Mao ve ÇKP'nin "Kültür Devrimi" Üzerine Bir Giriş Yazısı:  Daha Doğru Bir Sosyalizm İnşa Yolu Arayışından "Kültür Devrimi" Trajedisine

Resim: Çin'de 1956'da Oluşan 6 Kişilik Kolektif Önderlik Mao Zedong, Liu Şaoşi, Çu Enlay, Cu De, Deng Şiaoping, Çen Yun,  1958 Yılında Bu Kolektife Lin Biao Katıldı. Mao Zedung Bu Kolektifin Çekirdeği İdi.

Aşağıdaki yazı, Mao'nun 15 yıl yakın korumalığını yapan Li Yinçio'nun biyografisinin yardımıyla ve Ezra Vogel'in kitaplarından yararlanılarak yazılmıştır.* 

Çin Kültür Devrimi, Mao'nun talimatıyla, Partinin 16 Mayıs 1966 tarihli direktifi ile başlatılmış, 1976 yılında, Mao'nun kendi ideolojisine en sadık olarak gördüğü ve kendisinden sonraki Parti başkanı olarak önerdiği, dönemin başkanı Hua Guofeng'in kararıyla sona ermişti. 1974 yılından itibaren, Mao çok yaşlanmış, okuma yetisini yitirmiş ve ev-ofisine kapanmış olmasına karşın Kültür Devrimi'nin başarılarının başarısızlıklarına göre daha ağır bastığını düşünmekte ısrar ediyordu.

Mao, Deng'i yeniden göreve çağırmasına karşın 1974 yılında bile Kültür Devrimi'nin başında kapitalist yolcu olarak gördüğü ve Parti işlerinden uzaklaştırıp taşrada bir fabrikaya işçi olarak çalışmaya gönderdiği Deng Xiaoping'in ve Merkez Komitesi'nde Kültür Devriminin hatalarını görerek durumun değişmesini isteyen Çu Enlay ve diğer eski kuşak Parti önderlerinin güçlenmesini sınırlamak istiyordu. Mao'ya yakın iki kişi "solcu" Dörtlü Çete grubunun lideri Mao'nun karısı ve Mao'nun akrabası Wang Dongxing bazı önemli kararlarda hala Mao'yu manipüle edebiliyorlardı.
 
Dörtlü Çete grubu Mao'nun devlet ve ekonomi işlerini düzeltmek için göreve çağırdığı ve kısa zamanda büyük başarılar kazanan Deng Xiaoping'e karşı bir komplo yaparak Deng'in tekrar görevden alınmasını sağlamışlardı. Partideki ataerkil karar verme mekanizması hala etkisini sürüyordu, önemli işlerde son kararları veren hala Mao idi, fakat yaşlılık nedeniyle Mao'nun artık sorunları araştırma kapasitesi kalmamıştı, kitleler arasına çıkamıyor ve sahada araştırma yapamıyordu.. Mao son günlerinde, Merkez Komitesi'ndeki "ultra sol" gruba karşı uyarılarını arttırmış, artık siz "dörtlü çete" oldunuz, böyle giderseniz sonunuz kötü olur diye uyarmış, onları Çu Enlay, Çen Yun, eski kuşak devrimciler ve Deng Şiaoping ile uzlaşmaya ikna etmeye çalışmıştı. Fakat bu grup, Mao'nun ve Çu Enlay'ın ölümünün ardından, kendilerini olduğundan güçlü görerek, ve Mao'nun ölümünün kendileri için bir olumsuzluk olduğunu düşünerek, bir darbe yaptılar. Bu darbe önde gelen yoldaşların uyanıklığı sayesinde önlendi ve bu grup ve taraftarları suçüstü yakalanarak tutuklandılar.
 
Kültür devriminde ultra-sol görüşleri temsil eden iki grup vardı, birincisi Lin Biao. Mareşal Lin Biao 1958 yılından itibaren Mao'nun önderlik kolektifine dahil ettiği, 1969 yılındaki Parti kongresinde Mao'nun halefi ilan edilen, genelkurmay başkanı konumuna getirilmişti. Lin Biao grubu 1971 yılında ciddi bir hata yapmış, Mao'nun bunu fark etmesi üzerine korkarak aniden bir darbe ve Mao'ya karşı suikast girişiminde bulunmuş, darbe açığa çıkınca eşi ve Hava Kuvvetleri Merkezi Karargâh komutanı oğlu ile birlikte Sovyetler Birliği'ne kaçarken uçağı Çin sınırları içindeki İç Moğolistan'da düşmüş ve ölmüştü. Mao İngiltere Başbakanı Heath ile görüşmesinde, Lin Biao'nun Sovyetlerin adamı olduğunu söylemişti. Mao çok kararlı ve dirayetli bir liderdi, en güvendiği kişiden aldığı bu ağır darbeye rağmen, "Kültür Devrimi" teorisinin (sosyalizmin inşasında Proletarya Diktatörlüğü Altında Devrimi Sürdürme ve sınıf mücadelesini esas kavranacak halka olarak ele alma teorisi) doğru olduğuna inanmaya devam ediyordu. Ve son nefesine kadar bu inancını korudu.
 
İkinci, grup Şangay grubu veya Mao'nun karısının önderliği altındaki Merkez Komitesindeki 4 liderden oluşan "Dörtlü Çete" grubuydu, bu grubun da darbe yolunu seçmesi, bardağı taşıran son damla oldu, artık Kültür Devriminin ciddi bir sorun olduğu 10 yıllık pratik içinde birçok deneyle açığa çıkmıştı.

1969 Yılında Lin Biao'nun Parti Kongresinde Okuduğu Siyasi Rapor

Bu rapor temel olarak, Sovyet Partisine karşı teorik polemik odaklı bir rapordu: Rapor bu kongrede Mao sonrası dönem için halef seçilen Lin Biao tarafından okunmuştu. Polemiğin merkezi görüşü Mao'nun Proletarya Diktatörlüğü Altında Devrimi Sürdürmede Devam Etme adı verilen teorisinin savunusuydu. Bu teoriye göre sosyalizmin inşasında başarının sırrı bu teoriyi uygulamaktı. 1966 da başlatılan Kültür Devrimi  de bu teorinin uygulanmasıydı ve bir Politik Devrimdi, kültür devrimi sözcüğü yanlış anlamaya yol açabiliyor, Çin'de yaşanan Lenin'in düşündüğü anlamda bir eğitim hareketi değildi.

1976 Yılında Kültür Devrimi sona erdiriliyor

1976 yılında ÇKP  Kültür Devrimi'ni sona erdirdi. Deng Şiaoping'e yapılan son komplo açığa çıkarıldı ve yeniden göreve getirildi. Deng, ÇKP'nin yeni liderliği için en etkili en birikimli ve en deneyimli isimdi, 1966 yılındaki 7 kişilik kolektif önderlik içinden geriye kalan iki kişiden Mao, Liu Şaoşi ve Çu Enlay'dan sonraki dördüncü sıradaki adamdı, ve 5. sıradaki Chen Yun ve tüm parti liderleri içinde çok iyi ilişkileri vardı. Bu kolektif önderlikten hayatta kalan sadece ikisiydi.  
 
Mao'nun önerdiği Parti başkanı Hua Gua Feng, Kültür Devrimine son vermesine karşın, onun eleştirilmesinin ve derslerinin çıkarılmasına direniyordu. Bunun Mao'nun mirasına büyük saygısızlık anlamına geleceğini düşünüyor, tutucu bir eğilimi temsil ediyordu. Onun bu direnişi 2 yıl sürdü, 1978 yılında 240 üst düzey Çin lideri ÇKP'nin aralıksız 34 gün süren bir çalışma konferansında, Kültür Devrimini ve ülkenin gelecekte izleyeceği yol üzerine uzun tartışmalar ve eleştiri-özeleştiri yaptılar. Bu toplantıda, Parti başkanı özeleştiri yaptı ve ÇKP'nin yeni kolektif önderliğinin merkezine Deng geçmiş oldu. Hemen ardından 10 gün sonra yapılan Merkez Komitesi bu çalışma konferansında ortaya çıkan yönelimi onayladı. Merkez Komitesi toplantısında Deng, "bugüne kadar ihmal edilen sosyalist demokrasi açığının giderilmesine ve Parti çalışmasının odağının sınıf mücadelesinden ekonomik inşaya kaydırılmasını" önerdi ve destek aldı. Deng'in önerisine göre, Kültür devriminin hatalarının ve Mao'nun değerlendirmesi sorununun, eskisi gibi "sınıf mücadelesi" merkezli bir siyasi kampanya yerine Parti içinde seçilen 4000 kişilik bir tartışma grubu içinde çözülmeliydi. Partinin son 32 yıllık tarihi incelenip değerlendirilmeliydi. Bu araştırma ve tartışma grubu ile birlikte son 20 yıl içinde işlenen suçlarla ilgili dosyaları yeniden inceleyecek 120 hukuk-araştırma grubu kuruldu. Amaç haksız yere mağdur edilmiş, hatalı bir şekilde sağcı ve kapitalist yolcu olarak damgalanmış, hapsedilmiş öldürülmüş, komplolara maruz kalmış kişilerin dosyaları incelenerek, adil bir değerlendirmeyi gerçekleştirmekti. Bir milyona yakın dosya sıkı bir incelemeye tabi tutuldu. Bu inceleme 1981 yılında tamamlandı ve haksız yere mağdur olan insanlara tazminat ödendi, itibarları iade edildi. Bunlar arasında, 1958 yılında görevden alınan Mao'nun en yakın iki özel arkadaşından biri olan "sağcı" ve "dış güçlerin işbirlikçisi" ilan Peng Dehuai ve 1966 yılında düzmece suçlamalarla hapse atılan "bir numaralı kapitalist yolcu ilan edilen" ve "burjuva çizgiyi savunduğu" iddia edilen hapishanede bakımsızlıktan ölen, ÇKP'nin ikinci adamı, Cumhurbaşkanı Liu Şaoşi de vardı. (Mao'nun 15 yıllık güvenlik yaverinin anılarından)

Lin Biao Dışındaki Tüm Çekirdek Liderler Hiç Bir Zaman Mao'nun Otoritesine Karşı Çıkmadı

 Aslında Mao'nun en yakınındaki bu liderler, Deng Şiaoping dahil, hiçbir zaman Mao'nun otoritesine karşı çıkmamışlardı, hiçbir şekilde bir klik oluşturma çabasına girişmemiş, Partiye ve Mao'nun önderliğine karşı çıkmamışlardı. Bazı aşamalarda farklı görüşler ve tavsiyeler, öne sürmelerine karşın, en sonunda Mao ne dediyse o olmuştu. "Hata yaptıklarında" Mao'nun kendilerini sert bir biçimde eleştirdiği zamanlarda, özür dilemişler ve geri adım atmışlardı.
 
Fakat, 1957'deki sağcı huzursuzluğa karşı kampanyadan sonra, Mao'nun sosyalizmin inşasına ilişkin görüşleri değişmeye başlamış, 6 kişilik kolektif önderlik içinde diğerlerinin eleştiri ve uyarılarına kuşkuyla yaklaşmaya başlamış, daha önceki demokratik tarzını terk etmeye başlamıştı. Sağcı olduğunu düşünmeye başladığı bu yoldaşlara karşı "sol" bir alternatif ekip oluşturmaya yönelmişti. İlk adım, Peng Dehuai'nin tasfiyesine izin vermişti ve onun yerine kendine yakın gördüğü, Lin Biao'yu kolektif önderliğe ve birkaç kişiyi Merkez Komitesine almıştı. Mao'nun hataları sorunu tartışılırken Deng Şiaoping, önemli bir toplantıda şu ifadeyi kullanmıştı: "Mao, o dönemdeki hatalarda kişisel olarak asıl sorumlu olmakla birlikte, benim gibi kolektif önderlik içinde olan Chen Yun'da sorumluyuz ve özeleştiri yapmalıyız, bütün suçu Mao'ya yıkmak gerçekçi olmayacaktır, çünkü biz de onun önerilerine karşı çıkmadan katıldık. 1956 yılındaki Kongreden sonra ÇKP'nin önderliği Mao Zedong, Liu Şao Şi, Çu Enlay, Zhu De, Deng Şiaoping ve Chen Yun gibi 6 kişilik bir kolektif önderlikten oluşmaktaydı. Bu kolektifin merkezinde Mao vardı"  
 

Daha doğru bir sosyalizm inşa modeli arayışı ve "Kültür Devrimi"

Kültür Devrimi başta Mao olmak üzere, ÇKP'nin 1957 "sağcı huzursuzluğu" bastırma kampanyasından sonra ideolojik ve siyasi dengesini kaybederek adım adım "sola" savrulmasının kaçınılmaz bir sonucuydu. Bu savulmanın ideolojik kaynaklarının giderilemeyişi nedeniyle Kültür Devrimi öncesi 8 yıl içinde "sol" hataları düzeltmek için yapılan 6 önemli düzeltme çabası istenen sonucu vermedi. Bu hataların sonucunda, ve kuraklığın da etkisiyle yaşanan kıtlık sonucunda 1960 yılında, ülke nüfusu—bir önceki yıla göre—%10 azalmıştı.
Mao, gerçekten de, bu düzeltme çabalarında da çok önemli roller oynamış, birkaç çok önemli özeleştiri yapmış, hatta Parti Başkanlığını bırakmayı ve ikincil bir görev almayı teklif etmişti.
 

Daha doğru bir sosyalizm inşa modeli arayışı  

Mao için, merkezi sorun, 1956'de "Sovyet inşa modelinin başarısız olduğu son zamanlarda açığa çıktığına göre", daha doğru bir sosyalizm inşa modeli nasıl olmalıydı? Mao, sosyalizmin inşasından ideolojinin rolünü özellikle yüksek bir konuma çıkararak yeni bir yol bulunacağına inanmaya başlamıştı. Bu nedenle Mao, 1956 yılında 8. Parti kongresinde karar altına alınmış olan inşa modelini, kolektifin genel eğilimine karşı çıkarak değiştirdi. Bu 8. Kongre'de alınan karara göre, "ekonomik inşa ve üretici güçlerin geliştirilmesi ve özgürleştirilmesi" merkeze alınıyor ve "Çin'in içine girdiği sosyalizm tarihi sürecinde toplumdaki sınıf mücadelesi sürmekle birlikte, artık büyük çaplı sınıf mücadeleleri dönemi geride kalmıştı", düşüncesi savunuluyordu.
 

Kültür Devrimi'nin içeriği

Kültür devrimi, sosyalizmin inşasında geliştirilen "yeni yolun" gereği olarak düşünülmüştü. Mao, yeni ve daha hızlı bir yol bulduğuna inanmıştı, bu yol aynı zamanda kapitalizme dönüşü kesin bir şekilde önleyecekti.  "Kültür Devrimi"'nin Programı Ağustos 1966 yılında MK toplantısında 16 maddelik bir mücadele programı olarak belirlendi: "Kültür devrimi, bir "politik devrimdi" bu devrimle sosyalist devrimi derinleştiren ve genişleten yeni bir aşamaya giriliyordu.

Her devrimde olduğu gibi, politik devrimi başarmak için önce ideolojik zemini hazırlamak gerekiyordu." "Burjuvazi devrilmiş olmasına karşın…. kültürünü, eski davranış kalıplarını kullanarak halk kitlelerini kandırmak, onların zihinlerini ele geçirmek, ve tekrar geri gelmek istiyor. Proletarya tam tersini yapmalı. Bugünkü görevimiz, kapitalist yolu tutan kişilere karşı mücadele edip onları iktidardan devirmek, akademi, sanat kültür çevrelerinde ve okullarda kendilerini "otorite" olarak gören gerici burjuva eleştirmek ve reddetmek, burjuvazi ve diğer sömürücü sınıfların ideolojilerini eleştirmek, eğitim alanını, sanat ve edebiyat alanını dönüştürmek, sosyalist ekonomik temel ile uygunsuz olan tüm üstyapıyı değiştirmek, böylece sosyalist sistemi pekiştirmek" olarak tanımlanmıştı.
 
Burada açıkça görüldüğü gibi, üst yapıyı dönüştürmek merkeze koyuluyordu, üst yapı içindeki iki temel alandan ideoloji alanı ise belirleyici görülüyordu. İşin özü, Kültür Devrimi proleter ideoloji ile burjuva ideoloji arasında bir sınıf mücadelesiydi, ve somut elle tutulur bir hedefi olmalıydı, bunlar burjuva aydınlar ve burjuva görüşleri savunan parti ve hükümet görevlileriydi. 1957-1966 arasında partinin Aydınlar sorunu üzerine 1945 yılından itibaren geliştirdiği ve 1949, 1951, 1956, 1958 yıllarındaki rapor ve belgelerindeki görüşlerin tam tersi görüşler yayılmaya başlamış, büyük çoğunluğu çalışan halkın parçası olmuş, ve ideolojik olarak dönüşmüş ve sosyalizmi destekleyen yurtsever aydınlar, "burjuva sınıfının parçası akademik otoriteler olarak" değerlendirmeye başlanmıştı. Kültür devrimi belgesi bu yeni görüşü benimsemişti.
 
Bu mücadele için Parti halk kitlelerini—hiçbir yasal sınır olmaksızın—seferber etmeli, özellikle daha kolay harekete geçirilebilen gençlik, lise ve üniversite öğrencileri vurucu şok güç olarak kullanılmalıydı. Partinin altında büyük hareketi yönetecek, bir Kültür Devrimi Komitesi oluşturuldu, bu komiteye Mao'ya ve Lin Biao'ya yakın liderler ve Mao'nun karısı atandı. Sınıf mücadelesi olduğuna göre, devrimci şiddet sorun değildi. Mao, 7 kişilik kolektif önderlik içinde kendi inancına göre sağcı veya orta-yolcu olduğunu düşündüğü liderleri bu devrimin yönetiminden uzak tuttu. Kültür devrimi direktifinde Par­ti için­de "Kruşçev gi­bileri var" ifadesinin kullanılmasının nedeni buydu. Bu görüşlerin yerini kısa bir dönem sonra, SBKP'nin ve Sovyetler Birliği'nin revizyonist, kapitalist yolcu, kapitalist, emperyalizmle uzlaşan sosyal emperyalist, Marksizm-Leninizm'in ilkelerini çiğneyen Sovyet liderliği gibi görüşler aldı.  Parti içindeki sağcılar ve kapitalist yolcular aynı zamanda Sovyet revizyonizminin Çin içindeki kollarıydı, bu şekilde "sağcılara" karşı sınıf mücadelesi daha da etkili ve kolaylaşmış oluyordu. 
 
Öğrenci lideri Kuai Dafu 1980 yılında verdiği mahkeme ifadesinde, Kültür Komitesi lideri Dörtlü Çete grubundan Zhang Chunqiao'nun 18 Aralık 1966'da kendisiyle özel olarak görüştüğünü, Kızıl Muhafızları Liu Shaoşi ve zamanın başbakan yardımcısı Deng Şiaoping üzerine saldırtmasını istediğini söyledi. Zhang'ın talimatı doğrultusunda Kuai 25 Aralık'ta 5000'den fazla öğrenci toplamış ve Liu Şaoşi ile Deng'in konutlarının yağmalanmasını örgütlemişti. Bir­çok üni­ver­si­te­de ve okul­da öğ­ren­ci frak­si­yon­ları oluşmaya başlamış ve bir­bir­le­riy­le mü­ca­de­le edi­yordu. Karşıt öğ­ren­ci grupları arasında bazı olay­lar olu­yor­du. Bu öğrenci çatışmaları içinde Deng'in oğlu okul yatakhanesinden aşağıya atılarak, hayatı boyunca tekerlekli sandalyeye mahkûm olmuştu. Çu Enlay'ın üvey kızı Sun, Mao'nun karısının örgütlediği bir ekip tarafından 8 yıl gizli bir hapishanede tutulmuş ve işkenceye maruz kalmıştı. Çatışmalar tüm ülkeye yayılmıştı. Bazen Ordu bile çatışmaların tarafı olabiliyordu. Kırlarda karşıt kamplar arasında savaşlarda yüzbinlerce ölüm yaşanıyordu (Guangxi kırımı).
 
1969 yılındaki 9. Parti Kongresinde "dö­nek", "düş­man ajanı", ya­bancı ül­ke­ler­le gizli iliş­kiler ku­rmuş olan" ya da "Par­ti karşıtı un­sur" ola­rak dam­ga­la­nan MK  üye­leri veya ye­dek üye­lerin sayısı, 12 yıl  önceki 8.  kongrede seçilmiş Mer­kez Ko­mi­te­si'nin %52.7'si­ne ulaşmıştı. Bunlar MK  otu­ru­mlarına katılma hakkından yok­sun­ bırakılmışlardı. Yakın zaman önce, A. Walder ve Su Yang, 1500 bölgesel Çin yıllığından seçilmiş istatistiklere dayanarak daha ayrıntılı bir inceleme yaptılar: "Öldürülen insan sayısı 750 bin ile 1,5 milyon arasında olup aşağı yukarı aynı sayıda insan kalıcı biçimde sakat kalmıştı." (Walder ve Su, 2003).

ÇKP'de İki Çizgi Mücadelesi Fetişizminin Oluşması: 1959 Yılında Peng Dehuai'nin Hedef Haline Gelmesi

Çin'in "sola" doğru savrulduğu 1957 yılından itibaren ÇKP içinde iki çizgi fetişi oluşmaya başlamıştı. ÇKP'nin aşırı sola savrulduğu Kültür Devrimi döneminde bu fetiş zirve yapmıştı.  1957 yılında ani bir değişim ile Çin'de burjuvazi ile proletarya arasındaki çelişmenin baş çelişme olduğu görüşü benimsenmişti, parti saflarındaki iki çizgi mücadelesi, prolterya ile burjuvazi arasındaki baş çelişmenin bir yansımasıydı. Gerçekte ise ÇKP nin silahlı halk savaşı döneminde uyguladığı sert Parti içi mücadele yöntemlerinin barışçı sosyalizm inşası döneminde de sürdürülmesi ve uygulanmasıydı.

Mao'nun Koruma görevlisi şöyle yazıyor: 1959'da Mao, Parti içindeki sapmalardan şüphelenmeye başlamıştı ve Mao'nun bu sapmalara karşı endişesi artmıştı. Etrafında neler olup bittiğini tam olarak bilmek istiyordu fakat bu onun için o kadar da kolay değildi. Çünkü Parti sıkı güvenlik önlemi nedeniyle Mao'nun seyahatlerine sıkı kısıtlamalar getirmişti iç ve dış karşı devrimci tehditler yoğundu.

1959'da, kırsal bölgeleri teftiş gezisi sırasında Mao Henan'ı yeniden ziyaret etti. Bir bilgi toplama toplantısında, katılımcılara defalarca sordu, "Peki ya komün yemekhaneleri nasıl gidiyor, komün üyeleri destekliyor mu? İyi mi değil mi? Bana doğruyu söyleyin. Bana doğruyu söylemenizi istiyorum." Toplantıda hazır bulunanların hepsi Mao'ya komün yemekhanelerinden köylülerin memnun olduğunu söylediler.

Ama Mao yine de şüphelenmeye devam ediyordu. "Baskınlar" ya da habersiz ziyaretler yaparak kırsaldaki koşulların nasıl olduğunu kendi gözleriyle görmek istiyordu.

1959 yazına gelindiğinde, ekonomi o kadar kötüleşti ki, artık Mao'ya abartılı yalanlar söylemek mümkün değildi. Merkez Komitesi, büyük ileri adım ve halk komünleri konusunda ikiye bölünmüştü.

Mao Zedung, Temmuz ayı sonlarında uzun süren bir toplantının son oturumuna hitap etti. Mao toplantı başlamadan önce gözleriyle toplantıda olanları taradı; herkesin orada olup olmadığını bilmek istiyor gibiydi. Fakat ben onun gözleriyle Peng Dehuai'yi aradığını biliyordum. Merkez Komitesi üyesi ve Mao'nun en yakın 2 kişisel dostundan biri olan Mareşal Peng, Mao'ya yazdığı bir özel mektupta "sol" politikalara karşı itirazlarını dile getirmişti. Politik dogmalarla hareket ederek iktisat biliminin yasalarını göz ardı etmenin ekonomik inşaya zarar vereceği konusunda bir uyarı yapmıştı. Fakat, Mao Peng'in bu kişisel mektubunu fotokopi ile çoğaltarak herkese dağıtmış ve daha toplantı öncesinden Peng'i teşhir etmeye başlamıştı.

Başlangıçta Mao, onları sadece Peng'in kişisel özel görüşü olarak kabul etmişti ama Mao çok kuşkulanmıştı. Peng'in görüşünü "burjuva kararsızlığının" bir ifadesi gördü ve toplantıda bu şekilde değerlendirdi.

Gözleriyle Peng'i bulamayınca hayal kırıklığıyla "Mareşal Peng burada değil mi?", dedi. Generalin nerede oturduğunu Mao'ya işaret ettim. Peng beklenenin aksine ön sıralara oturmamıştı, fakat arkada tarafta oturuyordu, yeni tıraşlanan kafası parlıyordu. Bu tıraş onun itibardan düşürülmesinin göstergesiydi.  Bu, "kültür devrimi" sırasında karşı devrimciler, sınıf düşmanı, kapitalist yolcular, revizyonistler ve kötü unsurlar olarak suçlananları utandırmak ve aşağılamak için sıklıkla kullanılmıştı. Ayrıca geleneksel olarak Çin'deki suçlulara uygulanan bir uygulamaydı.

"Mao'nun bu konuşmasındaki ana hedefi "Sol" hatalardı. Bazı önde gelen yetkilileri, acelecilikleri ve büyük abartılı hamleleri nedeniyle, çok sert bir dil kullanarak ciddi şekilde eleştirdiği oldu. "Sol" hataları eleştirdikten sonra Mao, Sağcı görüşlere ilişkin, özellikle de Yoldaş Peng Dehuai'nin görüşlerine ilişkin birkaç olumsuz yorum yaptı. "Eğer artık Halk Ordusu beni istemiyorsa, kırsal bölgeye dönüp orada gerillalar kuracağım, yeni bir ordu kuracağım" dedi. Belki de, Peng Dehuai'ye karşı bir şeyler söylemek istiyordu.

Toplantı bittiğinde bazı katılımcılar geride kaldı. Peng Dehuai, görünüşe göre öfkeyle toplantıdan ayrılan ilk kişiydi. Mao arkasından seslendi, ama ya Mao'yu duymadı ya da duymazdan geldi. Konferans salonundan çıkan Mao, salonun bulunduğu yokuştan aşağı iniyordu. Merkez Komitesi'nin önde gelen dört yoldaşı ona eşlik etti. Aşağıya inerken, Peng Dehuai arkasını dönüp sanki konferans salonuna dönüyormuş gibi yokuş yukarı yürümeye başladığında yoldaşlardan biri kenara çekildi. Mao ve Peng kafa kafaya buluştu.

Mao durup "Mareşal" dedi, "biraz konuşalım mı?" Kıpkırmızı kızaran Peng Dehuai kollarını başının üzerine kaldırdı ve öfkeyle, "Konuşacak ne kaldı ki?

"Sakin ol," dedi Mao. "Bir konuda anlaşamasak bile oturup sakince konuşabiliriz."

"Konuşacak ne var?" dedi Peng Dehuai yüksek bir sesle ve Mao'nun yanından geçerken el hareketleriyle teklifi reddettiğini belli ediyordu. "Hiçbir şey!…"

Peng Dehuai yürümeye başladı, yüzü kıpkırmızıydı.

Mao şok olmuştu. Alt dudağını ısırdı ve yokuş aşağı yoluna devam etti. Hoş olmayan bu sohbet, Merkez Komitesi'nin birçok önder yoldaşının huzurunda gerçekleşti. Gece Merkez Komitesi Peng Dehuai ile olan anlaşmazlığı çözmek için bir toplantı yapmaya karar Verdi. Kısa süre sonra, önceki toplantıya katılamayan Merkez Komite ve Siyasi Büro üyeleri de Lushan Dağı'na ulaşmıştı; Lin Biao da onların arasındaydı.

Toplantıda bir linç havası vardı, herkes Peng Dehuai'ye hücüm ediyor kötü sözler ediyordu, hatta ilk devrime katıldığı günlerden itibaren gerici tutum içinde olduğunu söylüyorlardı kadar yüksek sesle konuşuyorlardı ki, toplantıya katılmayan Mao bile sesleri odasından duyabiliyordu ve sonuç olarak uyuyamıyordu. Neler olup bittiğini öğrenmemi istedi. Mao'nun uyuyamazsa sinirleneceğini bildiğim için toplantının yapıldığı yere koştum. Katılımcıların Peng Dehuai ile tartıştıklarını öğrendim. Durumu Mao'ya anlattığımda sinirlendi ve talimatlarını yazdı.

Toplantı sırasında Siyasi büro üyeleri, Mao'nun kaldığı binada birkaç kez bir araya geldi. Tartışmaları ve hücumları Peng'in Parti sicilini karalıyor, Jinggang Dağları'ndaki günlerine kadar gidiyordu. Lin Biao, Peng'i sürekli itaatsizlikle ve işbirliği yapmamakla suçladı. İşte o zaman, general aleyhindeki suçlamalarının yalnızca ileriye doğru büyük atılım ve halk komünleriyle sınırlı olmadığını, Kızıl Ordu günlerine ve Kore savaşına kadar gittiğini duydum. Vardıkları sonuç, generalin "Partiyle yüzde otuz işbirliği yaptığı ve yüzde yetmiş işbirliğini reddettiği" yönündeydi. Siyasi Büro'nun bir kararıyla Peng Dehuai, ulusal savunma bakanı ve Askeri Komisyon başkan yardımcılığı görevinden alındı, ancak maaşına ve rütbesine dokunulmadı. Siyasi Büro üyesi ve hükümetin başbakan yardımcısı olarak görevlerini sürdürdü.

1957'den itibaren Mao'nun ve ÇKP'nin tutum ve görüşlerinde değişim

 ÇKP'nin 1957 yılına kadar inanılmaz denilecek kadar büyük ve hızlı başarılara imza atması, öznelci bir böbürlenme tutumuna yol açmıştı. Mao ve ÇKP'nin 1953-58 yılları içinde dünya komünist hareketi içinde çok yüksek bir prestiji oluşmuştu. Özellikle Mao'nun 1957 Moskova Komünist partiler toplantısındaki konuşması ve analiz yeteneği, tüm diğer parti delegelerinin dakikalarca süren bir alkış seline yol açmıştı. Kruşçev, Doğu Avrupa'daki ayaklanmaları yatıştırmak için büyük ölçüde ÇKP'nin arabuluculuk yardımına başvurmuştu.

Kruşçev'in "Stalin'i arkadan vuran ahlaksız" çıkışından sonra Mao ve ÇKP, kendisini artık dünya Komünist hareketine önderlik edecek kapasitede görmeye başlamıştı. Ne de olsa Kruşçev'in başardığı herhangi bir devrim yoktu. Mao, Çin'in sosyalizmin inşasında Sovyetlerden çok daha başarılı ve çok daha hızlı ilerleyen bir örnek koyarak, önderliği hak edeceğine inanıyordu. Önemli bir Çinli Marksist tarihçi şöyle yazıyor: "Kruşçev, ABD'yi on beş yıl içinde geçme sloganını ön plana çıkarmıştı. Kesinlikle bundan geride kalmak istemeyen Mao, derhal Çin'in önüne benzer bir hedef koyarak, Britanya'yı 15 yıl içinde geçme hedefini koydu." Mao, Stalin'in "Sosyalist Ekonominin Meseleleri" adlı kitabı okurken 30 Aralık günü aldığı notta, "Biz halk komünlerinin sanayiyi ileri itmesinde Stalin'den daha da cesuruz" şeklinde not almıştı. "Temelde Sovyetler Birliği'nin yaklaşımlarını benimseme şeklimiz beni hiçbir zaman tatmin etmemişti."

Mao, Mart 1958'de Çengdu'da yapılan bir toplantıda, büyük bir coşku içinde yaptığı konuşmasında, Sovyetlerin sosyalist inşada izlediği veya Sovyetlerin koyduğu ilkeleri izlemenin yaratacağı ciddi olumsuz sonuçlardan ve Stalin'in geçmişte Çin devrimini bastırmak istemesinden söz etmişti. Bu çok abartılı bir değerlendirmeydi.
Aynı zamanda Mao, bu toplantıda Çin'in gelecekte kendine özgü inşa yolunu bulacağından emin olduğunu ifade ediyordu. Mao şu ifadeleri de kullanmıştı: "Bazıları 13 yılda sağladığımız ekonomik kalkınmanın Sovyetler Birliği'nin 40 yılda sağladığı kalkınmayla eşit olduğunu söylüyor. Bu kesinlikle doğrudur. Biz daha büyük bir nüfusa, daha farklı siyasi koşullara ve daha hızlı ilerlememizi sağlayacak nesnel koşullara sahibiz." Mao'ya göre, artık "Marksizm'in yaşam gücü doğudaydı." 1956'da ÇKP'nin 8. Kongresinde yaptığı konuşmanın hedefinde Sovyetler Birliği vardı: "Stalin'in ortaya attığı 'kadrolar her şeyi belirler' veya 'teknoloji her şeyi belirler' sloganlarını kullanmıyoruz.
Lenin'in ortaya attığı 'Sovyet iktidarı artı elektrifikasyon eşittir komünizm' sloganını da kullanmıyoruz." "Lin Biao, 1940'larda Yanan'da, Çin'in gelecekte Sovyetler Birliği'nden daha güçlü olacağını söylemişti. O zamanlar bundan biraz kuşku duyuyordum. Sovyetler Birliği'nin de ilerleme sağlayacağını düşünüyordum. Artık bunun mümkün olduğuna inanıyorum.    Stalin kolektif mülkiyetten kamu mülkiyetine ve sosyalizmden komünizme geçişte uygun bir biçim bulamamıştı. O doğru çözümü bulamadı. Şimdi bizim sosyalist inşayı hızlandıracak komünlerimiz var. Bunlar kırsal bölgelerin kolektif mülkiyetten kamu mülkiyetine ve sosyalizmden komünizme geçişi için en iyi yöntem olacaklar." "Çin'de ko­mü­niz­min ger­çek­leş­ti­ril­me­si, artık uzak ge­le­ce­ğin bir işi de­ğildir."   Bu ifadeler aynı zamanda dünya sosyalist hareketinde genel olarak Lenin'in ölümünden sonra hâkim olan iradeci "sol" sosyalizm inşa görüşünü yansıtıyordu.
 

Kültür Devrimi'nin hatalarının ve Mao'nun değerlendirmesi belgesi

3 yıl süren tartışma ve 7 taslağın tekrar tekrar incelenmesi sonucunda "Halk Cumhuriyeti'nin Kuruluşundan Sonraki Dönemdeki Partimiz Tarihindeki Belirli Sorunlar Üzerine Karar" adlı belge Merkez Komitesinde tartışılarak Haziran 1981'de onaylandı. Burada Deng'in siyasi mahareti çok önemliydi, çünkü o günlerde Çin kamuoyunda bir yandan Mao ve Kültür Devrimine karşı olumsuz tepkilerin önemli bir ağırlığı vardı, diğer yandan Kültür Devrimi döneminde egemen olan aşırı "sol" görüşler hala toplumda belirli bir ağırlık taşıyordu. Bu nedenle dengeli bir değerlendirme yapıldı, bu değerlendirmenin ardından geçen 40 yılda Kültür Devrimi tarihi üzerine çok daha derinlikli araştırmalar ve kitaplar yayınlandı.

1981 Tarihi Belgesi Kültür devrimini şöyle değerlendiriyordu: 26 Bin karakterlik bölümden aktarıyorum:

"Kültür Devrimi" Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşundan itibaren, Partinin, devletin ve halkın uğradığı en ciddi yenilgi ve en ağır kayıplardan sorumludur. Bu, Mao yoldaş tarafından başlatıldı ve yönetildi. Mao yoldaşın temel tezleri burjuvazinin ve karşı-devrimci revizyonistlerin birçok temsilcisinin partiye, orduya ve kültür-sanat çevrelerine sızmış olduğu ve bu organların önemli bir çoğunluğunda önderliğinin artık Marksistlerin ve halkın elinde olmadığı; kapitalist yolu tutan iktidar sahibi partililerin Merkez Komitesi içinde ve Partinin merkez örgütlerinde, …… bir burjuva karargâh oluşturduklarını öngörüyordu." "Kültür Devrimi'nin tarihi Mao Zedung yoldaşın bu devrimi başlatmada dayandığı temel tezlerin ne Marksizim-Leninizme ve Çin gerçeklerine uymadığını kanıtlamıştır. Bu tezler ülkedeki mevcut sınıf ilişkilerinin, parti ve devlet içindeki siyasi durumu tamamen yanlış değerlendirmesini ifade etmektedir". "Kültür devrimi" sırasında revizyonist veya kapitalist olarak mahkûm edilen şeylerin birçoğu aslında Marksist ve sosyalist ilkelerdi; bu politikaların önemli bir kısmı daha önce Mao yoldaş tarafından ortaya atılmış ve desteklenmiş bulunuyordu." "Kültür devrimi" sırasında alaşağı edilen "kapitalist yolcular" aslında sosyalizm davasının çekirdek gücünü oluşturan her kademedeki parti ve hükümet örgütlerinin önder kadrolarıydı. Parti içinde Liu Shoaşi ile Deng Şiaoping'in başını çektiği burjuva karargâhı diye bir şey mevcut değildi. Liu Shaoşi yoldaşın "dönek, gizli hain ve grev kırıcı" diye damgalanmasının Lin Biao ve Jiang Qing'in tertiplediği bir iftiradan ibaret olduğu çürütülmesi imkânsız kanıtlarla saptanmıştır. "Kültür devrimi" sırasında sözüm ona gerici akademik otoritelerin eleştirilmesi denen olay da birçok yetenekli ve yetkin aydının saldırıya uğrayıp mağdur edilmesine yol açtı.

Kültür Devrimi'nin nedenleri

"Parti çalışmasını sosyalist inşa şeklindeki yeni görevine kaydırmak noktasına geldiğinde, bu görev büyük bir ihtiyatlılığı gerektiriyordu. Yoldaş Mao Zedung'un prestiji bu noktada zirveye ulaşmıştı ve kibirli bir tutuma kaymaya başladı. Adım adım kendisini pratikten ve kitlelerden kopardı ve giderek daha fazla keyfi ve öznelci davranışlar içine girmeye başladı ve artan ölçüde kendisini MK'nin üzerinde gördü. Bunun sonucunda partinin ve ülkenin politik yaşamında kolektif önderlik ilkesi ve demokratik merkeziyetçilik ilkesi zayıflamaya hatta yok olmaya başladı. Kısmen bunda Parti Merkez Komitesi sorumludur."
"Sosyalist akımın tarihi çok uzun değildir. Sosyalist ülkelerin ise daha da kısadır. Sosyalist toplumun gelişmesini yöneten yasaların bazıları nispeten daha nettir. Fakat birçoğu henüz keşfedilmeyi beklemektedir. Partimiz uzun bir dönem boyunca savaş ve şiddetli sınıf mücadeleleri içinde var oldu. Hem ideolojik olarak hem bilimsel inceleme bakımından hemen gelen yeni doğmuş sosyalist toplum hakkında ve ülkenin bütünlüğünü kapsayan sosyalist inşa meselelerinin çözümünde tamamen hazırlıklı değildi. Sosyalist dönüşümü temel düzeyde tamamladıktan sonra dahi sahip olduğumuz yukardaki ideolojik şekillenme partimizin içinde geliştiği tarihsel koşullara bağlı olarak yeni dönemde sosyalist toplumun gelişme sürecinde politik-ekonomik, kültürel ve diğer alanlarda ortaya çıkan yeni çelişmeleri ve problemleri incelerken ve ele alırken sınıf mücadelesiyle bağlantısı olmayan meseleleri dahi, sınıf mücadelesi sorunları olarak değerlendirmeye devam ettik. Ve gerçekten de yeni koşullar altında gerçek bir sınıf mücadelesi sorunuyla karşı karşıya kaldığımızda ise eski alışkanlıklarımıza bağlı olarak geçmişin aşina olduğumuz geniş çaplı ve şiddetli kitle mücadeleleri şeklindeki yöntemlerimize ve deneylerimize geri döndük.
 
Belge ayrıca, 29.000 karakterlik bir bölümde de Mao'nun tarihi rolünü değerlendirmişti. Aktarıyorum: "Mao Zedung büyük bir Marksist büyük bir proleter devrimcisi stratejist ve teorisyen idi. Onun "kültür devrimi" döneminde büyük hatalar yaptığı doğrudur. Fakat onun çalışmalarını bir bütün olarak değerlendirdiğimizde O'nun Çin devrimine katkıları hatalarının oldukça üzerindedir. O'nun katkıları temeldir, hataları ikincildir.  Mao Zedung, Partimizin inşası, Çin Halk Kurtuluş Ordusunun inşası Çin halkının kurtuluş davasının zafer kazanması Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşu ve sosyalizm davamızın ilerletilmesinde büyük başarılı hizmetler vermiştir. O, ezilen ulusların özgürlüğü ve insanlığın ilerlemesine önemli katkılarda bulunmuştur."

* Biyografinin yazarı Li Yinçiao, Mao Zedong'un çok yakınında on beş yıl boyunca, önce koruma görevlisi ve daha sonra  koruma ekibi komutanı olarak çalıştı. Mao ona: "ailemde olanlar başkaları için sır olabilir, ama bunlar senin için bir sır değil", "ama ben hayatta olduğumda bunları yazma; ben ölene kadar bekle ve yazarken en doğrusunu yaz." demişti.

Yorum Bırakınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.