Günümüzün Uluslararası Komünist Hareketinde Uluslararası Birlik ve Dayanışma Biçimleri

Prof. Yu Weihai

Wuhan, Merkezi Çin Normal Üniversitesi – Yurtdışındaki Marksist Partileri Araştırma Merkezi Direktörü

Bu konuşma Teori ve Politika Dergisi'nin  Kasım 2023'te düzenlediği Marksizm ve Çin sempozyumunda yapılmıştır.

Çeviren  Cem Kızılçeç

1980'ler ve 1990'larda Doğu Avrupa'daki köklü değişimler ve Sovyetler Birliği'nin çöküşüyle birlikte, uluslararası komünist hareket içindeki partiler arası ilişkilerin biçimi de buna bağlı olarak değişti. Bugün, bu çarpıcı değişikliklerden 30 yıldan uzun bir süre sonra, 21. yüzyılda farklı ülkelerdeki komünist partiler arasındaki ilişkiler ne durumdadır? Bu, kavramamız gereken önemli bir husustur.

Bugünkü Uluslararası komünist harekette uluslararası iş birliğinin biçiminde ortaya Çıkan yeni trendler

Esas özü itibarıyla, komünist hareket uluslararası bir harekettir. Komünist hareketin sadece biçimi ulusaldır.  

Marx ve Engels "Komünist Manifesto"da açıkça şunu belirtmişlerdir: Proletarya her şeyden önce politik üstünlüğü ele geçirmeli ve ülkenin (ulusun) önder sınıfı olma konumuna yükselmelidir…… ………Halklar arasında ulusal farklılıklar ve uzlaşmaz karşıtlıklar her geçen gün daha fazla ortadan kalkıyor…… ….., Proletaryanın üstün konuma gelmesi bu ulusal farklılıklar ve uzlaşmaz karşıtlıkların daha da hızlı ortadan kalkmasına yol açacaktır. En azından, önde gelen uygar ülkelerin birleşik eylemleri, proletaryanın kurtuluşu için en önde gelen koşullardan biridir."

Burada Marx ve Engels Proletaryanın siyasi iktidarı ele geçirdiği ve ulusun önderi konumuna geldiği uygar ülkelerin öneminden bahsediyor.  Komünist hareketin tarihinde Komünistler Birliği, Birinci Enternasyonal, İkinci Enternasyonal, Üçüncü Enternasyonal (Komintern), Komünist uluslararası İletişim Bürosu (Kominform) gibi uluslararası kurumsal örgütlenmeler vardı ve bunlar dünyanın dört bir yanındaki komünistlerin mücadelelerini birleştirmede büyük ve önemli roller oynadılar.

Tabii ki farklı tarihi koşullarda ortaya çıkan bu örgütlerin veya ortak platformların her birinin iç ilişkiler biçimleri çağlarına özgüdür: bazı durumlarda "gevşek" veya "sıkı" veya "piramit tarzı" iç ilişkiler olarak ortaya çıkmıştır. Biz bu konuşmada komünist akım içindeki bugünkü koşullardaki ilişkilerin aldığı biçimleri tartışacağız.

Son yıllarda, bugünlerde dünyanın dört bir yanındaki komünist partilerin enternasyonalizm ruhuyla kurduğu ittifak ve birlik biçimleri, uluslararası komünist hareketin geçmiş tarihindeki ortak örgütsel işbirliği, program, amaç ve eylemlerle yapılan ittifaklardan farklıdır. Bunun yerine, bugünkü komünist partilerin uluslararası ittifak, ortak çalışma ve birlik faaliyetleri birçok yeni içeriğe ve yeni niteliklere sahiptir.

Birinci olarak, yakın dönemde ilerlemeler kaydedilerek bir dizi ortak örgütsel mekanizma kuruldu.

Bilindiği gibi Sovyetler Birliği'nin çöküşü ve Doğu Avrupa'daki köklü değişimler, uluslararası komünist hareketi dibe vurdurdu. Komünist partilerin çoğu örgütsel küçülme, dağılma, bölünme, örgütsel yapı değişimleri ve hatta çözülme çıkmazına düşmüşlerdi.  Aynı dönemde "Tarihin sonu" teorisinin etkisi yaygınlaşmıştı.

Bu çıkmazdan kurtulmak ve olumsuz durumu aşmak için dünya komünist ve işçi partileri, ortaklaşmak ve güçlerini birleştirmek için ortak uluslararası örgütlerin inşasına güçlendirmeye çalıştılar ve uluslararası ortak çabaları geliştirmek için uluslararası konferanslar, uluslararası ve bölgesel düzeyde uluslararası örgütler vb. dahil olmak üzere bir dizi birleşik ortak platformlar kurdular: Aşağıda bu şekilde kurulan 12 ortak platformun adını verdim.

Eski Sovyetler Birliği sınırları içinde yaşayan komünist partiler Komünist Partiler Birliği-Sovyetler Birliği Komünist Partisi'ni kurdular (1993'te kuruldu).

 Uluslararası Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Konferansı (1994'te kuruldu, Enver Hoca/Arnavutluk Emek Partisi'nin etkisi altındaki komünist partiler),

Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı (1998'de kuruldu ve son 23. Toplantısını İzmir'de gerçekleştirdi;.

Troçki Sosyalizm akımına mensup olan Uluslararası Marksist Eğilim (2006'da kuruldu):

2010'daki Sovyetler Birliği Komünist Partisi, 2010'da oluşturulan Uluslararası Devrimci Partiler ve Örgütler Koordinasyonu (ICOR) .

 2013'te oluşturulan Avrupa Komünist ve İşçi Partileri İnisiyatifi.

 2020'de oluşturulan Uluslararası Sosyalist Alternatif…

Avrupa Sol Partisi, Balkanlar Komünist ve İşçi Partileri Konferansı, Marksist-Leninist-Maoist Partiler ve örgütler Konferansı, Uluslararası Devrimci Sol, Dördüncü Enternasyonal, Komünist Cephe, Arap Sol Forumu gibi…… Bunlara ek olarak bazı komünist ve işçi partileri de farklı türden ortak uluslararası örgütler kurdular.

Dipnot:  2010'da oluşturulan Uluslararası Devrimci Partiler ve Örgütler Koordinasyonu 40'ı aşkın partiden oluşmaktadır (ICOR) ve benzer hedefleri gözeten diğer örgütlere karşı açık kapı politikası izleyeceğini ilan etmiştir. https://en.wikipedia.org/wiki/International_Coordination_of_Revolutionary_Parties_and_Organizations

2015 yılında ICOR, IŞID İslam Devleti'nin ağır saldırıları nedeniyle ciddi zarar gören Suriye'deki Kürt ilçesi Kobane'nin yeniden inşasına katkıda bulunmak üzere Uluslararası Tugaylar organize etmiştir. Haziran-Ekim 2015 tarihleri arasında çeşitli ülkelerden gelen gönüllüler burada yeni bir hastane inşa etmeyi üstlendiler. Uluslararası Devrimci Partiler ve Örgütler Koordinasyonu'na Türkiye'den 5 parti veya örgüt üyedir: Bolşevik Parti (Kuzey Kürdistan-Türkiye)Marksist Leninist Komünist Parti Türkiye/Kuzey Kürdistan (MLKP); Türkiye İhtilalci Komünistler Birliği (TİKB); Türkiye Komünist Partisi-Marksist-Leninist (TKP-ML); Mezopotamya Komünist Aramiler (SGB). Uluslararası Devrimci Partiler ve Örgütler Koordinasyonu, 2021 yılı başında resmen faaliyete geçmesi planlanan Anti-Emperyalist ve Anti-Faşist Birleşik Cephe (AIAFUF) aracılığıyla Uluslararası Halkların Mücadelesi Birliği (ILPS) ile uluslararası işbirliği yapmaktadır.

Bu uluslararası işbirliği platformları ortak konferanslar şeklinde karşılıklı fikir alışverişlerinde, örgütsel ilişkilerde, siyasi ittifaklarda vb. önemli bir rol oynamış ve komünist partilerin güçlerini birleştirmek için kullandıkları örgütsel ve siyasi işbirliği yapıları haline gelmişlerdir. Bunların her birinin gelişkin çok dilli web siteleri vardır.

Bu platformlardan biri olan Uluslararası Devrimci Partiler ve Örgütler Koordinasyonu'na dahil olan Komünist partileri bugünlerde gururla şu ifadeleri kullanmıştır:  "enternasyonalizm ruhunu yeniden canlandırmak ve yenilemek istiyoruz, bunları gerçekleştirmek için en uygun birlik biçimini bularak birleşebiliriz."

Uluslararası Devrimci Partiler ve Örgütler Koordinasyonu'nun baş koordinatörü olan Monika Gärtner-Engel bu örgütün 10. Kuruluş Yılı toplantısında şu ifadeleri kullandı:  "Aramızda ortak bir ideolojik ve siyasi çizgi oluşturmak…. ortak saha deneyimi temelinde uzun bir süreç gerektirir. "Birkaç temel konuda […] işbirliği geliştirerek işe başlamalı ve yavaş yavaş tüm temel konularda işbirliğine doğru ilerlemeliyiz."

Rusya Devrimci Komünistleri Partisi sözcüsü de Komintern Tarih Mi Oldu? Yoksa Güncel Mi? Başlıklı yazısında şu ifadeleri kullandı:  "Komünistlerin ve oportünistlerin işbirliği yaptığı Devrimci Komünist Partiler Dayanışma Ağı, muhtemelen Avrupa Komünist Partiler İnisiyatifi ile birlikte Dördüncü Enternasyonal'i oluşturacaktır, böylece Devrimci Komünist Partiler Dayanışma Ağı geniş bir uluslararası anti-emperyalist, anti-faşist cephenin çekirdeği haline gelecektir."  "Bugün abartmadan gururla söyleyebiliriz ki, Uluslararası Devrimci Partiler ve Örgütler Koordinasyonu (ICOR), Dünya Devrimciler Birliği'nin aktif ve ön alıcı bir temsilcisi haline gelmiştir. Bizim içimizde bölünmelere, parçalanma ya da tasfiyeci kavgalara dair hiçbir işaret yok."

İkincisi, komünist ve işçi partileri ortak bildirilerle ve eylemlerle seslerini birleştiriyorlar.

21. yüzyılda internetin yaygınlaşması, komünist partiler arasındaki karşılıklı ilişki kanallarını genişletmiştir. Komünist ve işçi partileri, halkın hayati çıkarlarıyla ilgili önemli olaylar hakkında ortak açıklamalar yayınlamak için Solidnet, In Defense of Communism, In Defense of Marxism, INITIATIVE of Communist and Workers' Parties, International Communist Review, Redglobe, Redspark, ICOR, International Conference of Marxist-Leninist Parties and Organizations, Maoist Yol Platformu, Komünist Enternasyonal (Marxist-Leninist-Maoist Çevrimiçi Gazete) gibi internet platformlarını kullanıyorlar.

Komünist ve işçi partileri, kendi bağlı oldukları platformların düzenlediği uluslararası konferanslarda bir araya geliyorlar ve bu konferanslarda halkın çıkarlarını ilgilendiren ve öne çıkan dünya meselelerinde ortak açıklamalar yapıyorlar. 

Çevrimiçi ve çevrimdışı yüz yüze yapılan toplantılarda bir araya gelinmesi ve ortak açıklamalar yapılması bir rutin haline geldi ve her geçen gün artıyor. Bu toplantılar sadece komünist partilerin birbirleriyle iletişim kurmaları için bir pencere olmakla kalmıyor, aynı zamanda belirli ölçüde teorik görüşlerin ve mücadelenin yönünün netleşmesine de katkıda bulunuyor.  Bu tür ortak bildirilere yüzlerce parti internet üzerinden haberleşerek imza atıyor.

2020 yılını örnek olarak alırsak, Dünya Komünist ve İşçi Partileri Engels'in doğumunun 200. yıldönümünü, Lenin'in doğumunun 150. yıldönümünü, Mao Zedung'un doğumunun 127. yıldönümünü, Dünya anti-faşist savaşın zaferinin 75. Yıldönümünü ve 1 Mayıs Uluslar Arası Mücadele günü gibi günleri anmaya odaklandılar.

Bunların yanı sıra Kovit salgınının arka planı hakkında ve hükümetlerin Kovit politikalarının eleştirisi hakkında, Filistin sorunu üzerine, İran'daki durum ve bazı ülkelerdeki anti-komünist yasaları ve anti-komünist propagandaya karşı mücadeleyi de gündemlerine aldılar. Aşırı İslamcı siyasi akımın terör eylemlerine karşı ve dünya genelindeki önemli sorunlar karşısında bir dizi ortak bildiri yayınladılar ve dünya genelinde ortaklaşa protestolar örgütlediler.

22 Nisan 2020'de 93 komünist ve işçi partisi, Lenin'in doğumunun 150. yıldönümü anısına ortak bir bildiri imzaladı. Ortak bildirilere imzalarıyla katılan partilerin sayısı son yıllarda yeni bir zirveye ulaştı.

Üçüncü olarak, komünist partiler uluslararası mücadelede koordineli ve uyumlu mücadele yürütme olanaklarını arttırıyorlar

Dünya komünist ve işçi partilerinin birliktelik biçimleri çeşitlilik gösteriyor ve uluslararası alanda birleşik çalışmalar giderek çoğalıyor ve iç içe geçiyor.

Çeşitli komünist Partiler kendi yayın organlarını ya da oluşturulan birleşik platformların imkanlarını  kullanılarak, dünya çapında ortak gösteriler ve dayanışma eylemleri da dahil olmak üzere çeşitli biçimlerde mücadeleler ve protestolar koordine ediyor ve yürütüyorlar.

Venezüella, Küba, Filistin, İran ve diğer yerlerdeki anti-emperyalist mücadelelerde, öte yandan Gürcistan, Ukrayna, Çekya Avrupa Parlamentosu vb. yerlerde önde çıkan anti-komünist girişimler karşısında ve faşizm ile komünizmi eş gösterme çabalarına karşı mücadelelerde, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki siyahların sivil haklar için mücadelesinde, tüm bu temalar etrafında çeşitli ülkelerden komünist partiler eşzamanlı olarak dünya çapında farklı ortak eylem ve organizasyonlar düzenleyerek çeşitli destek ve dayanışma faaliyetlerinde bulundular.

Dördüncü olarak söylersem, bu çabalar içinde komünist partiler arasında ortak bir ruh oluştu ve bu ortak ruh merkezsiz ve parçalı olan komünist harekete uluslararasılaşma boyutu kazandırdı

Çeşitli ülkelerdeki komünist partilerin üzerinde birleştikleri bir uluslararası ortak eylem programı olmamasına karşın, komünist partiler arasında ortak bir ruh oluşturmuştur.

Özetle sıralarsam, bugünkü komünist partiler arasında oluşan ortak ruh temel olarak şunları içerir:

 Birincisi, idealleri ve savundukları inançlar bakımından sosyalizm ve komünizme bağlılık; ikincisi, hedefler bakımından kapitalizmi yıkmak ve sosyalist bir toplum kurmak; üçüncüsü savundukları değerler bakımından özgürlük, demokrasi, adalet ve hakkaniyet, enternasyonalizm ve ekolojik çevrenin korunmasını savunmak, ve cinsler arası eşitlik teması; dördüncüsü ideolojik bakımdan söylersem savaşlara ve dış saldırganlığa karşı çıkmak, emperyalizme, neoliberalizme, faşizme, ırkçılığa vb. karşı çıkmak; beşincisi pratik mücadele bakımdan söylersem işçi sınıfının ve halkın hak ve çıkarlarını savunmak, ırk ve cinsiyet ayrımcılığına karşı çıkmak ve sağcı hükümetlere vb. karşı çıkmak.

Çeşitli ülkelerden komünist partiler, işte bu ortak ruha dayanarak kapitalizmin felaketlerine karşı yakınlaşmaktadır. Bu ortak ruhun rehberliği sayesinde parçalı eylemler bile güçlü bir ortaklık ve yakınlaşma durumu sergilemektedir. Ve bu da dünya çapında "sosyalistlerin ortak topluluğunun" oluşmasına katkıda bulunmaktadır. Tüm bu eylemler ve oluşan ortak ruh bugünkü uluslararası komünist hareketin parlak kıvılcımını birlikte ateşlemektedir.

Bölüm 2.  Dünyadaki Komünist Partilerin Günümüz Dünyasındaki Uluslararası Birliğinin Yeni Nitelikleri

Bugün Dünyada yüzyıldır görülmemiş büyük değişimler ve dönüşümler dönemi içinde bulunuyoruz, bu dönemde çeşitli ülkelerdeki komünist partilerin örgütlenme ve faaliyet yöntemlerinin yanı sıra partilerin uluslararası ortak faaliyetlerinde de birçok yeni değişiklik meydana gelmiştir.

Bu değişiklikler başlıca şunlardır: uluslararası birliğin özneleri, uluslararası birliğin toplantı mekanlarında, uluslararası birliğin sıklık düzeyi ve uluslararası birlikte izlenen yol ve yöntemlerde değişiklikler..

Bunlardan birincisi, birliğin özneleri açısından bakarsak özneler arasında eşitlik ve çoğulculuk ilkesine sahip çıkılması durumu öne çıkmıştır.

Uluslararası komünist hareketin daha önceki tarihindeki birlik deneylerinden farklı olarak, dünya komünist partileri arasında kurulan bugünkü uluslararası birlik platformları, komünist partiler arasındaki ilişkilerde bağımsızlık ve eşitlik ilkesini yüksekte tutmaktadırlar.

Bugünkü, uluslararası birlik platformları eşitlik temelinde gönüllü bir biçimde bir araya geliş ve gönüllü bir ittifaktır ve bu birlik platformlarının örgütsel iç işleyiş mekanizmaları da bu ilkeler gözetilerek oluşturulmuştur. Bugün var olan uluslararası birlik platformları, içinde sıcak ilişkilerin inşa edildiği bir "kucaklaşma grubu" gibidir, platformları örgütsel işleyişi de buna göre düzenlenmiştir.

Öte yandan, Kıbrıs'taki AKEL partisi lideri şu ifadeleri kullanmıştır: "bugün tüm komünist ve işçi partilerinin üzerinde birleşeceği tek bir strateji oluşturmak mümkün değil; aramızda teori, strateji ve taktikler açısından az ya da çok çeşitli farklılıklar bulunuyor."   Bu nedenle, sosyalist ve komünist partilerin katıldığı çok sayıda ayrı ayrı ortak platformlar oluşmuştur. Bir kısmı küresel platformlardır bir kısmı da bölgesel düzeyde platformlardır.

İçinde sadece sosyalist ve komünist partilerin bulunduğu farklı farklı uluslararası birlik platformları bulunuyor mesela: Marksist partiler, Marksist-Leninist partiler, Marksist-Leninist-Maoist partiler, Troçkist partiler, Hocaist (Enver Hocacı) partiler veya da sosyal-demokratlaşmış veya demokratik sosyalizme yönelmiş olan komünist partilerin oluşturduğu uluslararası birlik platformları var.

Bunlar dışında kapitalizmi ve kapitalizmle birlikte ortaya çıkan sorunları eleştiren pan-sol partilerin, ilerici grupların ve ilerici sosyal örgütlerin oluşturduğu uluslararası birlik platformları var. 

Partilerin ve örgütlerin birleşerek oluşturdukları bu uluslararası platformlar içinde üye olan partiler arasında büyük teorik veya yaklaşım farklılıklar olmasına rağmen, bunlar uluslararası sosyalist hareketin önüne çıkan pek çok önemli meselede ortak bir tutum ve ortak açıklamalar yapabilmektedirler.

Örneğin, aralarındaki farklılıklara karşın 2022'de Rusya-Ukrayna çatışmasının patlak vermesinden sonra, Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı ortak bir açıklama yapma başarısını göstermiştir.  Aynı şekilde Rusya-Ukrayna çatışması karşısında "Avrupa Komünist ve İşçi Partileri İnisiyatifi", "Uluslararası Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Konferansı" ve "Uluslararası Devrimci Partiler ve Örgütler Koordinasyonu", "Maoist Yol" platformu da kendi içlerinde uzlaşmalar sağlayarak ayrı ayrı ortak bildiriler yayınladılar. Fakat bu açıklamaların içerdiği görüşler ve açıklamaların içeriği farklı olmuştur.

Uluslararası birliklerde ikinci değişiklik mekânsal rezonansın ve ağ (network) türü ilişkilerin öne çıkmasıdır.

Günümüzün uluslararası komünist hareketi, Üçüncü enternasyonal örgütlenmesinde olduğu gibi tek merkezli ve birleşik bir liderlik modelinden uzaklaşmış, bunun yerine ağ tarzı bir uluslararası birlik yapısı ortaya çıkmıştır. Bu ağ yapısı içinde çok sayıda parti ve örgüt belirli bir örgütsel mekanizma içinde bağımsız hareket edebilmektedir. Bunlar seslerini daha güçlü bir biçimde duyurmak için ağ tarzı bir uluslararası birlik yapısı içinde birlikte çalışıyorlar.

Dünyanın dört bir yanındaki komünist partiler, kelebek etkisi gibi aynı tema ve aynı sorunlar etrafında eşgüdümlü ve koordineli eylemler gerçekleştirerek rezonans özellikli bir ilişkilenme içine girmişlerdir. Aynı zamanda, mekânsal dağılım açısından, ülke içinde, bölge düzeyinde ve küresel düzeyde olmak üzere ortaklaşa eylemler keşifler, ortak arayışlar ve ortak eylemler gerçekleştirmektedirler.

Ortak dayanışma eylemlerine katıldıklarında, çeşitli komünist partilerin eylemleri çoğu zaman örtüşmekte ve partiler birden fazla uluslararası platforma katılabilmektedirler. Bu da ağ tarzı birlik eğilimini yansıtıyor. Uluslararası platformlara üyelik açısından baktığımızda bir komünist partisinin aynı anda birden fazla platformun üyesi olduğu bir yeni durum görüyoruz.

Örneğin, Türkiye'deki Emek Partisi (EMEP) Uluslararası Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Konferansı, Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı ve Belçika'daki Uluslararası Komünist Seminer (2014'te durduruldu) üyesi olarak bu üç platformun faaliyetine katılmıştır. Örneğin Çekya'daki Bohemya-Moravya Komünist Partisi hem Avrupa Sol Parti üyesidir, hem de aynı zamanda Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı kurumunun üyesidir.

Üçüncü yenilik komünist partilerin çeşitli sorunlar karşısında daha sürekli ve daha yoğun bir sıklıkla bir araya gelmeleridir.

Bunun iki nedeni var: birincisi Komünist partilerin kendilerini ayakta tutma ve var etme koşulları zorlaşmıştır, ikincisi komünist hareket özü itibariyle uluslararası bir akımdır.

İşte bu iki nedene bağlı olarak, birçok komünist partisi sık sık bir araya gelmek ortak çağrılar ve ortak talepler yayınlamak çabası içine girmişlerdir.  Böylece Komünist partilerin aralarında yükselen bir birlik ivmesi yaratmışlardır.

Aslında, 2008'deki uluslararası mali krizin patlak vermesinden bu yana, dünyamızdaki komünist partiler birlikte çalışmanın örgütsel mekanizmalarını sürekli olarak ileriye doğru geliştirmişlerdir, sık sık ortak pratik mücadelelere giriştiler, yaptıkları ortak açıklamalar daha yoğun hale geldi ve paylaştıkları ortak ruh giderek güçlendi.

Her yıl düzenli olarak yapılan toplantılarda sık sık bir araya gelmeleri ve daha yoğun işbirliği ve dayanışma çabaları, ortak protesto eylem ve açıklamaları, ortaklaşa oluşturdukları bir söyleme ve ortak bir siyasi terminolojilere yol açıyor  

Örneğin 2020 yılında, komünist partileri COVID-19 salgını, Lenin'in doğumunun 150. Yıldönümü ve 1 Mayıs dolayısıyla ve dünyanın dört bir yanındaki diğer sorunlar üzerine, 30'dan fazla ortak açıklama ve protesto bildirileri yayınladılar.

Bu şekilde sık sık bir araya gelmeler, komünist partilerin de içinde yer aldığı dünya sosyalist hareketinin dünyadaki varlığını ve etkisini sürdürmesine, canlılığını artırmasına ve aynı zamanda daha fazla insanın sosyalist hareketin gücünü ve sahip olduğu muazzam potansiyeli görmesine yardımcı olmaktadır.

Dördüncü yenilik, yaklaşımlarda ve öznelerde çeşitliliktir ve belirli bir gündem etrafında birlik ve ittifak biçiminin tercih edilmesidir.  

Daha önceki ittifak ve birlik biçimlerinden farklı olarak örneğin İkinci Enternasyonal ve Üçüncü Enternasyonal'den farklı olarak, dünyadaki komünist partilerinin içinde bulunduğumuz dönemdeki ittifak ve birlik çabası yeni bir biçim kazanmıştır.

Çeşitli Partiler arasında özel ittifaklar, uluslararası konferanslar, ortak açıklamalar, dayanışma ve güç birliği içinde yapılan protestolar bugünkü birlik ve ittifakın en yaygın görülen biçimleridir. Bu yeni birlik biçimin ayırt edici özelliği aynı örgüte mensubiyet bağı yerine belirli bir gündem etrafında veya belirli bir tema etrafında birlik ve ittifak biçiminin tercih edilmesidir.

Birçok komünist partisi sadece ortak uluslararası konferanslara katılmakla ve birleşik uluslararası platform mekanizmaları kurmakla kalmıyor, aynı zamanda aralarında çeşitli seçim ittifakları, hükümet kurmaya dönük koalisyon ittifakları ve birleşik cephe ittifakları oluşturarak ortak ruhun yönlendirdiği tema temelli birlikler kuruyor.

Örneğin Komünist Partiler, ülke içi politik düzlemde birleşik cephe ittifakları ya da birleşik cepheler kurmak için ülke içindeki ilerici güçleri ve sol örgütleri aktif bir şekilde bir araya getirerek bunlarla birlikte kapitalizm karşıtlığı, emperyalizm karşıtlığı, savaş karşıtlığı, adaletin sağlanması, ekolojik çevrenin korunması, işçi sınıfı ve halkın haklarının savunulması gibi konularda ortak ses çıkarmaktadırlar.

Günümüz dünyasında komünist Partilerinin uluslararası birlik geliştirme eğilimi, sosyalist hareketin sınıfsal doğasını, enternasyonalizmini, bağlantılarını ve örgütsel eğilimini daha da fazla ortaya koymuştur. Uluslararası alanda birlik sadece dünyanın dört bir yanından komünist güçlerin bir araya gelmesine yardımcı olmakla kalmamakta, aynı zamanda uluslararası komünist hareketin içeriğini ve biçimini de zenginleştirmektedir.

Bölüm 3.  Yeni Koşullarda Dünya komünist partileri arasında anlaşmazlıklar ve iç sürtüşmeler

Diyalektik bakarsak günümüz dünyasındaki Uluslararası komünist hareketin birliği, partilerin kendi aralarında sekter mücadelelerle bir arada var olan bir birliktir.

Dağılma, parçalılık, iç sürtüşme ve anlaşmazlıklar, uzun zamandır uluslararası komünist harekette yaşanmış olan olgulardır. Uluslararası komünist hareketin mevcut durumunda çok sayıda komünist parti faaliyet göstermektedir.

Tam olarak teyit edemesek de Wikipedia'da verilen bilgilere göre, dünyada irili ufaklı yaklaşık 400 Komünist Parti vardır ve hatta bazı araştırmacılara göre dünyadaki Komünist Parti sayısı neredeyse bine ulaşmıştır.

Dünyanın pek çok ülkesinde tek bir ülkede dahi birkaç, hatta onlarca komünist partisi bulunmaktadır. Bu oldukça fazla sayıdaki komünist partinin varlığı, partiler içinde iç anlaşmazlıkların  ve partilerin sık sık bölünmesinin kaygı ve utanç verici bir sonucudur. Bu durum komünist partilerin kendi içlerinde yaşadıkları iç çatışmaların, anlaşmazlıkların ve bölünmelerin çoğalmasına işaret etmektedir.

Birincisi, farklı görüşteki her partinin uluslararası alanda üye olduğu bir uluslararası platform bulunuyor. Bu uluslararası platformlar arasındaki ideolojik ve siyasi sınırlar genellikle çok köşelidir ve belirgin bir karşılıklı dışlama söz konusudur.

Örneğin, bu uluslararası platformlar arasında en etkili konumda olan ve bu yıl İzmir'de toplanan Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı Platformu,(IMCWP), belirli bir ideolojik esnekliğe ve dışa açık özelliğe sahip olmasına rağmen, birçok yeni Komünist Partisinin bu uluslararası platforma  katılma başvurusu reddedilmektedir.

Bu olgu, dünya çapında sol kanat partiler arasında yaygın bir şekilde görülen sekterlik ve iç çatışmalar, komünist partiler arasındaki uluslararası birlik ve ittifakın önemini daha önce hiç görülmedik ölçüde zayıflatmakta ve sol kanat partiler arasında birlikteliğe zarar vermektedir. Günümüz uluslararası komünist hareketindeki bu iç sürtüşme ve sekterlik, birlik çabalarına büyük bir ters etki yaratmakta ve birlik arayışını başarısızlığa sürüklemektedir.

Tarihsel karşılaştırma yaparsak, uluslararası komünist hareket "merkez-çevre" tarzı bir iç ilişki tarzından nispeten gevşek ağ tarzı ilişkileri benimseyen bir harekete dönüşmüştür.

Çeşitli ülkelerin Komünist Partileri bağımsızlık, eşitlik ve gönüllülük temelinde, çeşitli ülkelerin Komünist Partileri kendi bağımsız tercihleri ile farklı uluslararası platformları seçebilmekte ve aralarında farklı amaç ve düzeylerde birlikler sağlayabilmektedir.

Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa'daki köklü değişimlerden önceki eski dönemde, dünya sosyalist hareketinin kabul edilmiş merkezi olarak Sovyetler Birliği öne çıkmıştı ve Sovyetler Birliği Komünist Partisi, uluslararası komünist harekette "piramidinin en üstünde" bir konumda yer alıyordu.

Sovyetler Birliği Komünist Partisi sadece komünist hareketin merkezi olmakla kalmamış, aynı zamanda dünya komünist hareketine uzun bir süre boyunca yol gösterici bir "fener ışığı" veya rüzgarın estiği yönü gösteren "rüzgar gülü" olarak da hizmet etmişti.

O dönemde, Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin bir partiye karşı olumlu veya olumsuz tutumu söz konusu olduğunda, diğer komünist partiler de o partiye karşı Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin tutumunu benimsemiş ve ona göre tutum geliştirmişti. Örneğin Yugoslav Komünistler Birliği partisine karşı alınan aforoz etme tutumunda olduğu gibi.

Yani, uluslararası komünist hareketin daha önceki dönemlere özgü "piramit yapısı" yerini "ağ yapısına" bırakmıştır ve "ademi-merkeziyetçilik" bugünkü ağ yapısı tarzı ilişkilenme biçiminin öne çıkan bir niteliğidir.

Bugünkü "Ademi-merkeziyetçi" ağ yapısında, çeşitli ülkelerin Komünist Partileri arasında daha önceki dönemde gördüğümüz hiyerarşik veya ast-üst ilişkisi yoktur, bunun yerine partilerin kendi bağımsızlığını ve egemenliğini vurgulayan ve partiler arasında eşitliği yüksekte tutan bir ilişki tarzı söz konusudur. Bugün Her parti kendi fiili durumuna göre mücadele biçimlerini ve siyasi stratejisini, taktiklerini kendisi bağımsız olarak karar vermek istemektedir.

Bugünkü komünist Partiler arasındaki uluslararası birlik ve ittifaklarda Partiler bir uluslararası örgüte mensubiyet bağıyla hareket etmeye zorlanamıyor, bunun yerine partiler bir sorun karşısında ortak yaklaşım içinde olduklarında bir araya geliyorlar ve ortak tutum alabiliyorlar, ortak iş yapabiliyorlar. 

Günümüz uluslararası komünist hareketin birlik örüntüsü yapısal değişikliklere uğramış ve dünya komünist partileri arasında yeni türden bir yakınlaşma, ortaklaşma ve bütünleşme durumu ortaya çıkmıştır.

Daha da önemlisi, çeşitli ülkelerin komünist partileri sık sık başvurdukları iletişimler, diyaloglar ve koordineli eylemler yoluyla nesnel olarak birbirleriyle görünmez bağlar kurmalarını sağlayan manevi bir bağ görevi gören ortak bir ruh oluşturmaktadırlar.

Son olarak, bugünkü uluslararası komünist hareket daha önce görülmedik ölçüde parçalı bir yapı edinmiştir ve iç çeşitlilik sergilemektedir.

Doğuşundan bu yana Marksizm, çeşitli perspektiflerden farklı farklı yorumlanmıştır. Çeşitli ülkelerin komünist partilerinin ideolojik esin kaynakları Marx, Engels, Lenin veya diğer önemli devrimci liderlerin görüşleri ve pratikleri olmasına karşın, sosyalist ve komünist partiler farklı tarihsel gelişim süreçleri içinde ve dünyanın farklı bölgelerinde yürüttükleri pratik faaliyetler içinde farklı görüşler ve kavramlar benimsemişlerdir.

Komünist partiler böylece farklılaşmış ve farklı türden komünist partilere evrilmişlerdir ve yaygın bir çeşitlilik ortaya çıkmıştır: Örneğin iktidarda olan ve olmayan partiler farklılaşması, Marksist-Leninist partiler veya Marksist-Maoist partiler, Troçkist partiler, Hocaist (Enver Hocacı) partiler gibi farklı türler ortaya çıkmıştır. Bu çeşitlilik sadece farklı komünist parti türleri arasındaki farklılıklar olarak ortaya çıkmıyor aynı zamanda kendi aralarında birlik sağlarken farklı ilkeleri benimsiyorlar ve kurdukları ortak uluslararası platformlarda farklı sorunları öne çıkarıyorlar. 

Çeşitli ülkelerin komünist partilerinin farklı gündemler ve sorunlar etrafında birlik ittifakına girişmelerinin arkasında bir yandan enternasyonalizm ruhu etkili olmakta, diğer yandan kendi ülkeleri içinde diğer komünist partilerle yürüttükleri rekabetin etkisi söz konusu olmaktadır. Çünkü ülke içinde birçok komünist partisi sosyalizme ulaşmada kendi siyasi çizgisini hakim konuma getirmek için diğer komünist partilerle rekabet içindedir.

İçinde çeşitlilik ve çoğulluğu barındıran bu yeni uluslararası birlik örüntüsü, bir yandan uluslararası komünist hareketin kendi içinde kaynaşma ve uyumu artırırken, diğer yandan sekter ve dogmatik tutumların gelişmesi için verimli bir zemin ortaya çıkarmaktadır. Uluslararası ittifaklarda ve birliklerde sorun ve gündem odaklı bir araya gelme durumunun artması ve öne çıkması, uluslararası komünist hareket içinde öne çıkan güncel hedefler ve uzun vadeli hedefler arasında bir gerilimin öne çıkmasına yol açmıştır. Bazı partiler diğerlerini komünizmin uzun vadeli hedeflerini ve ideallerini unutmakla suçlamaktadır.

Dolayısıyla, bugünkü uluslararası komünist hareketin gelişme örüntüsünde ikili yapı, yani birlik ve parçalı yapının bir arada var olması durumu, daha önceki dönemlerde benimseyip uygulamış olduğumuz geleneksel enternasyonalizm ilkelerinin değişime uğradığı anlamına gelmektedir. Kabul etsek de etmesek de, onaylasak da onaylamasak da, Komünist ve işçi partileri arasındaki bugünkü yeni enternasyonal birliğin niteliği "parçalı bir enternasyonalizm" olmasıdır.  

Bunun iki anlamı vardır: Birincisi, dünyadaki çeşitli komünist partiler arasında açık ve güçlü bir bölünme ve karşıtlık olgusu vardır. İkinci olarak, bir bölüm komünist partiler arasında açık ve güçlü birlikler oluşturma olgusu vardır. (Yani kardeş parti olgusu)

Örneğin dünyadaki komünist partilerin her biri 2022'de başlayan Rusya-Ukrayna çatışması karşısında farklı tutumlar aldılar ve bu olaya ilişkin farklı değerlendirmeler yaptılar, bunun sonucu olarak dünyadaki komünist partiler arasında farklılıklar tetiklenmiş oldu ve tüm partiler farklı tutumlar arasında taraf seçmek zorunda kaldılar.  Geçen yıl Küba Havana'da yapılan 22. Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı'nda tartışmalar sonucunda en sonunda Rusya-Ukrayna çatışması karşısında biri 78 komünist partisinin ortaklaştığı Nihai konferans bildirgesinde yer verilen görüş diğeri ise 25'e yakın partinin Rusya-Ukrayna çatışması karşısında görüşünü bir bildirge ile ilan eden birbirinden tamamen farklı iki farklı görüş açığa çıkmış oldu. Hatta 9 Eylül 2023 tarihinde, 10 yıldır faaliyet gösteren ve 35 civarında komünist partisinin içinde üye olduğu Avrupa Komünist ve İşçi Partileri İnisiyatifi platformunun faaliyetlerini görüş ayrılıkları nedeniyle askıya alındığı duyuruldu. Bu platformdaki görüş ayrılıklarının bir tanesi de Rusya-Ukrayna çatışması meselesi üzerine görüş ve tutum farklılıkları idi.

Öte yandan, Rusya-Ukrayna çatışması meselesi üzerinden partiler arası tartışmalarda ve eleştirel makalelerin sayısında ciddi bir artış oldu. Yunanistan Komünist Partisi, art arda İspanya Komünist Partisi ve Rusya Federasyonu Komünist Partisi'nin Rusya-Ukrayna meselesindeki tutumlarını kınayan sert makaleler yayınladı. Rusya Komünist İşçi Partisi de Rusya Federasyonu Komünist Partisi'ni ve Kırgızistan'daki bir Komünist grubunun görüşlerini açıkça eleştiren polemik türü eleştirel makaleler yayınladılar. 

İkinci olarak, bir bölüm komünist partiler arasında açık ve güçlü bir birlik olgusu vardır. (Kardeş parti olgusu)  

Örneğin Yunanistan Komünist Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Meksika Komünist Partisi ve İspanya Halk Komünist Partisi birçok kez Rusya-Ukrayna çatışması meselesi üzerine birlikte ortak ses çıkarmakla kalmamış, aynı zamanda birçok kez ortak toplantılar düzenlemişlerdir. Örneğin 11 Aralık 2022'de Türkiye Komünist Partisi genel sekreteri Kemal Okuyan özel bir heyetle Atina'ya giderek Yunanistan Komünist Partisi ile Rusya-Ukrayna çatışması meselesi üzerinde görüşmeler yapmıştır.

Yorum Bırakınız

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir