Kremlin'den indirilen Sovyet bayrağı: 'Elveda kızıl bayrağımız, inişin gururlu olmadı'

Erkin Öncan



Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) 26 Aralık 1991'de 'resmen' dağıldı. Bir gün öncesinde ise, 31 yıl önce bugün, 25 Aralık 1991'de insanlığın hafızasına kazınan o görüntüler kaydedildi: Kremlin'den Sovyet bayrağının indirilmesi. 

Elbette, SSCB'nin dağılması 1991'de başlayan bir süreç değildi. Uzun yıllar boyunca birliği korumak için kimi atılımlar yapılsa da, Sovyetler Birliği, Stalin'in ölümünden itibaren frenleri tutmayan ve yokuş aşağı giden bir kamyona dönüşmüştü. 

1991 yılındaki bu çarpışmanın en sembolik anları ise, Gorbaçov'un istifası, ve Sovyet bayrağının gönderden indirilmesi oldu. 74 yıllık Sovyet deneyiminin sonunu simgeleyen bu görüntülerin ardından, insanlığın bu ilk ileri atılımı, 25 Aralık'ı 26 Aralık'a bağlayan gece resmen tarihe karıştı.

Aslında, Gorbaçov dönemi SSCB'si, 8 Aralık 1991'de Rusya, Ukrayna ve Belarus liderlerinin kuruluşunu imzaladığı 'Bağımsız Devletler Topluluğu'ndan itibaren artık yok hükmündeydi. 

Gorbaçov'un 25 Aralık'taki ünlü istifa konuşmasında kullandığı "Tabii ki yapmaktan kaçınabileceğimiz birçok hata vardı ve yaptığımız birçok şey daha iyi yapılabilirdi. Ancak inanıyorum ki günün birinde ortak çabalarımız meyvelerini verecek ve ülkelerimiz kalkınmış, demokratik toplumlara sahip olacak. Herkese güzel günler diliyorum" ifadeleri ise, kendisinin resmi görevdeki son sözleri oldu. 

Gorbaçov, istifasının ardından, hayatını kaybettiği 30 Ağustos 2022 tarihine kadar popüler bir figür olmaya devam etti. Yıllar içinde yaptığı açıklamalarda, zaman zaman 'birliğin dağılmasından pişman olduğunu' söylese de, tarih, onu Sovyetler Birliği'ni yıkıma götüren sürecin önemli aktörlerinden olarak hatırlayacak.

Birliği dağılmaya götüren süreci Sovyetologların ve tarihçilerin çalışmalarına bırakarak, 25 Aralık gününden devam edelim. 

Gorbaçov'un istifası artık yeni sürecin 'adının konması' demekti. Ancak, Kızıl Meydan'daki orak-çekiçli Sovyet bayrağı hala duruyordu. 'Çözüm' ise, 25 Aralık 1991 tarih ve 190 sayılı 'SSCB bayrağının indirilmesi ve Rusya bayrağının Kremlin'in üzerine çekilmesine ilişkin' kararnamenin Kremlin'e iletilerek 'derhal infaz' emri verilmesiyle bulundu. 

Bu emrin, normal bir kağıda tükenmez kalemle ve çeşitli noktalama işaretlerinin eksikliğiyle, bir diğer deyişle 'aceleyle' yazıldığı çok belli. 

Ancak, orak-çekiçli bayrağın yerine getirilen 3 renkli bayrak 'yanlış boyutta' gelince, hızla geri gönderildi ve yenisi istendi. Uygun bayrağın bulunmasının ardından ise (yine de Sovyet bayrağından büyük boyuttaydı) 25 Aralık 1991 saat 19:35'te Sovyetler Birliği bayrağı Valery Kuzmin ve Vladimir Arkhipkin isimli işçiler tarafından gönderden yavaş yavaş indirildi. 

Kremlin'de bayrak değişimi işlemlerinin genelde gece saatlerinde ve ışıklar kapalı bir şekilde yapıldığı bilinirken, o gün ışıklar açıktı ve hem Rus halkı, hem dünya basını, bu anlara şahitlik edecekti.

Ünlü Sovyet şair Yevgeni Yevtuşenko da, bayrağın indirilmesine tanıklık eden isimler arasındaydı. Bayrağın indirileceğini, tanıdığı yetkililerden öğrenmişti.

Yevtuşenko, Komsomolskaya Pravda'ya yaptığı açıklamada1, o günü şu ifadelerle anlatmıştı:

"Kızıl Meydan insanlarla doluydu. Tam bir sessizlik hakimdi. Gülenler yok, sarhoş yok, hiçbir şey yok. Herkes inanmıyormuş gibi, büyülenmiş görünüyordu. Ve bayrak indirildiğinde, herkesten gözyaşları döküldü. Hatta bazıları acı içinde gözlerini kapattı."

Nazım'ın arkadaşı olan ve çok sayıda şiiri dilimize de kazandırılan Yevtuşenko'nun, Sovyet bayrağının Kremlin'den indirilmesiyle ilgili de bir şiiri bulunuyor. Ancak ben Türkçe çevirisini bulamadım. İngilizcesinden gördüğüme göre sanırım bir kısmı şu şekilde:

"Elveda kızıl bayrağımız.

Kremlin'in çatısından,

               ne o kadar gururla 

                       ne de o kadar ustaca kaydın."

Aslında o gece Kremlin'den bir değil, iki bayrak indirildi. Tarihçi Aleksey Levyikin, konuyla ilgili Rus basınına verdiği demeçte "O akşam iki bayrak indirildi. İlki, Kremlin'in ilk binasının üzerinden, fotoğrafçıların yakaladığı bu. İkincisi ise Bakanlar Kurulu binasının üzerindeydi. Bu, artık var olmayan 14. Bina" açıklamasında bulunmuştu. 2

Yaşananları 'trajedi ve felaket' olarak nitelendiren Levyikin, birliğin çözülmesiyle ilgili olarak ise "Hâlâ modern Rusya'nın sınırlarıyla bitmeyen uçsuz bucaksız bir ülkenin sakini gibi hissediyorum. Sovyetler Birliği'nin uzun yıllar boyunca ölüme mahkum olduğu ve parçalandığı görüşüne katılmıyorum. Çöküşün sorumluluğu ülke liderliğine aittir. Bir tarihçi olarak, tarihteki bireylerin neler yapabileceğinin gayet iyi farkındayım. Ve Sovyetler Birliği, yıllarca süren korkunç denemelerle dayanıklılığını kanıtladı" demişti.

Bu arada Levyikin, indirilen bayrağın bir süre Kremlin'in hizmet odalarında bekletildikten sonra Mart 1992'de Devlet Tarih Müzesi'ne devredildiğini açıkladı. Tabii, müzede yine de bayrağın orijinali sergilenmiyor. Kıyafet, bayrak, kilise kıyafeti gibi eşyalar, ışık başta olmak üzere dış etkenlerden zarar görmemeleri için, restorasyonları yapıldıktan sonra, güvenli alanlarda tutuluyorlar. 

Sovyetler Birliği tarihe karışmış olsa da, orak-çekiçli bayrağın hatırası milyonlarca insanın zihninde canlılığını koruyor. Bu bayrağın bir 'nostaljiden' çok daha fazlası olduğunu ve yokluğunda dünyamızın nasıl bir yer haline geldiğini her gün yaşayarak görüyoruz.

  1. https://www.kp.ru/daily/28373/4523643/ ↩︎
  2. https://rg.ru/2021/12/24/gde-nahoditsia-krasnyj-flag-sssr-spushchennyj-v-kremle-25-dekabria-1991-goda.html ↩︎

https://erknoncn.substack.com/p/kremlinden-indirilen-sovyet-bayrag?utm_source=profile&utm_medium=reader2

Yorum Bırakınız

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir