30 Ağustos Açıklaması, Sosyalist Birlik (Marksist) 

Hakim sınıf partileri, ittifak halinde, ağız birliğiyle verdikleri cilalı "Atam izindeyiz, gereğini yapıyoruz", mesajlarıyla 30 Ağustos Ulusal Zaferini Emperyalist Batı, uluslararası mali sermaye ve batıcı işbirlikçi tekelci burjuvazi karşısında teslimiyetlerini gizlemek için kullanmaya çalışıyor.

ABD merkezli emperyalist sistem dünya çapında çöküşün eşiğine doğru gidiyor, teşhir oluyor ve çözülürken, bu siyasi partiler bu eski sistemi ayakta tutmaya çalışan güçlerin "paydaşı" ve kuyrukçusu rolünü üstlenmeye devam ediyor.  

30 Ağustos Anıtkabir

Söyledikleri ile yaptıkları tamamen farklı!

İlaveten Cumhur İttifakı hükümeti, bölgenin eli silahlı kabadayısı rolüne soyunmuş durumda, 30 Ağustos Ulusal Zaferini bölge ülkelerine karşı izlediği küstah, müdahaleci, dar-milliyetçi politikaları halka kabul ettirmede araç olarak kullanıyor. Aslında hükümet emperyalizmin cephaneliğinden aldığı kuvvet kullanmaya ve güç gösterisine dayalı politikaları taklit ediyor, çevresindeki ülkelere güce dayalı korku salmaya çalışıyor.    

Silah sanayisi ve sözde savunma harcamaları dolu dizgin arttırılırken, halkın refah ve geçimini ilgilendiren sosyal harcamalar kısılmaya devam ediyor.  

Halkın refahı, demokratikleşme, ulusal bağımsızlık, bunların söyledikleri ile yaptıkları taban tabana zıt!

Sözde milliyetçi Hükümet ittifakı ve sağ ve "sol" versiyonları ile Batıcı liberal muhalefetin ortalaşa duyduğu büyük kaygısı bağımsız bir sosyalist akımın kök salması ve halkı birleştirmesi.  

Türkiye'yi emperyalist güçlerin siyasi, askeri, mali-ekonomik ve teknolojik bağımlılığı altında tutmaya devam ediyorlar. NATO, İMF ve Batılı finans çevreleri ile uzlaşma ve teslimiyet projeleri ile bir yandan bağımlılık boyunduruğunu sürdürüyorlar, diğer yandan ekonomik iflasın yükünü işçilerin, köylülerin, çalışanların sırtına yıkmaya devam ediyorlar.

Ekonomik iflasın sorumluları el ele vermiş durumda, başta mevcut Cumhur İttifakı hükümeti, işbirlikçi tekelci kapitalistler ve uluslararası mali sermaye.  

İşçileri, kırlarda ve kentlerde çalışanları, çiftçileri, halkın ezici çoğunluğunu sefalete, yoksullaşmaya, işsizliğe, banka kredilerine ve borca mahkum etmeye devam ediyorlar. Köylerdeki yoksullar, küçük ve orta boy çiftçiler, borç, yıkım ve iflasa mahkum edilmiş durumda, ucuz işgücü olarak kente göçe zorlanıyorlar.

Bugünkü hükümet partisi ve destekçi partiler protesto eylemleri ve kitle mücadelelerinden başka bir şey hak etmiyor.

Dünyada ve Türkiye'de emperyalizme, hegemonyacılığa ve işbirlikçi tekelci kapitalist sömürü ve zorbalığa karşı mücadele Türkiye işçi sınıflarının ve halkın geniş çoğunluğunun omuzlarında yükseliyor.

Sınıf Bilinçli İşçiler, Sosyalistler, Sosyalist ve Komünist Partiler Daha Güçlü Birlik ve Bağımsız Sosyalist Mücadele İçin Görev Başına!

Türkiye'nin gerçek sosyal, demokratik, yurtsever Parti, dernek ve şahsiyetleri işbirlikçi tekelci kapitalizme ve emperyalist boyunduruğa karşı sosyalistlerle ortak Demokratik-Yurtsever Birleşik Cephede birleşin!

ABD merkezli emperyalizm, hegemonyacılık, işbirlikçi tekelci kapitalist tiranlık yıkılacak, işçi sınıfı ve halkın toplumsal devrimi kazanacak!

Yorum Bırakınız

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir