Günümüzün Hiper Emperyalizm Çağının Analizi

Tricontinental: Üç Kıta Sosyal Araştırmalar Enstitüsü'nün Araştırma Raporu'ndan Okuma Notları

Deniz Kızılçeç

23 Ocak 2024

Kaynak Metin: https://thetricontinental.org/studies-on-contemporary-dilemmas-4-hyper-imperialism/

Bu belgedeki araştırma bir yılı aşkın bir süredir kolektif olarak yürütülmüş ve birçok akademisyen ve sosyalist eylemci ve mücadeleciden katkı alınmıştır. Bu belge, Küresel Güney Analiz/araştırmaları (Global South Insights) araştırma ve yayın grubu tarafından sağlanan veri ve grafiklerle, Gisela Cernadas, Mikaela Nhondo Erskog, Tica Moreno ve Deborah Veneziale'nin editörlüğü ve koordinasyonu ile derlenmiştir.

Belgenin IV. bölümündeki veri ve grafikler büyük ölçüde ekonomist John Ross'un daha önce yayınlanmış araştırmasına dayanmaktadır.

 Giriş

Burjuva ideologları tarafından ABD emperyalizminin dokunulmazlığını vurgulamak için 'tarihin sonu'nun ilan edilmesinin üzerinden 30 yıl gibi kısa bir süre geçti.11

Özetle, günümüz dünyasında sekiz başlıca çelişkinin öne çıktığını söyleyebiliriz:

Tricontinental: Üç Kıta Sosyal Araştırmalar Enstitüsü, Emperyalist "Kurallara Dayalı Düzen "in Başlıca Sekiz Çelişkisi, Studies on Contemporary Dilemmas, 13 Mart 2023, https://thetricontinental.org/eight-contradiction-of-the-imperialist-rules-based-order/.FOOTNOTE

– Can çekişen ABD liderliğindeki emperyalizme karşı yükselen Çin önderliğindeki sosyalizm.

– Parazit ve rant peşinde koşan sermayeye karşı toplumların çevresel olarak sürdürülebilir kalkınma, sanayi, tarım ve istihdam talepleri

– ABD öncülüğündeki emperyalizme karşı Küresel Güney'deki sosyalist ve kapitalist ülkelerin acil ulusal egemenlik talebi

– Küresel Kuzey'in egemen sınıflarına karşı Küresel Güney'deki kapitalist ülkelerin burjuvazisi.

– G7'nin (ve Küresel Kuzey'in geri kalanının) beyaz üstünlükçü yönetici sınıfına karşı Küresel Güney'in kara ve kahve renkli yoksul ülkelerindeki halk sınıfları (işçiler, köylüler ve alt küçük burjuvazi).

– Küresel Güney'in kapitalist ülkelerinin burjuvazisi ve üst tabakaları ile Küresel Güney'in halk sınıfları arasında.

– Batı emperyalizmine karşı gezegenin ve insan yaşamının geleceği.

– Küresel Kuzey burjuvazisi ile Küresel Kuzey'deki milyonlarca işçi sınıfı (yoksul ve giderek büyüyen vasıflı ve yarı vasıflı kesimler) arasındaki ( Küresel Kuzeyin) iç çelişkisi.

Avrupa genelinde yabancı sermaye sahipliği yüksek bir orana sahipken, ABD, Çin ve Suudi Arabistan'da yabancı sermaye sahipliği %20'nin altındadır.

KÜRESEL GÜNEY'İN İTİCİ GÜCÜ: ALTI BAĞIMSIZ SOSYALİST ÜLKE

Çin, Vietnam, Küba, Venezuela, Laos, Kuzey Kore
Bu birinci gruptaki altı ülke de sosyalizmi çeşitli derecelerde ilerletmekte ve genellikle ilerici uluslararası tutumlar almaktadır. Altı ülkeden beşi BM Kuruluş İlkelerini Savunan Dostlar Grubu'nda yer almaktadır.
Çin bu gruptaki en önemli üyedir. Satın alma gücü paritesine göre ölçülen GSYİH'si, Hindistan'ınkini neredeyse üçe katlayarak dünya çapında birinci sırada yer almaktadır. Satın alma gücü paritesine göre Çin'in GSYH'si ABD'yi % 19 aşmış durumda.. (IMF Verilerine Göre)
Çin, ulusal ve toplumsal çıkarları ve Küresel Güney'e verdiği tarihsel destek nedeniyle hegemonyacılık karşıtı süreçleri ve projeleri destekleme rolüne itilmektedir. Çin, 'Kuzey-Güney gelişme uçurumunu daraltma' taahhüdünü açıkça ifade etmeye devam etmektedir. (Bkz ÇKP 20.Kongre Raporu)

Çin bugün Küresel Kuzey hegemonyasına karşı en büyük ekonomik ve siyasi meydan okumayı temsil ederken, Küba ve Venezüella tarihsel, sosyalist direnişin ön cephesini temsil etmektedir.
Küba, ABD öncülüğünde altmış yılı aşkın süredir devam eden ekonomik ambargo ve ablukanın neden olduğu acılara karşı direnmeye devam ediyor. Küba ve ağır yaptırımlara maruz kalan Venezüella, sosyalist bir gündem peşinde olduklarını gizlemek için hiçbir girişimde bulunmadılar. Kuzey Kore, Batı'nın doğudaki 'öcüsü' olmaya devam ederken, Laos ve Vietnam'da hükümetlerin başında uzun süredir komünist partiler bulunuyor ve hızlı bir ekonomik kalkınma sürecinden geçiyorlar.
Tüm ülkelerdeki işçi sınıfı liderlerinin stratejik düşünceleri, 'halk içindeki çelişkileri' uzlaşmaz nitelikte olmaktan uzak tutmalı ve belirleyici darbenin emperyalizmin merkezine yöneltilmesini sağlamalıdır. Komünistlerin 'bir bütün olarak proletaryanınkinden ayrı ve ayrı çıkarları yoktur' sözüne göre hareket etmek, somut koşulların araştırılmasını gerektiriyor.
Örneğin, Sovyetler Birliği'nin çöküşü gibi yenilgiler tüm işçiler için felakettir ve benzer bir gelişme felaket olacaktır. İktidarda olsunlar ya da olmasınlar, yürümekte olan sosyalist projeleri ve hareketleri korumak için emperyalist kamptaki çatlaklardan yararlanmak üzere çok sayıda taktik karar alınmalıdır.

TÜRKİYE'NİN ADININ GEÇTİĞİ CÜMLELER

Küresel Kuzey kavramı, 49 ülkeden oluşan entegre bir askeri, siyasi ve ekonomik bloktur. Bu ülkeler arasında ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, İsrail, Japonya ve ikincil Derecede Batı ve Doğu Avrupa ülkeleri yer almaktadır. Askeri alanda, Türkiye (NATO üyesi olarak), Kore Cumhuriyeti ve Filipinler (ABD'nin fiilen askerileştirilmiş sömürgeleri ülkeler) Küresel Güney'in bir parçası olmalarına rağmen 'ABD liderliğindeki Askeri Blok' tanımımıza dahil edilmiştir.

Siyasi açıdan bu aşağıdaki ülkeler ikirciklidir. Askeri açıdan Endonezya, Türkiye ve Suudi Arabistan ABD ile çok yakın ilişkiler sürdürmektedir. Suudi Arabistan gelişmiş ABD silahlarının en büyük alıcılarından biridir. Türkiye NATO üyesi olmasına rağmen Recep Tayyip Erdoğan Batı için daha az güvenilir bir ortaktır.

Dünyadaki pek çok kapitalistin finaans ve para danışmanları, finansal portföylerinin %50'sinden fazlasını ABD borsalarına yatırmalarını istemektedir. Dolayısıyla Alman kapitalistin 'aile serveti', başlangıçta sahip olduğu Alman şirketinin değeri düştüğünde yok olmuyor.

Kuzey ülkesinin bu yeni küresel kapitalisti -eskiden 'ulusal' olan- kapitalisti, aynen Fransız, İngiliz, İsveçli ya da ABD'li akranları gibi davranmaktadır. Sermayenin bu düzeyde entegrasyonu ve ulusallıktan arınması çok daha güçlü bir ekonomik bağımlılık ve dolayısıyla nihayetinde ABD'ye olan siyasi bağlılığı daha da pekiştirir.

Böylesine yüksek düzeyde bir borsa ve sermaye entegrasyonu, birçok tarihsel nedenden ötürü Küresel Güney ülkelerinde nadiren görülür. Türkiye'deki bir kapitalistin şirketini ABD'de halka açması çok daha zordur.

Türk kapitalistinin yapabileceği şey, Türkiye'de borsada hisselerini halka açmak, hisselerini satmak, elde ettiği geliri ABD dolarına çevirmek ve sonra bu dolarları ABD hisselerine yatırmaktır.

Bu, Türk sermayedarların küresel seçkinler arasına katılmasının en yaygın görülen yoludur. Ancak bu süreç Kuzeyli kapitalistlere kıyasla çok kolay ilerlemez ve görece daha küçük miktarlarda gerçekleşir.

Şanghay İşbirliği Örgütü güvenlik konularına odaklanarak başladı. Çin, Hindistan ve Türkiye gibi büyük ekonomik aktörlerden Suudi Arabistan ve BAE gibi önde gelen OPEC ülkelerine ve Arap Devletleri Birliğine üye ülkelere kadar Avrasya kıtasındaki ülkeleri, çok yönlü kalkınma yaklaşımlarıyla güvenlik sorunlarını ele almak üzere bir araya getirmektedir. ŞİÖ, Avrasya topraklarının %60'ını, dünya GSYH'sinin dörtte birini ve küresel nüfusun %40'ını temsil etmektedir.Temmuz 2023'te Xi Jinping bir ŞİÖ kalkınma bankası kurulmasını önermiştir.

'Video Konferans Sorularına Cevaplar "ŞİÖ – Avrasya'yı Şekillendirmek", Şanghay İşbirliği Örgütü, 27 Ekim 2020, https://eng.sectsco.org/20201027/686658.html

Egemenlikleri ve Toprak Bütünlükleri ve Siyasi Rejimleri Renk Devrimleri İle Acil Tehdit Altında olan 10 Ülke

Rusya, İran, Belarus, Burkina Faso, Mali, Gine, Nijer, Suriye, Eritre, Afganistan…

On Bir Ülkenin Bugünkü veya Tarihteki İlerici Niteliği

İlerici hedefler peşinde koşan ülkelere örnek olarak İşçi Partisi yönetimindeki Brezilya ve üçlü ittifak (Afrika Ulusal Kongresi, Güney Afrika Komünist Partisi ve Güney Afrika Sendikalar Kongresi'ni içeren) yönetimindeki Güney Afrika gösterilebilir.

2008'de Güney Amerika Uluslar Birliği, 2011'de Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu ve 2009'da BRICS tarafından tamamlanan IBSA Diyalog Forumu gibi alternatif hükümetler arası kurumların inşasında liderlik gösteren bu ülkeler Afrika Birliği'nin inşasında da önemli bir rol oynamıştır.

Bu ülkeler zaman zaman uluslararası örgütlerde ABD yaptırımlarına karşı Küba'nın yanında durmak gibi ilerici uluslararası pozisyonları savunmaktadır. Nepal 2008 yılında monarşiyi kaldırmış, solun önderliğinde federal bir cumhuriyet kurmuş ve ülkedeki tarihsel olarak dışlanmış ulusal-etnik toplulukları yasal ve siyasi olarak özgürleştirme konusunda önemli adımlar atmıştır.

Filistin yetmiş yılı aşkın bir süredir işgal ve abluka altındadır. Cezayir, Filistin'in kendi kaderini tayin hakkını ve bağımsızlığını kararlı bir şekilde desteklemiş ve Afrika Birliği içinde Afrika'nın birliği ve ekonomik kalkınması konusunda ilerici tavırların sergilenmesinde etkili olmuştur.

Nijer'deki darbenin ardından Cezayir, siyasi krizlere askeri olmayan çözümleri hemen savunan tek Afrika ülkesi olmuştur.

Bu ülkeler küresel kapitalist sistem içinde bağımsız bir kalkınma yolu bulmaya çalışmakta, ancak ülke içinde ciddi toplumsal iç çelişkilerle yüzleşmektedirler.

 Bağlantısız Beş Ülke

Büyük ölçek ekonomilerine sahip olan bu gruptaki 5 ülkeyi karakterize eden bağlantısızlık siyasi değil ekonomik bağlantısızlıktır. (Şekil 28). Sosyalist olmayan bu ülkeler Bağlantısızlar Hareketi'nin siyasi vizyonunu yeniden canlandırma yolunu izlemiyor. Bu ülkelerin çoğu eski sömürgecilik boyunduruğundan 50 yıl ya da daha uzun bir süre bağımsızlıklarını kazanmışlardır ve bugün sömürgecilerle çok farklı ilişkilere sahiptirler.

Ekonomik olarak, beş bağlantısız ülkenin hepsi büyük ve kaliteli GSYİH'lere sahiptir (hepsi 2022'de GSYİH'de – bu ülkeler satın alma gücüne göre hesaplanmış- en büyük 20 ekonomi arasında yer almaktadırlar ve giderek daha fazla bağımsız ekonomik adımlar atmaktadır.

Bu ülkeler, ABD'nin döviz rezervlerini silah olarak kullanmasından ve dünya nüfusunun %30'unu barındıran ülkelere yönelik yaptırımlarının ciddi tehditler oluşturduğunun farkındadır. Bugün her dört ülkeden biri BM veya Batılı hükümetlerin yaptırımlarına maruz kalırken, küresel GSYH'nin %29'u yaptırım uygulanan ülkelerde üretilmektedir; bu oran 1960'larda sadece %4'tü. 982

Bu 5 ülke siyasi olarak ise kararsız tutum içindedirler. Askeri açıdan ise Endonezya, Türkiye ve Suudi Arabistan ABD ile çok yakın ilişkiler sürdürmektedir. Suudi Arabistan gelişmiş ABD silahlarının en büyük alıcılarından biridir. Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye NATO üyesi olmasına rağmen Batı için daha az güvenilir bir ortaktır.

Bu 5 ülke uluslararası sahnede oldukça tutarsız davranışlar sergilemektedir. Batı'ya olan ekonomik bağımlılıkları ve Batı ile uyumları bir dereceye kadar azalmakta ve/veya bazı kilit konularda Batı'ya karşı gelmeye hazırdırlar.

Hindistan'a bakalım: Bu ülkenin QUAD gibi örgütlerde ABD ile aynı safta yer alması ya da Gazze'ye yönelik savaşında İsrail'e karşı çıkmayan gerici tutumu bir yana, Ukrayna'daki savaşın başlamasından bu yana Hindistan, ABD'nin Rusya'ya yönelik yaptırımlarını uygulamayı reddetmek gibi bazı konularda ABD ile ters düştü.

Hint Dışişleri Bakanı S. Jaishankar, Haziran 2023'te düzenlediği bir basın toplantısında hükümetinin Washington'un baskılarına boyun eğmeyeceğini açıkça savunarak şunları söyledi: 'Pek çok Amerikalının kafasında hala NATO anlaşması kurgusu var… Sanki dünyaya baktıkları tek model ya da bakış açısı buymuş gibi görünüyor… Bu Hindistan için geçerli bir model değil'.993

Hindistan'ın vatandaşlarına karşı istihbarat operasyonları nedeniyle Kanada ve şimdi de ABD ile yaşanan anlaşmazlıkları, ABD'nin Çin'e karşı Hindistan'ın desteğini alma planını zorlaştırıyor. Hindistan'ın ulusal büyük burjuvazisi kendi çıkarlarını savunmaya başlıyor.

Suudi Arabistan, ekonomik çıkarları gerektirdiğinde, örneğin Suudi-Çin yatırımlarını artırmak (Çin yuanı ile ödenecek petrol anlaşmaları dahil) ve OPEC+'da Rusya ile ortaklığını küresel petrol fiyatını belirlemek için kullanmak gibi konularda ABD'den farklı davranmaktadır.

Ancak aynı anda, Kasım 2023'teki Arap Birliği zirvesi öncesinde Suudi Arabistan Cezayir'in ABD üslerini kapatma çabalarını bloke etti, İran'ın Filistin'e askeri yardım önerisini engelledi, önerilen ticari boykotu durdurdu ve İsrail'e petrol sevkiyatını azaltmayı kabul etmedi. Pentagon, CIA ve Suudi Arabistan, Yemen'e karşı on binlerce insanın hayatını kaybettiği son savaşta ön saflarda yer alan ABD müttefiklerdi. ABD Özel Kuvvetleri Suudi pilotlara bombalama hedeflerinin koordinatlarını sağlamıştır.1004

Dünyanın en büyük Müslüman nüfusuna ev sahipliği yapan Endonezya'nın GSYİH'sinin (Satın alma gücü paritesi) bileşik ortalama büyüme oranı 2012 ile 2022 yılları arasında %4,2 olmuştur. 1015

IMF tahminlerine göre, Endonezya 2030 yılına kadar GSYİH ( Satın Alma Gücü Paritesi) bakımından dünyanın en büyük beşinci ekonomisi olabilir. Kamu mülkiyetindeki şirketlerin varlıklarının GSYH'ye oranı 2014 yılında %43 iken 2018 yılında %54'e yükselmiştir. 1026

2020 yılında Endonezya, lityum pillerin önemli bir bileşeni olan ham nikel ihracatını yasakladı. Endonezya 2022 yılında küresel nikel üretiminin %39'unu gerçekleştirmiştir. Cari olarak toplam ihracatı 2020 ve 2022 yılları arasında 183 milyar dolardan 323 milyar dolara yükselmiştir. 1037

2 Şubat 2023 tarihinde başkent Cakarta'da düzenlenen Mandiri Yatırım Forumu sırasında Başkan Joko Widodo şu uyarıda bulunmuştur: 'ABD'nin Rusya'ya uyguladığı yaptırımları unutmamalıyız. Visa ve Mastercard sorun olabilir'. Ayrıca, 'Eğer kendi platformlarımızı kullanırsak ve bakanlıklardan yerel yönetimlere ve belediyelere kadar herkes bunları kullanırsa, o zaman daha güvenli olabiliriz' dedi.

Yine de Endonezya, Kasım 2023'te 500.000'den fazla Endonezyalı komünistin işkence görmesi ve öldürülmesinde aktif rol oynayan ABD ve Endonezya ilişkilerini Kapsamlı Stratejik Ortaklığa yükselten bir anlaşma imzaladı.1048

Endonezya 2023'te BRICS'e katılma başvurusunu geri çekmiş ve OECD üyesi olmaya sıcak baktığını ifade etmiştir.

 Meksika

Uluslararası hukuka göre bir saldırı savaşıyla karşı karşıya kalan Meksika'da 1846 yılı, ABD'nin yeni ortaya çıkan emperyal güç emellerini somutlaştıran bir dönüm noktası oldu. Barış için toprak takasına ve topraklarının %50'sinden vazgeçmeye zorlanan Meksika'nın yeni ABD sınırı, tarihsel bir simgeye dönüştü. Öte yandan Meksika, sömürge karşıtı köklerine, Yerli kültürüne ve anti-emperyalist tarihine durmaksızın özlem duyan bir tarihe sahiptir.

Meksika ve ABD'nin nüfus, kültür, ekonomi gibi konularda birbirlerine olan karmaşık bağımlılıkları çok az incelenmiştir, ancak belki de ABD hegemonyasının sürdürülebilirliği için daha önemli olan jeopolitik güvenlik açısından bağımlılığı da incelenmemiştir. 105 9

Meksika da son günlerdeki López Obrador hükümetinin, Meksika içerisindeki toplumsal hareketler tarafından düşük yoğunluklu bir anti neo-liberal reform başlatma girişimi olduğu söylenebilir.

Tüm stratejik alanlarda kamu mülkiyetinin geri kazanılması, yeni bir tarım reformunun başlatılması ve toprağın toplumsal mülkiyet olarak yeniden düzenlenmesi üzerinde yoğunlaşılmaktadır.

Meksika'daki mevcut tarım reformu, toprakların %50.6'sının campesinos ve yerli toplulukların elinde sosyal ortak mülkiyet olarak tescil edilmesini kanunla garanti altına almaktadır; yaklaşık 99.7 milyon hektar üzerinde 29,803 tarımsal komün kurulacak.

Bununla birlikte, 2020 Amerika Birleşik Devletleri-Meksika-Kanada Anlaşması (USMCA, eski adıyla Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması), Meksika'nın yükselen Güney'e karşı olumlu siyasi konumunun Amerika'dan ayrılması önünde sürekli bir engel teşkil etmektedir. Haziran 2023'te ABD, ABD'nin mısır ihracatının %96'sını oluşturan GDO'lu mısırın yasaklanması için çeşitli önlemler alacak olan başkanlık kararnamesini engellemek üzere (USMCA tahkim mahkemesiyoluyla) ön işlemlere başlamıştır.10610

ABD, Meksika egemenliğinin uzun ve çetin mücadelelerle elde edilmiş tarihsel kazanımlarını baltalamak için daha saldırgan ve müdahaleci politikalar sergilemektedir.

KÜRESEL GÜNEY'DE OLUŞAN YENİ ULUSAL BURJUVAZİ

2022 yılında Meksika Devlet Başkanı López Obrador, ABD'nin Küba, Venezüella ve Nikaragua liderlerini toplantıya davet etmeyeceği yönünde çıkan haberlerin ardından Los Angeles'ta düzenlenen 8. Amerika Zirvesi'ne katılmayı reddetti.

Bu gruptaki beş ülke farklı siyasi, ekonomik veya askeri perspektiflere ve Dünya Kuzeyine farklı düzeylerde yakınlıklara sahiptir.

