CHP-AKP Zirvesi Üzerine Bir Öngörü: Büyük Askeri Harekat İçin Uzlaşma Arayışı

2 Mayıs 2024

Kemal Okur

İç politikadaki Cumhur ittifakı bloku ile CHP önderliğindeki "demokrasi" bloku arasındaki siyasi rekabet ve mücadele ve karşılıklı satranç oyun hamleleri sürmeye devam ediyor…

"Demokrasi" blokunun başı CHP'nin hükümetin liberal kemer sıkma politikaları üzerinde temelden bir çelişmesi yok… Aynı şekilde blok içindeki muhalif Kürt DEM partisi de sessiz bir şekilde kemer sıkma politikalarını onaylıyor…. MHP'nin de  kemer sıkma politikaları ile bir sorunu yok. MHP Şimşek'in tümüyle arkasındayız açıklaması yaptı. Sermayenin rakip farklı gruplaşmaları da ekonomik politikaların arkasında..

AKP'nin Anayasa Değişikliği Hamlesi Büyük Askeri Harekatın Göz Perdesi

Türkiye 2007 Aralık 'tan bu yana gördüğümüz en kapsamlı Kürt İşçi Partisi karşıtı askeri harekete tüm gücüyle hazırlanıyor. Bu askeri harekât Kuzey Irak ve Suriye sınırlarına kadar uzanan çok geniş bir alanı kapsayacak…Hava kuvvetleri ve komando birliklerinin katılacağı 2-3 yıl sürecek bir savaş operasyonu söz konusu olacak. Hükümet bu askerî harekâtın ekonomik ve mali bedellerine katlanmaya hazır görünüyor. AKP ve MHP sözcüsü basında sürekli olarak bu büyük ve zorlu askerî harekâtın detayları tartışılıyor ve açıklanıyor. CHP ce CHP basını şimdilik topa girmiyor ve bu konuda bir yorum yapmıyor.

Hükümet Açısından Elverişli uluslararası koşullar   

Türk hükümeti bu kapsamlı askerî harekât için elverişli uluslararası koşullar olduğuna kuvvetle inanılıyor. Bölgede Hamas'ın büyük saldırısından bu yana birçok ülke ve bölgede çatışmalar her yere yayılmış durumda, İran ile İsrail arasında çatışma bulutları havada dolaşıyor. Ukrayna savaşı üzerinden Avrupa-Rusya ve Rusya-ABD çatışmaları şiddetlenerek devam ediyor… ABD iç politikası büyük ölçüde başkanlık seçimlerine odaklanmaya başladı… Hükümete göre bunlar askeri harekata karşı Batı'dan ve Ortadoğu'dan gelecek tepkilerin yeterince güçlü olmasını engelleyecek.

Buna karşın hükümet Birleşmiş Milletler'den, Batı'dan, bazı Ortadoğu ülkelerinden ve yurtiçinden büyük tepkiler geleceğini hesaplıyor. Iran ve İran'a yakın olan Haşdi Şadi askeri güçleri de bu harekattan ciddi bir rahatsızlık duyuyor. Çünkü Irak-Suriye sınır bölgesindeki Irak'ın Sincar eyaletinde Kürt İşçi Partisi güçleri ile İran kontrolü altındaki Haşdi Şadi güçleri Barzani'nin KDP güçlerine karşı ittifak içinde…Askeri operasyon sonrası bu operasyon bölgesinde ve Sincar bölgesinde oluşacak yeni güç dengesi İran'ın Suriye hükümetine destek vermesini zorlaştırabilir ve Suriye'de Türkiye'nin eli güçlenebilir.

Hükümet bu güçlü olasılıklara karşı içerdeki muhalefet partileri ve özellikle CHP ile bir "ulusal birlik" uzlaşma zemini oluşturmaya çalışıyor. CHP'yi bu askeri harekatın acil gereksinim olduğuna ikna etmeye çalışacak…..

Hükümet, ayrıca DEM'in etkili olduğu ve DEM belediyelerinin bulunduğu bölgelerde büyük tepkiler geleceğini hesaplıyor. DEM parti ise şu aşamada CHP'nin vazgeçemeyeceği bir iç politika müttefiki …. Aksi takdirde CHP için siyasi iktidar hayal olacak…  

Kanımızca, bugün iki siyasi blokun herhangi bir anayasa değişimi üzerinde uzlaşmaları zor, CHP bu "olmazın" işaretlerini veren dolaylı açıklamalar yapıyor. DEM Parti de CHP'ye paralel itirazlar yapıyor: "AKP öncelikle mevcut anayasaya uymalı…"

İşte CHP-AKP Zirvesi bu koşullarda AKP'nin açılış oyun hamlesi ile gerçekleşti, CHP'ye yakın kanallarda CHP'nin bu zirvede hükümete dış politika ile ilgili bazı önerilerde bulunacağı açıklandı. CHP basınına göre ünlü eski Washington Büyükelçisi ve CHP Milletvekili Namık Tan'ın zirveye katılanlar içinde yer almasının sözde nedeni: "Namık Tan'ın konuşulanları not etmede çok usta bir kişi olması". Oysa Namık Tan'ın katılımı dış politika meseleleri ile ilgili… Toplantıda AKP liderinin CHP'ye Irak ve Suriye'deki Kürt İşçi Partisi faaliyetleri ve Irak'taki görüşmeler hakkında bazı belgeler sunma olasılığını da düşünmek lazım…

Bu zirve aranan uzlaşma için bir başlangıç ve iki parti arasında uzlaşma çabaları ve siyasi pazarlıklar sürecek. CHP ve DEM Parti arasında da görüşme ve pazarlık trafiği artacak…CHP bazı taleplerinin karşılanması koşuluyla askeri harekete karşı kısmi bir uzlaşmayı kabul edebilir. CHP askeri harekatın "ortak devlet meselesi" olarak ele alınmasını ve iç politikaya karıştırılmamasını isteyebilir.

Yaklaşan kapsamlı askerî harekât koşullarında sosyalist-komünist partilerin kendi Kürt programları ve sorunun kalıcı devrimci çözümü konusunda Türk-Kürt işçileri aydınlatması ve Türk büyük ulus milliyetçiliğine karşı bilinci yükseltmesi gerekiyor. Savaşçı Kürt İşçi Partisi merkezi liderleri yaptıkları açıklamalarda Kuzey Irak'ta Türk kuvvetlerine karşı 8 yıldır süren savaşı kazandıkları yolunda fikirler yayıyorlar: …  "yürütülen topyekûn savaş konsepti Kürt siyasetinin direnişi karşısında stratejik olarak yenilgiye uğradı. İşgal edilen alanlar Türkiye için tam bir bataklığa dönüştü ve son bir yıldır ağır askeri darbeler aldı". "Bu arada Murat Karayılan Newroz vesilesiyle bir müjde verdi ve hava saldırı sistemlerine karşı savunma sistemi edindiklerini açıkladı. Bu yeni gelişmenin önümüzdeki dönemde dengeleri önemli oranda değiştirecek bir faktör olduğu aşikar. Müjdenin seçim sonrasında Kürt soykırımına hazırlanan AKP-MHP faşizminin uykularını kaçırdığını tahmin etmek zor değil". Bkz. https://sosyalistbirlik.com/31-mart-secimleri-golgesinde-kurtlere-karsi-soykirim-hazirligi/

Çatışan tarafların silahlı savaşta ısrar ettiği koşullarda biz Marksistlerin savaş ve barış meselelerinde doğru taktikleri inşa etmemiz büyük önem taşıyor.  

Yorum Bırakınız

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir