Sun-Yat-sen

Hem Milliyetçi Hem Sosyalist Olunmaz: CHP ve Devrimci Milliyetçi Sun Yat-sen'in Vasiyeti

1920'lerin dünyasında görüşleri ve pratiği ile en ilerici konumdaki bir milliyetçi tarihsel figürün ölüm döşeğinde yazdığı vasiyetname, bunların görüşlerinin sınıfsal ve tarihsel vizyon kısıtlarını Marksist bir perspektiften göremediğimiz takdirde bu figürler hakkında yerli yerine oturan bir değerlendirme yapamayız. Milliyetçi dünya görüşü ile sosyalist dünya görüşü arasındaki sınırlar bulanır. Sun Yat-sen Çin'de milliyetçi partiyi kurdu, Atatürk CHP'yi bu partiler tipik milliyetçi partilerdi tarihsel vizyonlarındaki ve dünya görüşlerindeki kısıtlar ve sınıf karakterleri nedeniyle bu partiler gerici bir konuma savruldular. Burjuvazinin ideolojisi milliyetçiliktir, işçi sınıfının ideolojisi sosyalizmdir. Gelişmekte olan ülkelerde belirli koşullarda milliyetçi parti ile sosyalist parti yan yana gelebilir fakat bu iki akımı ve iki sınıfı tek parti içinde eritmek ve birleştirmek hayaldir ve aralarında mücadele sürer… Milliyetçi Parti lideri Sun Yat-sen'in ölüm döşeğinde Sovyet Komünist Partisi liderlerine hitaben yazdırdığı mektup:

Sevgili Yoldaşlar,

Bugüne kadar ülkeme vermiş olduğunuz güvenilir desteğe güvenim tamdır. Sevgili yoldaşlar, sizlere veda ederken, sizlere güçlü ve özgür bir Çin olarak Sovyetler Birliği'nin bir dost ve müttefiki olarak selamlayabileceği günün yakında geleceğine dair umudumu ifade etmeme izin verin ve böylece birleşmiş iki ülkenin dünyanın mazlum halklarının kurtuluşu için büyük mücadelede el ele yürüyeceklerine dair inancımı ifade etmemi kabul edin. Arkamda geride bıraktığım Parti, her zaman ondan dilediğim gibi, Çin'in ve diğer sömürülen ulusların emperyalist düzenden nihai kurtuluşun tarihi davasında ve çalışmasında sizinle birlikte olacaktır. Kaderin iradesiyle (ölüm), çalışmamı yarım bırakmak zorunda kaldım ve bu çalışmamı Partimin bu ilkelerine ve doktrinine sadık kalanlara, kendilerini benim gerçek takipçilerim olduğunu gösterecek olanlara teslim etmeliyim.

Sun Yat-sen, 1925

1926-27 de Çan Kayşek'in partiye hakim olmasıyla Ulusalcı Parti emperyalizmle uzlaşan reformist bir çizgiye kaydı ve büyük burjuvazinin çıkarlarını merkeze koyan Amerika ve İngiltere eksenli işbirlikçi bir çizgi sürdürdü. Bununla birlikte Sovyetler Birliği ile iyi ilişkiler devam ettirildi.

Yorum Bırakınız