Bununla birlikte, büyüyen yeni ulusal burjuvazileri, kendi çıkarları ve kendilerini koruma amacıyla da olsa, giderek ABD ile alternatif ekonomik ilişkiler ve zaman zaman siyasi ayrışmalar aramaktadır. Dünyanın güneyinde ortaya çıkan yeni ulusal burjuvazi sorunu bu metnin kapsamı dışındadır; bu konu 2024 yılında dünyanın güneyinde sermaye oluşumu ve mülkiyeti üzerine yaptığımız araştırmada ele alınacaktır.

  1. 1 Vijay Prashad'ın kitabından, Mücadele Bizi İnsan Yapar: Sosyalizm İçin Mücadele Eden Hareketlerden Öğrenmek (Learning from Movements for Socialism (New York: Haymarket Books, 2022); Tricontinental: Toplumsal Araştırmalar Enstitütüsü, Marksizm ve Sömürgeciliğin Tersine Dönmesi (Ten Theses on Marxism and Decolonisation), dosya no. 56, 20 Eylül 2022, https://thetricontinental.org/dossier-ten-theses-on-marxism-and-decolonisation/. ↩︎
  2. Rodríguez, 'Ekonomik Yaptırımların İnsani Sonuçları'. ↩︎
  3. Tricontinental: Sosyal Araştırmalar Enstitüsü, 'Yeni Bir Bağlantısızlar Hareketi Olgusunun Ortaya Çıkışı', no. 24, 15 Haziran 2023 ( Tricontinental: Institute for Social Research, 'The Emergence of a New Non-Alignment', newsletter no. 24, 15 June 2023) https://thetricontinental.org/newsletterissue/new-non-alignment/.  ↩︎
  4. Patrick Wintour, Körfez Ülkeleri Riyad Zirvesinde İran'ın Filistinlileri Silahlandırma Çağrısını Engelledi' ('Gulf States Fend off Call From Iran to Arm Palestinians at Riyadh Summit'), The Guardian, 12 Kasım2023, https://www.theguardian.com/world/2023/nov/12/gulf-states-fend-off-call-from-iran-to-arm-palestinians-at-riyadh-summit. ↩︎
  5. Dünya Bankası verilerine dayanan açıklama. ↩︎
  6. Kyunghoon Kim and Andy Sumner, 'Devlete Ait Şirketleri Yeniden Sanayi Politikası Tartışmasına Dahil Etmek: Endonezya Örneği' ( 'Bringing State-Owned Entities Back into the Industrial Policy Debate: The Case of Indonesia') Yapısal Değişim ve Ekonomik Dinamikler Sayı 59 (Aralık 2021): sf. 496–509, https://doi.org/10.1016/j.strueco.2021.10.002. ↩︎
  7. 'Mal ve Hizmet İhracatı (cari ABD Doları) – Endonezya', Dünya Bankası Verileri, erişim tarihi 20 Aralık 2023, https://data.worldbank.org/indicator/NE.EXP.GNFS.CD?locations=ID. ↩︎
  8. Daniel Kritenbrink ve diğerleri, 'Amerika Birleşik Devletleri-Endonezya Üst Düzey Yetkililer 2+2 Dış Politika ve Savunma Diyaloğu Ortak Açıklaması', ABD Savunma Bakanlığı, 23 Ekim 2023  https://www.defense.gov/News/Releases/Release/Article/3566363/joint-statement-on-the-united-states-indonesia-senior-officials-22-foreign-poli/.
    'ABD Büyükelçiliği 1965 Endonezya Toplu Katliamını İzledi', Ulusal Güvenlik Arşivi, 17 Ekim 2017 ('US Embassy Tracked Indonesia Mass Murder 1965', National Security Archive, 17 October 2017), https://nsarchive.gwu.edu/briefing-book/indonesia/2017-10-17/indonesia-mass-murder-1965-us-embassy-files. ↩︎
  9. Ana Esther Ceceña ve David Rodriguez, "Meksika'da Uyuşturucuya Karşı Savaş" (La Guerra Contra El Narco En México Como Política de Reordenamiento Social), OLAG, no. 157 (2022), https://geopolitica.iiec.unam.mx/index.php/node/1294. ↩︎
  10. Timothy A. Wise, ABD'nin Meksika'nın Gıda Egemenliğine Saldırısı ('The US Assault on Mexico's Food Sovereignty'), Global Issues, 6 Haziran 2023, https://www.globalissues.org/news/2023/06/06/33954. ↩︎

Yorum Bırakınız

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir