Dünyanın Büyük Güçleri Olan ABD ile Rusya Arasındaki Güç Mücadelesinde Başlıca Üç Çatışma Alanı 

Ukrayna Savaşının Kaynakları

2021 yılında Rusya-Ukrayna Savaşı öncesinde Prof. Dr. Zhao Di tarafından yazılan bu önemli makaledeki bazı önemli bölümleri aşağıdaki çeviride özetledik. Yazar, Ukrayna savaşına giden süreç öncesi durum üzerine bir değerlendirme yapıyor.

Prof. Dr. Zhao Di; Pekin'de Rusya ve Doğu Avrupa araştırmalarında önde gelen bir araştırmacıdır.

Çeviren: Vehbi Önal

Rusya-ABD İlişkilerinin Gidişatı ve Bunun Görünümleri

2014 Ukrayna krizinden bu yana Rusya-ABD ilişkileri, ABD'nin Rusya'ya uyguladığı ekonomik yaptırımlar ve siyasi ve askeri kuşatma hamleleri nedeniyle uzun süreli bir çatışma olarak kilitlenmiş durumda.

Rusya ve ABD arasındaki büyük güç çatışması, ABD'nin sürekli olarak Rusya'nın geleneksel komşu bölgeleri üzerindeki etki ve nüfuzunu zayıflatmaya yönelik çabalamasından ve Rusya'nın siyasi rejimini ve sistemini dönüştürmeye yönelik girişimlerinden kaynaklanmaktadır.

Aynı zamanda Rusya-ABD ilişkilerinin askeri-güvenlik (Nükleer silahlar) eksenli temel niteliği, her iki ülkenin de askeri güvenlik açmazından kurtulmasını zorlaştırmaktadır. ABD ile Rusya arasındaki ekonomik ve sermaye alışverişi oldukça zayıftır. Çin-ABD ilişkilerinden farklı olarak.

Putin hükümeti yeni ABD hükümetine karşı muhtemelen karşı önlemler ve işbirliğinden oluşan iki uçlu bir taktikle karşılık verecektir, Rusya, ABD ile askeri çatışmadan kaçınırken diğer yandan ABD ile ilişkileri iyileştirmek ve yakınlaşmak için yaltaklanmayacaktır. Gelecekte bir süre daha Rusya-ABD ilişkileri çatışmacı bir ilişki tarzı olmaya devam edecek ve iki büyük güç arasında normalleşmenin sağlanması zor olacaktır.

Üç Çatışma Alanı

Birincisi, Rusya-ABD rekabeti Rusya'nın geleneksel komşu etki alanları ve BDT'nin (Bağımsız Devletler Topluluğu) yakın çevre bölgesine hakim olmak ve Rusya'nın Avrasya bölgesindeki geleneksel nüfuzunu daraltmak içindir.

1991'de Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana ABD, eskiden Sovyetler Birliği'ne ait olan jeo-stratejik alanı ele geçirmek ve Sovyet "imparatorluğunun" yeniden daha güçlü bir biçimde geri dönüşünü engellemek için NATO ve AB'nin doğuya doğru genişlemesi için mücadele etmektedir.

Rusya ise ABD'nin Batının kendi ekonomik ve siyasi sistemini Rusya'nın komşu çevre bölgelerine doğru genişletmesine direnerek bu bölgelerdeki hakim konumunu korumaya çalışıyor.

İkincisi, ABD'nin Rusya'nın siyasi sistemini dönüştürme girişimleri… "Rusya'yı demokratikleştirme" hamleleri… Rusya'nın siyasi güvenlik sorunu…

ABD ile Rusya arasında, ABD'nin Rusya'ya Batılı bir siyasi sistem getirme arzusu ile Rusya'nın kendi ulusal koşullarına ve tarihi geleneklerine uygun bir siyasi sistemde ısrar etmesi nedeniyle kökleri derin bir çatışma vardır. ABD, Rusya'nın nükleer silahlarını ve sorumlu bir şekilde yönetebilmesi ve kendisiyle bir ortak olarak hareket edebilmesi için Rusya'da istikrarı korumanın tek yolunun "demokrasiye" geçiş olduğuna inanmaktadır.

Bu nedenle ABD'nin Rusya'ya yönelik politikasının önemli bir yönü, Rusya'da siyasi ve ekonomik reformları teşvik etmek ve Batılı bir siyasi sistem ve Batılı kapitalist piyasa ekonomisi kurulmasını sağlamak olmaya devam etmektedir.

Üçüncüsü, Rusya-ABD Askeri güvenlik ikilemi…

Dünyanın en büyük iki askeri gücü olarak ABD ve Rusya ilişkileri güvenlik açmazından özgür ve azade değildir. ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki Soğuk Savaş ve Soğuk Savaş zihniyetinin uzun bir geçmişi vardır ve Avrupa'daki Rus-ABD askeri rekabeti ve çatışması gerçeği, iki ülke arasındaki askeri hasımlığı canlı tutmuştur.

Rusya-ABD ilişkisinin temel yapısının ekonomik karşılıklı-bağımlılıktan ziyade askeri-güvenlik etkileşimine dayanması, ilişkilerdeki çeşitli konuların güvenlik eksenli çatışmalarına yol açmaya yatkın olduğunu belirlemektedir. Bu da karşılıklı önlemler ve denge-denetleme mekanizmaları ile sonuçlanmaktadır. Askeri alanda işbirliği yaptıkları durumlarda bile iki ülke birbirlerinin korkularını ve güvensizliklerini gidermek bir yana, birbirlerine çok fazla yaklaşamamaktadır.

2014'te sivrilen Ukrayna'daki kriz, ikili silahların kontrol anlaşmalarına tabi olmayan stratejik silahların geliştirilmesine ve konuşlandırılmasına yol açtı.  Aynı zamanda Rusya ve ABD Doğu Avrupa'daki sınırlarda konvansiyonel silahlı kuvvetlerin karşı karşıya gelmesi durumu içine girdiler, bu da Rusya ile ABD arasında nükleer başlıklı füze savunma sistemleri konusundaki çatışmanın tırmanmasına neden oldu.

Makalenin Üçüncü Bölümü: Rusya'nın ABD Üzerine Öngörüleri ve Karşı Koyma Taktikleri

Rusya'nın ABD'ye yönelik politikasının temel yönleri uzun zamandır şu şekildedir: Rusya, ABD ile üç ilke temelinde diyalog ve işbirliği sürdürüyor: Bunlar, birincisi eşitlik ilkesi, ikincisi birbirlerinin çıkarlarına saygı gösterme ve üçüncüsü birbirlerinin iç işlerine karışmama, Rusya bu ilkelerle  güvenliğini ve çıkarlarını korumak için ABD ve NATO'dan Rusya'ya yönelen güvenlik tehditlerine karşı koymaya çalışıyor.

Rusya'nın Hedefleri

Rusya'nın ABD ile ilişkilerinde izlediği bu üç ilke dışında şu çıkarları korumayı içermektedir: ABD'nin Rusya'nın büyük güç statüsünü tanıması; eşitlik temelinde bir Rusya-ABD işbirliği ortaklığı kurmak; Rusya-ABD arasında stratejik istikrarı korumak; ABD'nin Rusya önderliğindeki Birleşik Devletler Topluluğu bölgesini Rusya'nın etki alanı olarak tanımasını sağlamak; ABD'nin Rusya'ya Avrupa'daki güvenlik mimarisi konularında karar alma sürecine belirli bir ölçüde katılım hakkı vermesi; ABD'nin Rusya'nın bağımsız ve özerk bir iç ve dış politika izleme hakkına saygı duyması ve Rusya'nın iç işlerine karışmaması.

Rusya-ABD ilişkilerindeki üç yapısal çelişkinin yukarıdaki analizinin de gösterdiği gibi, ABD sadece Rusya'nın çıkarlarını göz ardı etmekle kalmıyor, aynı zamanda Rusya'yı kuşatarak ve "dönüştürmeyi" amaçlayarak Rusya-ABD ilişkilerindeki çelişkileri şiddetlendirmiş ve hatta ilişkileri çatışmaya sürüklemiştir. Biden yönetiminden sonra Rusya-ABD ilişkileri konusunda Rusya'da yaygın bir karamsarlık vardır.

Makalenin Dördüncü Bölümü: Rusya-ABD İlişkilerinin Gelişme Yönünün Uluslararası ve Bölgesel Durum Üzerindeki Etkisi

2014'ten bu yana Rusya'ya karşı ABD-Avrupa yaptırımlarının ve Rusya'ya yönelik kuşatmanın uzaması, Rusya'nın Çin ile stratejik iş birliğini güçlendirmeye devam etmesine neden olacaktır ve Rusya ile Çin arasında yeni bir kapsamlı stratejik ortaklık dönemi gelişip derinleşecektir.

Çin'in devam eden yükselişi ve ABD'nin kuşatmasına direnmek için oluşan Çin-Rusya iş birliği, Çin-ABD-Rusya üçgeni arasındaki ilişkileri Çin ve Rusya'nın lehine bir yöne taşıyacak ve böylece çok kutuplu dengenin oluşumunu teşvik edecektir.

Rusya-ABD ilişkileri genel bir çatışma ve kısmi iş birliği eğilimi olarak kendisini ifade edecektir.

Rusya-ABD ilişkileri artık uluslararası politikanın ana ekseni olmaktan çıkmıştır. ABD ve Rusya ikili ilişkilerini geliştirirken Çin ile olan ilişkilerini giderek daha fazla dikkate alacaktır.

Rusya, Rusya-ABD ilişkilerinin uluslararası politikada eski güçlü statüsünün düşmesinden derin üzüntü duymakla birlikte, ABD ve Çin arasındaki stratejik rekabetin Rusya-ABD ilişkileri açısından nesnel bir fırsat teşkil ettiğini görüyor. Rusya yöneticileri, ABD ve Çin arasındaki stratejik rekabetin ve henüz net olarak öngörülemeyen diğer önemli stratejik fırsatların farkındadır ve uzun vadede bunlar sayesinde yani Rusya-ABD ilişkilerinin bu nesnel nedenlerle normalleşmesi bile söz konusu bir olabilir.

Bu, 21. yüzyılın bu döneminde ortaya çıkan eşi benzeri görülmemiş değişikliklerinin uluslararası politikaya getireceği türden bir belirsizliktir. Tüm ülkeler stratejik kavrayışlarını olgunlaştırarak ve siyasi bilgeliğini kullanarak bu belirsizliklerle dolu dönemi yönetmeye çalışmalıdır.

Yorum Bırakınız

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir