Analiz: Küba'nın Ekonomik Sorunları ve Turizmin Yeniden Canlanması

Küba ekonomisi geçen yıl, 2014-2016 dönemine kıyasla yüzde 20 artış gösteren gıda fiyatlarından ve yüksek petrol fiyatlarından Olumsuz etkilendi

Yazar: José Luis Rodríguez/ Havana

13 Şubat 2024

Çeviri: Didem Kul

Sol Haber Web sitesinden alınmıştır

Küba ekonomisi, karşı karşıya kaldığı zorluklar nedeniyle geçtiğimiz yıl ciddi bir gerileme yaşadı ve resmi tahminlere göre Gayri Safi Yurtiçi Hasıla yüzde 1 ila 2 arasında azaldı. Bu gelişime, olumsuz dış faktörlerin varlığını ve planlanan rakamların altında büyüme oranlarıyla yıllardan beri süregelen ulusal ekonomideki yönetim zorluklarının etkilerini ortaya koydu.

ABD Ekonomik ablukası

Öncelikle adil olmak gerekirse, bu konuda göz ardı edilemeyecek en temel faktör, 60 yılı aşkın bir süredir devam eden ve Şubat 2023'e kadar, 4 milyar 867 milyonu sadece bir senede olmak üzere 159 milyar 84 milyon dolardan fazla kayba neden olan ve ekonomimizin gelişimini etkileyen tek unsur olmasa da kalkınmamızın önündeki temel engel haline gelen ABD'nin uyguladığı ekonomik ablukanın giderek artan etkisidir.

Yukarıdakilere bir de uluslararası ekonomik krizin bir sonucu olarak, 2014-2016 yıllarına kıyasla gıda fiyatlarında kaydedilen yüzde 20'lik artış ile 2022 yılına nazaran düşüş yaşamasına rağmen geçen yıl ortalama 77 doların üzerinde seyreden petrol varil fiyatının yarattığı etki eklendi.

Tüm bunlar, bahsi geçen olumsuz eğilimler için bir katalizör görevi gören Ukrayna'daki savaş ve uluslararası nakliye maliyetlerinin artmasına sebep olan ve ekonomiyi derinden etkileyen İsrail'in Filistin halkına karşı yürüttüğü kanlı savaşın tam ortasında gerçekleşti.

Bu faktörler, Küba gibi yüksek oranda dış dünyaya açık olan birçok ülkede, ulusal ekonominin planlanmasında büyük bir belirsizlik yaratarak, büyük boyutlarda bir ekonomik krizin patlak vermesi pek muhtemel olan dünya ekonomisinde büyüme oranlarının düşmesine yol açmıştır.

Yukarıda belirtilen ekonomik unsurlara ek olarak, COVID-19'un artçı etkileri dünya ekonomisi üzerinde ve Küba'da da etkili olmaya devam etmiştir. Kübalı Bilim adamlarımız tarafından geliştirilen aşılar sayesinde hastalığın ölümcül etkileri azaltılmış olsa da, yüzde 0.77'lik bir vaka ölüm oranıyla nüfusumuzun yaklaşık yüzde 10'unu salgından etkilemiştir.

Küba dış ekonomik ilişkilerinde kırılganlıklar

Dış ekonomik ilişkilerin gelişimine bakıldığında, 2023 yılında 9 milyar 65 milyon dolar olarak kaydedilen mal ve hizmet ihracatı değeri planlanandan 770 milyon dolar daha az gerçekleşmiştir. ( 2 milyar 155 milyonu mal ve 6 milyar 910 milyonu hizmet)… bu durum ihracat seviyesinin 2022 yılında ulaşılandan da düşük olduğunu gösteriyor.

Yukarıdakilere ek olarak, dünya fiyat artışları nedeniyle mal ithalatı için beklenenden daha yüksek bir harcama yapılmıştır ve bu da, 2019 yılına göre 718 milyon dolarlık ek bir harcama….

İhracatımızla ilgili bölümde, yıl boyunca üretimi 41.000 tonda kalan nikel fiyatında ton başına yüzde 15'lik bir düşüş yaşanırken, yurtiçi üretimi planlanandan yüzde 25 daha düşük olan şeker fiyatında ise yüzde 28'lik bir artış yaşanmıştır.

Geçtiğimiz yıl etkilenen bir diğer nakit akışı ise, son on yılda 2 milyar ABD dolarını aşan fakat geçen sene 1 milyar ABD doların altına düşen ülkeye giren yurtdışında çalışan işçi dövizinin hacmi oldu.

Bu bağlamda, işçi dövizinin ekonominin kamu dışı özel girişim sektöründe sermaye olarak önemli bir rol oynadığını, bunun yanı sıra, kendisine gönderilen dövizi ülkenin para birimine dönüştürerek alışverişte kullanan nüfusun tüketiminde kullanıldığını de belirtmek gerekir.

Doğrudan yabancı ülke yatırımlarla ilgili olarak, imzalanan yeni iş anlaşmalarının sayısında az bir ilerleme kaydedilmiştir, ancak ABD'nin ülkemize uyguladığı abluka nedeniyle daha büyük risklerle karşı karşıya oldukları göz önünde bulundurulduğunda, Küba'da yatırım yapmaya karar veren yabancı yatırımcılara yaklaşımda daha fazla esnekliğe ihtiyaç duyulmaktadır.

Ayrıca Küba, 2019'dan bu yana devam eden dış borç geri ödemelerinin olumsuz sonuçlarıyla karşı karşıya kalmıştır. Bu dış yatırımcıyı olumsuz etkiliyor.

Bu bağlamda, borç geri ödemeleri için 2027 yılına kadar uzanan yeni vadeler üzerinde anlaşıldı, ancak ödenecek miktara gecikme faizi eklendi.

Bu nedenle, daha fazla dış kaynak sağlamak amacıyla borç yönetimini kapsayan yeni yolların hayata geçirilebilmesi için dış borç politikasına yönelik yaklaşımın yeniden tasarlanması çok açık bir ihtiyaçtır. 2024 yılına ilişkin planlama değerlendirilirken bu konu daha ayrıntılı olarak ele alınacaktır.

DIŞ TURİZM TOPARLANIYOR

Dış ekonomi sektörünün karşı karşıya kaldığı olumsuz koşullara ve küresel ölçekte yaşanan olumsuz sonuçlara rağmen işçilerimizin çabaları sayesinde ülke ekonomisinde bazı olumlu sonuçlar kaydedilmiştir. Bu durum yüzde 51 oranında büyüyerek toplamda 2,4 milyon ziyaretçiye ulaşan ve 400 milyon dolar daha fazla brüt gelir sağlayan uluslararası turizmin kademeli olarak toparlanmasıyla kendini göstermektedir.

Ayrıca, ülkenin petrol üretimi 3.1 milyon tonda tutularak -belli ölçüde- termoelektrik santrallerimizin üretimi temin edilmiş ve 2023 yılında toplam 343 aktif işletmeye ulaşacak şekilde 42 yeni yabancı sermaye yatırım anlaşması imzalanmıştır. Elektrik sanayinin yönetimindeki bu ilerlemeler sayesinde geçen yıl elektrik kesintileri yüzde 70 oranında azalmıştır.

Bunun yanı sıra bir kazanım da toplumsa alanda sağlanmış, bebek ölüm oranı düşürülmüştür. 2022 yılında bu gösterge 1.000 canlı doğumda 7,6 ölüm iken geçen yıl 7,1, anne ölüm oranı ise yüzde 5,4'lük bir düşüşle 100.000'de 38,7 olarak kaydedilmiştir.

Aynı şekilde, sağlık açısından hassas durumdaki kişi ve topluluklara -olanaklar ölçeğinde- öncelikli düzeyde bakım sağlanmıştır.

Geçtiğimiz yılın olumsuz koşullarına bir de beklenen sonuçları vermeyen iç tedbirlerin uygulanması eklenmesi Aralık 2023'teki Ulusal Halk İktidarı Meclisi oturumunda bildirildiği üzere, ülkenin 2019 ve 2023 yılları arasında 3 milyar dolardan fazla dış gelir girdisi kaybına uğramasına neden olmuştur.

Bu durum, Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez'in de belirttiği gibi, ekonomimizi daha verimli hale getirecek acil tedbirlerin gecikmeksizin alınması ihtiyacını doğurmuştur.

Ekonominin yeniden canlandırılması acil tedbirler Gerekli

Günümüzde yaşanan uluslararası sorunların ayrıca yarattığı ağır maliyetler Küba ekonomisinin adeta savaş koşullarındaymış gibi işlemesine neden olmaktadır. 

Üretim ve hizmet sektörü alanlarında verimliliği arttırmanın zorluğu da ekonomik toparlanmayı geciktirmiştir. Bu nedenle ekonominin yeniden canlandırılması için ek ve acil tedbirlerin uygulanması elzemdir.

BÜYÜME RAKAMLARI: MİLLİ GEELİR 2023'TE KÜÇÜLDÜ

2023'teki ekonomik gelişmeler belirgin bir şekilde kötüleşmiştir. Bu durum, 2021'de yüzde 1,3 ve 2022'de yüzde 1,8'lik büyüme ile 2023 yılındaki yüzde 1-2'lik tahmini düşüşte zaten görülmekteydi.

Kamu sektörü

Örneğin, 2023 yılında zarar eden kamu şirketlerinin sayısı 338'dir. Toplamın yüzde 13,4'üne tekabül eden bu sayı geçen yılın verisi olan 477'ye göre zarar eden şirket sayısı yüzde 29,1 azalmıştır. Öte yandan, kamu işletmelerinin net satışlarında yüzde 8'lik ve karlarda yüzde 25'lik bir artış gibi mütevazı bir ilerleme gözlenmiş ve 2022'de 14 sent olan satış başına karlılık 16 sente ulaşmıştır.

İŞÇİ ÜCRETLERİ

İşçi gelirleri başlığında, kamu işletmelerindeki asgari ücret yılın ilk yarısında yüzde 15,1'lik bir artışla 4856 pesoya yükselirken, işletmelerin yüzde 26'sına ücretleri esnek belirleme yetkisi verilmiş ve bu durumdan işçilerin yüzde 37'si yüksek gelir elde ederek faydalanmıştır.

ÜCRET ARTIŞI ENFLASYONUN GERİSİNDE KALDI

Bu kesinlikle olumlu bir gelişmedir, ancak bu artışların, 2023'ün ilk yarısının sonunda bir önceki yılın aynı dönemine göre ortalama yüzde 45 civarında bir artışa ulaşan ve ücretlerin satın alma gücünde daha da kötüleşmeye işaret eden Tüketici Fiyat Endeksindeki artışı telafi etmediği söylenebilir.

ÖZEL SEKTÖRÜN MİLLİ GELİRE KATKISI

Kamu dışı şirketler Gayri Safi Yurtiçi Hasıla yaratımının yüzde 15'inden biraz fazlasını oluşturmakta ve bu özel sektör ülkedeki işçi istihdamının yaklaşık yüzde 35'ini kapsamaktadır.

Kamu Dışı Sektörlerde Yeni zorluklar

Aynı zamanda, 685 mikro, küçük ve orta ölçekli işletmenin (KOBİ) yönetiminde kayıplar kaydedilmiş olup, bu rakam yıl sonunda toplamın yüzde 7,2'sini temsil etmektedir.

ÖZEL İŞLETME SAYISI HIZLA ARTIYOR

Özel, kooperatif ve karma sektörleri içeren bu yeni ekonomik aktörler, 2023 yılında önemli bir genişleme göstermiş ve sadece KOBİ'ler söz konusu olduğunda 10.000'den fazla işletme sayısına ulaşılmış ve bunlara daha az sayıda tarım dışı kooperatif eklenmiştir.

Bu özel girişimci aktörler, bazı araştırmalara göre en yüksek karlılığı gösteren gastronomi ve konaklama (yüzde 22,1), inşaat (yüzde 19,5), imalat sanayi (yüzde 18,4) ve endüstriyel gıda ve içecek üretimi (yüzde 12,7) alanlarında faaliyetlerini geliştirmektedir.

Yukarıdakilerin yanı sıra dış ticaret faaliyetlerini de geliştirerek 2023 yılında bir milyar dolardan fazla ithalat yaptılar, ancak ihracat aynı güçle gelişmedi ve geçen yıl ülkenin toplam ihracatının yüzde 0,2'si olan 200 milyon dolara ulaşamadı.

Bu özel şirketlerin birçoğu, operasyonel zorlukların daha az olması nedeniyle yatırılan sermayenin daha hızlı bir şekilde döndürülmesine olanak tanıyan ticari bir faaliyet de geliştirmektedir.

Buna ek olarak, birçoğu yurtdışındaki ailelerinden gelen havale yoluyla dış finansmana sahiptir ve devlete ait şirketin bulunmadığı pazar alanlarında devletle avantajlı bir şekilde rekabet etmektedirler.

Ayrıca, genel olarak devlet sektöründen daha yüksek ücretli çalışan 183.000 kişiye yeni iş yaratmışlardır ve bu da işgücünün kamu dışı kesime yönelmesine neden olmaktadır.

Yeni özel girişimci ekonomik aktörlerin faaliyetleri sonucu, mal ve hizmet arzında bir artış görülmesine rağmen, fiyatların çoğunluğun alım gücünün üzerinde olması nüfusun bir kısmı tarafından şu ana kadar olumlu tepki görmüyor.

Gıda ve diğer tüketim mallarının üretimi üzerinde doğrudan bir etki yaratmak amacıyla devlet sektörüyle özel sektör arasında bir bağlantı henüz kurulamamıştır ve bu bağlantıyı büyük ölçüde devletin, devlet işletmelerine ve şu anda yaklaşık 596.000 serbest meslek sahibini içeren özel ve kooperatif sektörüne ihtiyaçların karşılanması için yeterli teşvikleri sağlamak için atacağı belirleyecektir.

Ülkenin kalkınma potansiyeline bakıldığında yatırımın öne çıktığı görülmektedir. Son yıllardaki yatırım hacmi incelendiğinde, yatırım çabasının GSYİH'nin yüzde 10'undan biraz daha az olduğu görülmektedir; oysa son on yılın ortalarında yapılan analizler, yıllık yüzde 5'lik büyümeyi yakalamak için yüzde 25'lik doğrudan yabancı yatırım hacmine ve yılda yaklaşık 2 ila 2,5 milyar dolara ihtiyaç olduğunu ortaya koymuştu.

Mevcut durumda, yatırım politikasının ekonominin toparlanmasını hemen belirleyecek sektörlere veya faaliyetlere yönlendirilmesi kilit önem taşımaktadır. Bu bağlamda, 2013 yılının Ocak ve Eylül aylarında tarım gibi sektörler toplam yatırımın sadece yüzde 2,8'ini oluştururken, şeker endüstrisi yüzde 0,5'ini oluşturur. Gıda ve şeker üretiminde ilerleme kaydedilebilmesi için bu orantısızlığın ortadan kaldırılması gerekmektedir.

Elektrik, enerji, gaz ve su sağlayacak Yatırımlar Gerekiyor

Benzer şekilde, özellikle ülkenin ihtiyaç duyduğu gerekli enerji istikrarının bir parçası olarak, toplam yatırımın yüzde 10,8'ini oluşturan elektrik, gaz ve su tedarikine yönelik yatırımların arttırılması elzem görünmektedir.

Halk İktidarı Ulusal Meclisi'nin son oturumunda, ekonominin, talebin yalnızca yüzde 34'üne karşılamış dizel yakıt gibi zaruri girdilerin eksikliğinden etkilendiğini ve bunun da ülkedeki tarım, şeker endüstrisi, ulaşım ve elektrik üretimi gibi sektörleri derinden sarstığını bildirildi.

Dolayısıyla 2023 yılında, gıda üretimi ile ilgili önemli sektörlerde, et, mısır, domuz eti, süt ve yumurta dahil olmak üzere, düşüşler devam etmiştir.

En çok etkilenen ürünler arasında yer alan pirinç üretiminin, 2019 yılından bu yana yüzde 81, yumurta üretiminin yüzde 61 ve süt üretiminin yüzde 49'luk bir düşüşe tabii olduğu belirtilmelidir.

Şimdi yapılması gereken kaynakları yoğunlaştırmamız gereken ana yerlerin hangileri olacağını ve 2024 yılında başarılı olmak için hangi kararların en etkili olacağını değerlendirmektir.

ÖNERİLER

O zorlu Özel dönem (1990lar) yıllarında kazandığımız deneyim, kritik durumlardan çıkış stratejisinin, 2024 yılına dair öngörülerin en temel sorunlara odaklanan bir plan dahilinde sıralanmasını gerektirdiğini göstermektedir.
Bu planlama, kısa vadede tüm sorunlara kökten bir çözüm getirilemeyeceğinin bilincinde olarak önem sıralamasına göre acil olan görevleri dengeye kavuşturacak şekilde yapılmalıdır. Yine de bu yılki yüzde 2'lik mütevazı büyümeyle ilerlemenin ve istenilen sonuçları kademeli olarak elde etmenin mümkün olduğunu söyleyebiliriz.
Bu amaçla, Ulusal Meclis tarafından onaylanan 2024 Ekonomi Planı'nın hedefleri, her şeyden önce ekonominin işleyişindeki hata ve çarpıklıkları düzeltmenin temel unsuru olan Makroekonomik İstikrar Programı'nın uygulanmasında ilerleme kaydetmeliyiz.

Bu amaçla, Makroekonomik İstikrar Programı'nın kapsadığı pek çok husus arasında, mal ve hizmet arzını arttırarak enflasyon artışını frenlemek, harcamaları kısarak devlet bütçe açığını azaltmak ve bunu karşılamak için üretken desteği olmayan para basmayı azaltmak…..
ayrıca kademeli ve seçici olarak kamu gelirlerini arttırmak ve faiz oranlarını yükselterek tasarrufları teşvik etmek için acil tedbirler alınmasına ihtiyaç var.
Tüm bunlara, döviz piyasasının aşamalı olarak yeniden yapılandırılması ve tüm ulusal ekonomi için tek bir döviz kuruna geçilmesi eşlik etmelidir.


DIŞ GELİRLERİN ARTMASI GEREKİYOR


Makroekonomik İstikrar Programı bu yıl yaklaşık 9,7 milyar dolara ulaşması beklenen mal ve hizmet ihracatının büyümesinin yanı sıra, döviz ve yerel para cinsinden kaynakların artmasına ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle, 2024 Planı'nın hedeflerinden biri olan ülkenin dış gelirlerinin arttırılması ve çeşitlendirilmesi de elzemdir.
Bu amaçla ve ekonomimizin ihtiyaç duyduğu dış kredilerin önündeki engelleri kaldırmak için, ülkenin 2019'dan bu yana yeterince karşılayamadığı dış borcun ödenmesini destekleyecek esnek bir yeniden müzakereye ihtiyaç vardır.
Bu hedefe minimum likidite ile ulaşmak adına: borçların ödenmesi için yatırımların kullanılması (SWAP); borçların iskontolu olarak geri satın alınması; kamu borç tahvillerinin çıkarılması; borcun ulusal paraya dönüştürülmesi ve borçların mal ve hizmet ihracatına bağlı olarak ödenmesi gibi zorlu özel dönemde zaten denenmiş olan formüller uygulanmalıdır.
Tüm bunlara ek olarak, ABD'nin Küba'ya karşı uyguladığı abluka karşısında ülkemize gelecek yabancı yatırımcıların karşı karşıya kaldığı riskleri göz önünde bulundurarak doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını esnek politikalarla arttırmak gerekmektedir.
Ayrıca, işçi dövizlerinin ülkeye gönderilmesini teşvik etmek için bir yatırım fonu oluşturarak bunları uygulanabilir hale getirmek ve canlandırmak gerekmektedir.
Bu yılki ekonomik planda ilaç tedarikinin yanı sıra bir diğer öncelikli unsur da gıda üretiminin geliştirilmesidir. Bu amaçla gıda sektörünün kendi sürdürülebilirliğini sağlaması için ihracatından elde ettiği geliri elinde tutmasına olanak tanıyan bir mali mekanizma kullanılmalıdır.
Buna belediyelerin kendi kendine gıda yeterliliği politikası ve bu amaçla bilim ve teknolojiyi uygulayarak daha verimli arazi kullanımı uygulamaları da eklenmelidir.
Bu da, tam olarak gıda üretimi için yapılacak yatırımların en acil ihtiyaçlara öncelik verecek şekilde yeniden düzenlenmesi anlamına gelmektedir.
Benzer şekilde, tüm sektörleri ve halkımızı etkileyen bir unsur olan yakıt tedarikinin sağlanması ve elektrik enerjisi üretiminin istikrara kavuşturulması esastır. Bu bağlamda, yaklaşık üç milyon tonluk ulusal üretim dikkate alındığında, ülkenin bir yılda ihtiyaç duyduğu sekiz milyon tona eşdeğer petrolün sağlanması temel bir hedeftir.
Sosyalist Devlet İşletmeciliğinin Daha Verimli Hale Getirilmesi
Ekonomimizin verimli işleyişi için kilit unsurlardan biri -2024 Plan'ında da yer almaktadır:
Ülkedeki işletme sisteminin geliştirilmesine ve tarım ve sanayi sektörlerinde üretimin arttırılması için tüm ekonomik aktörlerin uygun şekilde entegre edilmesidir……
Burada yönetimin olarak adem-i merkezileştirilmesi yoluyla sosyalist devlet işletmeciliğinin daha verimli hale getirilmesi ihtiyacı vurgulanmalıdır.
Tüm bunlara, yeterli bir üretim zincirinin oluşturulması, işletme sisteminin yönetim ve kontrol mekanizmalarının rasyonelleştirilmesi, kamu sektörünün ölçeğinin kademeli olarak yeniden düzenlenmesi eşlik etmeli ve tüm bunlar işgücü verimliliğindeki artışı desteklemelidir.
Mevcut koşullarda, özellikle sosyal yardımlara muhtaç nüfus, emekliler ve nüfusun ekonomik açıdan kırılgan kesimi için sosyal koruma mekanizmalarının geliştirilmesi de gerekmektedir.
Bu bağlamda, ürünlerden ziyade insanları destekleme etme politikası, ihtiyaç sahibi olan halkın temel ihtiyaçlarının daha iyi karşılanmasını kolaylaştırmalıdır.
Bu olası çözümler stratejisinde önerilen her şey -ki bunlar ne kolay şeylerdir ne de risksiz şeylerdir-, zenginleştirilmesi ve ihtiyaç duyulan desteğe dair fikir birliğine varılması için halkımızla tartışılmalıdır. Tüm görüşler önemlidir ve sihirli çözümler olmadığının, ancak iyileşmenin mümkün olduğunun bilincinde olarak herkesin görüşleri dinlenmelidir.
Kuşkusuz bu yıl öncelik verilecek hedefler, hemen karşılayamayacağımız ve bugün halkımızın yaşam standardı üzerinde etkisi olan sayısız ihtiyacı henüz kapsamıyor.
2024'ün kalkınma sürecimizin temel unsurlarında önemli bir değişime işaret etmesini ve hepimizin bu çabanın boşa gitmediğini hissetmesini sağlamalıyız.
Bunu yapmak için gerekli araçlara sahibiz ve en acil ve öncelikli konulara odaklanıp daha iyi çalışırsak bunu nasıl yapacağımızı da biliriz.

Yorum Bırakınız

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir