Büyük Marksizm Sözlüğü: Kolektivizm  

[Büyük Marksizm Sözlüğü, Marx'ın 200. Doğum Gününü anmak amacıyla Wuhan/Çin'de yayınlanmıştır. 5 Milyon sözcükten ve 4 Bölümden oluşmaktadır: Marxism, Leninizm, Mao Zedung Düşüncesi ve dördüncüsü Çine Özgü Sosyalizm İnşa Teorisi. Sözlük 2012'de başlayan Xi JinPing Dönemini de kapsıyor.]

Kollektivizm, proletaryanın ve komünistlerin eylemlerini yöneten, halkın kolektif çıkarlarını temel hareket noktası olarak alan tüm fikirleri içeren değer ve ilkeleri içerir. Komünist ahlakın özüdür. Kolektivizm komünist ahlakın her türlü eski ahlaktan farklı olan temel özelliği ve birey ile toplum ve birey ile kolektif arasındaki ilişkiyi ele alırken sosyalist toplum için dayanacağımız ölçüttür. Marx ve Engels eserlerinde kolektivizm kavramını, ortaya çıkışını, nedenlerini ve proletaryanın kolektivizme nasıl yaklaşması gerektiğini tartışmışlardır.

Proleter kolektivizmin ortaya çıkışı, ortak çıkarların ortaya çıkmasına dayanır. Modern büyük ölçekli sanayi üretim, işçileri kolektif çalışma için örgütler ve merkezileştirir. İşçiler, üretim süreçleri ve büyük üretim tesisinin içindeki atölyeler arasında organik bir birlik vardır. Ürünler tüm işçilerin ortak çalışmasıyla yaratılır ve nesnel olarak işçilerin koordiineli çalışmasını ve işbirliği yapmasını gerektirir.

Sosyal ilişkilerde insanlar tek başlarına yaşamak yerine birbirleriyle ilişkili ve birbirlerine bağımlıdırlar. Kendi özel çıkarlarını gerçekleştirmek isteyen her birey başkalarının yardımına güvenmek zorundadır. Karşılıklı yardımlaşma ile kamu yararı oluşturulabilir, fakat aynı zamanda bireylerin çıkarlarını da yansıtır.

 Engels ilk kez kolektivizm kavramını ortaya attı. Engels İtalyan sosyalistlerine, "İngiliz İşçi Birliği ve Taşradaki Kolektivist Hareket" olarak yayınlanan mektubunda, İngiliz Yurttaş Archie tarafından örgütlenen ve toprağın bireysel mülkiyeti konusuna değinmeyen işçi-sendikal hareketini eleştirdi. Archie'nin "devrimci kolektivist ideolojinin karşısında kendisini tutucu hissettiğine" dikkat çekti. Onun muhafazakâr tutumu sendikal hareketi üst soyluların eleştirisiyle sınırlamıştı

Engels ekledi: "ancak tüm bunlar kolektivist hareketin gelişimini engellemeyecektir." Engels işçi sınıfını toprağın bireysel mülkiyetine karşı kolektivist bir hareket başlatmaya teşvik etti.

Marksizm, kolektivizmin proletaryanın kendi hakları ve çıkarları için mücadele etmesi için güçlü bir itici ve proleter devrimin zaferi için bir güvence olduğunu savunur. Marx buna işaret etmiştir: "İşçiler için başarı faktörlerinden biri çok sayıda insanı kapsamasıdır, yalnızca ve yalnızca kitleler örgütlü olduklarında ve bilgi tarafından yönlendirildiği takdirde bu çok sayıda insanın birliği başarı ya da başarısızlığı belirleyebilir." Lenin ayrıca proletaryanın henüz yalnız bir bireyken hiçbir güce sahip olmadığına dikkat çekmiştir. Proletarya sınıfının bireyi tüm gücünü, ilerleme yeteneğini, tüm umutlarını ve özlemlerini örgütten, yoldaşlarıyla birlikte planladığı ortak faaliyetlerden alır. Büyük ve güçlü bir organizmanın parçası olduğu takdirde, kendini büyük ve güçlü hisseder. Proletaryanın tüm sınıfın kolektif gücüne ihtiyacı vardır. Bu nedenle kolektivizme bağlı kalmak kaçınılmaz bir seçimdir. Marksist kolektivizm aynı zamanda bireyi sömürmeyen ve ezmeyen, bireylerin özgür gelişimine izin veren ve bireylerin çıkarlarına saygı duyan bir kolektivizm türüdür. "Yalnızca topluluk içinde bireyler yeteneklerini çok yönlü olarak geliştirecek araçları elde edebilirler, yani yalnızca topluluk içinde bireyler özgürlüklerine sahip olabilirler."

Bireysel çıkarlar ve kolektif çıkarlar organik olarak birbirlerine bağlıdır. Proletarya devrimci mücadelesinde, kolektivizm ruhuna sahip olmalıdır. Toplumsal gerçeklikte kolektivizm, bireysel çıkarlar ile kolektif çıkarlar arasındaki ilişkiyi doğru bir şekilde ele almak için temel ilke haline gelmelidir. Kolektivist etik şunları gerektirir: birincisi, tüm söz ve eylemler insanların büyük çoğunluğunun çıkarlarına dayanmalıdır; ikincisi, kolektif çıkarlar, bireysel çıkarlar ile kolektif çıkarların birliğini sağlamak için öncül koşul konumunda olmalıdır; üçüncüsü, kolektif çıkarlar ile bireysel çıkarlar çatıştığında, bireysel çıkarları bilinçli olarak kolektifin çıkarlarına tabi kılmalıyız, hatta gerekirse kişisel çıkarlar aleyhine olsa bile bu tutumu benimsemeliyiz; Dördüncüsü, yoldaşları birleştirmali ve proletaryanın ve halkın ortak davası, yani komünist idealler ve girişimler için birlikte çalışmayı teşvik etmeliyiz.

Kolektivizm ve bireycilik arasındaki çelişki, değerler düzeyinde sosyalizm ve kapitalizm arasındaki önemli bir ayrım çizgisidir. Çin Komünist Partisi kendi içinde kolektivizm değerini oluşturmuş ve sosyalizmin inşası davasında her zaman bu değere bağlı kalmış, devrim, inşa ve reform dönemlerinde bir değer rehber ve birleştirici bir güç olarak önemli bir rol oynamıştır.

Deng Xiaoping şunu belirtmiştir: "Sosyalizmin kapitalizmden üstün olmasının bir yanı da sosyalizmde tüm ülke halkının bir bütün olarak çalışabilmesi ve güçlerini birlikte kilit projeler üzerinde odaklayabilmesidir."

"Çin Komünist Partisi 18. Ulusal Kongresi (2012), ulusal ruhu ve zamanın ruhunu güçlü bir şekilde ileriye taşımayı ve yurtseverlik, kolektivizm ve sosyalizm başlıklı derinlemesine halk eğitimi gerçekleştirmeyi vurgulamıştır. Kolektivizm, Çin'in ulusal ruhunun/özelliğinin önemli bir unsurudur ve aynı zamanda bu kolektivizm vatanseverlik ve sosyalizm ile yakından bütünleşmiş olan (zamanın ruhu kastediliyor) ve bunlarla ayrılmaz bir temel değer olan zamanın ruhu değerini kapsar.  

Yorum Bırakınız

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir