Komünist Başkan Fatih Maçoğlu İle Emperyalizm, Kobane ve Türkiye Kürtlerinin Talepleri Üzerine

Komünist Başkan Adlı Kitaptan —Siyah Beyaz Yayınları- Ağustos 2018

SORU: Türkiye'de bazı sol çevreler son yıllarda emperyalizm kavramını biraz geriye ittiler. Siz ne düşünüyorsunuz?

Günümüzde artık emperyalizme farklı mı bakılmalı? Tam tersi emperyalizm daha da azgınlaştı ve acımasızlaştı. Emperyalizm en vahşi dönemini, en faşizan dönemini yaşıyor bu yıllarda. Yaşıyor ve yaşatıyor. Emperyalizm, faşizm o kadar azgınlaştı ki bu azgınlık insanları kendi yerinden yurdundan eden bir plan ve programla yürütülüyor üstelik. Yetmiyor, bir de kendisini umut haline getiriyor. Milyonlarca mülteci yok olacağını, denizlerde boğulacağını göre göre, başka ülkelerde tutuklanıp tacize, tecavüze uğrayacağını bile bile o ülkelere gitmek için göç ediyor.
Bilirsiniz insan kurulu düzenini çok dağıtmak istemez çünkü anıları var. Yani benim köyümün geri kalmış yanları var. Teknik açıdan, sanayi açısından ya da birçok şeyden belki geri kalmış bir köy olabilir ama benim de küçüklükten itibaren anılarım var, beni diri tutan, sıcak tutan yaşanmışlıklarım var: Birlikte büyüdüğüm çocukluk arkadaşlarım, ağacın altında buluştuğum sevgilim, soğuk bir su başında yoldaşlarla, arkadaşlarla ilk içki içişim var.
Yüzdüğümüz dereler, balık tuttuğumuz göletler, halay çektiğimiz düğünler, nara attığımız dağlar var. Tüm bunları bırakıp başka yere gitmek zor gelir insana. İşte faşizm, emperyalizm toplumları bu hale getirdi.
Yani emperyalizm öyle bir sömürüyor ki öyle bir zulmediyor ki en son tutup seni yerinden yurdundan bile ediyor. Bunu savaşla gerçekleştiriyor, kendi bölgelerine çekip onlardaki homojen yapıyı kırarak gerçekleştiriyor. Ya da bunların tamamının yurt dışına çıkmalarına neden olacak sosyal ortamlar yaratıp, mültecileri gittikleri/kaçtıkları ortamlarda yalnızlaştırıp kendisine biat etmesini sağlayarak gerçekleştiriyor.
Kobane Süreci ile Kürtleri Dizayn Etme Anlayışı Hızlandı

SORU: Son yıllarda kimlik siyaseti ön plana çıkıyor. Hakların, özgürlüklerin sadece etnik, dinsel kimliklere indirgendiği bir anlayış … Sizin buna bakışınız nasıl?

Özgürlük meseleleri aslında dünyanın birçok yerinde halledilmiş. İsviçre, Belçika, İspanya, İngiltere gibi burjuva demokrasilerinin geliştiği yerlerde bu sorunlar biraz daha sakin hallediliyor. Bizde ise Kürtleri yok sayan bir anlayış var.
Bu inkarcı anlayışa karşı da Kürtlerin kendisini var etme mücadelesi ortaya çıkıyor. Herkesin kendisini var ettiği, dilini konuşabildiği, inancını rahat yaşayabildiği, eğitimden tutun da birçok alanda kendisini eşit gördüğü bir ortam olsaydı, süreç bu kadar sert olmazdı. Aslında Kürtlerin istediği çok bir şey de yok. Diyor ki; dilimizi konuşalım, anayasa garantör olsun, hukuksal altyapısı olsun, eğitim hakkımızı kullanalım ve bu da müfredata konsun, yerel yönetimler biraz güçlensin . .. Tüm bunları da sadece kendileri için istemiyorlar. Kayseri'de de, Tekirdağ'da da geçerli olmasını istedikleri şeyler için istiyorlar.

Yorum Bırakınız

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir