Çin'de Yeni Toplumsal Tabakaların Mensupları Kim?

ÇKP ve Halk Kitleleri Bunlara Nasıl Yaklaşıyor ?

Sungur Savran'ın Çin İle İlgili Önemli Sorusu

Cem Kızılçeç

Çin'in Ünlü Özel Sermaye Firmasının Sahibi ve Yöneticisi

Bu yazıyı yurtdışında yaşayan ve Çin'i araştıran bir sosyalist dostumun sorularından esinlenerek kaleme aldım. Çin ve kapitalist Türkiye'nin sosyal-ekonomik bağlamı ve tarihsel bağlamı tamamen farklı, birincisinde işçi sınıfı kendi partisi ile iktidarda. Çin'de sınıf bilinçli işçilerin 1990'ların başından itibaren ortaya çıkan yeni toplumsal tabakalara bakışı olumlu, çünkü bu insanlar sosyalizmin gelişmesine destek oluyorlar, ve sosyalizmi inşa eden topluma uyum sağlıyorlar, ayak bağı olmuyorlar, yani altın yumurtlayan tavuk….  Bizdeki ilerlemeci (ilerici) ve devrimci işçilerin yerli veya yabancı kapitalistlere bakışı ise kaçınılmaz olarak farklı çünkü onlar ezildiklerini ve sömürüldüklerini biliyorlar.  

ENGELS SÖMÜRÜ MESELESİNİ NASIL TARTIŞTI

Sosyalist ülkelerin Anayasalarındaki insanın insan tarafından sömürüsünü kaldırdık ifadesi Bir süslü cümleden mi ibaret? 

Engels bu soruna nasıl yaklaştı?

Marksistler, bilimsel bir yaklaşımla halkın ve insan toplumunun gelişme ve ilerlemesinin yararına olan her şeyin "adil" olduğunu savunurlar.

Tarihteki gördüğümüz bütün toplumsal yapılardaki ekonomik ilişkiler öncelikle ve ilk olarak kendilerini bir çıkar ilişkisi şeklinde ortaya koyarlar. Toplumda belirli bir üretim ilişkisi üretici güçlerin gelişim gereksinimlerine yanıt veremez hale geldiğinde—bu hakim üretim ilişkileri– kaçınılmaz olarak halkın ve çalışan kitlelerinin yaşamlarında ciddi sıkıntılara ve kısıtlara yol açacaktır. Bu dönem geldiğinde  geniş halk kitleleri kaçınılmaz olarak ekonomik ve toplumsal sıkıntılar ve yokluklar yaşayacak ve sömürüldüklerini daha derinden hissetmeye ve düşünmeye başlayacaklardır. Yani, böylesi dönemlerde, toplumda halkın çoğunluğunun üzerinde uzlaşmış olduğu adalet düşüncesi krize girecek, ardından ise "ahlaki yozlaşma ve çöküntü" dönemi gelecektir.

Engels bu durumu derinlemesine ele alarak şu değerlendirmeyi yapmıştır: "Sadece ve sadece, verili bir üretim tarzı kendi alçalan eğrisinin epey önemli bir kısmını tanımlamış olduğunda, sadece ve sadece kendi zamanının (ömrünün) yarısını tükettiğinde, sadece ve sadece varlığının koşulları büyük ölçüde ortadan kalkmış olduğunda ve yerine geçecek olan üretim tarzı şimdiden kapıyı çalmaya başlamış olduğunda – sadece bu aşama içinde, halk bölüşümdeki sürekli artan eşitsizliği artık adaletsiz görür, sadece o zaman geldiğinde, ortaya çıkan olgulardan hareketle o bildik ebedi adalet talepleri halk içinde yaygınlaşır." (Engels, Toplu Eserler, Cilt 3, s. 527)

Engels'in bu önermesinden Marksizmin sömürü sorununa bakışına ilişkin yeni bir kavrayış edinilebiliriz. Engels'e göre, herhangi bir sömürü toplumunda -yani sınıflı toplumda- bu toplumsal sisteminin akıldışılığına uzun vadeli bir bakış açısı ile bakmalıyız, onun belirli bir tarihsel dönemdeki akılcı görünen yapısına bakmak yanıltıcı olabilir. Örneğin tek yanlı bakılırsa kapitalizmin yükseliş dönemi akılcı ve makul görülebilir.

Dolayısıyla, heniz sosyalizmi inşa etmekte olan geçiş toplumunaa -fakat henüz üçüncü toplumsal formasyona (komünist topluma) ulaşmamış olan topluma- da uzun vadeli bir bakışla yaklaşmalıyız.

Aslında, herhangi bir üretim tarzı, gelişmesinin belirli bir aşamasında, belirli derecede bir sömürüye izin verse bile, kendi yükseliş dönemindeyken toplumun çoğunluğu tarafından kabul görür, ya da hatta adil bir üretim tarzı olarak görülür. Sadece ve sadece halkın sürgit artan maddi ve manevi-kültürel gereksinimlerine ve çıkarlarına yanıt vermede başarısız olan ve halkın çoğunluğunun iyi bir geçim ve yaşam sorunlarını çözemeyen bir üretim tarzı adaletsiz olarak görülecek ve nesnel ve öznel koşullar oluştuğunda alaşağı edilecektir.  

 Çin'de Yeni Toplumsal Tabakalar Kavramı

 Çin'de mevcut sosyalist sistemi destekleyen dolayısıyla siyasi olarak halk içinde görülen başlıca 3 sosyal grup var: İşçiler, Çiftçiler ve Yeni Toplumsal Tabakalar. 

Yeni Toplumsal Tabakalar bu üçünden biridir ve Yurtsever-sosyalist birleşik cephenin içindedir. Bakınız https://sosyalistbirlik.com/xi-jinping-uyardi-ckpnin-sosyalist-yurtsever-birlesik-cephe-calismasi-daha-da-onemli-hale-geldi/

Bu yeni toplumsal tabakanın Marksist anlamda sınıf niteliği taşımadığı düşünülmektedir çünkü bu tabakanın üyelerinin sadece ekonomik alanda faaliyet gösteriyor olması ve bağımsız bir ideolojik ve siyasi varoluşa sahip olmasının hukuki ve ÇKP'nin ve hükümetin güçlü siyasi ve ideolojik prestiji nedeniyle engellenmiş olması.

Marx'ın sınıf tanımı ekonomik konum, dünya görüşü, yaşam tarzı, ideolojik ve siyasi konum gibi bileşenleri içeren organik bir bütünlüktir. Bugün Türkiye'deki sosyalist ve komünist partilerde ekonomik olarak varlıklı sınıflara mensup, işletme sahibi ve çok sayıda mülkün sahibi olan insanlar var, bunlar sosyalizm için mücadeleyi destekliyorlar, bunları sömürücü kapitalistler olarak dışlamak ve hor görmek elbette doğru değil.   

Çinliler bu gruba yeni toplumsal tabakalar diyor. Çünkü Çin'de her türden burjuvazi 1956 yılında tamamen tasfiye edilmiştir. Bu toplumsal tabaka ÇKP'nin birleşik çalışma departmanının başarılı çalışması sayesinde ideolojik ve siyasi etki altında tutulmakta ve yurtsever-sosyalist birleşik cephe çalışması ile mevcut sistemi desteklemesi sağlanmaktadır.

Ayrıca bu toplumsal tabaka içinde olan dev çapta yerli özel sektördeki sermaye sahipleri gerek yasal mekanizmalarla gerek ise ekonomik güç kullanma yoluyla (Çin hükümetinin elinde bulunan toplam ekonomik ve mali kaynaklar ve araziler buna uygundur) gerekse hükümetin ve partinin güçlü siyasi prestiji sayesinde ekonomik faaliyetlerinde hükümetin çizdiği ekonomik planların ve ekonomi politikaların dışına çıkamamaktadır. Ve bu tabaka içindeki bireylerin Çin'de yasalar karşısında hiçbir ayrıcalıkları yoktur. Bunu yakında yaşadık Hükümet en güçlü şirketlere anti tekel yasasını çiğnedikleri için ve hükümet politikalarıyla çelişen alanlara yatırım yaptığı için ceza kesti.

Bu Toplumsal tabaka içinde diğer bir alt-grup orta ve küçük işletmelerin sahipleri, buna avukatlık muhasebe ve danışmanlık şirketleri gibi çok sayıda hizmet şirketi de dahildir. Çok sayıda lokanta ve orta ve büyük çaplı oteller ve küçük ve büyük özel marketler de vardır.

Yabancı sermayeli şirketlerde çalışan Çinli üst kademe personel de yeni toplumsal tabakalara dahil edilmektedir.  

Bu özel sermaye grupları ve meslek mensubu çalışanlar sosyalizmi destekledikleri ve hükümetin politikalarını destekledikleri için ÇKP tarafından ve kamuoyunda sömürücü kapitalist sınıf olarak görülmüyor. Bunlar için en yaygın kullanılan sözcük girişimci sözcüğüdür.

SUNGUR SAVRAN'IN ÖNEMLİ SORUSU

Devrimci İşçi Partisi lideri Sungur Savran, bir konuşmasında şu soruyu sordu: Çin Komünist Partisi bu özel sermaye sahiplerinin işletmelerini ne zaman kamulaştıracak?

Bunun için ÇKP neden şimdiden bir tarih vermiyor? [i]

Sungur Savran yoldaşın bu sorularına net bir yanıt veremiyoruz, fakat birkaç ipucu verebiliriz: birincisi, ÇKP kapitalizmden sosyalizme (komünizme) geçişin dünya çapında olacağını ve ülkeler  arası etkileşimler içinde ve küresel bir süreç içinde, dalga dalga ilerleyeceğine inanıyor. ÇKP, bu dünya çapında geçişin uzun bir tarihi döneme yayılacağını ve iki farklı sistemin daha uzun bir dönem boyunca aynı dünyayı paylaşacağına inanıyor.

İki farklı toplumsal sistem arasındaki işbirliği, mücadele ve rekabetin süreceğini biz de söyleyebiliriz ve bu üçünün bugünkü dünyada hangi biçimler aldığı konusunda daha net görüşler ileri sürülebilir.

Şüphesiz gelecekte, sosyalist akımın gelişmesinde yeni yükseliş dalgaları hatta devrimci sosyalizm dalgaları ortaya çıkacak ve bunlar dünyanın çehresini değiştirecektir. Bunlar hakkında bugünden uzak geleceği kapsayan kesin öngörülerde bulunamıyoruz. Her şeye karşın sosyalizmin kapitalizmin yerini alması önlenemez ve kaçınılmaz bir tarihsel trenddir, Marx tüm yaşamını bu görüşü bilimsel olarak kanıtlamaya adadı ve bunu başardı.  

Fakat, bugün dünya nüfusunun ezici çoğunluğunu oluşturan gelişmekte olan ülkelerin kapitalist yola girmeleri olgusunu dikkate aldığımızda komünizme geçiş süreci hakkında bilinmeyenler çoğalmış durumda… ayrıca bu ülkelerin kapitalizmleri de gelişmiş Batı kapitalizminden farklılık göstermektedir.

Ve bu ülkelerin uzun vadeli gelecekte nasıl bir gelişme çizgisi izleyeceğini, sosyalist ülkelerin başarılı bazı sosyalist uygulamalarını kendi kapitalist sistemlerine dahil edip etmeyeceklerini veya ne ölçüde dahil edeceklerini kesin olarak öngöremiyoruz. Şüphesiz dünya sosyalizminin yeni yükseliş dalgaları bu ülkelerde olumlu etkilerde bulunacaktır. Çünkü bu ülkelerin büyük çoğunluğunda derin bir yoksulluk birikmiştir ve bu yoksulluk sosyalist akımın destek almasının itici gücü olmaktadır.

Sosyalist yolu izleyen ülkeler dünyaya iyi örnekler sunarak ve sosyalizmin üstünlüklerini  sergileyerek yayabilirler.

Barışçı uluslararası ilişkilerinin iyi/kötü sürdüğü koşullarda, bunun dışında bir yol diğer ülkelerin sosyalist akımlarına çeşitli dolaylı destekler sunmaları olabilir.

ÇKP teorisyenleri yurt içindeki toplumsal tabakalara karşı tutumu dünyadaki bu genel bağlam içinde belirlemekte ve kapitalist dünya ile ekonomik ve ticari ilişkilerde bu özel sermaye şirketlerinin sahip olduğu belirli avantajlardan yararlanmaya çalışmaktadır. Çünkü, kapitalist yolu izleyen ülkelerde en yaygın işletme biçimi özel sermaye şirketleridir. Bilindiği gibi sosyalist Çin, Hong Kong bölgesini Britanya hükümetinden devraldığında yaptığı anlaşmada Hong Kong'un egemenliğini devralmadan sonra bu bölgede kapitalizmin varlığına 50 yıl boyunca izin vereceği sözünü vermişti.

Xi Jinping 2022 yılında Hong Kong'un anakara ile birleşmesinin 25 yılını kutlamak için adaya ziyaret ettiğinde yaptığı konuşmada, Hong Kong'un Çin'in ekonomik mucizesine büyük katlıda bulunduğunu ve Hong Kong'un Çin ile dünyanın diğer kesimi arasında önemli bir köprü işlevi üstlendiğini söyledi. Bkz.  https://asia.nikkei.com/Politics/Full-text-of-Xi-speech-marking-25-years-since-Hong-Kong-s-return-to-China

Hong Kong'un Çin'e dönüşünün 25. yıldönümünde bölgedeki siyasi parti liderleri, Xi Jinping'e 50 yıllık süre 2049'da bittikten sonra ne yapacağını sordu.

50 yıl bittikten sonra Hong Kong'da tek ülke iki sistem politikasına son verip kapitalizmi ortadan kaldıracak mısınız? Bu soruya verilen cevap çok açık ve dikkat çekici: "Bu sistem iyi bir sistem ve değiştirilmemeli". Çin bu sistemi başarılı bir şekilde uygulayarak hem Tayvan'a iyi bir örnek sunuyor, hem de dünyaya kapitalizm ile sosyalizmin iki farklı toplumsal sistem olarak belirli bir tarihi dönem boyunca uyumlu bir biçimde yan yana yaşayabileceklerini ve dünyada barışçı bir uluslararası düzenin inşa edilmesinin önemini göstermek istiyor. Bugün iki farklı toplumsal sistemin bir diğerine karşı ölümüne savaş açması gerçekçi değil. Böyle bir ölümüne savaşta kaybeden tarafın sosyalizm olacağı çok açık.   

Xİ JİNPİNG'İN BAŞLATTIĞI KARMA SERMAYELİ ŞİRKETLER UYGULAMASI

İkincisi, ÇKP 2013 yılında aldığı bir kararla karma sermayeli şirketler oluşturma uygulamasına geçti, bu şirketler kamu sermayesi, özel sermaye, yabancı sermaye, halka açık sermaye ve çalışan işçilerin hisse sahibi olduğu şirketler olarak büyük sayıya ulaşmaya başladı. Bu konuda araştırma yapan ciddi bir ekonomist Prof. Pei Changong bugün Çin'deki bu karma sermayeli şirketlerin büyük çoğunluğunda kontrol olanağı veren hisselerin kamu sermayeli ortağın elinde olduğunu yazdı. Bakınız  Prof. Pei Changong Karma Sermayeli Şirketler, Springer Yayınevi… https://sosyalistbirlik.com/si-cinping-sermaye-uzerindeki-yonetisim/

Bu iki ipucuna göre, 2040'larda Çin'in toplumsal refahı ve sosyalizmin önemli bir göstergesi olan ortaklaşa refah yolunda büyük bir aşama yapılması durumu çok kesin olmakla birlikte, Çin'de özel sermayeye izin verilmesi ve yeni toplumsal tabakalar olgusu iç ve uluslararası durumda büyük bir değişim omadıkça varlığını sürdürmeye devam edecek görünüyor.  


[i] Not Sungur Savran bu konuşmasında, dünyada sosyalizmi inşa eden hiçbir ülkenin kapitalizmden komünizme geçiş toplumunun daha ötesine yani komünizmin ilk aşamasına geçemediği gerçeğine vurgu yaptı ve Marx'ın bu geçiş toplumunda kapitalist unsurlarla, sosyalist unsurların bir arada bulunmasını öngörmüş olduğu değerlendirmesini yaptı. Sungur Savran'ın  dünyada sosyalizmi inşa eden hiçbir ülkenin kapitalizmden komünizme geçiş toplumunun daha ötesine yani komünizmin ilk aşamasına geçemediği görüşüne tümüyle katılıyorum. Geçiş toplumunda ekonomide kapitalist unsurlarla, sosyalist unsurların bir arada bulunması konusu ise bence daha geniş bir tartışmayı gerektiriyor

Yorum Bırakınız

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir