Küba Lideri Diaz-Canel Dünya Komünist ve İşçi Partileri Toplantısında Konuştu: Bölünmeyi, Sekterliği Gömelim

Çeviren: Timur Kaplan, Andreas Papadakis

Sosyalizm Ufkumuz Olmaya Devam Ediyor; İktidardaki Komünist Partilerin Çin'in, Vietnam'ın, Kore ve Laos'ın Sosyalizmi İnşa Çabalarını Selamlıyoruz. Çin Komünistlerinin Başarılı 20.Kongresini Kutluyoruz.

Bireyciliği, Bölünmeyi, Sekterliği Gömelim, Farklılıkları Derinleştiren, Partiler Arası Güvensizliği Arttıran, Uzlaşmaları Reddeden ve Emperyalizme Hizmet Eden Sekter Pratiklere Son Verelim. Bölünme Her Zaman Uluslararası Mali Sermayeyi Temsil Eden Güçlerin, Karşı Devrimin ve Emperyalizmin İşine Yarayacaktır…

Küba Her Zaman Simon Bolivar and Hugo Chavez'in ülkesi Venezuella'nın ve Madura'nın Yanında Olacaktır. Nikaragua'da Sandinista Devriminin Yanındayız.

Konuşmanın Başlığı: Sosyalizm Ufkumuz Olmaya Devam Ediyor

Değerli Yoldaşlar,

Mücadele kardeşlerimiz, çok zor tarihi koşullarda yaşıyoruz. Birbiri ardına gelen ve eşzamanlı olarak ortaya çıkan çok yönlü krizlerin mağduru ve kurbanı olan halkların ve ülkelerin büyük çoğunluğu umutsuzluk ve öfke içinde. Bu krizler dünyayı barbarlığa iten kapitalizmin ürünüdür.

Burada üç gün boyunca bizleri bir araya getiren böyle bir toplantı bizlere canlılık getiriyor. Paylaştığımız ortak umutlarımızı ve önerdiğimiz seçenekleri tartışmamız çok önemli. İşte buradayız, geleceği hayal ediyoruz ve yapıyor, pratikleştiriyoruz, ortak mücadelemiz için buradayız.

Her şeyden önemlisi, olanaksız olanı olanaklı hale getirmeye uğraşıyoruz. Diğer bir deyişle, sosyalizm düşmanlarının ve dolayısıyla insanlığın ilerlemesinin düşmanlarının imkansız olduğunu söylediği şeyleri yapıyoruz. Sömürülenleri ayağa kaldırmak ve sömürücülerin içine korku salmak, için Marx ve Engels'in görüşlerinin ortaya çıkmasından bu yana; Komünist Manifesto'nun yayınlanmasından bu yana bunu yapıyoruz. 

Daha iyi bir dünyanın olanaklı olmasının kaçınılmaz olması, el ilanları, bildiri ve broşürlerle ortaya çıkmadı. Bize hediye edilmedi. Bu dava için mücadele ile ortaya çıktı. Daha iyi bir dünyanın olanaklı olmasının kaçınılmaz olması hakikati, sosyalizmi inşa yolunda yürüttüğümüz çabalar için kanıtlanmış ve teyit edilmiştir. Ortak idealler etrafında birleştiğimiz tüm partilerle birlikte yürüttüğümüz, insanlığın kurtuluşu ve toplumsal adalet için yürüttüğümüz yılmaz mücadeleler içinde kanıtlanmaya devam etmektedir.  

Sosyalizm Ufkumuz Olmaya Devam Ediyor; tüm geçici olumsuzluklara karşın, Avrupa'da ve Sovyetler Birliği'nde yaşanan sosyalist kampın trajik çöküşü ve bu kazanımların ortadan kalkmasına karşın devam ediyor. Uluslar üstü kapitalizmin yürüttüğü vahşi ve şeytanlaştırıcı anti-komünist kampanyalara karşın ve bu kampanyaların yarattığı tekçi dogmaya karşı sürüyor. Bu kampanyaları ellerindeki güçlü küresel medya araçlarıyla yapmaya devam ediyorlar. Sosyalizm Ufkumuz Olmaya Devam Ediyor; uluslararası komünist akımın parlak tarihini sürekli ve sürgit karalamalarına karşın sürüyor. Özgürlük söylemi arkasına gizlenerek, birçok ülkede halkların politik katılım haklarını bildik en kötü yollarla kısıtlamalarına karşın, sürüyor. 

Dünya tarihinin en kötü ve en karmaşık dönemlerinden birinde Uluslararası Konferansımızı burada ilk defa Küba'da topladık. Ambargolar ve şeytanlaştırma ile hücum edilen bu Karayip Adasında toplandık.

Dünyanın birçok ülkesinden komünist ve işçi partilerinin delegeleri burada ve şimdi toplantımızı kapatmak üzereyiz. Küba Komünist Partisi'nin bu 22. Konferansımızı örgütlemesine güven göstermiş olan tüm yoldaşlara teşekkür ediyoruz. Gerekli koordineli çabalarımız için, Marksizm'i bir bilim olarak kabul ettiğimiz için, tüm teorilerimizi pratikte sınayıp, teyit ettiğimiz için burada hep birlikte olduk.

Toplantımıza, dünyada ortak idealleri paylaşan ve savunan delegeler katıldı, stratejik önemde önemli sorunlar üzerine-emperyalizmin kıyımına karşı zorunlu birlik sorununu, yükselen aşırı-sağı, yükselen faşizm ve savaş koşulları üzerine düşüncelerimizi ifade ettik ve tartıştık: Bunlarla birlikte barışı korumak, çevre sorunları, işçi hakları üzerine ve ortak mücadelemizde dayanışmayı nasıl yükselteceğimiz üzerine öneriler ve kararlar üzerinde konuştuk. Tüm katılanlara tekrar Küba Komünist Partisi'ne karşı güveniniz için teşekkür ediyoruz.

Ülkelerinizin birçoğunun bir hayli dramatik ve yüksek derecede karmaşık ekonomik ve toplumsal koşullardan geçtiği koşullarda buraya gelmenizi takdir ediyoruz.

Buraya sizleri ülkemizde uyguladığımız sosyalizm modelini övmek için davet etmedik. Birleşik ve eşgüdümlü mücadele koşullarını analiz etmek ve bu koşulları sağlamak için toplandık.

Küba tarihteki en güçlü bir kuvvetin vahşi tacizleri ile boğuşan küçük bir gelişmekte olan ülkede sosyalizmin inşasını deneyimleyen somut bir örnektir. Bu güç adamızın kıyılarının çok yakınında…

Biz Küba'da bu koşullarda sermaye mantığından kopan bir toplumsal değişim gereği ile mücadele ediyoruz, aynı zamanda toplumsal kalkınmamızı ve sosyalist toplumsal değişimi daha mükemmel haline getirmek için mücadele ederken emperyalist mantığı aşmaya çalışıyoruz. Aslında bu sorun bizim için zorlu bir meydan anlamına geliyor: bu mücadele sürecinde gerekli olan ile olanaklı olan arasında dengeyi sağlamaya çalışıyoruz. Tarihi davamızı gerçekleştirme yolunda ilerlerken işlerimizi gelecekte başarmayı üstlendiğimiz ile günümüzde olanaklı olan arasında bir çelişme olmayacak biçimde tasarlıyoruz. Diğer bir deyişle, olanak dahilinde olan seçeneği, arzuladığımız hedefleri inkar eden değil veya arzuladığımız hedefleri engelleyecek tarzda değil, aksine arzuladığımızı adım adım inşa eden ve onu besleyen tarzda tasarlıyoruz ve gerçekleştiriyoruz.

Marksizm bir bilimdir ve bizler teoriyi pratik içinde sınama ve teyit etme gibi bir sürekli bir meydan okuma ile karşı karşıya bulunuyoruz; toplumsal adaleti fethetme davamızı ilerletmek için pratik içine ve Marksizm ışığında yanıtlar ve çözümler üretmek zorundayız. 

Bunları başarmak için iki hayati noktayı aklımızda tutmak çok önemli: Birincisi örgütlü öncü kol, adamız açısından söylersem, bilimsel, siyasi ve ideolojik eğitim donanımına sahip olan Küba Komünist Partisi, ancak böyle bir Parti emperyalizmde meydana gelen yeni değişimleri ve yeni mücadele biçimlerini kavrayabilir. Aslında sosyalist dönüşüm teorisi özü itibariyle eleştirel Marksizm'dir, ve edimsel gerçekliği bilimsel yöntemle alaşağı etmeyi öngörür.

Dolayısıyla, Küba'daki sosyalist dönüşüm mücadelemiz iki temel ilkeyi benimser ve bu iki temel ilkeyi teşvik etmeye dayanır: Teorik araştırma içinde ve deneyler içinde öğrenmeyi merkeze alarak sosyalist dönüşümü ilerletmek. İnsanlarımız bu sosyalist dönüşüm yolunda hem özne hem de hedef nesnemizdir.

Ünlü ozanımız Vicente Feliú'nun şairane bir biçimde yazdığı satırlarda söylediği gibi dağları yıkma azmi ile ve kalplerimizi yumruk gibi kullanarak meydan okumaları göğüslüyoruz.

Yoldaşlar,

Toplantımız boyunca değişik açılardan, kapitalizmin son iki yıl içinde -Covid pandemisi, yabancılaşma, dışlama, toplumsal eşitsizlik ve mülksüzleşmelerle- giderek ağırlaşan sistemsel bir kriz içinde olduğunda hepimiz fikir birliğinde olduk, aşırı-sağın ve muhafazakar projelerin ve aşırıcı güçlerin ve faşist fikirlerin ve siyasi güçlerin yükselişini ortak bir görüş olarak saptadık.

Konferansa katılan Havana'daki birçok parti yaptığı değerlendirmelerde toplumsal adalet ve sosyalizm için mücadele etme görevini teyit ettiler.

Toplumsal adalet ve sosyalizm için mücadele öncelikle ve en önemlisi dünya komünist ve işçi hareketinin birliğini gerektirir ve sendikalarla ittifak kurmayı, emperyalizme karşı çıkan devrimci ve halkı kapsayan çeşitli toplumsal hareketlerle ittifakı gerektirir. Bileşenleri ve üyeleri çok çeşitlilik gösteren ve ihtiyaçları ve toplumsal talepleri giderek daha fazla çeşitlenen ve heterojen-çok türlü hale gelen diğer toplumsal kesimleri kapsayabilmek için bu birlik ve ittifak yaklaşımı vazgeçilmez bir gereksinimdir. Bu yaklaşım olmaksızın tüm bu kesimleri-işçileri, aydınları, kadınları, öğrencileri, gençleri, çiftçileri ve ötekileştirilen azınlıkları ve diğerlerini kucaklayacak politik programları inşa etmede ve zenginleştirmede başarılı olamayız.

İşte bu şekilde hepimizin ortak çabası, işbirliği ve eşgüdümlü mücadeleleri ile hakiki ve devrimci dönüşümleri başarabiliriz. Dün 22. Konferansımızın 2. Gününde karar altına alınan ortak bildirge ve eylem planı bu amaçları içeriyor. Eğer bu kararlarda söz konusu edilen hedef ve eylemlerin gerçek bir etki sağlamasını ve etkin sonuçlar almasını güvence altına alabilirsek, bu konferansın yararlı olmuş olduğunu ve gelecekte de yararlı ve dönüştürücü olmaya devam edeceğini söyleyebileceğiz. 

Yoldaşlar,

Bizler, komünist ve işçi partileri, değiştirmeliyiz ve değiştirmek istiyoruz diye tarif ettiğimiz gerçekliği saptamış durumdayız. Emperyalizmin bildiğimiz asıl karşıtımız olduğunun bilincindeyiz. Bizim güçlerimizi yozlaştırmak isteyen emperyalist stratejinin farkındayız: Bizleri yabancılaşmanın en kötüsüne zorlamak ve talancı tüketim toplumu modelini dayatmak istiyor; ideolojik ve politik düzlemde en gerici ve tutucu değerleri bize dayatmak istiyor. Gelin bunlara karşı koyalım, halkların kılıcı ve kalkanı olalım, paylaştığımız ve bizi birleştiren etik ve ahlaki değerleri, ilkeleri ve referansları -eşitlik, hakkaniyet, toplumsal adaleti- yüksekte tutalım. Halkçı ve katılımcı niteliğini derinleştirmek zorunda olduğumuz devrimci ve sosyalist demokrasiyi yüksekte tutalım; dayanışmayı hakiki, saygıdeğer bir biçimde pratikleştirelim. Birliği sağlayalım önce kendi içimizde ve ardından diğer partilerle, diğer örgütlerle, toplumsal ve halk hareketleri ile önce kendi ülkelerimizden başlayarak ardından bölgesel ve uluslararası düzeyde birliği sağlayalım.

Küba Komünist Partisi 8.Kongresi

Partimiz içinde bulunduğumuz bugünkü karmaşık uluslararası tablo içinde birçok meydan okumalarla karşı karşıya ve geçen yıl Nisan ayındaki 8. Kongremizde tanımladığımız görevler üzerinde çalışıyoruz. Kongre'de birlik, mücadelede ısrarlı devamlılık temasını öne çıkardık, ekonomik savaş, barış ve ideolojik sağlamlık görevlerini önümüze koyduk. Tüm Küba halkının ve komünistlerinin kongresi olan bu etkinlikte, kitlelerin sesine kulak verdik, büyük çoğunluğun desteği ile Komutan ve Parti liderimiz Raul Kastro'nun gösterdiği yönde, sorunları çözmeyi ve kitlelerin özlemlerini dikkate alarak, gerçekçi olguları ve önümüzdeki süreçleri gözeterek, halkımızı en yüksek ilgisi olan sosyalizmin inşasında kararlılığımızı ortaya koyduk. Ve bu kararlılığımızı halkın ezici çoğunluğunun desteklediği anayasal bir referandum ile pekiştirdik.

Partimiz halkın birliğini ve bütünleşen uyumunu sürdürme ve toplumsal oydaşma görevini üstlenmiştir, bu yolla yaratıcı ve kararlı bir biçimde emperyalizmin bizi bölme niyetlerine direnebiliyoruz ve karşı koyabiliyoruz, halkla var olan güçlü bağlarımızı canlı tutuyoruz.

Partimiz hem kişisel sorumluluğa hem de kolektif önderliğe ve militan çalışmaya büyük önem vermektedir.

Partimizin ideolojik alandaki çalışması Marksist teoriye dayanmaktadır, Jose Marti düşüncesine ve Fidel Kastro ve Raul Kastro'nun değerli düşünce mirasından, halkımızın geleneklerinden ve tarihsel deneyimlerinden ve diğer halkların, ülkelerin deneyimlerinden ve ortak mücadele ettiğimiz yoldaşlarımızdan güç alıyoruz.

Bu görüşler ışığında gelin ortaklaştığımız hedeflere öncelikli olarak birlikte odaklanalım, aynı zamanda farklılıklarımızdan kuvvet üretebileceğimizi görelim.

Gelin alçak gönüllü bir biçimde çok zorlu mücadele ile elde edilen tartışılmaz değeri olan başarıları ve deneyimleri takdir edelim. Kolektif başarımız olan sosyalizm inşa çabalarında tartışmasız bir biçimde halkı ve çalışan kitlelerin önemli kesimlerini özgürleştiren ve onların onurlarını kazanmalarını sağlayan başarıları takdir edelim.

Gelin farklı ülkelerde ve bölgelerde onların kendi koşullarına göre saptamış oldukları mücadele ve örgütlenme biçimlerine saygı gösterelim. Tarihi mücadelelerin ve direnişlerin deneyimlerinden öğrenmeye çalışalım.

Gelin ortak kavrayışta, uzlaşma, oydaşma ve ortak öneriler oluşturmada ısrar edelim.

Gelin bireyciliği, bölünmeyi, sekterliği gömelim, farklılıkları derinleştiren, partiler arası güvensizliği arttıran, uzlaşmaları reddeden ve emperyalizme hizmet eden sekter pratiklere son verelim. Bölünme her zaman uluslararası mali sermayeyi temsil eden güçlerin, karşı devrimin ve emperyalizmin işine yarayacaktır.

Vazgeçmeyeceğimiz bir ortak görevimiz var: Gençliğin politik örgütlerini kurmalıyız ve bu gençlik örgütleri de çalışmalarını yabancılaşma ve aynı zamanda depolitizasyonun ciddi bir biçimde etkisi altında olan daha geniş ve daha çoğul farklı kesimlere yöneltmeli.

Gençlik geçmişte ve hala bugün temel tarihsel öznelerden biri olmaya devam ediyor. Gençlerin mücadeleye aktif ve militan katılımını güçlendirmek gibi bir sorumluluğumuz var. Gençlerin bu yeni nesillerinin katılımını ve özne olmalarını, böylece onları bugünün inşasına ve önderliğine kattığımız takdirde, onların temel hedeflerimize bağlılık gösterme bilinci ile gelecekteki işleri sorumluluk alarak üstlenmelerini sağlayabiliriz.

Dünya Komünist ve İşçi Partilerinin Uluslararası Konferansı'nın amacı, ortak düşünme, deney ve düşünce alışverişi, işbirliği, ortaklaştırılan tutumlar ve uluslararası dayanışmayı sağlamak için bir alan sağlıyor. Bunları başarmak için şeffaf güven üreten ve samimi ilişkiler geliştirmeli, bir yandan farklılıklara saygı duymalı diğer yandan bizi birleştiren şeyleri güçlendirmeliyiz. 

Küba Komünist Partisi bu konferanslara dünya Komünist ve İşçi Partileri arasında alışverişi ve işbirliğini geliştirmek bakımından yararlı ve zorunlu bir alan olarak değer vermektedir. Özellikle bugün, kapitalizmin işçi haklarına karşı azgın bir saldırı yürüttüğü koşullarda, komünistlere karşı şiddetli bir anti-komünist kampanyanın sürdüğü, uluslararası barış ve istikrara karşı tehdidin büyüdüğü, propaganda ve dezenformasyon kampanyaları koşullarında, çifte standartlar uygulanarak yapılan uluslararası baskı ve yasaklar karşısında, medya ve kültür savaşlarının yoğunlaştığı koşullarda işbirliği daha hayati önemdedir. 

Küba Komünist Partisi bu konferansların başlatılıp geliştirilmesine tarihi katkılarda bulunan politik güçlerin çabalarına değer vermekte ve bu konferansların ilk oluşum günlerinde belirlenen kuruluş ilkelerine sadakatini teyit etmektedir.

Küba dünyanın herhangi bir köşesinde tarihsel mücadeleler sürdüren ve direnen tüm halklarla dayanışmasını ve derinlikli hümanist sempatisini teyit etmektedir.

Küba bizim hukuka ve toplumsal adalete dayalı sosyalist bir toplum inşa etme kararlılığımızı, ulusal egemenliğimizi ve bağımsızlığımızı koruma çabalarımızı desteklemiş olanlara karşı vefa duygularını enternasyonalist dayanışma ile sergilemede kararlıdır.     

Dolayısıyla Jose Marti'nin ve Fidel'in Küba'sı Simon Bolivar and Hugo Chavez'in yurdu olan Venezuella'nın yanında olmaktan asla vazgeçmeyecektir.

Her Zaman Simon Bolivar and Hugo Chavez'in ülkesi Venezuella'nın ve Maduro'nun Yanında Olacaktır. Nikaragua'da Sandinista Devriminin yanındayız. Küba komünistleri Latin Amerika ve Karayip Adaları'nın hakiki bağımsızlığı ve kıtasal bütünleşmesi için yürütülen tarihi mücadeleye ihanet etmeyecektir.

Bolivarcı Devrimin zaferi Latin Amerika ve Karayip bölgesinde emperyalizme karşı kıtasal bütünleşme ve bağımsızlık mücadelelerinde olağanüstü önemde bir aşamadır.

Biz Küba olarak yoldaş Nicolas Maduro'nun önderlik ettiği politik süreci, Nikaragua'daki Sandinista Devrimi'ni sarsılmaz bir biçimde desteğimizi teyit ediyoruz. Siyasi, Medya ve Diplomatik alanlarda Amerikan emperyalizminin ablukası altında olan Porto Riko halklarının, Filistin'in, Polisario partisinin önderliğindeki Sahra (Sahrawi) Demokratik Cumhuriyeti'nin davalarının yanındayız ve onlara koşulsuz ve kararlı destek sunuyoruz.

Komünist Partilerin Sosyalizm İnşa Çabalarını Selamlıyoruz

Küba olarak iktidardaki Komünist Partilerin Çin Halk Cumhuriyeti'nde, Sosyalist Vietnam'da, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti'nde ve Laos Demokratik Halk Cumhuriyetinde sosyalizmi inşa çabalarını selamlıyoruz. Çin Komünistlerinin son günlerdeki başarılı 20.Kongresini Kutluyoruz.

Değerli Yoldaşlar,

Bu noktada devrimci Baş Komutan Fidel Castro'nun şu sözlerinin bugün açısından olağanüstü önemini vurgulamak istiyorum: "devrimci yöntemlerle harekete geçmek gereklidir; devrimci demokrasiye, işçi demokrasisine uygun düşen yeni demokratik yöntemlere geçmeliyiz; çünkü sosyalizm tam da ülkenin çoğunluğunu oluşturan çalışanların, üretenlerin, kendilerinin devrimci enerjilerini, akıl ile birleştirenlerin ülkeyi yönetmesidir". 

En son olarak, Küba halkının kahraman mücadelesine ilişkin yaptığınız çok sayıdaki dayanışma ifadeleri için teşekkür ediyorum. Küba halkı sürgit devam eden Amerikan emperyalizminin devrimimizi bastırma saldırılarına karşın yaratıcı bir şekilde direnmektedir, ABD'nin fırsatçı yöntemlerle derinleştirdiği suç oluşturan ekonomik ve mali ambargolara karşı koymaktadır. Covid pandemisi ile uğraştığımız koşullarda bile medya ve çeşitli yollarla bizi yıkmayı hedefleyen kampanyalar sürdürüldü, gerçekleri ve olayları çarpıtarak yansıttılar ve halkımızı ayrıştırmaya çalıştılar, ABD haksız bir biçimde Küba'yı terörizme destek veren ülkeler adını verdikleri o karalama listesine dahil etti, işte bunlar bizim gelişmemiz ve halkımızın ihtiyaçları için ilave zorluklar getirmiştir. Fakat, hiçbir engel bizim direnme, mücadele etme ve kazanma kararlılığımızı azaltmaya yetmeyecektir. Siz yoldaşlarımızın bu mücadelemize verdiğiniz destek bizi yüreklendiriyor ve teşvik ediyor. Küba'ya ve Devrimine her zaman güvenebilirsiniz.

Yaşasın Sosyalizm! 

Yaşasın işçi sınıfı enternasyonalizmi!

Ya Anavatan Ya Ölüm, Küba'da Zaferi Kazanacağız!

Konferans Üzerine Bilgiler:

Bu yıl sosyalist Küba'nın başkenti Havana'da Küba Komünist Partisi ev sahipliğinde düzenlenen 22. Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı başladı. Bu toplantılar 1998'den bu yana her yıl yapılıyor. Bu örgüte şu anda 57 ülkeden 117 parti üye ve dünyadaki en geniş katılımlı sosyalist örgüt. Örgütün 25 partiden oluşan bir koordinasyon komitesi var, fakat bu komitenin üyeleri her yıl dönüşümlü olarak yenileniyor ve partiler farklı coğrafi bölgelerden geliyor. Küba Komünist Partisi daimi üyelerden biri.

Örgütün temel ortak ideolojisi Marksizm-Leninizm ve enternasyonalizm. Emperyalizme ve tekelci kapitalizme karşı mücadele; barış, demokrasi ve sosyalizm için ortak mücadele örgütün temel ortak siyasi çizgisi. Örgütün amacı partiler arası bağları güçlendirmek, dostlukları geliştirmek, çalışma deneyleri ve düşünce alışverişi yaratmak, böylece dünya sosyalist akımının gelişmesini teşvik etmek. Türkiye'den bağlantısı olan kuruluşlar TKP ve EMEP. Ancak EMEP son yıllardaki toplantılara katılmıyor. Türkiye Komünist Partisi söz konusu toplantı için Havana'da bulundu. TKP delegasyonunda Genel Sekreter Kemal Okuyan ve Merkez Komite üyesi Ekin Sönmez yer aldı. Bu yılki toplantı 27-29 Ekim arasında 3 gün sürdü.

Konferans Sloganı: Birlikte Daha Güçlüyüz!

Konferansın bu yılki başlıkları şöyle: Küba ve bütün mücadele eden halklarla dayanışma; Kapitalizm ve kapitalist politikalar koşullarında, faşizm ve savaş tehdidi karşısında, savaşa karşı barışı savunmada, çevreyi savunmada, işçi haklarını savunmada, dayanışmayı ve sosyalizmi savunmada, anti-emperyalist mücadelede birlikte daha güçlüyüz; toplumsal ve halk hareketleri ile birlikte daha güçlüyüz.

Çoğulcu bir yapıya sahip olan bu örgüt kararlarını oydaşma ve uzlaşma ile alıyor. Farklı görüşlere saygı ve diğer partilerin içişlerine katılmama örgütün en önemli ilkesi. Uzlaşmaya katılmayan partiler Konferans bildirgesine ve eylem planına imza koymayabiliyor. 

Yorum Bırakınız

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir