Komünist Partisi, Rus-Çin ilişkilerinin güçlendirilmesini aktif olarak desteklemektedir.

Partimiz, ÇKP'nin dünya sosyalizmi davasına yaptığı olağanüstü katkıyı tüm kalbiyle desteklemektedir. Ancak komünistler için birbirlerinin deneyimlerini olumlu değerlendirmek yeterli değildir. Sosyalist inşadaki başarıları sürekli olarak tanıtmalıyız. ÇKP'nin başarılarının tanıtılması, Rusya Federasyonu Komünist Partisi'nin enformasyon çalışması alanlarından biridir.

Size birkaç örnek vermeme izin verin.

Rusya Federasyonu Komünist Partisi Merkez Komitesi, Rus-Çin Dostluk Derneği ve Rusya'daki Çin Büyükelçiliği ile birlikte Moskova'da ve ülkemizin diğer bölgelerinde ÇKP'nin 100. yıldönümünü geniş çaplı olarak kutladı.

Rusya Federasyonu Komünist Partisi'nin iki ülke arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesine yaptığı katkının tanınması, Rusya Federasyonu Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Başkan Yardımcısı, Rusya Federasyonu Federal Meclisi Devlet Duması Birinci Başkan Yardımcısı I.I. Melnikova'nın Rus-Çin Dostluk Derneği Başkanı olarak seçilmesiyle gerçekleşti.

Rusya Federasyonu Komünist Partisi'nin tüm parti medyası, Çin Halk Cumhuriyeti'nin sosyalist karakterini ortaya koyan başarılarını düzenli olarak haberleştirmektedir.

Rusya Federasyonu Komünist Partisi TV kanalı " Kızıl Hat (Red Line)", Çinli ortaklarıyla birlikte iki yıldır "China Today" projesini uyguluyor. Bu sayede Rus TV izleyicileri Çin'de çekilen belgesel ve uzun metrajlı filmleri Rusça olarak izleme fırsatı buldu.

Xi Jinping Düşüncesi ve Çin'e Özgü Sosyalizm Çalışmaları Merkezi bu yıl Moskova'da açıldı. Rusya Federasyonu Komünist Partisi Merkez Komitesi bu Merkezin faaliyetlerini desteklemektedir.

Değerli dostlar!

Konferansımızın açılışında sizlere Rusya Federasyonu Komünist Partisi'nin "Lenin yaşıyor! Geleceğe – Lenin'le Birlikte başlıklı "programını anlatma fırsatı buldum.

 Bu programın hazırlanması sırasında, uluslararası etkinlikler de dahil olmak üzere bir dizi etkinliğin ana hatlarını belirledik. Çin'den ve dünyanın diğer ülkelerinden yoldaşlarımızı Vladimir İlyiç Lenin'in anısının 100. yıldönümünü birlikte kutlamaya davet ediyoruz!

Yorum Bırakınız

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir