Büyük Marksizm Sözlüğü: Bilim ve Teknoloji Üretici Güçler İçinde Başlıca Konuma Gelmiştir

[Büyük Marksizm Sözlüğü, Marx'ın 200. Doğum Gününü anmak amacıyla Wuhan/Çin'de yayınlanmıştır. 5 Milyon sözcükten ve 4 Bölümden oluşmaktadır: Marksizm, Leninizm, Mao Zedung Düşüncesi ve dördüncüsü Çine Özgü Sosyalizm İnşa Teorisi. Sözlük 2012'de başlayan Xi Jinping Dönemini de kapsıyor.]

Bilim ve Teknoloji Üretici Güçler İçinde Başlıca Konuma Gelmiştir

Bu görüş, Deng Xiaoping'in günümüz dünyasında bilim ve teknolojinin hızlı gelişimi ve bunun sosyalizm altında toplumsal ve ekonomik gelişmeyi desteklemedeki büyük önem kazanan rolü hakkındaki düşünce ve teorilerini içerir.

Yüz yıl kadar önce Marx, "Bilim ve teknolojideki sürekli ilerlemeyle birlikte emek üretkenliği de sürekli gelişiyor"; "Sabit sermayenin olağanüstü gelişimi, genel toplumsal bilginin ne ölçüde doğrudan üretici güçler haline geldiğini gösteriyor ve bu gelişim toplumsal yaşam sürecindeki koşulların ne ölçüde genel entelektüel bilgi tarafından kontrol altına alındığını ve toplumsal yaşam sürecinin bu entelektüel bilgiye göre dönüştüğünü gösteriyor" demişti. İnsanlık tarihi boyunca, bilim ve teknolojideki ilerleme ve gelişme kaçınılmaz olarak ekonomik sıçramalara yol açmıştır.

Daha Mao'nun sağlığında, 1975'de Deng Xiaoping merkezi hükümetin günlük işlerini yönettiği günlerde ve aksayan işlerin arkasındaki sorunları düzeltmek için kapsamlı bir çabaya girişiğinde, "Dörtlü Çete" grubunun doğru ve yanlışı baş aşağı çeviren açıklamalarına yanıt olarak şu ifadeleri kullanmıştı "bilim ve teknoloji üretici güçler içindedir, bilimsel ve teknik alanda çalışan personel de işçi olarak görülmelidir" ve böylece daha o dönemde Deng Xiaoping bilim ve teknoloji alanındaki çalışmalar ve ekonomik çalışmalardaki hataların düzeltilmesine rehberlik etmek için önemli bir teorik temel oluşturmuştur.

Mart 1978'de Deng Xiaoping, Ulusal Bilim Konferansı'nın açılış töreninde bir konuşma yaparak "bilim ve teknolojinin üretici güçler içinde olduğu" görüşünü yineledi ve sistematik bir şekilde açıkladı. Konuşmasında şuna dikkat çekti: "Çağdaş doğa bilimleri daha önce görülmemiş bir ölçek ve hızda üretime uygulanmakta ve toplumsal maddi üretimin tüm alanlarında yeniliklere yol açmaktadır". "Özellikle elektronik bilgisayarların, sibernetik ve otomasyon teknolojisinin gelişimi, üretim otomasyonunun derecesini hızla artırmaktadır. Aynı miktarda işgücü, aynı çalışma saatleri içerisinde onlarca ve yüzlerce kat daha fazla ürün üretebilmektedir. Toplumsal üretici güçlerde böylesine muazzam bir gelişmeye ve emeğin üretkenliğinde böylesine büyük bir artışa ivme kazandıran nedir? Bunun yanıtı, bilim ve teknolojinin gücüdür".

1980'lerin sonu ve 1990'ların başında Deng Xiaoping, "bilim ve teknolojinin başlıca üretici güçler" olduğuna dair birçok yeni görüş ortaya attı.

Eylül 1988'de Deng Xiaoping yabancı konuklarla yaptığı bir konuşmada şunları söyledi: "Marx "bilimin de üretici güçler içinde görülebileceğini" söylemişti. Marx 1973, s. 699

Gerçekler bu görüşün doğru olduğunu kanıtlamıştır". "Ancak çağımızdaki değişimler sonucunda Marx'ın bu ifadesi yeterli ve tam olmayabilir. ".

"Bana göre bilim ve teknoloji başlıca üretici güçler haline gelmiş olabilir". 1992 Güney Teftiş Gezisinde Deng Xiaoping bir kez daha şöyle vurguladı: "Daha hızlı ekonomik kalkınma bilim ve teknolojiye ve aynı zamanda eğitime dayanır. Bilim ve teknolojinin başlıca üretici güçler olduğunu söyledim".

"Son 10 ya da 20 yılda dünyada bilim ve teknoloji ne kadar hızlı gelişti! Yüksek teknoloji alanındaki atılımlar bir dizi yeni sektörün ortaya çıkmasını ve gelişmesini sağladı. Son birkaç yılda, bilim ve teknoloji olmadan bu kadar hızlı büyüyebilir miydik? Bilimi teşvik etmeliyiz, çünkü umudumuz burada yatıyor".

"Bilim ve teknoloji başlıca üretici güçlerdir" görüşü sadece günümüz dünyasındaki bilimsel ve teknolojik gelişmenin yeni durumunu ve yeni trendi yansıtmakla kalmıyor, aynı zamanda çok zengin ve derin çağrışımlarla partimizin modernleşme, reform ve dışa açılma konusundaki yeni kavrayış düzeyini ve bu konularda üstlendiği yeni misyonları de göstermektedir.

Birincisi, günümüz dünyasındaki yeni bilimsel ve teknolojik devrimler, endüstriyel yapıda ve işgücünün yapısında büyük değişikliklere neden olmuş ve üretimin gelişiminin yönünü belirlemiştir.

İkincisi, günümüz dünyasındaki yeni bilimsel ve teknolojik devrimler, çalışma araçlarının otomasyonunu ve insan emeğinin akıllılaştırılmasını teşvik etmiş, aynı zamanda üretici güçlerin gelişiminde niteliksel değişime neden olmuş ve giderek ulusal ekonominin büyümesi açısından birincil faktör haline gelmiştir.

Üçüncüsü, günümüz dünyasındaki yeni bilimsel ve teknolojik devrimler, bilgi ekonomisi çağının ortaya çıkmasını ve gelişimini teşvik etmiştir.

Barış ve kalkınmanın çağımızın başlıca temaları ve çağın ruhu haline geldiği tarihsel koşullar altında, ülkeler arasındaki rekabet giderek artan oranda ülkelerin toplam ulusal güçleri arasındaki rekabet biçimini almaktadır ve ülkelerin bilimsel ve teknolojik alanda gelişme düzeyi ve bilim ve teknoloji alanındaki rekabet bu uluslararası rekabetin en önemli unsuru haline gelmiştir. Engels üretici güçler üzerinde sahiplikten söz etmiştir: Sosyalist yolu izleyen ülkelerin üretici güçleri sosyalizmin sahip olduğu üretici güçleridir, aynı şekilde Küresel Güney'in sahip olduğu ve kontrol ettiği üretici güçler vardır. Bilim ve teknolojinin üretken işlevlerinden tam olarak yararlanmak, bilim ve teknolojiye dayanarak ekonomik kalkınmayı teşvik etmek, böylece ülkelerinin genel ulusal gücünü arttırmak ve gelişmiş ülkelerle aradaki önemli gelişme farkını kapatmak, bugün dünyadaki tüm gelişmekte olan ülkelerin karşı karşıya olduğu temel sorunlardır.

Eğitim-Aydınlar ve Bilim & Teknoloji

Deng Xiaoping 1988 yılında sosyalist Çekoslavakya'nın lideri Husak ile görüşmesinde eğitim, teknoloji ve aydınların yeni konumu üzerine stratejik görüşler getirdi. Bilim ve teknolojinin öneminin tam olarak anlaşılması ihtiyacını vurguladı. "Teknolojinin gelişmesi eğitimin gelişmesini temel almalı, dolayısıyla kalkınma hızından biraz fedakarlık yapmak pahasına da olsa eğitim meselesi çok iyi çözülmelidir. Artık bizde aydınlar işçi sınıfının bir parçasıdır ve eğitim ve teknolojinin gelişmesi onların rollerini tam anlamıyla güçlendirmelidir. Sadece az sayıda üst düzey aydınlara değil bunun yanı sıra, öğretmenlere yönelik yaklaşımın iyileştirilmesi, onlara iyi çalışma koşullarının oluşturulması ve rollerini tam olarak oynamalarını sağlamalıyız."

Üretici güçler üzerine bu yeni görüşlerin ortaya atılmasından bu yana beri Çin Komünist Partisi, bilim ve teknolojinin "gelişmiş üretici güçlerin yoğunlaşmış ifadesi ve ana belirtisi olduğu", bilim ve teknolojinin "insan uygarlığının ilerlemesini teşvik eden devrimci güçler olduğu" ve "Bilim ve teknoloji geliştiğinde ulusun gelişeceği ve bilim ve teknolojinin güçlü bir ülkeye yol açacağı" gibi önemli görüşler  geliştirerek bilim ve teknolojinin hızla geliştirilmesinin son derece önemli olduğunu vurgulamıştır. Bilim ve teknolojinin başlıca üretici güçler olduğu görüşü, bilim ve teknolojinin sosyalist toplumun gelişiminde  itici güç olduğunu vurgulamakta, Marx'ın bilim ve teknolojinin üretici güçler içinde olduğu fikrini miras almakta ve derinleştirmekte ve Marksist teorinin Çin'de yerelleştirilmesinde önemli bileşenlerden biridir.

Yorum Bırakınız

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir