Angola Cumhurbaşkanı: Sömürgeciliğin Ne Olduğunu Çok İyi biliyoruz; Çin İle İşbirliği Sömürgeci-Sömürge İlişkisi Değil


Çeviren: Mehmet Yüce


Angola Devlet Başkanı Gonçalves Lourenço, Çinli mevkidaşı Xi Jinping'in davetlisi olarak 14-17 Mart tarihleri arasında Çin'e resmi bir ziyarette bulundu. Angola Devlet Başkanı Çin'deyken CGTN Televizyonu ile özel bir röportaj verdi.


Angola Devlet Başkanı kendisinin 2000 yılından bu yana, iktidardaki Angola Halk Kurtuluş Hareketi'nin (MPLA) Genel Sekreteri ve selefinin Özel Elçisi olarak Çin'i birçok kez ziyaret ettiğini ve bunun, Angola'nın devlet başkanı olarak Çin'e üçüncü ziyareti olduğunu kaydetti.
Tüm bu ziyaretlerden edindiği izlenimleri özetleyen Lourenço, kendisini en çok etkileyen şeyin Çin'in sürekli ilerleme kaydetmesi ve dünyaya büyük kalkınma sürprizleri yapması olduğunu belirtti.


Geçen yıl Çin ve Angola arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 40. yıldönümünü gördüğünü belirterek iki ülke arasındaki ilişkiyi örnek bir dostluk olarak tanımladı. Ülkesi için çok zor zamanlarda, örneğin savaş sonrası yeniden yapılanma döneminde Çin yardım eli uzatmıştı. Aynı şey, insanlığın beklenmedik Kovid salgınıyla karşı karşıya kaldığı bir dönemde sadece ülkesi için değil, dünya için de geçerliydi.


Kuşak ve Yol Girişimi hakkındaki görüşleri sorulduğunda, Çin'in Angola'ya, kalkınma için gerekli olan yollar, limanlar, havalimanları ve hidroelektrik santralleri de dahil olmak üzere altyapı inşaatı için güçlü mali destek sağladığını hatırlattı. Çin'de geçirdiği son birkaç günde, risk almaya ve ülkesine yatırım yapmaya istekli 24 büyük Çinli şirketle görüştü.
Çin'in, Angola'da Afrika'nın en büyük hidroelektrik santralini inşa ettiğini ve bu proje için yerel personel ve işçi yetiştirdiğini, hem kendi ülkesinin ihtiyacını karşılayacak, Angola'nın önümüzdeki günlerde hem de komşu Güney Afrika ülkelerine sağlanacak fazla elektriği üreteceğini kaydeden Lourenço'ya şu soru soruldu: Çinli şirketlerin Angola'da onbinlerce iş sağladığı göz önüne alındığında, Çin'in Afrika'daki rolüne karşı bazı çevrelerden gelen suçlamalara nasıl yanıt verirsiniz.


Cevap: Sadece Portekizli sömürgecilerin değil, İngilizler ve Fransızlar da dahil olmak üzere genel olarak Avrupalıların yüzyıllardır Afrika'da bulunduğunu biliyoruz. Onlar Hiçbir zaman şu anda gördüğümüz türden bir altyapı inşaatına girişmedi. Onlar sadece eleştirmen değil, kötü niyetle hareket eden iftiracılardır.
Gerçekler çok açık: Çin hiçbir Afrika ülkesini işgal etmedi. Afrika'daki Çinliler sömürgeleştirme için orada değiller. Sömürgeciliğin ne olduğunu biliyoruz ve Çinliler Afrika'yı sömürgeleştirmiyor, bizimle işbirliği yapıyor. Çin bize silahlı güçleri ile gelmedi; bunun yerine yatırım fonları, teknolojisi ve bizimle ortaklaşa çalışma isteğiyle geldi.
Sonuçlar açıkça görülüyor. 2002 yılında (Angola'nın uzun süredir devam eden iç savaşı nihayet sona erdiğinde) ülkemiz harabeye dönmüştü. Çin'in yardımıyla artık illeri ve ilçeleri birbirine bağlayan, daha önce var olmayan karayollarına sahibiz.
Yolların, köprülerin, limanların ve demiryollarının inşası tamamen Çin'in yardımıyla yapıldı. Eğer bu Batılı eleştirmenler sürecin bir parçası olmak istiyorlarsa o zaman harekete geçmeli ve Çin'den daha iyisini yapmalılar. Ama yapabileceklerine inanmıyoruz.
Başkan Xi Jinping'in kalkınma, güvenlik ve uygarlık alanındaki üç küresel girişimi hakkında sorulan soruya Başkan Lourenço, Çin liderini vizyon sahibi ve anlayışlı bir devlet adamı olarak nitelendirdi. Barış ve güvenlik olmadan kalkınma olamaz; bu hem Angola deneyimi hem de dünya ölçeğinde doğrudur.

Yorum Bırakınız

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir