Osmanlı'nın Önemli Temel Çelişmesi Olan Emperyalizm Üzerine Çin Tarihinden Bazı Dersler 

Emperyalizmin Yarı-Sömürge, Yarı-Feodal Toplumunun Gelişmesine Olumlu ve Olumsuz Etkileri

Mart 2024

Kemal Okur

Emperyalizm Çin'i nasıl işgal etmiş ve boyunduruk altına almıştı? Sermaye ve emperyalizmin işgali Çin ulusuna büyük bir tarihsel felaket getirmişti.

 Birincisi, askeri saldırılar

Marx'ın makalelerinde de açıkça yazıldığı gibi Emperyalistler Çin'e karşı bir dizi saldırgan savaş başlattı, bu savaşlarda Çin halkını katletti, Çin topraklarını işgal etti, Çin topraklarını nüfuz alanlarını böldü, çok yüksek ve haksız savaş tazminatları dayattı ve Çin'in ekonomik ve sosyal gelişimini ciddi şekilde engelleyecek şekilde kaynaklarını yağmaladı.

 İkincisi, siyasi kontrol

Emperyalizm, Çin'in iç politika ve dış siyasi işlerini kontrol altına almış, Çin halkının huzursuzluğunu ve direnişini bastırmış ve Çin'i siyasi egemenlikten tamamen yoksun bırakmıştı.

 Üçüncüsü, ekonomik yağma

Emperyalistler, eşit olmayan anlaşmalardan elde ettikleri ayrıcalıklar sayesinde Çin'in birçok deniz limanlarını kontrol etmiş, Çin'i gümrük vergileri alma konusunda bağımsızlığından mahrum bırakmış, Çin'e yaptıkları mal ihracatında düşük damping fiyatları uygulamış, böylece ülkeyi yabancı sanayi ürünlerine boğmuş, yeni doğmaya başlayan ülke sanayisini daha baştan kırıma uğratmışlardı ve sermaye ihracatıyla ekonomi ve ticarette köşe başlarını ele geçirmiş; böylece Çin'in ekonomik açıdan yaşam damarlarını keserek ülkeyi ekonomik açıdan kendilerine bağımlı hale getirmişlerdir. Sonuçta Çin dünya kapitalist ekonomik sistemine dahil edilmiş ve Batılı güçlerin hizmetkarı konumuna düşürülmüştür.

 Dördüncüsü, kültürel etki ve yayılma

Emperyalistler, daha baştan itibaren dini misyonerlik çalışmaları adı altında Çin üzerinde  kültürel etki ve kültürel emperyalist yayılma politikasını uyguladılar. ABD Çin'den aldığı savaş tazminatlarını kültürel yayılma ve Amerikan okulları ve hastahaneleri açmak için kullanmıştı.  Emperyalistler, kültürel etki ve kültürel yayılma yoluyla Çin üzerindeki boyunduruk ve kontrolleri için halk içinde kamuoyu desteği oluşturmaya çalıştılar, sömürgeci boyun eğme ve teslimiyet fikirlerini teşvik ettiler, böylece Çin halkının manevi ve entelektüel dünyasını uyuşturmuş ve Çin halkının ulusal özsaygısını ve özgüvenini ciddi ölçüde tahrip etmişlerdi.

Modern Tarihte Emperyalizm Çin'i neden çok yönlü istilaya maruz bıraktı?

Kapitalizmin gelişmesiyle birlikte, özellikle sanayi devriminden sonra, kapitalist ülkelerin hammadde ve ürettikleri mallar için satış pazarları talebi artmış, bu amaçla tüm dünyaya yayılmışlardır.  

Kapitalizmin gelişimi bu dönemde bir darboğaz dönemine girmişti, ayrıca nu dönemde Afrika çoktan Avrupa'nın kapitalist sömürü ve yağmasının mağduru durumuna düşürülmüştü; fakat    Afrika üzerindeki yağma artık kapitalizmin iştahını tatmin etmiyordu. Kapitalizmi daha hızlı geliştirmek için yağmalayacağı ve istila edebileceği yeni bir yere ihtiyacı vardı. Çin böylece hedef haline geldi.

Çin büyük bir nüfusa, zengin kaynaklara ve büyük bir pazara sahipti. Fakat, Çin'in Qing Hanedanı kontrolü altındaki ülke geri kalmış kurumları ve geri kalmış ordusuyla dış dünyaya kapalı bir ülkeydi. Dahası, Qing Hanedanının kontrolü altındaki feodal sistem ve ülkeye hükmeden hakin sınıf emperyalizmle işbirliği yaparak emperyalizmin Çin'e girişini kolaylaştırmıştı.

 Olumlu ve Olumsuz Sonuçlar Diyalektiği:

Siyasi yapı: Bu süreç Çin'in egemenliğini ve toprak bütünlüğünü yok etmiş, Çin'i yarı-sömürge ve yarı-feodal bir toplum düzeyine indirmiş ve Çin'in kendi çabalarına dayalı siyasi demokratikleşme sürecine engel olmuştu.

Ekonomik Yapı: Çin'deki en yaygın üretim biçimi olan kırlardaki (tarım) doğal ekonominin parçalanmasına neden olmuş, tarımda kapalı doğal ekonomiyi parçalarken Çin'de meta üretimi ve kapitalizmin gelişmesini teşvik etmiş, Çin'in sanayileşme sürecini hızlandırmış, Çin'i büyük kapitalist güçler için bir hammadde kaynağı ve mal satış pazarı düzeyine indirmiş ve Çin'i kapitalist dünya pazarına dahil olmaya zorlamıştır.

Emperyalizmin Çin Üzerindeki İki Yanlı Etkilerini Doğru Bir şekilde Değerlendirmek

 Birincisi, Olumsuz Etkiler:

Birincisi, Çin'in toprakları parçalanmış ve egemenliği tamamen yok edilmiş ve giderek büyük güçlerin yarı-sömürgesi haline gelmiştir. Toprak bütünlüğü yok edildiği için Çin uzun süre tam bir ulusal birleşme sağlayamamış, gümrükler üzerinde idari kontrol gücünü kaybetmesi Çin'i dış ticarette marjinal ve zayıf bir güç konumuna sokmuş, kendi ulusal sanayi ve ticaretini koruyamaz ve ulusal gelirini arttıramaz hale getirmiştir.

 Bu durum şüphesiz yabancı güçlerin kendi mallarını Çin pazarına sürmesi ve hammaddelerini yağmalamasına yaramıştı; Bu durum şüphesiz yabancı güçlerin Çin'e rahatça gümrüklere takılmadan afyon (uyuşturucu) sokmasına ve afyonu sadece basit bir mal gibi vergilendirmesine yol açtı. Bunlar sadece Çin'in ticari egemenliğini ciddi şekilde ihlal etmekle kalmadı, aynı zamanda Çin'in yabancı güçler tarafından ekonomik olarak yağmalanmasını da yoğunlaştırdı. Emperyalist hükümetlerin üzerinde toplar dolu savaş gemileri ile birbiri ardına Pekin'i ziyaretlerinde verilen tavizler sonucunda Çin'de yabancıların yatırımlarını ve limanları koruma bahanesiyle askeri birlikler yerleştirildi ve Çinlilerin giremeyeceği yabancılar için özel bölgeler kuruldu. Bütün bunlar merkezi hükümeti oldukça zor duruma sokuyordu.

 Çin artık, büyük güç diplomasisinin ve emperyalist süngülerinin gözetimi altındaydı.

İkincisi, Çin pazarının büyük ölçekli yabancı mal girişlerine boğulması ve dış sermaye girişi Çin'i giderek adım adım büyük yabancı güçler için bir mal satış pazarına ve hammadde yağma alanına dönüştürdü ve bu Çin'in sosyal ve ekonomik kalkınmadaki uzun yıllar süren geri kalmışlığının temel nedeni oldu. Yabancı kapitalist ekonomik boyunduruk böylece Çin toplumunun gelişmesi ve ilerlemesi üzerinde engelleyici bir etkiye neden olmuştu.

Çin modern çağda (1840 sonrası dönem) yabancı kapitalist ekonomilerin boyunduruğu altına  girdi ve egemenliklerini adım adım kaybetti ve adım adım yarı-sömürge ve yarı-feodal bir boyunduruk sistemi yavaş yavaş oluştu. Böylece sonunda Çin'in modernleşme çaba ve arayışları bağımsız gelişme imkanını kaybetti ve Çin iktidar, hükümet ve diğer açılardan tamamen kapitalist dünyanın bir kölesi haline geldi.

Yabancı kapitalist ekonomilerin istilası, Çin'den büyük miktarda fon çıkışına yol açarak ekonomik kıtlıkları daha da arttırdı. Emperyalist ülkeler Çinli savaş ağalarına ve bürokratlara büyük borç kredileri vererek onları kendilerine bağladılar ve onların birbirleriyle savaşmalarını  teşvik ettiler. Böylece Çin hep savaş ağaları arasında bölünmüş ve kargaşa içinde kaldı böylece Çin'in ekonomik inşası için gereken barış ve normal toplumsal ilerleme durumu ortaya çıkmadı. Emperyalist güçler Çin'de fabrikalar kurdular, madenler çıkardılar, demiryolları inşa ettiler ve hükümetten elde ettikleri ayrıcalıkları Çin'in milli şirketlerini zayıflatmak ve işlemez hale getirmek için kullandılar, milli şirketlerin pazarlarını ele geçirdiler.

Böylece Çin'in modernleşme çabaları yabancı kapitalizmin baskısı ve kısıtlamaları altında büyük zorluklarla ilerlemek zorunda kaldı.

Emperyalizmin Çin Üzerindeki Olumlu etkileri

Yabancı kapitalist ekonomik istila nesnel olarak Çin toplumunun gelişimini ve ilerlemesini teşvik etmiştir. Yabancı kapitalist ekonomilerin istilası Çin ile (emperyalizm) Batılı emperyalist güçler arasındaki çelişkiyi modern dönem Çin toplumunun temel çelişkisi haline getirmiştir. Bu temel çelişme Çin'deki başlıca toplumsal çelişmelerin en önemlisi olarak, 1949 yeni demokratik devrimine kadar çözülemeden kalmıştı.

Yabancı kapitalist ekonomilerin istilası bir yandan Çin'in kendi kendine yeterli ve kapalı doğal ekonomisini parçalayarak çiftçiler ve el aletleriyle çalışan zanaatkârlar arasında çok sayıda iflas ve yıkıma neden olmuş; diğer yandan Çin'de bir ulusal kapitalist ekonomisinin ortaya çıkması ve gelişmesi için gereken bir mal pazarı yaratarak nesnel olarak Çin topraklarında ilk defa modern Çinli işletmelerin ortaya çıkışını teşvik etmiştir.

Emperyalistlerin öznel amaç ve niyetleri ekonomik saldırganlık olmasına karşın, emperyalistler nesnel olarak Çin'e modern makineler, aletler ve işletme yönetim sistemleri getirerek Çin'de ilk kez modern işletmelerin doğuşunu ve sanayi işçileri sınıfının ortaya çıkmasına yol açmışlardır. Ve ilginç, Çin'in işçi sınıfı ulusal burjuvaziden çok daha güçlü bir sınıf olarak tarih sahnesinde yer almıştır.

Bkz. Mao, Yeni Demokrasi Üzerine adlı önemli yazısı.

 Yabancı kapitalist ekonominin Çin'i istilasıyla ve Çin'in doğal ekonomisinin parçalanması ile birlikte, yani ileri dış kapitalizmin üretim teknolojileri, kapitalizmin ekonomik işleyişi sistemi (kar peşinde koşma) , işletme yönetimi yöntemleri, bilim ve teknoloji ile uğraşan mühendislerin ve mühendis okullarının  kurulması.. işte tüm bu koşullar ülkede dış kapitalizmden öğrenen bir ulusal kapitalizmin doğması ve gelişmesine yol açmıştır.  

Çin ile emperyalizm arasındaki Ulusal çelişmenin şiddetli ve keskin olması, ilerici ve yurtsever düşüncelere sahip olan Çinlileri Batı'dan aktif bir şekilde öğrenmeye, ülkeyi ve halkı kurtaracak ve Çini yeniden güçlü bir konuma getirebilecek doğruları ve hakikati aramaya yöneltmişti. Diyalektik bakarsak, ideoloji ve kültür Alanında, emperyalizm, aynı zamanda olumlu bir etki yaparak Çin'deki düşünce hayatı ve kültüründe bilimselleşme ve rasyonelleşme sürecini teşvik etmiştir.

Ve pratikte, ileri Çinliler Çin ekonomisinin sanayileşmesini ve siyasi demokratikleşme sürecini teşvik etmek için aktif çaba sarf etmişlerdir.

Batılı kapitalist emperyalizmin Çin'i istila etmesindeki temel amaç neydi?

Modern Tarihin Ana Hatları

Batılı kapitalist emperyalizmin Çin'i istila etmesinin temel amacı, tüm dünya pazarlarında rekabet içinde olan kapitalistlerin ucuz hammadde ve ucuz işgücüne ihtiyaç duymasıydı ve yatırım için seçtiği ülkelerin kapitalist emperyalizmin istila etmesi için gereken belirli koşullara sahip olmasıydı. Çünkü, Çin zengin hammadde, madenler ve diğer ürünlere ve büyük bir nüfusa sahip geniş bir ülkeydi.

Emperyalizmin istila amacı sadece bu ürünleri ele geçirmek ve pazarı işgal etmek değil, aynı zamanda Çin halkını köleleştirmek ve emekçi halkın sömürüsü üzerinden kendileri için zenginlikler yaratmaktı.

 19. yüzyılın sonlarından itibaren dünyanın büyük kapitalist güçleri bir yandan topraklarını genişletirken, ekonomik güçlerine dayanarak geri kalmış ülkeleri ve bölgeleri yağmalama ve kendi kontrolleri altına sokma çabalarını da hızlandırmışlardı. Bu büyük güçler, geri kalmış ülkelerin ekonomik hayat damarlarını sıkı bir şekilde kontrol etmek ve büyük miktarda zenginlik yığmak için mal ihracatının yanında sermaye ihracını (mali sermaye, sanayi sermayesi ve ticaret sermayesini) kullanmaya başladılar.

Bunlar yağmacı ve eşitsiz uluslararası ticaret yoluyla, çok sayıda sömürge ve yarı-sömürge ülke kapitalist ülkeler için birer mal pazarı ve hammadde temin kaynağı haline geldi. Kapitalizmin sermaye ve mal ihracatı, eşitsiz yağmacı ticaret, kara ve deniz taşımacılığı ve iletişim endüstrisinin gelişimi, geri kalmış ülkelerin doğal ekonomilerini parçaladı ve bu ülkeleri kapitalist dünya ekonomisinin yörüngesine soktu. Sonunda Yirminci yüzyılın başında kapitalist dünya ekonomik sistemi böylece kurulmuş oldu.

 Kapitalizmin dünya çapındaki sömürgecilik sistemi ve kapitalist dünya ekonomik sistemi birlikte kapitalist dünya sistemini oluşturmuş oldu.

Yorum Bırakınız

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir