ÇKP 20. Kongresi'nin Dünya Durumu Değerlendirmesinde Getirdiği Önemli Değişiklik: Dünya Savaşı Ne Kadar Yakın?

Cem Kızılçeç

Giriş:

ÇKP 20. Kongresi dünyada yeni oluşan büyük dünya güçleri arasındaki mücadeleleri ve Rusya'ya ve Çin'e karşı artan ekonomik ve teknolojik baskıları ve kışkırtmaları değerlendirerek, görüşlerinde bazı önemli değişimler yaptı. Çin Komünist Partisi 20. Kongresi'nin raporu, dünyanın yeni bir çalkantı ve değişim dönemine girdiğine işaret ediyor.

Barış ve istikrarın karşıtı olarak çalkantı ve değişim kavramlarının kullanılması, çelişkilerin keskinleşme düzeyinin ve zorlukların ciddiyetinin göz ardı edilemeyecek bir düzeye ulaştığı anlamına gelmektedir. Bu analize göre durumun aciliyeti ve önemi, dünyadaki büyük güç aktörlerini farklı bir yaklaşım benimsemeye zorluyor….

Bu yeni değerlendirmeye göre sosyalist ülkelerin ve gelişmekte olan ilerici ülkelerin, dünya işçi sınıflarının ve dünya halklarının daha sıkı mücadele günlerine göre hazırlanması gerekiyor.

Batıda hem aşırı sağ popülist partiler hem de iktidarları sarsılan neoliberal ve sosyal demokrat ve demokratik sosyalist partiler kitlelerin gözünü boyama amaçlı kısa vadeli propagandalar yapıyorlar.

Fakat gerçekte ekonomik krizi işçi sınıfı ve halkın sırtına yıkma dışında bir çözüm getiremiyorlar. Batıda güçlü olan bu iki akımın ikisi de sosyalizme ve demokratik sosyal ve sosyalist reformlara karşı çıkmada ortak tutum alıyor.

Bazı ülkelerde (örneğin Brezilya ve Fransa) son 20 yıl içinde Komünist Partilerle samimi işbirliği yapan demokratik sosyalist partilerin halkın çıkarlarını merkeze koyan bir çizgi oluşturma yönünde çalıştıkları da görülüyor… Çin aşağıdaki uluslararası durum değerlendirmesi ile dünyadaki en önemli barış güçlerinden biri olduğunu ve hegemonyacılığa karşı kararlı mücadele vereceğinin işaretini veriyor.

ÇKP'nin 2022'deki 20. Kongrede Yaptığı Değerlendirme Değişiklikleri

Xi Jinping'in bir önceki 19. Kongreye Raporu 2017 yılında şu ifadeyi kullanmıştı: "Hem Çin hem de dünya derin ve karmaşık değişimlerin ortasındadır. Çin hala kalkınma için önemli bir stratejik fırsat dönemindedir; beklentiler parlaktır ancak zorluklar da ciddidir".

Yeni 20. Kongre ise şu ifade kullandı:

 "Her bakımdan Çağdaş bir sosyalist ülke inşa etmek büyük ve zorlu bir çabadır. Geleceğimiz parlak, ancak hala önümüzde uzun bir yol var. Şu anda dünya genelinde yüzyıldır görülmemiş türden geleceği etkileyecek önemli değişimler hız kazanmaktadır.

Yeni bir bilimsel ve teknolojik devrim turu ve sanayilerde dönüşüm turu yaşanmakta ve uluslararası güçler dengesinde Çin'e kalkınmasını geliştirme yolunda yeni stratejik fırsatlar sunan önemli bir güç kayması gerçekleşmektedir. Ancak aynı zamanda, a) yüzyılda bir görülen Kovit pandemisinin geniş kapsamlı etkileri oldu; b) küreselleşmeye karşı bir tepki akımı yükseliyor; c) ve tek taraflı hamleler ve korumacılık yükseliyor. Küresel ekonominin toparlanması yavaş seyretmekte, bölgesel çatışmalar ve bölgesel kargaşalar sıklaşmakta ve küresel sorunlar daha akut ve zorlu hale gelmektedir. Böylece dünya yeni bir çalkantı ve değişim dönemine girmiştir.

 Yurt içinde reform, kalkınma ve istikrar üçlüsüyle ilgili olarak kaçınılması ya da üzerinden atlanması mümkün olmayan pek çok kökleri derin sorunla karşı karşıyayız. Partiyi güçlendirme ve özellikle de Partililerin davranışları iyileştirme, sadakat/dürüstlüğü tesis etme ve yolsuzlukla mücadele etme çabalarımıza bakarsak, birçok inatçı ve tekrarlayan sorunla karşı karşıyayız.

Çin'i bastırmaya ve kontrol altına almaya yönelik dış girişimler her an tırmanabilir. Ülkemiz stratejik fırsatların, risklerin ve zorlukların eş zamanlı bir şekilde ortaya çıktığı, belirsizliklerin ve öngörülemeyen faktörlerin arttığı bir gelişme dönemine girmiştir…… Her an çeşitli "siyah kuğu" veya "gri gergedan" türünden olaylar meydana gelebilir. Bu nedenle potansiyel tehlikelere karşı daha dikkatli olmalı, en kötü senaryolarla başa çıkmaya hazırlıklı olmalı ve sert rüzgarlara, dalgalı sulara ve hatta tehlikeli fırtınalara karşı koymaya hazır olmalıyız. Önümüzdeki yolculukta aşağıdaki 5 ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalmalıyız.."  Beşinci ilke: "Mücadele ruhumuzu daha da ileriye taşımalıyız. Tüm Parti'de ve Çin halkında daha sağlam bir amaç duygusu, direnme ve kendine inanç duygusu geliştirmeliyiz ki, bu şekilde  yanılgı ve safsatalar tarafından yönlendirilmeyelim, korkutma hamleleri tarafından caydırılmayalım veya baskılar tarafından sindirilmeyelim. Engelleri ve zorlukları göğüslemeli, hem kalkınmayı hem de güvenliği sağlamalı ve önümüzdeki yoldaki zorlukları ve güçlükleri aşmak için elimizdeki tüm kaynakları kullanmalıyız. Gelin, davamız yolunda yeni ufuklar açmak için yılmaz mücadele ruhumuzu kullanalım."

 19. Kongre Raporu 2017 yılında şu ifadeyi kullanmıştı:

 Dünyada küresel ölçekte çok kutupluluk, ekonomik küreselleşme, Bilgi Teknolojisi uygulamaları ve kültürel çeşitlilik hızla ilerlemekte; küresel yönetişim sistemi ve uluslararası düzendeki değişimler hızlanmakta; ülkeler giderek daha fazla birbirine bağlantılı ve bağımlı hale gelmekte; uluslararası alandaki ülkelerin karşılaştırmalı güçleri daha dengeli hale gelmekte; barış ve kalkınma geri döndürülemez eğilimler olmaya devam etmektedir.

Son 20. kongre değerlendirmesi:

"Bugün dünyamız, zamanımız ve tarihimiz daha önce hiç olmadığı şekillerde değişiyor. Barış, kalkınma, ülkeler arası işbirliği ve karşılıklı yararı gözetme tutumu gibi tarihsel trendler durdurulamaz konumda. Halkların iradesi ve günümüzün genel trendleri eninde sonunda insanlık için parlak bir geleceğe yol açacaktır. Buna rağmen, güç kullanarak zayıfları sindirmeye, başkalarından zor yoluyla ve hileler yoluyla kazançlar gasp etmeye ve sıfır toplamlı oyunlar oynamak biçimindeki hegemonik, kabadayı tarzı ve onur kırıcı zorba eylemler ciddi zararlar vermektedir". (Çevirenin Notu: ekonomik ticari, askeri, jeopolitik oyunlar)

"Uluslararası ortamdaki köklü değişikliklerle, özellikle de Çin'e yönelik şantaj, çevreleme, abluka ve azami baskı uygulama yönündeki dış girişimlerle karşı karşıya kaldığımızda, ulusal çıkarlarımızı ön planda tuttuk, iç siyasi kaygılara odaklandık ve sağlam stratejik kararlılığımızı sürdürdük". "Bugün dünyamız, zamanımız ve tarihimiz daha önce hiç görülmedik bir şekilde değişiyor. Barış, kalkınma, işbirliği ve karşılıklı yarar yönündeki tarihsel eğilimler durdurulamaz. Halkların iradesi ve günümüzün genel eğilimleri eninde sonunda insanlık için parlak bir geleceğe yol açacaktır. Ne var ki, güç kullanarak zayıfları sindirmeye, başkalarından zorla ve hileyle almaya ve sıfır toplamlı oyunlar oynamaya yönelik hegemonik, zorba ve zorba eylemler ciddi zararlar vermektedir. Barış, kalkınma, güvenlik ve yönetişim alanlarındaki açık giderek büyüyor. Tüm bunlar insan toplumu için eşi benzeri görülmemiş zorluklar yaratıyor. Dünya bir kez daha tarihin bir kavşağına gelmiştir ve dünyanın gelecekteki gidişatına tüm dünya halkları karar verecektir…."

"Çin her türlü hegemonyacılık ve güç politikasına, Soğuk Savaş zihniyetine, diğer ülkelerin içişlerine müdahaleye ve çifte standarda kesin bir şekilde karşıdır. Çin savunmayı temel alan bir ulusal savunma politikası izlemektedir ve Çin'in kalkınması dünyanın barış güçlerini güçlendirmektedir. Hangi gelişme aşamasına ulaşırsa ulaşsın, Çin asla hegemonya peşinde koşmayacak veya yayılmacılık yapmayacaktır".

 Xi Jinping'in 20. Kongreye sunduğu raporda görevlerimiz bölümünde dünya ülkelerini ve dünya halklarını ilgilendiren şu ifadelere yer verildi:

Dünya barışını ve kalkınmasını teşvik etmeli ve insanlığın ortak kader topluluğunun inşasını desteklemeliyiz. Dünya bir kez daha tarihin bir kavşağında durmaktadır ve hangi yöne gidileceği tüm halkların seçimine bağlı olacaktır. Çin her zaman dünya barışını koruma ve ortak kalkınmayı (küresel olarak) teşvik etme dış politika hedefine bağlı kalmıştır ve insan kaderinin bir topluluğunun inşasını teşvik etmeye kararlıdır. Çin kararlı bir şekilde bağımsız ve barışçıl bir dış politika izleyecek, her zaman kendi pozisyonunu ve politikasını konunun esasına göre belirler, uluslararası ilişkilerin temel normlarını korur, uluslararası adalet ve hakkaniyeti gözetir ve her türlü hegemonya ve güç politikasına, Soğuk Savaş zihniyetine, diğer ülkelerin iç işlerine müdahaleye ve her türlü çifte standarda kararlılıkla karşı çıkar.

Çin hiçbir zaman hegemonya iddiasında bulunmayacak ve yayılmacılığa girişmeyecektir. Çin, barış içinde bir arada yaşamanın beş ilkesi temelinde diğer ülkelerle dostluk ve işbirliğini geliştirmekte, yeni tipte uluslararası ilişkilerin inşasını teşvik etmekte, eşitlik, açıklık ve işbirliğine dayalı küresel ortaklığı derinleştirip genişletmekte ve diğer ülkelerle ikili çıkarları birbirine yakınlaştırma çabasını genişletme taahhüdünde bulunmaktadır.

Çin, gelişmekte olan ülkelerle dayanışma ve işbirliğini güçlendirmek ve ortak çıkarlarını korumak için doğruluk ve samimiyet kavramını, hakkaniyet ve faydaların paylaşılması kavramını benimser.

Çin, dış dünyaya açılma temel devlet politikasına bağlı kalacak, karşılıklı yarar ve kazan-kazan durumunu içeren açık bir stratejiyi sıkı bir şekilde izlemeye devam edeck, Çin yeni gelişimiyle dünyaya sürekli yeni fırsatlar sunmak istemekte ve tüm halklara daha fazla fayda sağlamak için açık bir dünya ekonomisinin inşasını teşvik etmektedir. Çin, ekonomik küreselleşmede hakkaniyetli yaklaşıma bağlı kalacak, kalkınma için daha elverişli bir uluslararası ortam yaratmak için diğer tüm ülkelerle birlikte çalışmayı ve küresel kalkınma için yeni dinamikleri ortaklaşa bir biçimde geliştirmeyi savunmaktadır.

Çin, küresel yönetişim sisteminin reforma tabi tutulmasına ve küresel yönetişim sisteminin inşasına aktif olarak katılmaya devam edecek, (Çevirenin notu: meseleler hakkında tek bir merkezin veya gücün karar yerine) hakiki anlamda çok taraflılığa bağlı kalacak, uluslararası ilişkilerin demokratikleşmesini teşvik edecek ve küresel yönetişimi daha adil ve makul bir yöne itmek için çaba verecek. Çin halihazırda küresel ortak kalkınma girişimi ve küresel ortak güvenlik girişimini ortaya koymuştur ve bunları uygulamak için uluslararası toplumla birlikte çalışmaya hazırdır. Tüm dünya ülkelerini, tüm insanlık için barış, kalkınma, eşitlik, adalet, demokrasi ve özgürlük gibi insanlığın ortak değerlerini desteklemeye, halklar arasında karşılıklı anlayışı teşvik etmeye ve çeşitli küresel zorlukları ortaklaşa ele almaya içtenlikle çağırıyoruz. Çin halkı, insanlık için daha iyi bir gelecek yaratmak üzere dünya halklarıyla el ele vermeye hazırdır!

Yorum Bırakınız

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir