Kültür Devrimi Dörtlü Çete

ÇKP'nin 1981 tarihli Kültür Devrimi Değerlendirmesi ve Mao'nun Proletarya Diktatörlüğü altında Devrimi Sürdürme Teorisi

Canut Yayınevi'nin yayınladığı ÇKP Tarihinde Önemli Belgeler ve Marksist İnternet Arşivi ÇKP 9. Kongre Belgeleri adlı kaynaktan yararlanılarak yazılmıştır.

Aşağıda ÇKP lideri Lin Biao'nun 1969 yılında 9. Parti Kongresi'ne sunduğu rapordan bölümler. Lin Biao iki yıl sonra Mao'ya suikast girişiminde bulundu başarısız oldu ve kaçarken uçağı düştü (Hava Kuvvetleri Komutanı oğlu ve Karısı bu kazada öldü). Mao 1974 yılında İngiltere Başbakanı Edward Heath ile görüşmesinde Lin Biao'nun Sovyetler Birliği'nin adamı olduğunu söyledi.

Başkan Mao'nun bu bilimsel tezini tam olarak anlamak için, onun proletarya diktatörlüğü altında devrimi sürdürme teorisini derinlemesine anlamamız gerekir. Başkan Mao'nun bu büyük tarihsel teorik katkısını daha derinden anlamak için, uluslararası komünist hareketin tarihsel deneyimini kısaca gözden geçirmek gerekiyor. Bu dönemin tarihini gözden geçirdiğimizde, yüz milyonlarca devrimci insanın katıldığı mevcut Büyük Proleter Kültür Devrimi'nin hiçbir şekilde tesadüfi olmadığını görebiliriz.

Bu devrim, sosyalist toplumda iki sınıf, iki yol ve iki çizgi arasındaki uzun ve keskin mücadelenin kaçınılmaz sonucudur. Büyük Proleter Kültür Devrimi, "proletarya tarafından burjuvaziye ve diğer tüm sömürücü sınıflara karşı yürütülen büyük bir siyasi devrimdir. Büyük Proleter Kültür Devrimi, Çin Komünist Partisi ve onun önderliğindeki devrimci halk yığınları tarafından Kuomintang gericilerine karşı verilen uzun süreli mücadelenin devamıdır, bu, proletarya ile burjuvazi arasındaki sınıf mücadelesinin devam ettirilmesidir".

Sosyalist yolu izlemede büyük lider Başkan Mao'yu yakından takip etmeye kararlı olan kahraman Çin proletaryası, yoksul ve alt-orta köylüler, Halk Kurtuluş Ordusu, devrimci kadrolar ve devrimci aydınlar, Liu Şaoçi ve çetesinin kapitalist restorasyon faaliyetlerine artık tahammül edemiyorlardı ve bu yüzden büyük bir sınıf savaşı kaçınılmazdı. Başkan Mao'nun Şubat 1967'deki konuşmasında belirttiği gibi:

Geçmişte kırsalda, fabrikalarda, kültür alanında mücadeleler verdik, sosyalist eğitim hareketini gerçekleştirdik.

Ama bütün bunlar sorunu çözemedi, çünkü geniş kitleleri karanlık yönümüzü her yönden ve aşağıdan açıkça teşhir etmek için uyandıracak bir biçim, yöntem bulamamıştık.

Şimdi artık bu mücadele biçimini bulduk—bu Büyük Proleter Kültür Devrimi'dir.

Partiye sızmış olan iktidardaki dönekler, düşman ajanları ve kapitalist yolcuların teşhir edilmesi ve kapitalizmi yeniden kurmak için entrikalarının parçalanması, ancak yüz milyonları olan kitleleri görüşlerini özgürce dile getirmeye, büyük afişler yazmaya ve büyük tartışmalar yapmaya uyandırmakla mümkündür. Liu Şaoçi'nin mahkeme davasının incelenmesine geniş kitlelerin katılımıyla, onun eski bir karşı-devrimci, dönek, gizli hain gibi gerçek özellikleri gün ışığına çıkarıldı. Başkan Mao özellikle şunu belirtti:

"Hangisinin galip geleceği, sosyalizm mi yoksa kapitalizm mi sorusu hala tam olarak çözülmüş değil." "Proletarya ile burjuvazi arasındaki sınıf mücadelesi, farklı siyasi güçler arasındaki sınıf mücadelesi ve proletarya ile burjuvazi arasındaki ideolojik alanda sınıf mücadelesi uzun ve dolambaçlı olmaya devam edecek ve hatta bazen çok keskinleşecektir."

Böylece, ilk kez uluslararası komünist hareketin teori ve pratiğinde ilk kez, üretim araçları mülkiyetinin sosyalist dönüşümü büyük ölçüde tamamlandıktan sonra sınıfların ve sınıf mücadelesinin devam ettiğine açıkça işaret edilmiş ve proletaryanın devrimi sürdürmek zorunda olduğu söylenmiştir.

Kruşçev'den Brejnev ve diğerlerine kadar hepsi, uzun süredir Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nde gizlenmiş olan, kapitalist yoldan giden iktidardaki güçlerdir. Bunlar iktidara gelir gelmez, burjuvazinin "restorasyon" ümidini "restorasyon girişimlerine" dönüştürdüler, Lenin ve Stalin Partisi liderliğini gasp ettiler ve "barışçıl evrim" süreci içinde dünyanın ilk proletarya diktatörlüğü devletini dönüştürdüler, bu ülkeyi burjuvazinin diktatörlüğü altında karanlık bir faşist devlete dönüştürdüler.  Kapitalizmden Komünizme geçiş, bütün bir tarihsel dönemi kapsar. Bu çağ sona erene kadar, sömürücüler kaçınılmaz olarak restorasyon umudunu beslerler ve bu umut restorasyon girişimlerine dönüştürülür (Lenin, Toplu Eserler, Çince baskı, Cilt 28, s. 235.). Lenin ayrıca "yeni burjuvazinin" "Sovyet hükümet çalışanları arasından çıktığını" belirtmişti (Lenin, Toplu Eserler, Çince baskı, Cilt 29, s. 162.).

Görüldüğü gibi rapor Çin'deki güncel durumu gerçekçi bir şekilde değerlendiremediği gibi, Sovyetler Birliği'nde yaşanan süreç üzerine bilimsel ve soğukkanlı bir değerlendirme yapmaktan uzaktı. Öte yandan Parti Kongreleri sosyalist partiler arası tartışma polemiklerin yeri değildi. Biri süper devlet olan bir ülkenin komünist partisi ile nüfusu ve toprak alanı çok geniş olan yoksul ve zayıf bir ülkenin komünist partisi aralarındaki çelişmeleri doğru ele alamadıkları için hem birbirlerine hem de dünyadaki sosyalizm güçlerine büyük zarar vermeye devam ettiler. ÇKP maruz kaldığı bazı hücumlar karşısında kendisini mağdur edilmiş ve aşağılanmış hissetmeye başlamıştı (Bkz. Deng Şiaoping-Gorbaçev Zirve Görüşmesi Mayıs 1989, Deng Şiaoping Seçme Eserler, Cilt 3, Canut Yayınevi). Bu çatışma doğru taraf ile yanlış taraf arasındaki mücadele değildi. Gelecekteki tarih araştırmaları bu konuda çok daha net bir görüşe sahip olmamızı sağlayacaktır.

Parti Merkez Komitesi'nin Kültür Devrimi Üzerine Değerlendirme Belgesi, Haziran 1981

8- Yeni Çin'in varlığı çok uzun bir süreye dayanmıyor ve başarılarımız henüz hala başlangıç başarıları sayılır. Partimiz sosyalizm davasının yönetilmesi sürecinde yetersiz tecrübeden dolayı hatalar yapmış ve parti önderliğinin durumun analizinde ve Çin'in koşullarına bakışında öznelci hataları olmuştur. "Kültür Devrimi"nden önce sınıf mücadelesinin kapsamının genişletilmesi ve ekonomik inşada acelecilik ve telaşlı ilerleme şeklinde hatalar vardı. Daha sonra ise daha kapsamlı, uzun süren etkileri olan, "Kültür Devrimi"nin büyük hatası geldi. Bütün bu hatalar yeteneklerimiz dahilinde olan daha büyük başarılar elde etmemizi engelledi. Hataları gözden uzak tutmak ve temize çıkarmaya izin verilmemeli bu da bir hata olur ve daha fazla ve daha kötü hatalara yol verir. Fakat bütüne baktığımızda geçmiş 32 yılda başarılarımız esas olan yöndür. 1949-1981

18- Bu on yılda (1956-1966) elde edilen başarılara başında Mao Zedung yoldaşın bulunduğu Parti Merkez Komitesinin kolektif önderliği altında ulaşılmıştır. Aynı şekilde bu dönemdeki çalışmalarda işlenen hataların sorumluluğu da aynı kolektif önderliğe aittir. Esas olarak Mao Zedung yoldaş esas sorumlu tutulması gerekmekle birlikte bütün bu hataların tüm sonucunu sadece ona yükleyemeyiz. Bu dönemde Mao Zedung yoldaşın sosyalist toplumda sınıf mücadelesinin karakterine ilişkin teorik ve pratik hataları giderek artan ölçüde ciddileşmişti. Kişisel keyfiliği parti hayatında demokratik merkeziyetçiliği giderek aşındırdı ve kişiye tapma eğilimi giderek ve giderek daha vahim bir hal aldı. Parti merkez komitesi, bu hataları zamanında düzeltemedi. Lin Biao, Jiang Qing ve Kang Sheng gibi kariyeristler ise kötücül amaçlarla bu hatalardan yararlandılar ve bu hataları büsbütün geliştirdiler. Bunlar "Kültür Devrimi"nin yolunu açtı.

"Kültür Devrimi"nin 10 Yılı

19- 1966 Mayıs'ından 1976 Ekimine kadar süren "Kültür Devrimi" Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşundan itibaren, Partinin devletin ve halkın uğradığı en ciddi yenilgi ve en ağır kayıplardan sorumludur. Bu Mao Zedung yoldaş tarafından başlatıldı ve yönetildi. Mao Zedung yoldaşın temel tezleri  burjuvazinin ve karşı devrimci  revizyonistlerin  birçok temsilcisinin partiye  orduya ve kültür çevrelerine sızmış olduğu ve dolayısıyla bu örgüt ve organların önemli bir çoğunluğunda  önderliğin  artık Marksistlerin ve halkın elinde olmadığı; kapitalist yolu tutan  iktidar sahibi partililerin Merkez Komitesi içinde  ve Partinin merkez örgütlerinde, bunun yanı sıra eyaletlerde  belediyeler  ve özerk bölgelerde de kolları ve ajanları olan  bir burjuva karargah oluşturduklarını öngörüyordu.  Geçmişte uygulanan mücadele yöntemleri bu sorunu çözemediğine göre, kapitalist yolcuların gasp etmiş olduğu bu iktidarın ancak büyük bir kültür devrimi gerçekleştirilerek, geniş kitleleri yukarıdaki karanlık gelişmelere karşı aşağıdan yukarıya açıkça ve tamamen seferber ederek geri alınabileceğini; "Kültür Devrimi"nin gerçekte bir sınıfın bir diğer sınıfı devirmesini içeren büyük bir siyasi devrim olduğu ve bu devrimin defalarca tekrarlanmasının gerekeceği şeklinde idi. Bu tezler esas olarak "Kültür Devrimi"nin programatik belgesi niteliğindeki 16 Mayıs 1966 genelgesi ile Nisan 1969'da yapılan 9. Parti Kongresi'ne sunulan siyasi raporda yer almıştır. Bu tezler genel bir teori düzeyine çıkarılmış ve formüle edilmişti "proletarya diktatörlüğü altında sürekli devrim teorisi"; bundan itibaren bu ifade artık özel bir anlam kazanmıştır. Bu hatalı sol tezler Mao Zedung'un "Kültür Devrimi"ni başlatmada hareket noktası olarak Marksizm-Leninizm'in evrensel ilkelerini Çin devriminin somut pratiğiyle birleştirilmesi demek olan Mao Zedung düşüncesinin bütünsel sistemiyle açıkça uyumsuzluk içindedir. Bu tezler Mao Zedung düşüncesinden kesinlikle ayırt edilmelidir. Mao Zedung yoldaşın önemli mevkilere getirdiği Lin Biao, Jiang Qing ve diğerleri açısından problem tamamen farklı bir boyut kazanmaktadır. Bunlar üst iktidarı ele geçirme çabası içinde ayrı ayrı iki karşı devrimci klik oluşturdular. Ve Mao Zedung yoldaşın hatalarından yararlanarak onun arkasına gizlenip birçok suç işleyip ülkeyi ve halkı felakete sürüklediler. Bunların karşı-devrimci suçları bütünüyle teşhir edilmiş olduğu için bu karar bu konuya daha fazla girmeyecektir.

20- "Kültür Devrimi"nin tarihi, Mao Zedung yoldaşın bu devrimi başlatmada dayandığı temel tezlerin ne Marksizim-Leninizme ve ne de Çin gerçeklerine uymadığını kanıtlamıştır. Bu tezler mevcut sınıf ilişkilerinin ve parti ile devlet içindeki siyasi durumun tamamen yanlış bir değerlendirmesini ifade etmektedir.

A- "Kültür Devrimi" revizyonist çizgiye ve kapitalist yola karşı bir mücadele olarak tanımlanıyordu. Oysa bu tanım için gerekli sağlam temel bulunmuyordu. Bu bir dizi önemli teori ve politika açısından yanlış ve doğrunun birbirine karıştırılmasına yol açtı. "Kültür Devrimi" sırasında revizyonist veya kapitalist olarak mahkum edilen şeylerin bir çoğu gerçekten de Marksist ve sosyalist ilkelerdi; ki bu ilkelerin önemli bir kısmı daha önce Mao Zedung yoldaş tarafından ortaya atılmış ve desteklenmiş bulunuyordu. "Kültür Devrimi" Halk Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonraki 17 yılın doğru ilkeleri politikaları ve başarılarının birçoğunu inkar etti. Gerçekte Mao Zedung yoldaşın kendi katkısı da dahil olmak üzere Parti Merkez Komitesi'nin ve Halk Hükümeti'nin yaptığı işlerin büyük kısmını inkar etti. Bütün halkın sosyalist inşa yolunda vermiş olduğu çetin mücadeleleri inkar ediyordu.

B- Yanlış ile doğrunun birbirine karıştırılması kaçınılmaz olarak halk ile düşmanın birbirine karıştırılmasına yol açtı. "Kültür Devrimi" sırasında devrilen "kapitalist yolcular" aslında sosyalizm davasının çekirdek gücünü oluşturan her kademedeki parti ve hükümet örgütlerinin önder kadrolarıydı. Parti içinde Liu Şaoçi ile Deng Şiaoping'in başını çektiği burjuva karargahı diye bir şey mevcut değildi. Liu Şaoçi yoldaşın "dönek, gizli hain ve grev kırıcı" diye damgalanmasının Lin Biao ve Jiang Qing'in tertiplediği bir iftiradan ibaret olduğu çürütülmesi imkansız kanıtlarla saptanmıştır. 1966 yılında Partinin 8. Merkez Komitesi'nin 12. Genel Toplantısı'nda yapılan Liu Şaoçi yoldaş hakkında değerlendirmeler ve ona uyguladığı disiplin cezası tamamen hatalıydı. "Kültür Devrimi" sırasında sözüm ona gerici akademik otoritelerin eleştirilmesi denen olay da birçok yetenekli ve yetkin aydının saldırıya uğrayıp baskı altına alınmasına yol açtı. Ve halk ile düşman arasındaki ayrımın kötü bir şekilde karıştırılmasının sonucunu doğurdu.

C-  Görünüşte "Kültür Devrimi" doğrudan kitlelere dayanılarak yürütülüyordu. Gerçekte ise gerek Parti örgütlerinden ve gerekse de kitlelerden kopuktu. Hareket başladıktan sonra çeşitli kademelerdeki parti örgütleri saldırıya uğrayıp kısmen veya tamamen felç oldular. Partinin çeşitli düzeylerindeki önder kadrolar eleştiri ve mücadele hedefleri haline getirildiler. Parti içi hayat durgunlaştı. Partinin uzun süre dayandığı çok sayıda aktif unsur ile temel kitlelerin geniş kesimleri karalandı ve itildi. "Kültür Devrimi"nin başlarında harekete katılanların büyük çoğunluğu Mao Zedung yoldaşa ve partiye duydukları güvene dayanıyorlardı. Bu çoğunluk bir avuç aşırı unsur dışında partinin önder kadrolarına karşı amansız mücadelelerin başlatılmasını onaylamıyordu. Zaman içinde bu geniş çoğunluk kendi zikzaklı yollarından geçerek adım adım daha yüksek bir siyasi bilince ulaştılar ve dolayısıyla "Kültür Devrimi"ne karşı şüpheci veya bekleyip görme yanlısı bir tutuma girdiler, ya da hatta ona karşı direndiler ve karşı durdular. Birçok insan tam da bu nedenle az ya da çok ciddi saldırılara uğradı. Böyle bir durumun ortaya çıkması oportünist, kariyerist ve komploculara elverişli bir boşluğun oluşmasına yol açtı. Bunlar bu boşluktan yararlanarak önemli sayılarda yüksek konumlara ve kilit mevkilere gelebildiler.

D- Pratik "Kültür Devrimi"nin bir devrim veya herhangi bir şekilde bir toplumsal ilerleme oluşturamadığını göstermiştir. Nitekim oluşturması da mümkün değildi. "Kültür Devrimi"nin kargaşalık yarattığı saflar düşman değil, bizdik. Dolayısıyla başından sonuna kadar "gök kubbe altında büyük karışıklıklar" hali "gök kubbe altında büyük düzen" haline dönüşememiştir. Nitekim bu da mümkün değildi. Çin'de halkın demokratik diktatörlüğü biçiminde devlet iktidarı kurulduktan özellikle de 1956 yılında sosyalist dönüşüm esas olarak tamamlandıktan ve sömürücüler bir sınıf olarak tasfiye edildikten sonra sosyalist devrimin görevleri henüz tamamlanmamış olmakla birlikte bu yapılan işlerden sonra yeni girilen sosyalist devrim dönemi içeriği ve izlenecek yöntemler açısından geçmiş ile esaslı bir kopuşu ifade etmesi gerekiyordu. Parti ve devlet organlarında kuşkusuz bazı sağlıksız olguların olduğu doğruydu. Bunları hesaba katmak ve bunları anayasa, yasalar ve parti tüzüğüne uygun doğru tedbirlerle gidermek elbette ki gerekiyordu. Ama hiçbir şekilde "Kültür Devrimi"nin teorileri ve yöntemleri uygulanmamalıydı. Sosyalizm koşullarında "bir sınıfın bir diğer sınıfı devirdiği" büyük bir siyasi devrimi yapmanın ekonomik ve siyasi temeli yoktur. Bu girişim kesinlikle hiçbir yapıcı program ortaya koyamazdı. Bu yaklaşım peşinde sadece vahim bir düzensizlik yıkım ve gerileme getirebilirdi. Tarih bir önderin yanılsamalara sürüklenerek onun tarafından başlatılan ve karşı-devrimci kliklerin katarına koşulan "Kültür Devrimi"nin ülkede iç kargaşalığa yol açtığını partiye devlete ve tüm halka felaket getirdiğini kanıtlamıştır.

21- "Kültür Devrimi" üç aşamaya ayrılabilir.

A) "Kültür Devrimi"nin başlamasından itibaren Nisan 1969'daki 9. Parti Kongresi'ne kadar olan aşama: Parti Merkez Komitesi Siyasi Bürosu'nun Mayıs 1966'daki genişletilmiş toplantısı ve yine 1966'daki Ağustos ayındaki 8. Merkez Komitesi'nin 11. Genel Toplantısı "Kültür Devrimi"nin tam kapsamlı olarak başlatılmasını ifade ediyordu. Bu iki toplantıda sırasıyla 16 Mayıs genelgesi ile ÇKP Merkez Komitesi'nin Büyük Kültür Devrimine ilişkin kararı kabul edildi. Bu kararla Peng Zhen, Luo Ruiqing, Lu Ding ve Yang Shangkun oluşturduğu sözde parti karşıtı kliğe ve sözüm ona Liu Şaoçi ve Deng Şiaoping'in karargahlarına karşı hatalı mücadele başlatıldı. Bu toplantılarda alınan kararlarla merkezdeki yönetici organlar yanlış bir şekilde yeniden oluşturuluyor "ÇKP Merkez Komitesi'ne bağlı Kültür Devrimi Grubu" kuruluyor ve bu kararlarla, bu gruba Merkez Komitesinin yetkilerinin ve gücünün büyük bir bölümü devrediliyordu. Gerçekte Mao Zedung yoldaşın "sol" hatalarla belirlenen kişisel önderliği Merkez Komitesi'nin kolektif önderliğinin yerini almıştı. Ve Mao Zedung yoldaşın nezdinde kişiye tapma çılgınca boyutta aşırılığa götürüldü. "Kültür Devrimi Grubu" adıyla hareket eden Lin Biao, Jiang Qing, Kang Sheng ve Zhang Chunqiao ve diğerleri durumdan yararlanarak halkı "her şeyi devirmeye ve topyekun iç savaşa girişmeye" tahrik ettiler. Şubat 1967 dolaylarında Tan Zhenlin, Chen Yi, Ye Jianying, Li Fuchun, Li Xiannian, Xu Xiangqan, Nie Rongzhen ve diğer MK Siyasi Büro üyeleri ile MK'nin askeri komisyonundaki önder yoldaşlar çeşitli toplantılarda "Kültür Devrimi"nin hatalarını sert bir şekilde eleştirdiler. Bu eleştirilere "Şubat karşı cereyanı" damgası vuruldu ve bu yoldaşlar saldırıya uğrayıp bastırıldılar. Cu De ve Chen Yun yoldaşlar da hatalı bir şekilde eleştirildi. Çeşitli alan ve bölgelerindeki hemen hemen bütün yönetici parti ve hükümet örgütlerindeki önder yoldaşlar görevden alındı ve bu örgütler yeniden oluşturuldu. Kaos öyle boyutlara ulaştı ki, Solu; işçileri ve köylüleri desteklemek için askeri kontrolü işletmek ve askeri eğitimi devam ettirmek için Halk Kurtuluş Ordusu'nu devreye sokmak gerekli hale geldi. Halk Kurtuluş Ordusu'nun müdahalesi istikrar sağlamada olumlu bir rol oynadı. Aynı zamanda bazı olumsuz sonuçlara da yol açtı. Partinin 9. Kongresi "Kültür Devrimi"nin hatalı teori ve pratiklerini meşrulaştırdı ve Lin Biao, Jiang Qing, Kang Şeng ve diğerlerinin parti merkez komitesinin içindeki konumlarını sağlamlaştırdı. 1969'daki 9. Parti Kongresi'nin yönelimi ideolojik, politik ve örgütsel bakımdan yanlıştı.

B) Partinin 9. Ulusal Kongresi'nden Ağustos 1973'teki 10. Ulusal Kongre arasındaki 2. aşama: 1970-71'de karşı devrimci Lin Biao kliği bütün iktidarı ele geçirmek için bir komplo tezgahladı. Ve karşı devrimci silahlı devlet darbesi girişiminde bulundu. Bir dizi temel parti ilkesini ihlal eden "Kültür Devrimi"nin doğurduğu sonuç işte buydu. Bu olay nesnel olarak bu "Kültür Devrimi"nin teori ve pratiklerinin iflasını simgeliyordu. Mao Zedung ve Cu En Lay yoldaşlar tezgahlanan bu darbeyi akıllı bir şekilde önlediler. Mao Zedung yoldaşın desteğiyle Cu En Lay yoldaş Merkez Komitesi'nin günlük çalışmalarının başına geçti ve durum her anlamda düzelmeye başladı. 1972'deki Lin Biao'nun eleştirilmesi ve teşhir edilmesi kampanya hareketi sırasında Çu En Lay yoldaş ultra-sol düşünce tarzını eleştirmesi gerektiği yolunda doğru bir öneride bulundu. Aslında bu, Şubat 1967 dolaylarında Merkez Komitesi'nden birçok önder yoldaşın "Kültür Devrimi"nin hatalarının düzeltilmesi konusunda yapmış oldukları doğru uyarılarının bir uzantısıydı. Ne var ki Mao Zedung yoldaş görevimizin hala ultra-sağa karşı mücadele olduğu şeklindeki hatasında ısrar ediyordu. 10. Parti Kongresi 9. Kongre'nin "sol" hatalarını sürdürdü. Wang Hongwen'i parti başkan yardımcılığına getirdi.  Jiang Qing, Zhang Chunqio, Yao Wenyuan ve Wang Hongwen MK Siyasi Bürosu'nda bir Dörtlü Çete oluşturmalarına yol açtı ve karşı-devrimci Jiang Qing kliğinin etkisini arttırdı.

C) Partinin 10. Kongresi'nden Ekim 1976'ya kadar olan aşama: 1974 başlarında Wang Hongwen ve diğerleri "Lin Biao'yu ve Konfüçyüs'ü eleştirme" kampanyası başlattılar. Jiang Qing ve diğerleri bu kampanyanın sivri ucunu Cu En Lay yoldaşa yönelttiler. Bu kampanyanın yürütülüşü karşı-devrimci Lin Biao kliğinin komplolarıyla ilgili kişi ve olayların soruşturulduğu kampanyadan nitelik olarak farklıydı. Mao Zedung yoldaş Lin Biao'yu ve Konfüçyüs'ü eleştirme hareketinin başlatılmasını onayladı. Fakat Jiang Qing ve diğerlerinin iktidarı ele geçirmek için bunu kendilerine yonttuklarını gördüğünde ise onları sert bir şekilde eleştirdi. Onların "Bir Dörtlü Çete" oluşturduklarını açıkladı ve Jiang Qing'in kendisini Merkez Komitesi Başkanı yapıp siyasi manipülasyonlar yoluyla "bir kabine kurmak" gibi çılgın bir istek taşıdığına işaret etti. Cu En Lay yoldaşın ağır hasta olduğu 1975 yılında Mao Zedung yoldaşın desteğiyle Deng Şiaoping yoldaş MK'nin günlük çalışmalarının başına geçti. Merkez Komitesi Askeri Komisyonu'nun genişletilmiş toplantısını düzenledi. Sanayi, tarım, ulaştırma, bilim ve teknoloji alanlarındaki problemleri çözmek amacıyla bir dizi önemli toplantı daha yaptı. Çeşitli alanlardaki işleri düzeltmeye girişti. Sonuçta durumda açıkça görülebilen bir iyileşme baş göstermişti. Ancak Mao Zedung yoldaş, 1976 başında "Kültür Devrimi" hatalarının Deng Şiaoping yoldaş tarafından sistematik bir şekilde düzeltilmesine tahammül edemeyip "Deng'i eleştirmek ve doğru kararların iptalini amaçlayan sağcı eğilime karşı durmak" şeklinde bir hareket başlattı. Ve ülkeyi bir kere daha kargaşalığa itti. O yılın Ocak ayında Cu En Lay yoldaş ölmüştü. Cu En Lay yoldaş partiye ve halka tamamen bağlıydı ve son nefesine kadar görevinin başında kaldı. "Kültür Devrimi" sırasında son derece zor bir durumda kalmıştı. Daima bütünün çıkarlarını göz önünde bulundurdu. Ağır yönetim yükünü şikayet etmeksizin omuzladı, partinin ve devletin olağan devamlı yürütülmesi gereken işlerinin aksamadan yürümesini sağlamak "Kültür Devrimi"nin tahribatını asgariye indirmek ve birçok partili ve partisiz kadroları korumak için durmaksızın kafa yordu ve yorulmak bilmez çabalar gösterdi. Karşı-devrimci Lin Biao ve Jiang Qing kliklerinin yıkıcılığına karşı koymak için her türlü mücadele biçimine baş vurdu. Onun ölümü bütün partiyi ve halkı son derece derin bir kedere boğmuştu. 1976 yılının Nisan ayında Tiananmen meydanında güçlü bir protesto hareketi bütün ülkeyi sardı. Bu ölen Başbakan Cu En Lay'ın yasını tutmayı talep eden ve Dörtlü Çete'ye karşı çıkan bir hareketti. Hareket özünde partinin Deng Şiaoping yoldaş tarafından temsil edilen doğru önderliğine bir destek gösterisiydi ve karşı devrimci Jiang Qing kliğinin daha sonraki devrilmesini çok geniş kitlelerce desteğinin zeminini hazırladı. O günlerin MK Siyasi Bürosu ile Mao Zedung yoldaş Tiananmen olaylarının karakterini yanlış değerlendirerek Deng Şiaoping yoldaşı partinin içindeki ve dışındaki bütün görevlerinden uzaklaştırdı. Mao Zedung yoldaş Eylül 1976'da ölür ölmez karşı devrimci Jiang Qing kliği partinin ve devletin üst yönetimini ele geçirmeye yönelik tertiplerini yoğunlaştırdı. Aynı yılın Ekim ayının başında ise Parti Merkez Komitesi Siyasi Bürosu partinin ve halkın iradesini uygulayarak kliği yerle bir etti ve "Kültür Devrimi" felaketini sona erdirdi. Bu bütün partinin ordunun ve halkın uzun mücadelelerden sonra kazandığı büyük bir zaferdi. Hua Guofeng, Ye Jianying, Li Xiannian ve diğer yoldaşlar kliği ezme mücadelesinde hayati bir rol oynadılar.

22- "Kültür Devrimi"nin ifade ettiği vahim sol hatanın bu geniş kapsamlı etkileri olan ve uzun süreli hatanın baş sorumluluğu gerçekten de Mao Zedung yoldaşa aittir. Ama bu eninde sonunda büyük bir proleter devrimcinin hatasıydı. Mao Zedung yoldaş partinin ve devletin hayatındaki aksaklıkları gidermeye sürekli bir önem veriyordu. Ancak son yıllarında birçok sorunu doğru bir şekilde tahlil edemeyip "Kültür Devrimi" sırasında doğru ile yanlışı ve halk ile düşmanı birbirine karıştırdı. Ciddi hattalar işlemekle birlikte tekrar tekrar bütün partiye Marx, Engels ve Lenin'in eserlerini ciddi bir şekilde incelenmesini öğütledi ve kendi teori ve pratiğinin Marksist olduğuna proletarya diktatörlüğünün pekiştirilmesi için gerekli olduğuna inandı. Onun trajedisi burada yatmaktadır. "Kültür Devrimi"nin ifade ettiği kapsamlı hatada ısrar etmekle birlikte onun bazı özel hatalarını önledi ve düzeltti. Bazı önder parti kadrolarıyla parti dışı şahsiyetleri darbelere karşı korudu. Bazı önder kadroların önemli yöneticilik görevlerine tekrar geri dönmelerini sağladı. Lin Biao karşı-devrimci kliğinin ezilmesi mücadelesine önderlik etti. Çeşitli vesilelerle Jiang Qing ve Zhang Chunqiao ve diğerlerine esaslı eleştiri ve açıklamalar getirdi, bu çabaları ile onların bütün iktidarı ele geçirmeye yönelik karanlık ihtiraslarını zorlaştırdı. Bütün bunlar Partimizin daha sonra Dörtlü Çete'yi nispeten acısız bir şekilde devirebilmesi için hayati önemdeydi. Mao Zedung yoldaş son yıllarında dahi ülkemizin güvenliğinin korunması konusunda uyanık kaldı. Sosyal emperyalistlerin baskılarına karşı koydu. Doğru bir dış politika izledi. Bütün halkların haklı mücadelelerini kararlıkla destekledi, doğru üç dünya stratejisini çizdi ve Çin'in asla hegemonya peşinde koşmayacağına ilişkin doğru ilkeyi ortaya attı. "Kültür Devrimi" sırasında partimiz yıkılmadı. Ve birliğini korudu. Devlet konseyimiz ve halk kurtuluş ordusu hala temel görevlerinin birçoğunu yapabilmekteydi. Örneğin Ocak 1975'te Bütün milliyetlerden ve yaşamın bütün alanlarından delegelerin katıldığı 4. Halk meclisi toplanabildi ve bu mecliste alınan kararlarla Cu En Lay ile Deng Şiaoping yoldaşların oluşturduğu çekirdeğin etrafındaki önderlik yerini korumuş, Cu En Lay'ın devlet başkanı, Deng Şiaoping parti başkan yardımcısı, partinin Siyasi Bürosu ve onun daimi komitesinde görev alması onaylanmıştı.

Çin'in sosyalist sisteminin temelleri ayakta kalmış ve sosyalist ekonomik inşaya devam edilebilmişti. Ülkemiz birliği korunmuş ve uluslararası meselelerde önemli bir etki sağlayabilmişti. Bütün bu önemli olgular Mao Zedung yoldaşın o dönemde oynadığı büyük rolden soyutlanamaz. Bütün bu nedenlerle ve özellikle devrim davasına yıllar boyu yaptığı hayati katkılar nedeniyle Çin halkı yoldaş Mao Zedung'a daima sevgili büyük önder ve öğretmeni olarak saygı duymuştur.

23- Parti ve halk tarafından sol hatalara ve karşı devrimci Lin Biao ve Jiang Qing kliklerine karşı "Kültür Devrimi" boyunca sürdürülen mücadeleler durmaksızın sürmüş ve iniş çıkışlı bir yol izlemişti. Ve hiç dinmedi. "Kültür Devrimi" boyunca canlı deneyler 8. Parti Merkez Komitesi'nin üyelerinin büyük çoğunluğunun ve bu kongrenin Siyasi Büro'ya seçtiği üyelerinin MK komitesi daimi üyeleri ve parti sekretaryasının üyelerinin tarihte doğru tarafta olduğunu kanıtlamıştır. Partimizin çoğu kadrosu ister hatalı bir şekilde görevlerinden alınmış olsunlar, ya da bu görevlerini korumuş olsunlar veya erken bir zamanda veya geç bir zamanda temize çıkarılmış olsunlar bu kadrolar partiye ve halka sadıktır, sosyalizm ve komünizm davasına inançları kararlıdır. Aydınların büyük bir çoğunluğu, örnek işçiler, yurtsever demokratlar, denizaşırı ülkelerdeki yurtsever Çinliler bütün tabakalardan bütün milliyetlerden yanlışlığa ve olumsuz kararlara maruz kalmış kadrolar ve kitleler anayurda sevgilerinde parti ve sosyalizme verdikleri destekte sarsılmadılar. Yoldaş Liu Şaoçi, Peng Dehuai, He Long ve Tao Zhu ve bütün partili ve partisiz yoldaşlar, parti ve devlet önderleri "Kültür Devrimi"nde ölüme mahkum edilen bu insanlar Çin halkının anılarında ebedi olarak yaşayacaklardır. Bütün Parti, işçi kitleleri, köylüler HKO subay ve erleri, aydınlar, eğitimli gençler ve kadroların birleşik mücadeleleri neticesinde "Kültür Devrimi"nin fırtınası bir şekilde zayıflatılabildi. Önemli kayıplara rağmen ekonomimizde bazı ilerlemeler kaydedildi. Tahıl üretimi nispeten istikrarlı bir şekilde arttı. Sanayide iletişim ve sermaye oluşumunda bilim ve teknoloji alanlarında belirgin başarılar kazanıldı. Yeni demir yolları inşa edildi. Nanjing'de nehir üstünde büyük köprü tamamlandı. Belirli sayıda gelişmiş teknoloji kullanan büyük işletme çalışmaya sokuldu. Hidrojen bombası deneyi başarıyla sonuçlandırıldı ve insan yapımı uydular başarıyla uzaya yerleştirildi. Ve yeni hibrit cinsi uzun taneli pirinç tohumu geliştirildi ve kitleselleştirildi. İç kargaşalığa rağmen HKO kahramanca anayurdu savundu. Ve dış ilişkiler alanında yeni perspektifler oluşturuldu. Belirtmeye gerek yok ki bu başarılar hiçbir şekilde "Kültür Devrimi"ne mal edilemez. O olmasıydı davamız için çok daha büyük başarılar kazanabilecektik. Karşı devrimci Lin Biao ve Jiang Qing kliklerinin "Kültür Devrimi" boyunca sabotajlarından sıkıntı yaşamamıza rağmen sonunda onları yenmeyi başardık. Parti halkın politik gücü halkın ordusu ve Çin toplumu bütün acısından karakter itibariyle değişmeden kaldı. Bir kez daha tarih halkımızın büyük bir halk olduğunu ve partimiz ve sosyalist sistemin muazzam bir canlılık gösterdiğini kanıtladı.

Kültür Devriminin Nedenleri (Ara başlığı biz koyduk)

24- Yukarda belirtilen yoldaş Mao Zedung'un önderlik hatalarına bağlanan olgulara ilaveten "Kültür Devrimi"ne yol açan ve on yıl süre gelen olayın ardında karmaşık sosyal ve tarihsel nedenler bulunmaktadır. Temel sebepler şöyledir:

a) Sosyalist akımın tarihi çok uzun değildir. Sosyalist ülkelerin ise daha da kısadır. Sosyalist toplumun gelişmesini yöneten yasaların bazıları nispeten daha nettir. Fakat birçoğu henüz keşfedilmeyi beklemektedir. Partimiz uzun bir dönem boyunca savaşlar ve şiddetli sınıf mücadeleleri içinde var olmuştur. Aynı zamanda hem ideolojik olarak hem bilimsel inceleme bakımından hemen gelen yeni doğmuş sosyalist toplum hakkında ve ülkenin bütünlüğünü kapsayan sosyalist inşa meselelerinde tamamen hazırlıklı bulunmuyordu. Marx, Engels, Lenin ve Stalin'in bilimsel eserleri bizim eylemimize kılavuzluk etmekle birlikte sosyalist davamızı sürdürürken karşılaştığımız problemlere hiçbir şekilde hazır çözümler sunamazdı. Sosyalist dönüşümü temel düzeyde tamamladıktan sonra dahi sahip olduğumuz yukarıdaki ideolojik şekillenme partimizin içinde geliştiği tarihsel koşullara bağlı olarak yeni dönemde sosyalist toplumun gelişme sürecinde politik-ekonomik, kültürel ve diğer alanlarda ortaya çıkan yeni çelişmeleri ve problemleri incelerken ve ele alırken sınıf mücadelesiyle bağlantısı olmayan meseleleri dahi, sınıf mücadelesinin görevleri olarak değerlendirmeye devam ettik. Ve gerçekten de yeni koşullar altında gerçek bir sınıf mücadelesi sorunuyla karşı karşıya kaldığımızda oluşan düşünce alışkanlıklarımıza bağlı olarak geçmişin aşina olduğumuz geniş çaplı ve sarsıntılı kitle mücadelesi şeklindeki yöntemlerimize ve deneylerimize geri döndük. Oysa artık mekanik bir şekilde bunu izlememeliydik. Sonuçta esas olarak sınıf mücadelesinin kapsamını gereğinden fazla genişlettik. Daha da ötesi bu öznelci düşünüş tarzı ve gerçekten kopuk pratik bizlere Marx, Engels, Lenin ve Stalin'in Eserlerinde "teorik bir temel" buluyor gibi görünüyordu. Çünkü bu eserlerde ileri sürülen düşünce ve tezler yanlış anlaşılıyor veya dogmatik olarak yorumlanıyordu. Örneğin tüketim araçlarının bölüşümünde ortaya çıkan eşit hak meselesi -eşit hak eşit miktarda iş gücünün karşılıklı değişimini içerir- veya Marx tarafından ortaya atılan "burjuva hakkı" meselesi bize kısıtlanması ve eleştirilmesi gereken bir şey olarak görünüyordu. Dolayısıyla "herkesin emek katkısına göre bölüşüm" ilkesi de eleştirilmesi ve kısıtlanması gerekir gibi görünüyor ve maddi çıkarların sınırlandırılması ve eleştirilmesi gereği sonucuna varılıyordu. Örneğin, sosyalist dönüşümün temel düzeyde tamamlanmasından sonra dahi küçük üretimin her gün her saat büyük çapta kapitalizme ve burjuvaziye dönüşeceği şeklinde vardığımız sonuç kentsel ve kırsal alanlarda ekonomik politikalarımızda ve diğer politikalarımızda bir dizi "sol" çizgiler formüle etmemize yol açmıştı. Ve parti içindeki bütün ideolojik farklılıkların toplumdaki sınıf mücadelesinin yansıması olduğu düşüncesi ile çok sık ve keskin parti içi mücadelelere baş vuruldu. Bütün bunlar Marksizmin saflığını koruma kaygısıyla bizi sınıf mücadelesinin kapsamını daha geniş tutmak gereğine götürdü. Daha da ötesi Sovyet liderleri Çin ve Sovyetler Birliği arasında bir polemik başlattılar. Ve iki parti arasındaki ilke meseleleri üzerindeki tartışmayı iki ulus arasında bir çelişmeye dönüştürdüler. Bu Çin üzerinde muazzam bir politik ekonomik ve askeri basınç yarattı. Dolayısıyla bizler Sovyetler Birliği'nin büyük ulus şovenizmine karşı haklı bir mücadele yürütmek zorunda kaldık. Bu koşullar altında ülke içinde revizyonizmi önlemek ve onunla mücadele etmek yönünde bir kampanya başlatıldı. Bu da sınıf mücadelesini kapsamını genişletme hatasının daha da yayılmasına yol açtı. Parti içindeki yoldaşlar arasındaki normal farklılıklar revizyonist çizginin görünümleri veya iki çizgi arasındaki mücadeleler şeklinde değerlendirildi. Bunun sonucunda Parti içi ilişkilerde artan bir gerilim ortaya çıktı. Böylece partinin Mao Zedung yoldaş ve diğerleri tarafından öne sürülen belirli "sol" bakışlara direnmesi güçleşti. Ve bakış açılarının geliştirilmesi uzun süren "Kültür Devrimi"nin patlamasına götürdü.

b) Parti çalışmasını sosyalist inşa şeklindeki yeni göreve kaydırmak noktasına geldiğinde- ki bu görev büyük bir ihtiyatlılığı gerektiriyordu- Yoldaş Mao Zedung'un prestiji bu noktada zirveye ulaşmıştı ve o kibirli bir pozisyona kaymaya başladı. Adım adım kendisini pratikten ve kitlelerden kopardı ve giderek daha fazla keyfi ve öznelci davranışlar içine girmeye başladı ve artan ölçüde kendisini Parti MK'sının üzerinde gördü. Bunun sonucunda partinin ve ülkenin politik yaşamında kolektif önderlik ilkesi ve demokratik-merkeziyetçilik ilkesi zayıflamaya hatta küçülmeye başladı. Olayların bu yönde gelişmesi adım adım yavaşça gerçekleşti ve kısmen bunda Parti Merkez Komitesi sorumludur. Marksist bakış açısından bu karmaşık olgular belirli tarihsel koşulların ürünüydü. Bunun suçunu sadece bir kişiye veya yalnızca bir avuç insana bağlamak partinin bütünü için derin bir ders sağlamayacaktır veya Partinin durumu değiştirebilmesi için pratik yollar bulmasına yardımcı olmayacaktır. Komünist akım içinde önderler oldukça önemli bir rol oynamaktadır. Bu olgu tarihi süreçte çok kez karşımıza çıkmakta ve tereddüde yer bırakmamaktadır. Şöyle ki; uluslararası komünist akımın tarihinde parti ve onun lideri arasındaki ilişkinin doğru ele alınmamasının sonucu olarak belirli çok sayıda olumsuz sapmalar ortaya çıkmıştır, benzer bir olumsuzluk partimizde de yaşanmıştır. Çin'de feodalizmin çok uzun bir tarihi olmuştur. Partimiz buna karşı en kesin ve kapsamlı biçimde mücadele etmiş ve özellikle feodal toprak mülkiyeti sistemine, toprak ağalarına ve yerel zorbalara karşı mücadele yürütmüş, anti-feodal mücadele içinde güzel bir demokrasi geleneği geliştirmiştir. Fakat asırlar süren feodal otokrasinin kötü ideolojik ve politik etkisini tasfiye etmek zor olmaktadır. Ve çeşitli tarihi nedenlerden ötürü parti içi demokrasiyi ve ülkenin politik ve sosyal yaşamında demokrasiyi yasal bir baza oturtmak ve kurumlaştırmada başarısız kaldık. Geçerli olacağını düşündüğümüz kanunları hazırladık. Fakat bu yasalar gerek duyulan otoriteye sahip olamadılar. Bunun anlamı parti gücünün bireyler lehine aşırı bir yoğunlaşmasının koşullarının var olduğudur ve partide keyfiliğe dayalı bireysel yönetim tarzının kişiyi yüceltme kültünün var olmasıdır. Böylece parti ve devlet için "Kültür Devrimi"nin başlatılmasını engellemek veya onun gelişmesini kontrol etmek zor olmuştur.

Yorum Bırakınız